DOLAR

18,6424$% 0.03

EURO

19,4824% 0.4

GRAM ALTIN

1.065,95%0,56

ÇEYREK ALTIN

1.732,00%0,34

TAM ALTIN

6.926,00%0,32

BİTCOİN

319031฿%1.05477

İkindi Vakti a 14:53
Malatya KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

“Ülkemizde bir şeyler eksik”

Hasbihan Et

“Ülkemizde bir şeyler eksik”

ÇİĞDEM ERHAN

9. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nda BUSABAH TV’nin canlı yayın konuğu olan Yazar Gün Semray, kitap fuarını çok beğendiğini, “Gerçekten mükemmel bir organizasyon. Her şey çok güzel” sözleriyle belirtti. Semray, Türk edebiyatının geldiği noktayı da değerlendirdi ve “Ülkemizde bir şeyler eksik” ifadesini kullandı.

9. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı açıldığı günden itibaren canlı yayınla fuar atmosferini ekranlara taşıyan BUSABAH TV önemli isimleri konuk almaya devam etti. Öykü ve roman yazarı Gün Semray’ın konuk olduğu programda şiir, öykü ve romanlarla ilgili görüş ve önerilerde bulunuldu. Ayrıca Gün Semray, canlı yayında yazmış olduğu kitaplarına dair bilgilerde verdi.

Bu yıl merhum yazar Sezai Karakoç anısına düzenlenen 9. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nı değerlendiren Yazar Gün Semray, Malatya’da ve fuarda olmaktan büyük mutluluk duyduğunu, “Gerçekten mükemmel bir organizasyon. Her şey çok güzel. Fuar alanına girdiğimizden itibaren her şey o kadar güzel hazırlanmış ki düşünün her adımımda mutlu oldum. Bu organizasyonda emeği geçen herkesin emeğine sağlık. Malatya’da ve bu fuarda olmaktan çok mutluyum” sözleriyle dile getirdi.

“TÜRK EDEBİYATI YABANA ATILIR BİR EDEBİYAT DEĞİL”

Programda Umut Bozkurtoğlu’nun Türk Edebiyatı’nın ülkemizdeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna cevap veren Semray, “Bugün çok güzel romanlarımızın ünlü yayınevlerinden çıkmadığı için hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Çok yazık. Çok iyi olmayan bir romanın iyi bir yayınevinden çıktığı için çok okunup değer görüyor. Tabii ki roman için iyi veya kötü denilmez. Bu birazcık reklamla ilgili, tanıtımla ilgili. Bunun kırılması lazım ama nasıl kırılır bilmiyorum. Türk Edebiyatı yabana atılır bir edebiyat kesinlikle değil. Ama gündem de değil. Çünkü bende giderken yayınevine bakıyorum. Üstelik yayınevleri yazarlarımıza maliyetini karşılama koşulu koymuş. Ben buna karşıyım. Ben telif hakkımdan vazgeçiyorum ama ben neden para vereyim? Ben kalemime güveniyorum. Eğer kalemim iyi olmasaydı bunu kesinlikle okuyucularım yanlış anlamasın sosyal medyaya öykümün düştüğü an tıklanma rekoru kırmazdı. Ama dediğim gibi ülkemizde bir şeyler eksik” ifadelerini kullandı.

“BEN KARAKTERLERİMLE BİRLİKTE YAŞADIM”

Yazar Gün Semray, roman yazmak için çok farklı bir yeteneğe sahip olunması gerektiğini de söyleyerek,  “Roman yazmak çok farklı bir meziyet ve yetenek istiyor. Ben bütün yaptığım işleri yüreğimle yaparım bu benim özelliğim, aşırı duygusalım buda benim özelliğim. 4+1 Kadın romanımı yazarken 6 ay evden çıkmadım. Gece uyanıyorum roman kahramanım Ece konuşuyor. Ben artık Ece’yi dinlemekten yoruldum. Diğer bir roman kahramanım olan Yelda’yı dinlemekten yoruldum. Roman kahramanlarımla güldüm, onlarla ağladım. Romanımda bir kahramanıma kurgu yaptığım dönemde kahraman kötü olacaktı inanın bana direndi. 100 sayfa yazdım karakter ‘ben kötü değilim’ diye direndi. Ben korktum, dedim ki ‘bende bir şey var’. Romanı ben yazıyorum, karakteri ben oluşturuyorum nasıl bana direnir olacak bir iş değil. Karakterlere can veren benim ama o karakterler beni diretti. Roman yazmak için gerçek hayattan soyutlanmak lazım. Ben karakterlerimle birlikte yaşadım. Birde Yağmur Toprağa Kavuşur mu? adlı ilk romanımda karakter Toprağı dışarıda görsem aşık olacaktım. Kendi karakterim, herkese diyordum ki ‘toprağı görsem aşık olacağım’ ama göremedim. Ama yüreklere ulaştı” şeklinde konuştu.

Yayının tamamını izlemek için tıklayınız

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

14. Uluslararası Kısa Film Festivali başladı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.