DOLAR

13,4819$%0.02

EURO

15,2576%-0.05

STERLİN

18,2344£%-0.06

GRAM ALTIN

800,20%-0,10

ÇEYREK ALTIN

1.293,00%-0,08

BİTCOİN

508705฿%5.12006

Öğle Vakti a 12:44
Malatya HAFİF KAR YAĞIŞLI -4°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

SİGARA BIRAKMA OBEZİTEDE BİOREZONANS ETKİSİ

Başta; sigara bırakma, obezite ve psikolojik rahatsızlıklarda kullanılan biorezonans cihazı ile yapılan tedavi yönteminin hiç bir yan etkisi bulunmuyor. Biorezonans adı verilen cihazla vücudumuza zarar veren elektromanyetik frekanslar, bu cihaz aracılığı ile ters çevrilir ve kişiye gönderilir. Birbirinin tam tersi iki manyetik alan karşılaşınca nötrleşir. Bu yöntemle bakteriler, virüsler, parazitler, vücudumuzdan temizlenmiş olur.

Hasbihan Et

SİNEM HATUN DAVUT

Konuyla ilgili bilgi veren Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uzm. Dr. Tuba Çakmak, Biorezonans yöntemiyle, Malatya’da sigarayı bırakan hastalarının olduğuna dikkat çekerek, özellikle bu tedavi yönteminin obezite de çok etkili olduğunun altını çizdi.

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uzm. Dr. Tuba Çakmak, sigarayı bırakma konusunda kendisine gelen hastalara o kişinin kullandığı sigarayı cihaza koyarak; sigaranın frekansını hastaya yüklediklerini böylece, hastanın sigara içme hissi duymadığının belirtti.

BİOREZONANS FREKANSLARLA YAPILAN BİR TEDAVİ ŞEKLİ

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uzm. Dr. Tuba Çakmak, “Biorezonans nedir? Önce onu anlatayım size. biorezonans her maddenin bir enerjisi var dünyada. İşte bizimde bir enerjimiz var. Etrafımızda ki maddelerinde bir enerjisi var dünyada. Bizimde bir enerjimiz var. Bütün etrafımızda ki maddelerinde enerjisi var. Maddelerin içerisine yaydığı elektro manyetik enerjiyi kullanarak, bu elektro manyetik enerjiye biz frekans diyoruz. Biorezonans frekanslarla yapılan bir tedavi şekli. Biorezonans maddenin yaydığı frekansla,  insanlara frekans tedavisi yapılıyor. Nasıl yapıyor bu işlemi ya o frekansı direk veriyoruz ve ya ters frekans şeklinde veriyoruz. Zaten hastalıklar maalesef hepimiz biliyoruz, hastalıklar önce bizim elektriksel yapımızı değiştirdiği için duygusal değişimlerde oluyor. İşte her şeyin başı stres diyoruz ya bir şeye stres yaptığımızda duygulanımız değiştiğinde vücudumuzun elektriksel yapısı değişiyor. Enerjimiz değişiyor. O değişen enerji akışı ile beraberde bazı şeyler yerinde gitmemeye başlıyor. Ondan sonra fiziksel hastalıklar ortaya çıkıyor. Biorezonans bu enerji akışını düzelterek hastalıkları düzeltmeye çalışıyor” dedi.

PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLARDA DA KULLANILIYOR

“Biz son model Biorezonans Cihazı kullanıyoruz. Bu cihaz son model alman teknolojisi ile alman mühendislerinin ürettiği bir cihaz. Hatta Biorezonans Avrupa’da Sağlık Bakanlığı’nın ödeme kapsamına aldığı bir teknoloji” diyen Çakmak, “Yaklaşık bir yıldır biorezonans tedavisi kliniğimizde uyguluyoruz. Frekansları kullanarak ya da maddelerden aldığımız frekansları kullanarak,  tedaviler yapıyoruz. Hangi alanlarda kullanıyoruz en başta kilo vermede kullanıyoruz. Zayıflamada, sigara bırakmada, alerji tedavisinde, vücut detoks tedavisinde kullanıyoruz ve psikolojik rahatsızlıklarda da biorezonans tedavisini kullanıyoruz ”şeklinde konuştu.

ZAYIFLAMA DA ETKİLİ

Zayıflama terapilerini bu cihaz ile nasıl yaptıklarının anlatan Çakmak, “Bu konudan hemen bahsedelim; zayıflamam terapilerinde, kişiye kilo aldıran gıdalardan kolayca uzaklaşmasını sağlıyoruz. Özellikle bağımlılık yapan ve kilo aldıran gıdalar belli zaten. En çok kilo aldıran maddeler belli zaten; şeker, çikolata, hamur işleri, işte unlu mamuller, çok şeker, tuz tüketmek. Bunlara karşı, fazla tüketim olan hastaları bu gıdalardan uzaklaştırıyoruz. Hastayı tedaviye aldığımızda artık tedaviden çıktı yiyecekler karşı iştahı azalıyor. Az porsiyon yiyor. Özellikle bel çevrelerinde ki yağlanma azalmaya başlıyor.  Bizim özel kürlerimiz var. İşte hasta; “kola çok tüketiyorum.” “Çikolata çok yiyorum.” onları da cihaza yerleştirebiliyoruz. Yani o maddeleri koyuyoruz o maddelerin frekansı üzerinde tedavi uyguluyoruz” dedi.

GLÜTENİN ETKİLERİNDEN KURTULDUKLARI İÇİN…

Biorezonans’ın zayıflamak içinde kullanıldığını belirten Çakmak, “Hamur ve buğday ununu içinde glüten dediğimiz bir madde var. Bu yüzden maalesef şu anda yapısı değişmiş artık alerjik hale getirirmiş bir ürün haline geldi. Şimdi insanlara glütensiz ürünler kullanmaya çalışıyor. Glüten insanlarda alerjik reaksiyon yaratıyor. Biz hastalarımızda kilo sorunu olanlarda,  kilo sorunu olmayabilir de alerji tedavisi yaptığımız hastalarda; o hastalarda glütenin yarattığı bazı etkiler var. Kilo artışı ile beraber uyku düzensizlikleri,  kas ağrıları, bağırsak problemleri, romatizma ağrıları düzeldiğini gözlüyoruz” ifadelerine yer verdi.

“HER HASTALIĞIN BAĞIRSAK İLE İLGİSİ VAR”

“Şeker artık günümüzün zehri gibi bir şey oldu” diyen Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Uzm. Dr. Tuba Çakmak, “Şekerli gıdalarda bağımlılık yaratıyor; hem çocuklarımızda hem de bizde yani miktarını çok aşıyoruz. Türk halkı, çok çay tüketiyor; çaya atılan şeker miktarını düşünürsek hiç doğal olmayan ürünleri kullanıyoruz. Peki, şeker vücudumuzda ne yapıyor?  Şeker vücudumuza enerji veriyor. Fazla enerjiyi ne yapacağız, depoluyoruz. Yağ olarak depoluyoruz. Kilo olarak depoluyoruz. Bazı insanlar çok şeker tüketiyor; ama kilolu olmuyor, onlarda da insülin direnci gelişiyor. İnsülin direnci geliştiği zaman şeker hastalığı için bir aday oluyoruz ilerisisi için. Zaten şeker hastalarına da uyguluyoruz biz bu tedavileri. İşte şeker hastalarının insülin ihtiyacı azalıyor. Çünkü şeker bağımlılığı da azaldığı için,  sağlıklı beslenmeyi aşıladığımız için, hastalarımıza çünkü bu gıdalardan unu bıraktıkları ya hastalarımız hastalarımızın una duydukları ihtiyaç azalıyor. Bu gıdalara ilgilerini azaltıp iştahlarının kapatıyoruz. Sağlıklı gıdaları aşılıyoruz.  Yoğurt ve süt tüketimini artırıyoruz ama bizim hayatımız hep sağlıksız aralar da sağlıklı oluyor. Bağırsak geçirgenliği bozulunca da bağırsak emmeyeceği şeyleri emiyor. Zararlı bir şey yedik demi o da kanımıza geçiyor ve ya şeker tükettik, hamur tükettik, belli bir miktarının geçirerek hepsini kanımıza geçiriyor. Bağırsakta oluşan fazla mantarlar bağırsak emilimini bozuyor. Biorezonans bu mantarlar üzerinden silme yaparak bağırsağımızda ki bu mantarları da düzenliyor. Bide biorezonans da inek sütü ürünlerini de uyguluyoruz. Biraz önce bahsettiğim gibi bağırsak geçirgenliği bizim için çok önemli artık her hastalığın bağırsak ile ilgisi olduğu bulunmuş. Bizim bağırsak sistemimiz iyiyse; geçirgenliğiniz iyiyse vücudumuzda sağlıklı demektir. Alerjimizde olmaz. Diğer kronik hastalıkları yakalanmayız.  Türkiye’de antibiyotik kullanımı çok fazla bu da bağırsağın geçirgenliğini bozuyor. Bağırsak sıkıntılarının çözmek için inek sütünü azaltmak gerekiyor. Çünkü inek sütünün içinde bağırsak asistini artıran maddeler var. İnek sütü yerine  yoğurt ve kefiri öneriyorum. Çünkü sütten alacağımız proteinini,  kalsiyum biz yoğurttan alıyoruz ve yoğurt probiyotik” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Beyin hücrelerinde kayıba yol açıyor

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.