DOLAR

18,6401$% 0

EURO

19,5818% 0.16

GRAM ALTIN

1.062,11%0,33

ÇEYREK ALTIN

1.737,00%0,34

TAM ALTIN

6.946,00%0,40

BİTCOİN

316292฿%-1.98539

İkindi Vakti a 14:52
Malatya PARÇALI BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?

Hasbihan Et

TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?

MEHMET TEVFİK CİBİCELİ

Türkiye deprem haritasında renklerin koyulaşması ile birlikte deprem riskinin yüksek olacağını belirten Prof. Dr. Boyraz,  “Haritaya baktığımız zaman Malatya’mızda dahil olmak üzere depremin etkileyeceği kuşağın koyu kırmızı ve kırmızı ile devam ettiğini görüyoruz. Antakya’dan itibaren başlayarak devam eden Maraş, Malatya, Elazığ ve Bingöl Karlıova’ya kadar devam eden bir kuşak var biz buna Doğu Anadolu Fay Hattı diyoruz.

Her hafta Pazartesi akşamı saat 20.00’de Bu Sabah TV de yayınlanan Gündem Malatya programına konuşmacı olarak İnönü Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Boyraz katıldı. Moderatörlüğünü BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun yaptığı programda Malatya özelinde Türkiye’nin deprem kuşakları, fay hatları ve Malatya’nın depreme hazır olup olmadığı değerlendirildi.

Program girişinde BUSABAH gazetesinin 14 Kasım Pazartesi günün ki manşetini değerlendiren BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu, “İçişleri Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde 12 Kasım 2022’de saat 18.57’de ‘Çök-Kapan-Tutun’ tatbikatı yapıldı ve birçok eksiklik oldu bu tatbikatta. Türkçe ve İngilizce gönderilen mesajlar birçok operatöre çok geç düştü halbuki bir anda bu tatbikat herkes tarafından gerçekleştirilecekti ama birazda aksaklıklar meydana geldi, Bu tatbikatları daha çok, daha sık yaparak bu tür eksiklikleri gidermek gerekiyor. ‘Çök-Kapan-Tutun Bizi Kurtarmaz’ manşeti ile çıktı BUSABAH gazetesi 14 Kasım Pazartesi günü. Vehbi Aluçlu hocamızdan aldıkları bilgiler doğrultusunda bu özel haberi okuyucuları ile buluşturdu arkadaşlarımız. Kentsel dönüşüm şartı ana başlık olarak çıkmış. Betonlaşma farklı diye 2 başlık halinde açıklama yapılmış. Bu programda da bunu konuşacağız. Yetkili bir insanla bunu konuşacağız, mesaisini hep bu konulara harcayan bir hocamızla bu konuları konuşacağız. Konuğumuz İnönü Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeki Boyraz, peki Çök-kapan-tutun bizi kurtarır mı?” şeklinde konuştu.

“SARI RENKLİ ALANLAR YIKICI DEPREMİN OLMAYACAĞI FAY HATLARI ANLAMINA GELİR”

Türkiye’nin depremselliğini anlamak ve bu konuda eğitim vermek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Zeki Boyraz,  “Çök-kapan-tutun’a gelmeden önce yapmamız gereken birçok şey olduğuna inanıyorum. Elbette deprem olduktan sonra bu da önemli eğer çıkamıyorsanız binadan, çıkamayacaksanız o anda  hareket halindeki birçok eşyanın size zarar vermemesi için uygun bir ortama gelmeniz ve size düşecek hareket eden bir şeyin sizi yaralamaması için yapmanız gereken önemli şeylerden bir tanesi. Bu tatbikat önemliydi. Tatbikatın en önemli yönünün ben şu olduğunu düşünüyorum kesinlikle deprem bölgesinde ve Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatmak anlamında ülke genelinde yapıldığı için çok anlamlı ve önemli buluyorum. Ancak bu yeterli mi burada daha çok dikkat çekmemiz gereken şeyler özellikle Türkiye’nin Alp-Himalaya deprem kuşağında yer aldığını ve Türkiye arazisinin büyük bir bölümünün depremsellik tehdidi altında olduğunu vurgulamamız gerekiyor. Bunu vurgulamakta yetmez, burada birçok etken var ama öncelikle Türkiye arazisinin ve Türkiye nüfusunun yüzde 90’a yakınının birinci, ikinci ve üçüncü derece deprem riski altında olduğunu vurgulamak istiyorum. Türkiye deprem haritasına baktığımız zaman sarı renkli alanlar deprem riski açısından en az etkilenecek alanlara karşılık geliyor ülkemizde. Orta Anadolu’nun iç kesimleri, Konya havzası ve Karaman’a kadar özellikle Güneyde Akdeniz sahiline kadar olan bölümlere dikkat edecek olursak bizim nükleer santralimizde Mersin-Akkuyu özellikle bu bölgenin deniz kenarına yapıldı. Diğeri de Kuzeye bakacak olursak Karadeniz sahillerimizin de deprem açısından riski az olan ya da hiç olmayan bölgelere karşılık geldiğini görüyoruz. İkinci nükleer santralimizde Sinop’a tercih edildi. Burada deprem riskinin az olduğu alanlar özellikle tercih edildi ama sarı renk ile gösterilen alanlarda hiç deprem olmayacak değil sarı renkli alanlar yıkıcı depremin olmayacağı fay hatları anlamına gelir. Çünkü Konya Karapınar havzasında da volkanizma var ve volkan çıkışları var orada da yer kırıkları var ama küçük depremler üretiyor” ifadelerine yer verdi.

“TARİHSEL SÜREÇTE BU HAT ÖNEMLİ DEPREMLER DOĞURMUŞTUR”

Türkiye deprem haritasında renklerin koyulaşması ile birlikte deprem riskinin yüksek olacağını belirten Prof. Dr. Boyraz,  “Haritaya baktığımız zaman Malatya’mızda dahil olmak üzere depremin etkileyeceği kuşağın koyu kırmızı ve kırmızı ile devam ettiğini görüyoruz. Antakya’dan itibaren başlayarak devam eden Maraş, Malatya, Elazığ ve Bingöl Karlıova’ya kadar devam eden bir kuşak var biz buna Doğu Anadolu Fay Hattı diyoruz. Doğu Anadolu fay hattı aslında Afrika’dan itibaren başlayan  Mozambik kanalından devam eden, buradan Suriye üzerinden Kızıldeniz Çukurluğundan geçer ve Antakya’dan itibaren de ülkemize girer. Türkiye içerisinde yaklaşık 550 kilometre bir uzunluğu var bu hattın. Bunu morfolojik olarak değerlendirdikten sonra fay hattı üzerinde özellikle tektonik kökenli dediğimiz yer kırıklıklarına bağlı olarak çökerek oluşmuş ova zincirleri var. Bu ova zincirleri özellikle fay hatlarının bulunduğu tektonik ovalarda görülüyor. Buralarda nüfus bakımından yoğun olan alanlara karşılık gelmektedir. En büyük tehlike bu.  Bu ovalar verimli ve insan yaşamına elverişli alanlar, ortamlar sunmaktadır. Çukurova’dan itibaren başlayan Maraş’tan Elbistan Ovası’na, oradan Malatya ovasına, buradan Hazar Uluova, Elazığ Ovası şeklinde Bingöl Ovasına kadar devam eden bir kuşak var ki, bu kuşağın tamamı Doğu Anadolu Fay hattı ve bu deprem kuşağı ve yer kırıklıklarının etkilediği alanlara karşılık gelir. Biraz önce saydığım ovaların isimlerine bakarsak, dikkat edersek eğer tamamı birer yerleşme ve Büyükşehirlerin adından oluşmaktadır. Dolayısıyla Doğu Anadolu Fay hattının üreteceği bir deprem kesinlikle daha önce tarihsel süreçte üretmiş olduğu bir depreme eş değer olabilir. Burada tarihsel süreci anlatmamızdaki en önemli şey geleceğe ışık tutacak verilerin olması, dolayısıyla yoğun nüfusun ve ekonomik faaliyetin bulunduğu bu alanlar, deprem bakımından insan hayatını ve canlıları etkileyen çok önemli sonuçlar doğurmaktadır. Tarihsel süreçte bu hat önemli depremler doğurmuştur, bunlardan birkaç tanesi  995’te 7.8 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, Mayıs ayının 29’u 1789’da 7 şiddetinde bir deprem meydana gelmiş bu iki depreminde  merkez üssü Elazığ Palu. 1966’da biraz daha Palu’nun Güneyinde meydana gelmiş. En büyük depremlerden biri 1999’daki özellikle Gölcük’de yaşandı. Gölcük 1874’te 7.1 lik bir deprem yaşamış, 1875’te yine Gölcükte 6.7 lik bir deprem meydana gelmiş, tarihin bize sunduğu en önemli şey, geçmişte bizim yaşadığımız olan olayları önümüze projeksiyon olarak tutmasıdır. Bu depremde de böyledir” diye konuştu.

“TÜRKİYE ÜZERİNDE TESPİT EDİLMİŞ 500’ÜN ÜZERİNDE FAY HATTI VAR”

Malatya’nın Pütürge ilçesinde sürekli depremler olduğunu ifade eden Prof. Dr. Zeki Boyraz, “1905’e geldiğimizde Malatya Pütürge depremi 6.8 ki Pütürge de sürekli depremler oluyor ve tarihsel süreçte de depremler meydana gelmiştir. 1971’de Bingöl depremi yine 6.8’lik bir deprem ve aynı zamanda tektonik bir ovada kurulmuş Bingöl şehri içerisinde, 1975’te yine 6.6 büyüklüğünde Lice depremi var. Kısacası 2020’de de Sivrice depremi var ki 6.8 büyüklüğünde hepimiz yaşadık bunu bu deprem her ne kadar Sivrice merkez üssü denilse de Doğanyol ile çok yakın yani Sivricinin batısında olan merkez üssü Çevrimtaş köyü olan bir deprem olarak karşımıza çıktı. Burada şunu söyleyebiliriz ki Doğu Anadolu fay hattı tarihsel sürecin her döneminde aşağı yukarı depremler üretmiştir. Bu fay hatları ile birlikte  tansiyon hatlar dediğimiz bu hatlarla birleşen hatlar da var. Türkiye üzerinde tespit edilmiş 500’ün üzerinde fay hattı var ancak diri fayların her geçen gün çalışmalar sonucunda sayıları artmaktadır. Şunu söyleyebiliriz ki yeni çalışmalarla yeni fay hatları sürekli hayatımıza girmektedir. Türkiye deprem haritamıza baktığımız zaman bir birleşme var Bingöl Karlıova da, Karlıova’dan itibaren Doğu Anadolu fay hattından bahsettikten sonra birazda Kuzey Anadolu fay hattından bahsedelim ki o ülkemizin kuzeyinden itibaren Türkiye’yi boydan boya geçen bir fay hattı. Çünkü Doğu Anadolu fay hattı, güneydoğu yönüne uzanan bir fay hattıydı ancak Kuzey Anadolu fay hattı ülkeyi baştan başa geçen doğudan batıya kadar devam eden bir fay hattı ki burada da çok önemli yerleşmeler var. Kuzey Anadolu fay hattı güzergahı bu hat içerisinde Marmara bölgesinde daha fazla fay kırıklarının olduğunu görüyoruz, Kuzey Anadolu fay hattı da değişik dönemlerde çok önemli depremler üreterek yıkıcı depremler üreterek can ve mal kaybına neden olmuş bir hat olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hattın en önemli özelliklerinden biri gerek Erzincan, Erzurum depremleri ile gündem de olan bu hat daha sonra 1999’da Gölcük depremi ile Türkiye gündemine oturan, çok ciddi hasarlara neden olan bir hat olarak karşımızda önemli yerleşme ve kırsal alanlardan geçen bu hat çok ciddi şekilde Türkiye ölçeğinde düşündüğümüzde risk oluşturan bir diri fay hattı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuzey Anadolu fay hattının özellikle Batıda olabilecek bir depremde çok önemli hasarlara yol açabileceğini söyleyebiliriz, ülke ekonomisinin ciddi derecede etkileyecek bir deprem olarak da söyleyebiliriz” dedi.

Sivrice depreminden sonra bir fay hattı çizildiğini dile getiren Umut Bozkurtoğlu,  “Sivrice depreminden sonra Pütürge, Çelikhan, Gölbaşı ve Kahramanmaraş’a kadar olan bir fay hattından bahsettiler, bu fay hattının çok aktif olduğunu ve bu fay hattında olacak olan bir depremin çok yıkıcı olacağını söylediler. O zamandan bu yana Sivrice depreminden bu yana 2 yıl geçti çok değişen bir şey oldu mu ve bu konuda ne gibi önlemler aldık?” sorusunu yöneltti.

 “BURADA BİR DEPREM OLURSA MALATYA’YI DA ETKİLER”

Malatya’nın da içinde olduğu Malatya’nın güneyinden geçen Pazarcık, Pütürge ve Gökdere fay sekmentlerinin olduğunu ifade eden Prof. Dr. Boyraz, “Karlıova Bingöl fayı yaklaşık olarak 65 kilometre uzunluğunda, Palu-Hazar fayı 50 kilometre uzunluğunda, Hazar-Sincik fayı 85 kilometre uzunluğunda, Çelikhan-Gölbaşı fayı 50 kilometre uzunluğunda ve Gölbaşı Türkoğlu fayı 90 kilometre uzunluğunda, Türkoğlu’ndan Antakya’ya kadar olan uzaklıkta 145 kilometre. Şu an Hazar bölgesi Sivrice depremi ile birlikte kırıldı. Bilim adamları özellikle yer bilimciler tarafından yorumladığımız kadarıyla Türkoğlu Antakya fayı ayrıca bizim asıl beklediğimiz Gölbaşı-Türkoğlu fayı üzerinde bilim adamları burada önemli şekilde risk olduğunu ifade ediyorlar.  Burada bir deprem olursa Malatya’yı da etkiler” şeklinde konuştu.

Yayının tamamına ulaşmak için linke tıklayınız…

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Köpeklerin aşılanması önem arz ediyor”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.