DOLAR

9,4756$%-1.16

EURO

11,0130%-1.15

STERLİN

13,1015£%-0.88

GRAM ALTIN

548,97%-1,42

ÇEYREK ALTIN

8.740,90%-1,75

BİTCOİN

598155฿%-2.50497

İkindi Vakti a 15:14
Malatya AÇIK
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Taşhoran Kilisesi’nde 106 Yıl Sonra İlk Ayin

Malatya’da, 1893 yılında yapıldıktan sonra atıl vaziyette kalan ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Taşhoran Kilisesi’nde ayin yapıldı.

Hasbihan Et

Taşhoran Kilisesi’nde 106 yıl sonra ilk ayin

Malatya’da, 1893 yılında yapıldıktan sonra atıl vaziyette kalan ve Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Taşhoran Kilisesi’nde ayin yapıldı.

 Yeşilyurt ilçesindeki Çavuşoğlu Mahallesi’nde bulunan 128 yıllık Taşhoran Kilisesi,  yapılan restorasyon çalışmalarının ardından Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi olarak yeniden açıldı.

Ermeni vatandaşların ibadetlerini yapabileceği kilisede, uzun yıllar sonra ilk ayin Patrik Maşalyan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Hrant Dink’in doğduğu mahallenin arka kısmında yer alan kilise aynı zamanda Kültür ve Sanat Merkezi olarak da hizmet verecek.

‘Taş Horan’ adıyla bilinen ve en son 1915 yılında kullanılan tarihi ‘Üç Horan’ Kilisesi yıllar sonra ilk ayin törenine yoğun bir katılım oldu.

“Bize uzatılmış dostluk elini iyi kavrayalım”

dsc 0041 dsc 0047 dsc 0050 dsc 0064 dsc 0076 dsc 0078 dsc 0080 dsc 0083 dsc 0092 dsc 0115 dsc 0191 dsc 0185

MUTLU SARIGÜL-ÖMER ALİ DELİBAŞ

Malatya Taşhoran Kilisesi 106 yıl sonra açılarak ilk ibadetini gerçekleştirdi. Türkiye’nin çeşitli illerinde gelen Ermeni ve Süryani vatandaşların katıldığı ayinde konuşan Türkiye Ermenileri Patriği Sahag Maşalayan, mutlu ve sevinçli olduklarını ifade ederek, “Biz istediğimizde başvurarak bu kilisede ibadetimizi yapacağız. Biz bunu bir şans olarak görüyoruz, bunu kullanalım. Zaman içerisinde nasıl değişir, hangi yöne çekilir bilmiyoruz ama bize uzatılmış olan bu eli, dostluk elini iyi tutalım ve iyi kavrayalım” dedi.

Çavuşoğlu Mahallesi’nde yer alan Malatya Taşhoran Kilisesi, 106 yıl sonra restorasyonu yapılarak önceki gün açılışı gerçekleştirildi. Kilisede dün de ilk ayin yapıldı ve İstanbul, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ gibi birçok ilden gelen çok sayıda Süryani ve Hristiyan vatandaş ayine katıldı. Ayin, Türkiye Ermenileri Patriği Sahag Maşalayan tarafından yapıldı. Yaklaşık 2 saat süren ayinde vaaz esnasında Patrik Maşalyan önemli açıklamalarda bulundu.

“Bu bayram gününe hoş geldiniz” diyerek sözlerine başlayan Maşalyan, kaybolan bu kilisenin bulunduğunu ve bugünün bayram olması için her şeyin mevcut olduğunu söyledi.

“BİZ İÇİMİZDEKİ BU MABEDİ KEŞFETMELİYİZ”

Mabetlerin önemini anlatan Maşalyan, “Mabetlerin önemi nedir, insanlar niçin mabet yaparlar? Kilise, cami, tapınak ne işe yarar? Tanrıya tapınma yerleri tanrının, Allah’ın evi olarak adlandırılır. Ve orada yapılan dualar, ibadetler de tanrıya yapılır şeklindedir. Ancak bunun iyi tarafı olduğu gibi kötü tarafı da vardır. O da tanrıyı, dini, ibadeti bir mekânla kısıtlamak gibi bir durumu vardır. Öyle ki, insanlar yaptıkları bu mabet evlerini süslerler, bazen putlaştırırlar. O kadar çok yüceltirler ki, aslı kaybolur. Çünkü birinci ve ikinciyi karıştırırlar. İkinciyi birincinin yerine korlar. Birinci olan Rab’dır. Yerin ve göğün yaratıcısı. Mabet onu hatırlamak, onunla buluşmak için yapılmıştır. İnsan yapmıştır. Tanrı kendisi 2 mabet yaptı. Bir tanesi tanrı kâinatı yaptı, dünyayı yaptı. Dünya insan eli değmemiş mabettir. Hiçbir mabedin dünyadaki gibi yemyeşil çayırlıkları yoktur. Hiçbir mabedin sütunları dağlar kadar değildir. Hiçbir mabedin mihrabından güneş yükselmez. Birinci mabet tanrının yaptığı ve içinde yaşadığımız bütün kâinatı benim giydiğim giyseleri giyen ruh olan tanrıdır. Dolayısıyla her yerdedir, bu mabedin içindedir de. İkinci mabet ki biz Hristiyanlar dikkatli olmalıyız, ikinci mabet insandır. Küçük evren olan insanın varlığı, bedeni ve ruhu tanrının mabedidir. Biz içimizdeki bu mabedi keşfetmeliyiz. Bundan dolayı dua ederken içimizdeki tanrıya yoğunlaşalım diye gözlerimizi kaparız. Öyle ki, tanrının 2 mabedine sadık kalarak istediğimiz kadar mabet, büyük kilise, katedral yapalım ama bilelim ki, onların içine toplandığımızda da yeri, göğü dolduran tanrıdır. Kilise ve mabetlerin toplumsal bir karşılığı vardır. Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve biz hep birlikte Hristiyan’ız. Kilise Yunancada topluluk anlamına geliyor. Nasıl ki, camia ve camii aynı anlama çıkıyor. Dolayısıyla tanrının yaşayan kilisesi biziz. Biz bunun bilincinde olarak diyoruz ki, bizim kiliselerimiz ve mabetlerimiz bize kimlik kazandırıyor. İşte bu ibadethaneler topluma kimlik bilinci kazandırıyor” ifadelerini kullandı.

“DEĞİŞİK YERLERİNDE KÜÇÜK KAFİLELERLE GELDİK”

Mutlu ve sevinçli olduklarını belirten Maşalyan, “100 yıl sonra açılan Malatya SurpYerrortutyun Kilisemiz bütün Ermeniler için, Türkiye Ermenileri için ve en önemlisi Malatya Ermenileri için sevinç ve övünç kaynağıdır. Biz bu kiliseyi bağışladığı için önce tanrıya şükrediyoruz, sonra da bu imkanı sağladıkları için devlet yetkililerimize, Sayın Valiye, Sayın Belediye Başkanına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Biz ülkenin değişik yerlerinde küçük kafilelerle geldik. İstanbul’dan, Adıyaman’dan, Elazığ’dan, Diyarbakır’dan ve başka yerlerden geldik, bugün yüzlerce, binlerce, 10 binlerce Malatyalının düşü olan o günü gerçekleştirdik. Öyle ki mutluyuz, sevinçliyiz” diye konuştu.

“KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ OLARAK DÜŞÜNDÜLER”

Kiliseyle ilgili muğlaklıkların ortadan kalktığını dile getiren Maşalyan, “Bu kiliseyle ilgili muğlaklıklar ortadan kalktı. Burası başlangıçta bir kilise olarak yapılmış, 1915 olaylarından sonra bir daha hiç açılmamış, bir müddet cephanelik olarak kullanılmış, sonra terk edilmiş, kapısı kilitlenmiş, çatısı çökmüş, yarısına kadar toprakla dolmuş, kimsenin giremediği, ne olacağı belli olmayan metruk, harabe Anadolu’da kaybolmuş yüzlerce, binlerce kiliseden birisiydi. Kaderi değişti ve devlet yetkilileri bu binayı kazanmak istediler. Böyle harabe bir binayı yeniden restore etmek sıfırdan bina yapmaktan daha pahalıymış. Ve bu işe giriştiler, bunun kilise olduğunu biliyorlardı ve bu bina orijinaline en yakın olabilecek en iyi şekilde restore edildi. Dolayısıyla bir kişi bu kapıdan içeri girdiğinde buranın bir kilse olduğunu bilir. Dolayıyla devlet yetkilileri ve belediye burayı bir kilise olarak onardı. Statüsü ise şehir içerisinde olduğu için bir Kültür ve Sanat Merkezi olarak düşündüler. Ama bu şekilde onarılan her kilise ibadete açılmıyor. Kültür ve Sanat Merkezi olarak kullanılmaya devam ediyor. Akdamar Kilisesi ve bu kilise bir şekilde ibadete onay verilen kiliselerden birisi. Yani biz istediğimizde başvurarak bu kilisede ibadetimizi yapacağız. Biz bunu bir şans olarak görüyoruz, tanrının bir lütfu olarak görüyoruz bunu kullanalım. Zaman içerisinde nasıl değişir, hangi yöne çekilir bilmiyoruz ama bize uzatılmış olan bu eli, dostluk elini iyi tutalım ve iyi kavrayalım” söylemlerini kullandı.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

YAŞAR YENİDEN 1.OSB’YE MÜDÜR OLDU

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.