DOLAR

8,8171$%0.62

EURO

10,3529%0.39

STERLİN

12,1123£%0.49

GRAM ALTIN

497,71%1,41

ÇEYREK ALTIN

7.832,35%1,24

BİTCOİN

390758฿%2.28792

Öğle Vakti a 12:24
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

ÜZERİMİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞI!

-Millettin, halkın damarlarına, ‘Biz adam olmayız’... ‘Adam sendeeee!’....‘Böyle gelmiş böyle gider!’ güvensizliği yerleşmemiş mi? -Yerleşmiş.

Hasbihan Et

ÜZERİMİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞI!
-Millettin, halkın damarlarına, ‘Biz adam olmayız’…
‘Adam sendeeee!’….‘Böyle gelmiş böyle gider!’ güvensizliği yerleşmemiş mi?
-Yerleşmiş.
-Atatürk’ten sonra, ‘Milletimizi, memleketimizi muasır medeniyet seviyesinin de üzerine çıkaralım’ ideali çocuklarımıza, gençlerimize aşılandı mı?
-Aşılanmadı
-Bu idealin seferberliği yaşandı mı?’
-Hayır.
-‘Türk çocuğu atalarını tanıdıkça, daha büyük işler başarmak için kendinde kuvvet bulacaktır’ sözü nerelerde kaldı?
-Mazide.
-Tarihimizi, Selçuklu’muzu, Osmanlı’mızı, Cumhuriyetimizi değersizleştirme gayreti içinde olduk mu, olmadık mı?
-Olduk.
-Tarihi kişiliklerimizi, devlet adamlarımızı, kahramanlarımızı, yazarlarımızı, şairlerimizi, sanatkarlarımızı, din adamlarımızı, birer kulp takarak damgalamadık mı, dışlamadık mı?
-Hem de nasıl…
Kalpten söylüyorum ki,
“Türkiye, tarihine, kültürüne, benliğine, maddi-manevi değerlerine, yer altı-yer üstü zenginliklerine sahip çıkma, kalkınma, boyunduruklarından kurtulma süreci içinde ilerlemektedir.”
Atatürk’ü, kendi yaşam felsefesine hizmet ettirme çabasında olanlar dışında, gerçekten Atatürkçü olan arkadaşlarıma da şunu söylemek isterim ki,“Türkiye, Atatürk’ü vatan evladı, kahraman, akılcı, gerçekçi, önder, milliyetçi, Dinine, milli ve manevi değerlerine bağlı kimliğiyle öne çıkarma süreci yaşıyor.”
Bundandır darbe kalkışmaları, bundandır karmaşık ittifaklar, bundandır dış emellerle kendi emellerini birleştirmeler.
Yine kalben söylüyorum ki, “Her kökenden bireyiyle Büyük ve Şanlı Türk Milleti karanlığı yırtacak, dizlerindeki, boynundaki paslı zincirleri kıracaktır!”
Ve Türkiye’mizi bu kutlu yolundan çevirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
Çünkü Allah doğrunun, çalışanın, çabalayanın yardımcısıdır.
Biliyorum ki, kafasının arkasında gizli gündemi olanlar dışında, saf temiz milletimizin bütün bireyleri bunu böyle istemektedir.
Yeter ki, durduğumuz yerden bakmaya devam etmeyi bırakalım.

Hani çözmeye çalışıp da bir türlü çözemediğimiz matematik problemini, başka alternatifler deneyerek çözebildiğimiz gibi, başka yollar, başka açılar arayalım.
Eğri oturup doğru düşünmek zordur, duruşumuzu gözden geçirelim, duruşumuzu düzeltelim.
Ardından gittiğimiz kişilerin, ideolojilerin, sloganların son durumlarına, ne yana evrildiklerine bir daha, bir daha bakalım.
Ön yargılarımızdan-peşin hükümlerimizden, alışkanlıklarımızdan, ezberlerimizden kurtulmaya çalışalım.
Bir başka anlatımla, silkinelim, üzerimize serpilmiş ölü toprağını atalım, atalım!
Sevgiyle, kardeşlikle, ümitle, güvenle, idealle dolalım derim.
Sevgiye, saygıyla, muhabbetle, kardeş duygularıyla kalalım inşallah!

 

CHP DER DEMEZ…
Ömrü boyunca CHP’de siyaset yapmış, birkaç kez milletvekili aday adayı olmuş, üst kurul delegeliğine seçilmiş bir avukat olan Hasan Karaaslanoğlu hastalanmış, İnönü Üniversitesi Araştırma Hastanesi yoğun bakım biriminde yatıyordu.
CHP Battalgazi İlçe Başkanı olarak, 6 Şubat 2016 günü, iki yönetim kurulu üyesi arkadaşımla sormaya gittik.
Beni aldılar içeriye, arkadaşlar kapıda bekledi.
Elimi sabunla yıkadım. Yatağına yöneldim.
Hasan Abi biraz agresif, biraz sert mizaçlı bir meslektaşımızdı.
Yanına vardım. Göz göze geldik, yüzünüyoğun bir mutluluk, çok sıcak bir tebessüm kapladı.
Konuşamıyordu.
-Hasan Abi nasılsın, Baro’dan arkadaşların selamları var dedim.

Çok duygulandı, gözleriyle selamı aldı.
Ardından,
-CHP’den geliyorum, onların da çok selamları var der demez, yüzünü büyük bir öfke kapladı ve elinin tersiyle, ‘git buradan’ veya ‘onların lafını etme’ der gibi hareketler yaptı.
Ve ben de bir şey yapamadım, şifalar dileyerek ayrılmak zorunda kaldım…
Dışarıda bekleyen arkadaşlara bunu aynen anlattım tabii.
Hasan Abiyi, bu ziyaretten on dokuz gün sonra maalesef kaybetmiştik.

Nur içinde yatsın.

 

SATILIK PROFESÖR BULMAK!
Geçtiğimiz günlerde TV’de, Yunanistan’ın Türkiye Düşmanlığı konuşulurken, Onur Öymen’in, Bon Büyükelçiliği sırasında onlarca kez televizyona çıkıp, Alman kamuoyuna Türkiye’nin haklılığını anlattığını söylemesi üzerine, Sinan Oğan,
-Bunlar kamuoyunu etkilemez. Önemli olan, Yunan kanalına çıkıp bizim tezlerimiz doğrultusunda konuşacak Yunan profesörler, gazeteciler, siyaset adamları bulmaktır dedi.

Bu söz bana, Ayasofya Camiinin açılıp açılmaması konusu televizyonlarımızda tartışılırken, kimi konuşmacılarımıza bakıp,

-Yunanistan profesörleri televizyonumuza çıkıp konuşsaydı bizimkiler kadar kendi tezlerini savunamazdı diye yaptığım sosyal medya paylaşım aklıma gelmişti!!!
Demek ki, böyle satılık proflar olabiliyormuş!!!

 

DİLEK Başpınar-(Göçmen)
Halk arasındaki adı eskiden Göçmen’di.

Şimdi yeni kuşaklar veya sonradan gelenler Başpınar derler.
Göçmen denilmesinin sebebi, nüfus mübadelesi-değişimi sırasında Türkiye’ye getirilen Balkan Türkleriydi.
Burada kendilerine, toprağı çok değerli bir alan tahsis edilmiş, verilmişti.

Rahmetli babam, o çevrede iki yüz dönümden çok arazimize el konulup göçmenlere-muhacirlere verildiğini söylerdi.
Göçmen’liler, tarımda öncüydü, örnekti.
Evlerinden, bağ bahçelerinden açıkça belli oluyordu. Bahçeleri, tarlaları çok bakımlıydı.
Kadana denen çok iri, kocaman katırların çektiği lastik tekerlekli arabaları vardı.
Kendileri de, sarışın, yeşil gözlü, iri yarı, kilolu insanlardı.

Ve elbette ki çok çalışkanlardı.

Kavgalarını, döğüşlerini, kötü bir durumlarını duymadık.
Dilek, kasaba statüsüne geçip belediyelik olurken, gerekli olan nüfus, Başpınar ile Uğrak (Hilan) mahalle olarak eklenerek sağlanmıştı.
Şimdi kimsecikler kalmadı göçmenlerden bu topaklarda.
Nasıl, ne şekilde, nereye gittiklerini bilmiyorum. Araştırmak da nasılsa hiç aklıma gelmedi.
Şimdi onların bıraktığı topraklarda, Başpınar’da çoğun Hekimhanlılar, İriağaçlılar, Epremeliler, Girmanalılar yerleşik.
Buradan birine sordum,

-Göçmenlerden kalan var mı burada? diye,

-İki kapı varlar dedi,Girmanalı bir abla.
İşleri rastgelsin, o sarışın, yeşil gözlü Balkanlıların…

Bir kötülüklerini, biz Dileklileri incitici bir durumlarını duymamıştım.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AFFEDİLMEZ GAF  VE TALİBAN

HIZLI YORUM YAP

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.