- G:

Yıldırım: Gitsin milletvekilliğini yapsın

Bakış Açısı Seçim Özel programında konuşan Yeniden Refah Partisi Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bilal Yıldırım, Veli Ağbaba’nın belediye başkanı olmasını istemediğini kaydetti. Yıldırım Ağbaba’nın Malatya’nın sorunlarını dile getirecek imkanının olduğunu, belediye başkanı olursa 4 yıl boyunca Malatya’nın bir milletvekilinin eksik olacağını söyledi.

Yıldırım Gitsin milletvekilliğini yapsın
Yıldırım Gitsin milletvekilliğini yapsın
+3
Büyütmek için resme tıklayın

Yıldırım,  “Şahsen Veli Bey’in belediye başkanı olmasını istemiyorum. Malatya’nın sorunlarını dile getirecek bir pozisyonu varken belediyeye niye geliyor? Bir daha 4 yıl boyunca seçim yok bir milletvekili eksik olmuş olacak. Bu da büyük bir kayıp. Gitsin milletvekilliğini yapsın” dedi.

Yıldırım: Gitsin milletvekilliğini yapsın

Malatya’da siyasetin nabzını tutan ve olaylara farklı bir bakış açısı ile yaklaşan Bakış Açısı programı yine çok konuşulacak bir canlı yayına imza attı. Moderatörlüğünü BUSABAH Medya Genel Yayın Yönetmeni Sinem Hatun Davut’un yaptığı, ‘Bakış Açısı Seçim Özel’ programının bu haftaki konukları Yeniden Refah Partisi Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bilal Yıldırım ile Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı ve BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın oldu.

Yıldırım: Gitsin milletvekilliğini yapsın

Başta yerel seçimler ve vatandaşların sorun ve sıkıntılarının ele alındığı programda Bilal Yıldırım önemli açıklamalarda bulundu.

Yıldırım: Gitsin milletvekilliğini yapsın

“GÜZEL BİR TEVECCÜHÜ VAR”

Neden Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olduğunu açıklayan Yıldırım,

“Ben ortaokuldan beri siyasetin içindeyim. Milli Gençlik Vakfı ile başladık. Eski dönemlerde işte Fazilet, Refah, Saadet partilerinde görev aldık. Ama şimdi Yeniden Refah Partisi kurulduğu zaman öncesinde ben Erbakan Vakfı'nın temsilcisiydim. Parti kurulduğu zamanda kurucu il başkanlığını yaptım, milletvekili adayı oldum. Tabii milletvekili adayı olduktan sonra çok ufak bir oy ile kaybettik. Tabii o bittikten sonra da belediye seçimleri geldi. Belediye seçimlerinde de aslında ben pek belediye başkan adayı olmak da öyle bir taraf değildim aslında. Deprem ve Genel Başkanımızın uygun görmesi üzerine aday oldum. Malatya bu haldeyken biz gidip kenarda oturamazdık. Böyle bir ihtimal olmazdı, biz de kollarımızı sıvadık. Bu enkazın altına biz de gövdemizi koyacağız dedik ve çıktık sahneye. O gün bugündür. Yani yaklaşık bizim adaylığımız açıklanandan bugüne kadar 125 gün oldu. Biz 125 gündür sahadayız. Türkiye’de ilk açıklanan belediye başkan adayı Refah Partisi'nde Malatya oldu. Malatya Büyükşehir, Battalgazi ve Pütürge, bir de Akçadağ ilçemizin belediye başkanl1arı açıklanmıştı. 17 Kasım'dan bugüne kadar biz sahadayız. Hep çalışıyoruz. Ama elhamdülillah bunun neticelerini inşallah 31 Mart’ta alacağız çünkü insanlarımızın güzel bir teveccühü var. Bizler de insanlarımızı her ortamda dokunuyoruz”

şeklinde konuştu.

Yıldırım: Gitsin milletvekilliğini yapsın

“KENARDA DURMADIK”

Yeniden Refah Partisine en çok ilginin Malatya’da olduğunu dile getiren Yıldırım şu ifadelere yer verdi:

“Bu bizim samimi çalışmalarımızdan kaynaklanıyor. Yani biz Erbakan Vakfı döneminde de parti il başkanı olduğumuz dönemde de hep Malatya'nın sorunlarını dile getirmeye çalıştık. Birileri ne der diye kenarda durmadık, birilerinden çekinerek Malatya lehine olan bir açıklamada geri durmadık. Malatya'yla ilgili bir problem varsa ilk açıklayan Refah Partisi İl Başkanı olarak yapıyordum. Hâlbuki Malatya'nın daha başka muhalefet partileri vardı. Türkiye'nin ana muhalefet partisi vardı. Ama onlar sesini çıkarmazken biz Malatya'nın sıkıntılarını hep dile getiriyorduk. Bizim açıklamalarımıza bakarsanız geçmiş dönemlerde Selahattin Başkan'ın veya milletvekili arkadaşların güzel yaptıkları şeyler varsa onlar için de teşekkür ediyorduk yani. Biz her şeye muhalefetlik yapmıyorduk. Güzel bir şey varsa teşekkür takdir ediyorduk. Yanlış olan şeylere de muhalefetlik yapıyorduk. Malatya'nın menfaatine olan şeylerde. Böyle olduğu için Malatyalılar bizi benimsediler sevdiler ve bugün de bu teveccüh bu noktalara ulaştı.”

“SAMİMİLERSE ADIM ATSINLAR”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı İstanbul adayının bazı şartların sağlanması durumunda çekilebileceği açıklamasına yönelik de bir değerlendirme yapan Yıldırım,

“Genel başkanımız her seferinde her gittiği programlarda İsrail'le olan ticaretinizi kapatın. Kürecik Radar Üssü’nü kapatın diyordu ve bir de emeklilerle ilgili ciddi sıkıntılar vardı. Burada da gördüğümüz gibi insanlarımızın menfaatine olan bazı şeyleri istemiş. Çünkü İstanbul'la ilgili her defasında her ortamda İstanbul adayınızı çekin diye bize bir telkinler oluyordu. Aslında bu hükümetten geliyor. Vatandaşın da böyle bir beklentisi vardı. Genel seçimde de aslında böyle bir beklenti vardı. Biz önce genel başkanımız kendisi Cumhurbaşkanı adayı oldu. Biz de seçimlere ayrı giriyorduk ama vatandaşta bir beklenti oluşunca biz de o zaman yine böyle maddelerimiz vardı. 30 maddeyi ailenin yapısını koruyacak, faizleri düşürecek, bazı şartlarımız vardı. Bunları yerine getirin. Biz size destek olalım dedik. Bir mutabakat imzalandı. Ama şu geldiğimiz noktada o mutabakatta birçok maddeler hiçbir şekilde yerine getirilmedi. Şimdi İstanbul'la ilgili de böyle bir açıklama olunca İstanbullular da böyle bir beklenti olunca genel başkanımızın böyle bir açıklama yapması gayet yerinde ve milletin menfaatine olan bir şey. Yaklaşık 170 gündür bir zulmü var İsrail'in. Müslüman kardeşlerimize orada adeta zulüm ediyorlar. Bir katliam yapıyorlar ve dünyada hiç ses çıkmıyor. Ne Müslüman ülkelerinde bir ses çıkıyor ne de dünyada bir ses çıkıyor. Biz eğer Müslüman ülkelerinin abisi konumundaysak Türkiye'nin bu işte bir öncülük etmesi gerekiyor ve yanı başımızda İsrail'i koruyan 50 kilometre ileride bir Kürecik Radar Üssü var. Bari buranın kapatılmasıyla ilgili bir çalışma başlatın. Onun dışında emeklilerimiz sefalet içerisinde yaşıyorlar. Yani Genel Başkanımızın söylediği maddeler halkımızın menfaatine olan maddeler. Genel Başkanımız Malatya'ya geldiği zaman da bunu söyledi. Dedi ki aslında biz size belediye seçimlerini biz size kaybettirtmiyoruz. Onlar diyorlar ya hani siz bize kaybettirtmek için adaylar çıkardınız. Biz size kaybettirtmiyoruz dedi. Siz Filistin meselesinde kaybediyorsunuz? Siz emeklileri görmediğinizden kaybediyorsunuz. Siz Kürecik Radar Üssünü kapatmadığınızdan dolayı kaybediyorsunuz diye Genel Başkanımız her platformda, her ortamda söylüyordu. Şimdi böyle bir talepte de bulunması gayet güzel. Madem onlar da bu konularda samimilerse adım atsınlar. Genel Başkanımız da gereğini yapar”

 söyleminde bulundu.

“ÇOK GÜZEL BİR TEVECCÜHÜ VAR”

Yeniden Refah Partisinin Malatyalılara bir alternatif sunduğunu belirten Yıldırım,

“Kale’de en az 3-4 vatandaşımız,  ‘Bize bir alternatif oldunuz, Allah sizden razı olsun’ dediler. Biz bunlara oy vermek istemiyoruz. Diğerlerine de veremeyiz. Hatta açık açık söylediler biz Cumhuriyet Halk Partisi'ne de oy vermezdik. Siz bize bir alternatif oldunuz. Allah sizden razı olsun diye birçok vatandaşımız Kale’de bizim önümüzü kestiler. Onun için Refah Partisi şu anda aslında hem iktidarın hem de muhalefetin alternatifi durumunda. İnsanların gerçekten çok güzel bir teveccühü var. Özellikle genel seçimlerde Malatya'da en az 42 bin oy alınca en az diyorum çünkü bunu her gittiğimiz ortamda bize vatandaşlarımız söylüyorlar ‘Biz oyumuzu size verdik ama siz sandıklara yeteri kadar sahip çıkamadınız, siz oylarınıza sahip çıkamadınız’ diyorlardı. Öyle bir şey varsa da bizlerin hakkını yedilerse de biz öbür tarafta alacağız hakkımızı. Bizim o zaman şöyle bir sıkıntımız vardı, ilk kez seçime girdiğimiz için, ilk kez seçime giren partilerin özellikle Yüksek Seçim Kurulu'nda temsilci bulunduramıyorlardı. Bir partinin temsilci bulundurabilmesi için ya bulunduğu ilde ilk 4 parti olması gerekiyor. Veyahut da grubunun bulunması gerekiyor. Şu anda biz Malatya'da 4’üncü partiyiz ve şu anda hem bütün sandıklarda, okullarda hepsinde temsilcilerimiz var. Sandık görevlilerimiz var. Bir de Yüksek Seçim Kurulu'nda da artık temsilcilerimiz var. Biz bu sefer sandıkların üzerine yatacağız, hakkımızı yedirtmeyeceğiz”

 diye konuştu.

“BİR NEVİ TEHDİT ETTİLER”

Seçim güvenliğine ciddi derece önem gösterdiklerini ve sandıklara sahip çıkacaklarını vurgulayan Yıldırım şunları söyledi:

“Bizim akşamları yaptığımız bütün toplantılar seçim güvenliği üzerine, son bir haftadır Pütürge'den, Darende'ye, Kale’de ve Malatya merkezde, Battalgazi'de, Yeşilyurt'ta bütün sandıklara şu anda hakimiz. Bütün sandıklarda sandık sonuçlarının tutanaklarını alacağız. Elimizde olduğu müddetçe onlar herhangi bir hileye başvuramazlar. Çünkü tutanaklar elimizde olacak. Biz o tutanakları onlardan önce gireceğiz ve biz seçim sonucunu onlardan daha öncesinden göreceğiz. Bu sefer dersimize daha iyi çalıştık. Bir tecrübe edindik. Ancak insanların sokakta dertleri, sıkıntıları daha başka. Düşünebiliyor musunuz? Burası her defasında Cumhurbaşkanı seçimlerinde Türkiye'de ilk 5’e girmiş bir şehir. Yüzde 75 oy vermiş bir şehir. Bu milletvekilliği seçiminde bir hafta öncesinden milletvekilleri bir baktılar ki adaylar ondan sonra mevcut milletvekilleri, belediye başkanları bir baktılar seçim elden gidiyor, milletvekillerinde düşüş olacak. Kapı kapı son bir hafta gezdiler. Muhtarlara kadar aradılar. Muhtarlara mesajlar çekti aman Refah Partisi'ne oy verirseniz bak bize bizim oyumuz düşerse, milletvekilimiz giderse size hizmet gelmez diye aba altından sopa gösterdiler. Bir nevi tehdit ettiler.”

“DERTLERİ SADECE SEÇİMİ KAZANMAK”

Emekliler başta olmak üzere insanların perişan olduğunu söyleyen Yıldırım,

 “Şu anda vatandaş diyor ki diğer seçimde geldiler bizi bir şekilde kandırdılar. Oylarımızı aldılar ama bu sefer bizi kandıramayacaklar. Biz bu sefer kararlıyız. Biz onlara oy vermeyeceğiz. Çünkü insanların derdi başka. Şimdi 10 bin lira emekli maaşı alan bir vatandaşımız 7-8 bin lira kira mı ödesin. Evini mi geçindirsin? Herkesi kendileri gibi zannediyorlar. O kadar çok amca, teyzeyle karşılaşıyoruz ki oğlum kimsem yok benim diyor. Çocuklar kimi İstanbul'da, bize bakmıyorlar diyor. Çoğu kirada, ev sahibi olan da 7-8 bin lira ile geçinemezler. Böyle bir ortamda insanlar hakikaten sıkıntıdalar. Geçen hafta da emekliler beklediler ki bir müjde açıklanacak. Yok işte uçağa binenler de şu kadar indirim olacak. PTT kargoyla gelenlerde şu kadar indirimli olacak ya dalga mı geçiyorsunuz? İnsanlar sizde başka şeyler bekliyor? Biz Malatya'daki emeklilere tam 4 ay önce söyledik. Biz muhalefet partisiyiz. Emeklilerin derdini bildiğimiz için bunu söylüyoruz ama ne yazık ki bizden sonra İstanbul'da, Ankara'da birçok ilde geçen haftalardan başladılar. İktidar partisinin belediye başkan adayları bile bizim söylediğimizi söylemeye başladılar. Biz bunu geçen yıllarda veren belediyeler vardı. Onlardan örneklenerek aldık. Dedik ki Malatya'da en düşük maaşlı olan emeklilerimize biz belediye olarak 5 bin lira nakdi para desteği vereceğiz. Bunu devlet ne zaman ki emeklilerin maaşını düzeltirse o tarihe kadar vereceğiz. Belediye hizmetlerinde yüzde 50 indirim yapacağız. Bu emeklilerin tamamını kapsıyor. Ama maaş dediğimiz 5 bin lira nakdi yardım en düşük emekli maaşı alanlar için. Bunları vermek zorundasınız. Vermezseniz insanlarımız perişan oluyor. Son iki haftada Malatya'da 2-3 intihar olayları gerçekleşti.  İnsanlarımızın ekonomik sıkıntıları var. Konteynerlerde hırsızlık, taciz olayları almış başını gitmiş. Sokakta dünya kadar problemler var. Ben şunu görüyorum özellikle Malatya'da, Malatya'nın yerel yöneticileri yani dertleri sadece seçimi kazanmak. Malatya'ya hizmet edeyim, Malatya'ya bir şeyler yapayım, böyle bir dertleri yok. Sadece bir önceki dönemde biz genel seçimlerde biliyorsunuz Cumhur İttifakı'yla beraber girdik. Her gittiğim yerde kapı kapı geziyordum. Cumhurbaşkanımıza oy istiyordum. Bir oy Cumhurbaşkanımıza diyordum, bir oy da Yeniden Refah Partisi'ne. Ama açın videolara bakın. O arkadaşlar ne yapıyorlardı? Her gittikleri yerde kendilerine oy istiyorlardı. Vallahi Cumhurbaşkanı umurlarında değildi. Diyorlardı biz milletvekili olalım da Cumhurbaşkanı olsa da olmasa da umurlarında değil”

 şeklinde konuştu.

“MALATYA'NIN SAHİBİ YOK”

Malatya’daki yerel yöneticilerden dolayı insanların Cumhurbaşkanına bir kırgınlığı olduğunu dile getiren Yıldırım,

“Malatyalılar kırılmışlar. Malatyalıların bir kızgınlığı var. Bir kırgınlığı var. Biz bunu nerede gördük? Cumhurbaşkanımızın bütün mitinglerinde 70, 80, 100 bin kişi olurdu ama bu sefer 5 bin kişi gitti. Malatyalılar Cumhurbaşkanımıza kırılmışlar. Malatya'daki yerel yöneticilerinden dolayı. Malatya'da yapılan konut sayıları var. Biz buna diyoruz ki hizmet değil, hezimet tablosu.  19 Mart'ta yapılan TOKİ konut kura çekiminde Kahramanmaraş’ta 17 bin 592, Gaziantep'te 14 bin 710, Hatay'da 10 bin 189, Adıyaman'da 8 bin 216, Malatya'da 7 bin 880 bunun bin 700’ü 16 Mart'ta çekilmişti. 6 bin 180’de bir önceki kurada. Burada Gaziantep, Malatya'nın depremde dörtte biri kadar hasar almamıştır. Sadece 2 ilçesi 14 bin 710 Malatya'nın iki katı kadar TOKİ kurası çekilmiş ve köy evlerinin de hemen hemen hepsini yapmışlar. Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman yine aynı şekilde. Biz onlara yapılmasın demiyoruz. Onlara da yapılsın. Ama Malatya niye bu kadar geride? Bu ne demektir? Malatya'nın sahibi yok. Hatay'da hep diyorlar ya işte yerel yönetimle iktidar aynı olsun ki size hizmet gelsin diye. Hatay muhalefetin elinde Hatay Belediyesi. 10 bin 889 bizden 3 bin fazla yapmış. Biz göreve ilk geldiğimiz zaman önce insanlarımıza bir güven duygusu aşılayacağız. İktidar partisinin belediye başkanları çarşıya gidiyorlar diyorlar ki biz yılsonuna kadar şehir merkezine teslim edeceğiz diyorlar ama çarşıyı belediye yapmıyor ki. Belediyenin işi yok ki orada. Bakanlık nezdinde, belediye yapmıyor. Belediye başkanlarının işi değil. Bugün Battalgazi Belediyesi'ne kilitte vursanız büyükşehir’e de kilit vursanız, o bir devlet politikası, çarşı merkezi yapılacak, Emlak Konut yapıyor. Belediyelerin işi değil orası. Ama bunlar ne diyorlar? Yılsonuna kadar yapacağız, edeceğiz. İnsanlarımızı aldatıyorlar. Şimdi 14 ay geçmiş. Geçtiğimiz gün iktidar partisinin belediye başkanları şehir merkezine gitmişler diyorlar ki bakın işte binalar yükseliyor yavaş yavaş 14 ayda yükseliyor dedikleri binalar kendi boyları kadar çıkmış. 14 aydır yaptıkları bu. Ondan sonra diyorlar ki yılsonuna kadar biz buraları tamamlayacağız. Aldatmayın insanlarımızı. Şimdi biz kimseye şunu demiyoruz biz geldiğimiz zaman 5 ayda Malatya'yı eskisi gibi yapacağız, yapamayız. Ama şunu söylüyorum yarın iktidar partisi burada kazandığı zaman onların belediye başkanları sesini duyuramayacaklar. Malatya’ya hizmet gelmesi noktasında. Çünkü belediye başkanı bir feryat etse milletvekilleri veya il başkanları ne diyecekler? ‘Aman ha hükümete zarar gelir, sesinizi çıkarmayın’ diyecekler”

 ifadelerine yer verdi.

“YÜREKLİ BİRİLERİ ÇIKACAK”

Malatya’yı ayağa kaldırmak için canla başla çalışacağına dikkat çeken Yıldırım,

 “Bu kardeşiniz seçildiği zaman Malatya'nın menfaati için gerekirse Çevre, Şehircilik Bakanlığının önüne çadır da kurarım, üstümü başımı da yırtarım, Malatya'yı ayağa kaldırmak için gece gündüz o çarşıda dolaşırım. Bunu yapacağız, ben yaparım. Ancak iktidar partisi olduğu zaman yapamazlar. Onlar kendilerine zarar vermeme düşüncesinde oldukları için onlar yapamazlar ama ben yaparım. Ben giderim sesimi duyurmak için Ankara'da eylem de yaparım. Gaziantep'e Kahramanmaraş'a 17-18 bin konut yaptınız da niye Malatya'ya 7 bin yaptınız? Ben giderim anlatırım. Yoksa burada çıkıp da TOKİ'nin genel müdür yardımcısı benim okuldan arkadaşım. Çevre, Şehircilik Bakan Yardımcısı benim arkadaşım.  Arkadaşınızsa şimdiye kadar niye yapmadınız, bu rakamlar ne? Malatya 5’inci sırada.  Böyleyken daha çıkıyorlar diyorlar ki yok şu bizim arkadaşımız, bu bizim arkadaşımız. Vallahi arkadaşlarınızla olmuyormuş. Yürekli birileri çıkacak Malatya'nın sıkıntısını bangır bangır Ankara'da anlatacak. Onu da ben yapacağım. Çünkü yapmak zorundayız. Sokaklara gittiğimiz zaman çarşı merkezine gittiğimiz zaman insanların dünya kadar sıkıntıları var. Malatyalıların yüzde 50-60’ı Malatya'da yaşamak istemiyor. İnsanlarımız artık imkanı olanların hepsi gitmek istiyor. Her gün kalkıyorlar toz, duman. Daha biz yıkımlarımızı yapamadık. Yıkımları tam bitirememişler”

dedi.

“ARKADAŞ OLMAYA GEREK YOK DEVLET YAPACAK”

Bakanlar geldiğinde toplantılara davet edilmediklerini kaydeden Yıldırım,

 “Beni o toplantılara davet etseler ben bilgi almak için giderim. Ama bizi davet etmiyorlar. Onlar bakanlar geldiği zaman getiriyorlar itfaiyenin yan tarafında AFAD'a konuşuyorlar. Ondan sonra bir sanat sokağını gezdiriyorlar. Sonra konteyner kentte kendileri ayarladıkları ya bir mahalle temsilcisi ya belediyede çalışan bir arkadaşın konteyner kentte evine götürüyorlar. Öyle konteyner kent gezmek falan yok. Çünkü yani gezemezler zaten. Gidiyorlar bir konteyner kentin içine giriyorlar. Bir çay içiyorlar. Yok konteyner ziyaret ettik. Vatandaşlarımıza hasbihal ettik diyorlar. Ondan sonra bakan bey'i gönderiyorlar. Veli Bey depremde buradaydı, ben Veli Bey’den daha çok buradaydım. Biz hiç gitmedik. Ancak Veli Bey, CHP'nin genel başkan yardımcısı olduğu için sosyal medyayı, ulusal medyayı daha iyi kullandı, daha iyi orada olduğunu gösterdi. Biz onlardan daha çok sahadayız. Kim sahadaysa Allah onlardan razı olsun. Kim Malatya’ya bir bardak su vermişse, gelmişse hizmet etmişse Allah onlardan razı olsun ancak hem buraya gelmemişsiniz hem burada bir şey olmamış, ondan sonra Malatya’da TOKİ’nin yaptığı sayılar ortada. Ondan sonra televizyonlara çıkıp sanki ahbap, çavuş ilişkisi TOKİ’nin genel müdür yardımcısı benim arkadaşım. Senin arkadaşınsa şimdiye kadar Malatya’ya sen belediye başkan adayı olmadan önce bir Malatyalı olarak diyemez miydin Malatya’ya neden bu kadar az konut yapıyorsunuz biraz daha fazla yapın. Bu bir ülke, kabile değil, ahbap çavuş ilişkisi yürütüyorsunuz. Arkadaş olmaya gerek yok devlet yapacak. Devlet kimseyi ötelemez. Kimseye sen kenarda dur demez”

 diye konuştu.

“3-4 AYDIR BELEDİYE BAŞKANLARINI DA ÇAĞIRMIYORLAR”

Depremin ardından belediyelerin konut yapmak yerine park yapmayı tercih ettiklerini belirten Yıldırım,

“Depremden sonra biz biraz normal hale geçince başladılar bir tanesi baraj kenarında bir sahil, projem var dedi. Bir park yapmaya başladı. Büyükşehir Yüzüncü Yıl Parkı yapmaya başladı. Dedim ki parkları yapalım. İyidir, olsun, yeşillik olsun, gençlerimiz gitsin, insanlarımız gitsin ancak bunu önce bir konutları tamamlayalım. İnsanlarımız bir evlerine geçsinler, iş yerlerine geçsinler. Ondan sonra parkların en alasını yapalım dedim. Parklarla uğraştılar. Ama Antep'teki belediye buna yardımcı olmuş. Ne kadar olduğunu bilmiyorum ama köy evlerinin bir kısmını belediye başkanları yapmış. Buna rağmen bizim eksiğimiz şu, Malatya'nın gerçekten sahibi yoktu. O dönemde belediye başkanları, doğru dürüst milletvekilleri, il başkanları birbiriyle konuşmuyorlar. Biz edep, terbiye görmüş insanlarız. Bakan geldiği zaman beni veya diğer adayları çağırmaları acaba bunları neyi korkutuyor? Onlar geldiği zaman bir provokatörlük mü yaparlar diye korkutuyorlar yoksa bazı şeyleri gizlemek için mi bizleri davet etmiyorlar? Vallahi ben hiçbir bir bakanın belediye başkan adayının Veli Bey de olsa, İbrahim Gezer hoca da olsa, biz de olsak bakanın huzurunda Malatyalıların basının huzurunda orayı provoke edecek veya bakanla tartışmaya girecek bir ortamda olmazdık. Malatya için konuşuruz, tartışırız ama öyle provoke edecek durumda bir şey yapmazdık. Ama bu arkadaşlar her ne hikmetse sadece kendi belediye başkan adaylarını çıkarıyorlar. Şu anda 3-4 aydır belediye başkanlarını da çağırmıyorlar. Sadece sanki kendi belediye başkan adayları öncekinin yerine geçmiş gibi onları çağırıyorlar. Zaten bir Malatya basını feryat ediyordu. Ondan sonra birkaç gazeteci arkadaş gelince dediler ki eyvah biz Malatya'ya haksızlık yapmışız. Malatya gerçekten perişan olmuş diyene kadar kimse Malatya'nın böyle olduğunu bilmiyordu. Ben bu dönem milletvekili olsaydım meclise çok farklı şeyler olurdu. Vallahi ben o meclisi Malatya için karıştırırdım. Malatya'nın sıkıntılarını anlatmak için üstümü, başımı yırtardım. Kim anlatıyor. Birkaç defa Veli Bey anlattı. Fendoğlu, ittifakta olduğu için bir noktada girebiliyorlar. Ama iktidar partisinin milletvekilleri bir gün kürsüye çıkıp biz Malatya olarak gerideyiz diye konuşabilirler mi? Konuşmuyorlar”

 ifadelerini kullandı.

“SUSACAKLAR AMA BİZ KONUŞACAĞIZ”

İsrafı önleyeceklerini kaydeden Yıldırım,

“İnsanlarımız lütfen bizim sesimiz olun diyorlar. Biz iktidar partisinde bir belediye başkanı seçsek belediye başkanı, milletvekilleri veya il başkanı ona diyecekler ki ‘Yahu işte ortamı bozmayalım, çok ses çıkarma’ diyecekler. Ama biz seni seçmek istiyoruz. Seni seçersek de ‘Sen çıkacaksın Malatya'nın sıkıntılarını her tarafta söyleyeceksin ve çözüm bulacaksın’ diyorlar. Ben şimdi belediye başkanı olmuş teslim edilen konut rakamlarını dünyaya duyururum. Malatya'ya niye üvey evlat muamelesi yapıyorsunuz? Malatya'yı niye bu kadar ihmal ediyorsunuz? Gerekirse milletvekilleriyle de dövüşürüm. Biz Malatya için dövüşeceğiz. Birbirimize hakaret etmeyeceğiz. Malatya'nın menfaatini konuşacağız. Ama kendi belediye başkanları olursa bunu konuşamazlar. Çünkü derler ki ‘Ya dur ekonomik kriz var, ancak bu kadar yapıyoruz. Hükümete dokunma hükümete laf etme’ diyecekler ve susacaklar. Ama biz konuşacağız. Cumhurbaşkanı Malatya’ya geldiği zaman önüne kağıdı koymuşlar, bilgiyi vermişler. Yerinde dönüşüme 500 müracaat oldu ve başlandı diyor, bir hafta öncesinde de milletvekili yok daha herhangi bir şeye başlanmadı, bir müracaatta olmadı demişti. Biz göreve geldiğimiz zaman Malatya’nın parasını çarçur etmeyeceğiz, israfı önleyeceğiz. Hiçbir tabelaya ismimizi yazıp, Malatya’nın parasını reklama vermeyeceğiz. Benim hiçbir akrabamın belediye ile bir ticaretleri bile olmayacak. Bırakın işe almayı bir ticaretleri bile olmayacak. Belediyeye personel alırken öncelikle dar gelirli aileleri tercih edeceğiz. Evinde hastası olan ve hiç çalışan olmayan kişileri istihdam edeceğiz. Biz bütün personel alımlarımızı milletimizin huzurunda yapacağız.  Belediyenin bütün kurumlarında şu anda bir ciddiyetsizlik var. Esenlikler sadece birilerinin iş bulabilmek için gittiği yerler olmuş. Biz Murat Aslan ile bir mahalleye gittiğimizde imar ile ilgili bir soru sorulduğunda hemen cevap veriyor çünkü tekniği biliyor. Ama diğerleri öyle değil. Ben özellikle istiyorum ki Yeşilyurt’u muhalefet kazansın.  İktidar partisi kazanırsa hiçbir şekilde hizmet yapılmayacak. Çünkü Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı İlhan Geçit gittiği her toplantı da ağlıyor. Her toplantı da istisnasız bir kırgınlığınız olabilir ama bunu seçimde yansıtmayın. Bize oy verin ki biz size hizmet edelim diyor”

söyleminde bulundu.

“VELİ BEY’İN BELEDİYE BAŞKANI OLMASINI İSTEMİYORUM”

Seçimi kazanmasalar dahi Malatyalıların hakkını savunacaklarını belirten Yıldırım şu ifadelere yer verdi:

“Sami Er’in milyonda bir bile kaybetme ihtimalim yok demesi yanlış bir şey. Ben çok garipsedim, kendi adıma da üzüldüm. Biz boşuna mı emek veriyoruz, biz de çalışıyoruz. İktidar partisi 2 ilçede seçime girmiyor ama biz bütün ilçelerde canla başla çalışıyoruz. Biz kendi imkânlarımızla seçim çalışması yaparken birileri belediyenin imkanlarını kullanarak seçim çalışması yapıyor. Onun değerlendirmesini de Malatyalı vatandaşlarımın vicdanına bırakıyorum. Biz bir toplantı yaptığımızda, ya sokaklarda ya da evlerde toplanıyoruz ama iktidar partisinde belediye gündüz gidiyor çadır kuruyor. Belediyenin parası ile tatlı dağıtıyorlar. Bunun neresi adil. Bu bize dokunuyor, benim bir hakkım varsa ben helal etmiyorum. Biz kazanamasak da Malatyalıların haklarını savunmaya devam edeceğiz. Kesinlikle Malatyalıların bir lirasının israf edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Kendimiz yapmadığımız gibi başkalarının da yapmasına müsaade etmeyeceğiz.”

Veli Ağbaba’nın belediye başkanı olmasını istemediğini kaydeden Yıldırım, “Şahsen Veli Bey’in belediye başkanı olmasını istemiyorum. 4 yıl boyunca seçim yok, Malatya’nın sorunlarını dile getirecek bir pozisyonu varken belediyeye niye geliyor? Bir milletvekili eksik olmuş olacak. Bu da büyük bir kayıp. Gitsin milletvekilliği yapsın” açıklamalarına yer verdi.

 
 
 

29 Mar 2024 - 14:50 Malatya- Gündem

Mahreç  Murat İpekten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.