DOLAR

18,0876$% 0.04

EURO

18,1625% -0.57

GRAM ALTIN

1.015,73%-0,51

ÇEYREK ALTIN

1.665,00%-0,41

TAM ALTIN

16.461,55%-0,45

BİTCOİN

385520฿%-8.76071

İmsak Vakti a 04:05
Malatya AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

SAÇINI ISLATIP ISLATIP TARAMA

Kıymetli hemşerilerim, okuyucularım. Canımdan kıymetli gençler, nasılsınız?

Hasbihan Et

SAÇINI ISLATIP ISLATIP TARAMA

Kıymetli hemşerilerim, okuyucularım.

Canımdan kıymetli gençler, nasılsınız?

Annemin, Erzurum Kongresi’nin yapıldığı görkemli taş binada olan İnşaat Teknisyen Okulu’nda, yatılı okurken,  kardeşim Sadettin’e yazdırıp gönderdiği, 30 Ocak 1971 Cumartesi günlü mektuptaki hitabı geldi aklıma…

Babamın, annemin ve de eşimin nişanlıyken gönderdiği tüm mektuplar ve benim onlara gönderdiğim bazı mektuplar bende duruyor.

Onları zaman zaman okurum, kardeşlerimle paylaşırım.

Yukarıda tarihini verdiğim mektupta, annem bana şöyle başlamış ve devam etmiş.

“Canımdan kıymetli yavrum,

Nasılsın, iyi misin, inşallah iyidirsin. İyi olmanız için Ulu Allah’a yalvarıyorum.

Bizi soracak olursan çok şükür iyiyiz, işler artık seyreldi.

Ramazan’ı Şerif’in hayırlı olsun yavrum, orucunu tutarsın. Namaz kılacağını da yazmıştın. Buna çok sevindik. Aferim oğlum daima kardeşlerinle beraber çok Ramazan’lar göresiniz inşallah.

Akıllı yavrum, oranın soğuk olduğunu, yazdığın gibi biz de biliyoruz.

Onun için aman, aman yavrum ne olursun sık sık banyo yapma, saçını ıslatıp ıslatıp tarama.

Öyle dert çok ki… Gırip hastalığı birçok halkta var Allah koruya. Seni de bulmaya inşallah.

Söhöre kalkarken yarımtı elbiseni giyipte gitme. İyice giyin, erinme.

Burada da soğuklar biraz başladı. Bazı evler sobayı kurdular.

Gönderdiğin fotoğrafa öpe öpe baktık. Allah bağışlaya. Maşallah aslan gibisin.

Hiçbir şeye kafanı yorma, dersine dikkat et yavrum. Çalışan mahrum kalmaz iyilikten.

Daha yazacak bir şeyimiz kalmadı. Köyde de herkeş kendi aleminde.

Biz de ben ve abin hasretle gözlerinden öperiz, kardeşlerin de ayrı ayrı hürmetle ellerinden öper.

Ulu Allah’a emanet olasınız yavrularım, gözümü yolda koyma acele mektup yaz.”

Babamızı bu mektuptan sekiz ay önce kaybetmiştik.

Annem, en küçükleri üç ve dört, en büyüğü yirmi iki yaşında altı erkek, bir kız yedi çocukla kalmıştı.

Bu annemiz, arazilerimize sahip çıktı, işletti, bizleri okuttu, düğünlerimizi yaptı.

Üç ve dört yaşında olan kardeşlerimizin ikisi de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi.

Annemiz bize hem annelik, hem babalık yaptı hakikaten.

Derdi ki, “Oğlum babanız her sene bir tarla satıp sizi geçindirirdi.”

Ankara’da avukat olan dayım Malatya’ya tatile geldiğinde bir iki sefer bizde içki içince, annem, “Abi, benim çocuklarım babasız. İçki içeceksen buraya gelme!” demişti.

Babam vefat ettiğinde Dilek Muhtarı’ydı. Anneme, “Sende İnönü aklı var” derdi.

Annem de İnönü’nün elini öptüğünü hep söyler, “Elleri pambuh gibiydi” derdi.

Evimizin, dükkanımızın içinde İnönü’nün fotoğrafları asılıydı.

Bir gün kıymetli bir programcı bana ısrarla, “Ak Partiye geçecek misiniz?” diye sorunca, ona, “Ben, İnönü’nün, Atatürk’ün fotoğrafları asılı olan bir evde büyüdüm. Nasıl geçerim?” dedim çok samimi duygularla.

Ben siyaseti, halka, millete hizmetin en etkin aracı olarak bilir ve öyle uygulardım.

CHP’de konuşmalarımda çok kez Ak Parti’yi örnek gösterirdim. Sosyal medya paylaşımlarımda, yapılan güzellikleri fotoğraflarla gösterir, anlatırdım. Kılıçdaroğlu Malatya’ya bir gelişinde, miting alanında bir ilk olarak Turgut Özal’ın adını andı, bir başka gelişinde de yine bir ilk olarak Recai Kutan’ın adını. İkisini de ben bizzat kendisine özellikle önermiştim. O da kabul etmiş ve “Söyleyeyim” demişti.

Bu, Özal ve Kutan anmaları birer ilk olarak Malatya basınımızda dile getirilmişti.

CHP’de bir konuşmamda,  “Ak Parti” kısaltmasını kullandığımda, salondan sesler yükselmiş, “Ak’ı kirletme” diye laf atanlar olmuştu. Basında,”Sarıoğlu’dan zehir zemberek açıklamalar.” diye haber olmuştu.

Oruç tutar, namaz kılardım, bunu gizlemezdim de. Cuma günleri, cami içinden fotoğraf çeker, hutbe konusundan özetler yayımlardım. Bunu yaparken amacım, caminin içini hiç görmemişlere, hocanın neler söyleyebileceğini bilmeyenlere bilgi vermekti.  Ayrıca, olduğun gibi görünüp farklı mezhepli kişiler arasında sevgi, saygı ve hoşgörüye hizmet etmekti.

Ey siyasetçi ne yapmaya, kendini kime göstermeye çalışıyorsun?

Siyaset bu değil tabii.

İnsanlık bu değil tabii.

Siyasal parti bu değil tabii.

Ey canımdan kıymetli gençlerim, Ey Türk Gençliği, duy bunları.

Hani,  Ahmed Arif,

“Bu namustur

Künyemize kazınmış

Bu da sabır

Ağulardan süzülmüş,

Sarıl bunlara

Sarıl da büyü.” diyor ya…

Ne olur,siz de hangi partinin ne yaptığını, hangi siyasetçinin ne olduğunu araştırın, sorun, öğrenin, düşünün ona göre duruş gösterin.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

SICAK HAVALAR DA BESLENMEMİZ NASIL OLMALI?

HIZLI YORUM YAP