<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>| Bu Sabah Malatya</title>
    <link>https://www.busabahmalatya.com</link>
    <description>Malatya haber ve son dakika haberleri Bu Sabah Malatya'da. Malatya hava durumu, namaz vakitleri, altın fiyatları ve yerel duyuruları anlık takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.busabahmalatya.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 BuSabah Malatya Haber. Tüm hakları saklıdır. İçerikler 5846 sayılı FSEK kapsamında izinsiz kopyalanamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 11:24:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu tarifi çok az kişi biliyor! Malatya'da saray sofralarına layık "Tavşanlı yufka"]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/bu-tarifi-cok-az-kisi-biliyor-malatyada-saray-sofralarina-layik-tavsanli-yufka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/bu-tarifi-cok-az-kisi-biliyor-malatyada-saray-sofralarina-layik-tavsanli-yufka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıradan akşam yemeklerinden sıkılanlar için Malatya mutfağından asırlık bir başyapıt geliyor: Tavşanlı Yufka! Malatya Valiliği kayıtlarında yer alan, bir gece buzlukta dinlendirilen özel terbiyeli etin ve şifalı sunumun tüm yapım aşamaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın saklı kalmış mutfak kültüründe av etleriyle hazırlanan özel reçetelerin yeri her zaman ayrı olmuştur. Bu eşsiz mirasın en görkemli örneklerinden biri olan geleneksel "Tavşanlı Yufka", hem zahmetli hazırlık süreci hem de damaklarda iz bırakan aromasıyla tam bir şölen yemeği olarak öne çıkıyor. Günümüzde unutulmaya yüz tutan bu asırlık tarifi evinde denemek isteyen yemek tutkunları için tüm yapım aşamalarını ve merak edilen püf noktalarını bir araya getirdik.</p>

<p><strong>LEZZETİN SIRRI BİR GECE BUZLUKTA DİNLENDİRİLEN ÖZEL TERBİYE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu lezzetin sırrı, etin sabırla işlenmesinde ve aromaların birbirine doğru sirayet etmesinde saklı. Süreç, temizlenen bütün tavşanın kaynar suda kısa bir süre haşlanıp şoklanmasıyla başlıyor; ardından halka soğanlar ve baharatlarla harmanlanarak lezzetini sabitlemek üzere bir gece buzlukta dinlendiriliyor. Ertesi gün asıl maharet, tavşanın kendi ciğeri ve bire bir ölçüde suyla demlendirilen özel iç pilavın hazırlanmasında yatıyor. Karın boşluğuna bu nefis pilav doldurularak dikilen tavşan, önce tereyağında mühürleniyor, ardından salçalı suda ağır ağır pişerken son dokunuş olarak eklenen ezilmiş sarımsakla kokusunu bütünüyle tamamlıyor.</p>

<p><strong>ŞİFALI ET SUYU VE KURU YUFKANIN UYUMU</strong></p>

<p>Görsel bir şölene dönüşen sunum aşaması ise yemeğin imza noktası sayılıyor. Didiklenen lokum kıvamındaki etlerin iç pilavla buluşmasının ardından, geniş bir tepsinin tabanına serilen kuru yufkaların üzerine bu zengin karışım dökülüyor. Kalan yufkalar tencerede biriken o yoğun ve şifalı et suyuna tek tek batırılarak yemeğin etrafına estetik bir şekilde diziliyor. Arzu edenlerin eti doldurmadan ayrı olarak da pişirebileceği bu geleneksel lezzet, sofraya sıcak servis edilerek adeta bir lezzet şöleni sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tahir Özçelik</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/bu-tarifi-cok-az-kisi-biliyor-malatyada-saray-sofralarina-layik-tavsanli-yufka</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/bu-tarifi-cok-az-kisi-biliyor-malatyada-saray-sofralarina-layik-tavsanli-yufka.png" type="image/jpeg" length="50058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelinlere yağda yumurta, ateşe saygı! İşte Orduzu’nun ilginç mutfak gelenekleri]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir zamanlar evlerin kalbi olan "hızna"lar, kış damları ve taş ocaklar... Orduzu'nun geleneksel mutfak kültürü; unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri, yemek gelenekleri ve yaşam pratikleriyle adeta geçmişe açılan bir kapı aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Valiliği Malatya Kitaplığı Yayınları’nın "Malatya Mutfak ve Yemek Kültürü" isimli eserinden derlenen bilgilere göre; Battalgazi ilçesine bağlı Orduzu bölgesinin geleneksel mutfak mimarisi, araç-gereçleri ve nesilden nesile aktarılan zengin yemek reçeteleri, bölgenin köklü kültürel mirasını gözler önüne seriyor. "Hızna" adı verilen kiler-mutfaklardan "kış damı" kültürüne, unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerden ocak başı inanışlarına kadar geçmişin Orduzu mutfağı, adeta yaşayan bir tarih niteliği taşıyor.</p><p><img src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-5-malatyahaber-1.webp" alt="Gelinlere Yağda Yumurta, Ateşe Saygı! İşte Orduzu’nun Ilginç Mutfak Gelenekleri (5) Malatyahaber-1" width="1280" height="720"></p><p><strong>“ORDUZU’DA MUTFAKLAR EVİN KUZEYİNDE BULUNUR”</strong></p><p>Bir toplumun yaşam biçimini, coğrafyayla kurduğu bağı ve aile yapısını anlamanın en doğrudan yollarından biri mutfak kültürünü incelemektir. Malatya’nın tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan Battalgazi ilçesinin Orduzu bölgesinde de bu durum tüm canlılığıyla kendini gösteriyor. Malatya Valiliği Malatya Kitaplığı Yayınları kapsamında neşredilen "Malatya Mutfak ve Yemek Kültürü" kitabı, Orduzu’nun gastronomi mirasına ve ev içi yaşam pratiklerine ışık tutuyor. Raporda yer alan çarpıcı detaylara göre, Orduzu evlerinde mutfağın konumu bile tesadüfi olmayıp, doğrudan gıda muhafaza şartlarına göre tasarlanmış. Kitapta bu durum, "Orduzu’da mutfaklar, evin kuzeyinde bulunur. Bazen avluda da mutfak yerine geçen bir yer olabilir" ifadeleriyle aktarılıyor. Bölgede mutfağa verilen isim ve bu mekanın işlevselliği, Anadolu’nun pratik ev mimarisinin en somut örneklerinden birini oluşturuyor.</p><p><img src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-4-malatyahaber-1.webp" alt="Gelinlere Yağda Yumurta, Ateşe Saygı! İşte Orduzu’nun Ilginç Mutfak Gelenekleri (4) Malatyahaber-1" width="1280" height="720"></p><p><strong>"HIZNA" VE "KIŞ DAMI" ARASINDAKİ YAŞAM TRAFİĞİ</strong></p><p>Orduzu geleneksel mimarisinde mutfak, sadece yemek pişirilen bir alan olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Yayında belirtildiğine göre, "Mutfağa hızna denir. Hıznada büyük ambarlar bulunur. Nohut, mercimek, bulgur, buğday, un gibi yiyecekler burada saklanır." Anadolu insanının yokluk ve darlık dönemlerinde ürettiği pratik çözümler de yine bu ambar mimarisine yansımış. Nitekim kitapta, "Evlerin dar olması nedeniyle ambarlar oturma ve yatma amaçlı da kullanılır" denilerek ev içi alanların nasıl çok amaçlı tasarlandığı gözler önüne seriliyor.</p><p>Hızna içerisindeki düzen ve kullanılan eşyaların yerleşimi ise şu kelimelerle betimleniyor:</p><p>"Hıznada ambarın yanı sıra kap kacakların konduğu raflar, yiyecek çuvallarının konacağı makatlar vardır. Makatın altına ise büyük kap kacaklar (kazan, gazzik gibi) koyulur, aydınlatma amaçlı küçük taka gibi camları vardır."</p><p>Bu alandan yukarı kata uzanan merdivenler ise ailenin kış aylarındaki ana yaşam merkezine açılıyor. Eserde kış damı mimarisi ve işlevi hakkında, "Hıznadan bir merdiven ile üst kattaki oldukça büyük olan kış damına çıkılır. Kış damı, yemeğin piştiği, yendiği, ailenin oturup bazen yattığı bir bölümdür. Hıznadan alınan yiyecek malzemeleri kış damında pişirilir" bilgisi verilirken, mevsimlik geçişler için de "Yazın ise eyvandaki ocakta pişirilir. Kış damında davlumbazlı bir ocak ile bulaşık yıkamak için çark bulunur. Çarkın musluğu yoktur, ancak akarı vardır" detaylarına yer veriliyor.</p><p><img src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-3-malatyahaber-1.webp" alt="Gelinlere Yağda Yumurta, Ateşe Saygı! İşte Orduzu’nun Ilginç Mutfak Gelenekleri (3) Malatyahaber-1" width="1280" height="720"></p><p><strong>MUTFAKTA KULLANILAN OTANTİK ARAÇ-GEREÇLER VE GIDA SAKLAMA YÖNTEMLERİ</strong></p><p>Orduzu mutfağında kullanılan kap kacakların çeşitliliği, yemek kültürünün ne kadar derin olduğunu kanıtlar nitelikte. Teknolojinin henüz evlere girmediği dönemlerde kullanılan malzemeler kitapta şu şekilde listelenmiş durumda:</p><blockquote><p>"Hıznada gazzik (su ısıtmak için bakırdan büyük tencere, kazanın küçüğü), büyük teştler, terpoş, tahta kaşıklar, kepçe, kevgir, leğen, kemis, tava, çeşitli boylarda guşganalar, sitil, külek, gümgüm, sahanlar, saplı taslar, saplı tava, çeşitli boylarda su ve çorba tasları, don sitili (büyük kalaylı kova) gibi araç-gereçler kullanılır."</p></blockquote><p>Buzdolabının olmadığı dönemlerde gıdaların tazeliğini korumak için ise doğadan ve geleneksel yöntemlerden faydalanılmış. Kitaptaki verilere göre, "Yiyecekler hıznada veya avludaki su damının içinde saklanır. Etler, iplerle kuyulara sarkıtılır, bazen de tel dolaplarda saklanır; kahvaltılıklar selenin altında, süt, yoğurt ve artan yemekler ambarlarda, kuru gıdalar ile kışlık hazırlanan yiyecekler hıznada, tereyağı, peynir ve turşu küplerde, kurutmalar ise bez torbalarda muhafaza edilir." Yemeklerin pişirildiği ocaklar da büyük bir emekle hazırlanmakta olup, "Ocaklar taştan veya kiremitten yapılıp çamurla sıvanır. Öllük denilen beyaz topraklarla perdahlanır (cilalanır)."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><img src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-2-malatyahaber-1.webp" alt="Gelinlere Yağda Yumurta, Ateşe Saygı! İşte Orduzu’nun Ilginç Mutfak Gelenekleri (2) Malatyahaber-1" width="1280" height="720"></p><p><strong>OCAK BAŞI İNANIŞLARI: “ATEŞE SU DÖKÜLÜRSE MELEKLERİN KANADI YANAR”</strong></p><p>Orduzu’da ocak ve ateş kültürü etrafında şekillenen derin manevi inanışlar bulunuyor. Halk inanışlarına dair kitapta yer alan maddeler, bu kültüre duyulan saygıyı özetler nitelikte:</p><blockquote><p>"Ateşe su dökülürse meleklerin kanadı yanar."</p><p>"Ateşe su dökmek uğursuzluktur."</p><p>"Sac ve kara kazan yatsıdan sonra alınıp verilmez (Eğer alınıp verilirse evden cenaze çıkacağına inanılır.)."</p></blockquote><p>Diğer yandan, Orduzu’da profesyonel aşçılık unvanları bulunmasa da toplumsal törenlerde ön plana çıkan maharetli kadınlar var. Kitapta bu durum, "Orduzu’da yemek yaparak özel unvan kazanmış kişiler yoktur. Ancak yemek yapılacak yerleşim yerinin, yaşça ileri ve becerikli kadınlarına bu iş yaptırılır. Yemek yapımını kendi büyüklerinden, anne ve kayınvalidelerinden öğrenirler" şeklinde ifade ediliyor. Bu kadınların emeklerinin karşılığı ise yine geleneksel bir zarafetle ödenmiş: "Yemek pişirmenin karşılığında, pişirenin ihtiyacı ne ise o kendisine hediye olarak verilir. Örneğin; koyun veya kuzu, şalvarlık, elbiselik kumaş, bohça, havlu veya çoraptan herhangi biri veya birkaçının yanında bir miktar da para verilir. Yemek yapan ve yaptıran kişi birbirine yakın ise bu iş hatır için yapılır."</p><p><img src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-1.jpg" alt="Gelinlere Yağda Yumurta, Ateşe Saygı! İşte Orduzu’nun Ilginç Mutfak Gelenekleri (1)" width="1280" height="720"></p><p><strong>ÖĞÜNLER VE BELİRLİ GÜNLERİN VAZGEÇİLMEZ LEZZETLERİ</strong></p><p>Yayından edinilen bilgilere göre Orduzu’da sabah, öğle ve akşam öğünlerinin kendine has ritüelleri mevcut. Sabahları nadiren çay içilirken, "Kahvaltıda çorba içilir ve akşamdan kalan yemekler yenir" Öğle ve akşam menülerinde ise ağırlıklı olarak Malatya mutfağının kalbi sayılan köfteler ve sebze yemekleri yer alır: "Öğle yemeklerinde biber kavurması (biberin tandır közünde pişirilmesi), sümüd pilavı (çok ince bulgur) salata, bulgur pilavı, soğan, ayran, köfte çeşitleri (sıkma, ekşili, analıkızlı, tiritler, yumru köfte; kabaklı, mercimekli, yoğurtlu köfte, pat köfte (etsiz bulgurlu sarma), elmalı köfte, patlıcanlı tava veya türlü, yoğurtlu çorba gibi yiyecekler tüketilir."</p><p><strong>“GELİN OLACAK KIZA DA BİR GELENEK OLARAK YAĞDA YUMURTA YEDİRİLİR”</strong></p><p>Hayatın dönüm noktaları olan lohusalık, düğün, cenaze ve bayram gibi günlerde de mutfak hummalı bir çalışmaya sahne olur. Örneğin; "Lohusa kadınlara, kuymak, yağda yumurta, pekmez, tereyağı (eritilir), kızılcık şerbeti, erik pelverdesi yedirilir. Gelin olacak kıza da bir gelenek olarak yağda yumurta yedirilir." Cenaze evlerinde ise acıyı paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olarak, "Cenaze defninden sonra un helvası ekmek arasına koyularak dağıtılır." ve "Komşular üç gün boyunca cenaze evine yemek götürürler. Bunlar; etli pilav, fasulye tiridi, pilav, tava ve ayrandır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tahir Özçelik</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Malatya Haberleri</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gelinlere-yagda-yumurta-atese-saygi-iste-orduzunun-ilginc-mutfak-gelenekleri-1-malatyahaber-1.webp" type="image/jpeg" length="65558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu'nun en zengini olabilir: Malatya'da neolitik keşif!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-bulunan-resimli-magaralar-bilimsel-kayit-altina-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyada-bulunan-resimli-magaralar-bilimsel-kayit-altina-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Darende Tohma Kanyonu'ndaki resimli mağaralar, bilim insanlarının titiz çalışmasıyla gün yüzüne çıktı. İlk bulguların Neolitik dönemi işaret ettiği mağaralarda, defineci tahribatına karşı acil koruma çağrısı yapıldı. İşte bilim dünyasını heyecanlandıran o çalışma...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Darende ilçesinde yer alan Tohma lokasyonundaki resimli mağaralar, yürütülen bilimsel çalışmalarla kayıt altına alınarak akademik literatüre kazandırılıyor. Bilimsel açıdan yeterince belgelenmeyen alan, disiplinler arası bir araştırma ekibinin incelemeleri sonucunda yeni bulgularla gün yüzüne çıkarıldı.</p>

<p>İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Levent İskenderoğlu başkanlığında yürütülen çalışmaya İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa ve Fırat Üniversitesinden arkeolog ve jeologlar katıldı. Alanın bilimsel olarak kayıt altına alınmasını amaçlayan çalışma kapsamında mağaralarda detaylı inceleme ve belgeleme faaliyetleri gerçekleştirildi.</p>

<p>'Anadolu'nun en zengin resimli mağaralarından biri olabilir'</p>

<p>Araştırmalar sırasında 3'lü mağara sisteminin tespit edildiğini belirten İskenderoğlu, mağara galerilerinde yoğun insan ve hayvan figürleriyle karşılaştıklarını ifade etti. Mağara duvarlarında kırmızı aşı boyasıyla yapılmış ve insan parmağıyla çizildiği düşünülen çok sayıda figür bulunduğunu söyleyen İskenderoğlu, farklı dönemlere ait izlerin de dikkat çekici olduğunu vurguladı. İskenderoğlu, 'Yakından bakıldığında yer yer üslup değişiklikleri, boya ve pigment dokusunda eski ve yeni dönemlere işaret eden farklılıklar görüyoruz. Bu durum bize alanın binlerce yıldır kullanılmış olabileceğini düşündürüyor. Burası farklı dönemlerde insanların tekrar tekrar geldiği, sembolik anlam yüklediği bir düş alanı olabilir' dedi.</p>

<p>'El izleri dikkati çekiyor'</p>

<p>Mağara duvarlarında bulunan el izlerinin çalışma ekibini en çok etkileyen unsurlardan biri olduğunu belirten İskenderoğlu, bu izlerin insanın kalıcılık arayışını yansıttığını ifade ederek, 'Özellikle el izleri çok dikkatimizi çekti. Bunları insanın ölümlülüğe karşı gösterdiği bir direnç olarak değerlendirdik. İnsan elini oraya kaydederek kendisinden bir iz bırakmak istemiş olabilir. Çizgi, insanlığın yaklaşık 70 bin yıldır kullandığı temel ifade biçimlerinden biri. Burada bunun çok eski ve etkileyici örneklerinden biriyle karşılaştık' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mağara resimlerinin yalnızca sanatsal değil, aynı zamanda toplumsal yaşam açısından da önemli veriler sunduğunu belirten İskenderoğlu, figürlerde yabani ve evcil hayvanların birlikte tasvir edildiğini dile getirdi.</p>

<p>'İlk bulgular neolitik döneme işaret ediyor'</p>

<p>Mağaraların kesin yaşının yapılacak bilimsel analizlerle ortaya çıkacağını belirten İskenderoğlu, 'Henüz net bir tarih vermek mümkün değil ancak ilk gözlemlerimiz bazı izlerin Neolitik döneme işaret ettiğini gösteriyor. Kesin sonuçlar karbon-14 ve UTH analizlerinin tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Bu alan tüm insanlığın ortak mirasıdır'</p>

<p>Araştırma sırasında mağarada definecilik faaliyetlerinden kaynaklanan tahribat izlerine rastladıklarını söyleyen İskenderoğlu, alanın korunması için acil önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Tohma'daki resimli mağaraların gelecekte önemli bir kültür turizmi merkezi olabileceğini ifade eden İskenderoğlu, 'Gerekli koruma önlemleri alınır ve ziyaret altyapısı oluşturulursa burası hem bölgemiz hem de Türkiye için önemli bir turizm noktası olabilir. Bu alan sadece bize ait değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası niteliğinde. Bu nedenle korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-bulunan-resimli-magaralar-bilimsel-kayit-altina-aliniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/agency/iha/malatyada-bulunan-resimli-magaralar-bilimsel-kayit-altina-aliniyor.jpg" type="image/jpeg" length="98013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paris’teki Louvre Müzesi’nde gizlenen Malatya gerçeği! 135 yıllık sır]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük ve en çok ziyaret edilen sanat üssü Louvre Müzesi, milyarlarca dolarlık dev koleksiyonunda Anadolu'nun kalbinden koparılan eşsiz bir hazineyi barındırıyor. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Malatya Arslantepe Höyüğü’nden 1891 yılında çıkarılan ve Fransa'ya götürülen Hitit Kralı Maradas’ın "Geyik Avı" kabartması, yıllar sonra yapılan arşiv taramasıyla Paris'te ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan, 73 bin metrekarelik devasa sergi alanı ve 500 binden fazla eseriyle dünyanın en büyük müzesi unvanını taşıyan Louvre Müzesi’nde Malatya izi…</p>

<p>Tarihi 12. yüzyıla kadar uzanan, Fransız Devrimi’nin ardından 1793’te halka açılan ve Leonardo da Vinci'nin dünyaca ünlü "Mona Lisa" tablosuna da ev sahipliği yapan bu ikonik müzede, Malatya’nın köklü tarihini yansıtan çok önemli bir eser sergileniyor.</p>

<p><img alt="Paris’teki Louvre Müzesi’nde Gizlenen Malatya Gerçeği! 135 Yıllık Sır (4) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir-4-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>ARSLANTEPE’DEN LOUVRE MÜZESİ’NE UZANAN SÜREÇ VE DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR</strong></p>

<p>Bu bağlamda, 1891 yılında Malatya’da Arslantepe Höyüğü'nden çıkarıldığı belirlenen Hitit Kralı Maradas'ın geyik avı kabartması da Fransa'nın Louvre Müzesi'nde sergileniyor. Bahsi geçen bu değerli parça, yapılan arşiv taramaları neticesinde Fransa’nın Louvre Müzesi'nde bulundu.</p>

<p><img alt="Paris’teki Louvre Müzesi’nde Gizlenen Malatya Gerçeği! 135 Yıllık Sır (3) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir-3-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>“1891 YILINDA SATIN ALINDI” İFADESİ YAZILI</strong></p>

<p>Müzenin resmi internet sitesinde eser ile ilgili yer alan bilgilere göre; Malatya'da keşfedilen bu kabartma, o dönem sarayların ve resmi binaların duvarlarının alt kısmına uygulanmıştı. Kral Maradas'ın adıyla yazılan kabartmada yer alan ayrıntılar, eserin Milattan Önce 11. yüzyılda yapıldığını ortaya koyuyor. O dönem çıkan haberlerde, Malatya’da çıkarılan eserle ilgili olarak yapılan teknik açıklamada yer alan bir ibare ise oldukça dikkat çekmişti. Müze kayıtlarında, bu nadide kabartma için resmi olarak ‘1891 yılında satın alındı’ ifadesinin yazılı olduğu görüldü. 1891 yılında Malatya'daki Arslantepe Höyüğü'nden çıkarıldığı tescillenen bu eser, o tarihten bu yana Paris'te bulunuyor.</p>

<p><img alt="Paris’teki Louvre Müzesi’nde Gizlenen Malatya Gerçeği! 135 Yıllık Sır (1) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir-1-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>TÜRKİYE ESERİN İADESİ İÇİN RESMİ SÜRECİ BAŞLATTI</strong></p>

<p>Uzun yıllardır Fransa'da sergilenen ve Malatya’nın köklü tarihini yansıtan Hitit Kralı Maradas'ın geyik avı kabartmasının yeniden Türkiye'ye kazandırılması için resmi makamlar harekete geçti. Yapılan arşiv taramalarıyla eserin müzedeki varlığının netleşmesinin ardından, söz konusu kültür varlığının Türkiye’ye iade edilmesi amacıyla yasal süreç başlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu doğrultuda, dönemin Malatya Valisi Ali Kaban imzalı resmi talep yazısı, yasal işlemlerin yürütülmesi adına Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne gönderildi. Malatya Arslantepe Höyüğü'nden çıkarılarak Fransa'ya götürülen ve Louvre Müzesi kayıtlarında 1891 yılında satın alındığı belirtilen M.Ö. 11. yüzyıla ait bu tarihi kabartmanın iade süreci, bakanlığa gönderilen bu resmi yazı ile takibe alınmış oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Tahir Özçelik</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Malatya Haberleri</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/paristeki-louvre-muzesinde-gizlenen-malatya-gercegi-135-yillik-sir-2-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="86376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürgünlerle geçen bir ömür, silinmeyen bir iz: Mutasavvıf Şair Niyâzî-i Mısrî kimdir?]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/surgunlerle-gecen-bir-omur-silinmeyen-bir-iz-mutasavvif-sair-niyazi-i-misri-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/surgunlerle-gecen-bir-omur-silinmeyen-bir-iz-mutasavvif-sair-niyazi-i-misri-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerinden birine fikirleri, şiirleri ve dik duruşuyla damga vuran Halvetiye tarikatının Mısriyye kolu kurucusu Niyâzî-i Mısrî, saraydan sürgüne uzanan 76 yıllık çileli ömrüyle tarihe geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medrese eğitiminden tasavvuf hırkasına, ordu maneviyatını yükselttiği seferlerden Limni Adası'ndaki zincirli sürgün günlerine kadar her anı adeta bir romanı andıran ulu mutasavvıf, geride bıraktığı on ciltten fazla eserle vefatının üzerinden asırlar geçse de hâlâ Anadolu irfanını aydınlatmaya devam ediyor.</p>

<p><strong>MALATYA’DAN MISIR’A UZANAN İLİM YOLCULUĞU</strong></p>

<p>Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının en özgün simalarından biri olan Niyâzî-i Mısrî, 9 Mart 1618 tarihinde Malatya’nın Aspozi (günümüzdeki adı Soğanlı) kasabasında dünyaya geldi. Asıl adı Mehmed olan bu dahi çocuğun babası, yörenin ileri gelenlerinden Nakşibendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi’ydi. İlk eğitimini babasının ikliminde alan Mehmed, ilim tahsilini derinleştirmek amacıyla o dönemin en önemli bilim merkezlerinden biri olan Mısır’a gitti. Burada gösterdiği üstün başarı ve aldığı derin eğitim sebebiyle hayatı boyunca gururla taşıyacağı "Mısrî" mahlasını kazandı. Şiirlerinde ise "Niyâzî" adını kullanarak gönül dünyasının kapılarını araladı. Farklı coğrafyalardaki çeşitli medreselerde eğitim görerek hem zahiri hem de batıni ilimlerde (tasavvuf bilgisi) kendini yetiştirdi.</p>

<p><img alt="Sürgünlerle Geçen Bir Ömür, Silinmeyen Bir Iz Mutasavvıf Şair Niyâzî I Mısrî Kimdir (1) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/surgunlerle-gecen-bir-omur-silinmeyen-bir-iz-mutasavvif-sair-niyazi-i-misri-kimdir-1-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>KUTLU BİR HİLÂFET, LEHİSTAN SEFERİ VE BİTMEYEN SÜRGÜNLER</strong></p>

<p>Niyâzî-i Mısrî için dönüm noktası, 1655 yılında Halveti şeyhi Ümmi Sinan’dan hilâfet alarak irşada (halkı doğru yola çağırma) mezun kılınması oldu. Memleketin dört bir yanında verdiği etkili vaazlarla şöhreti hızla yayıldı. Öyle ki Sultan IV. Mehmed, ordunun maneviyatını yükseltmesi amacıyla onu Lehistan seferine davet etti. Ancak onun bu yükselişi ve Vahdet-i Vücud (varlığın birliği) görüşüne olan sarsılmaz bağlılığı, dönemin bazı çevrelerini rahatsız etti. Hakkında çıkarılan asılsız iftiralar neticesinde Limni Adası’na sürgüne gönderildi. Bu çileli sürgün hayatında ona, kendisinden sonra şeyhlik makamına yükselecek olan sadık müridi Azbi Mustafa Efendi eşlik etti. Adada tam 15 yıl boyunca ağır şartlar altında yaşayan Mısrî, ölümünden bir yıl önce affedilerek Bursa’ya döndü. Ancak fikirlerinden taviz vermeyen duruşu sebebiyle Bursa Kadısı’nın şikayeti üzerine yeniden Limni Adası’na sürgün edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KUŞLUK VAKTİNDE GELEN VEDA VE ÖLÜMSÜZ ESERLER</strong></p>

<p>Osmanlı sarayının ve adliye mekanizmasının baskılarına rağmen inandığı yoldan dönmeyen büyük mutasavvıf, 16 Mart 1694 senesinde, bir çarşamba günü kuşluk vaktinde sürgün yeri olan Limni Adası’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi, yine aynı adada bulunan türbesine defnedildi.</p>

<p>Arkasında Türkçe ve Arapça dillerinde kaleme alınmış manzum (şiirsel) ve mensur (düzyazı) on ciltten fazla ölümsüz eser bıraktı. Aruz ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde Nesimî ve Fuzulî'nin coşkulu ve derin tarzından etkilenen, hece ölçüsünü kullandığı şiirlerinde ise adeta bir Yunus Emre edasıyla konuşan Niyâzî-i Mısrî, Türk tasavvuf edebiyatının en zengin kütüphanelerinden birini kurdu. Günümüze kadar ulaşan ve hâlâ büyük bir hayranlıkla okunan başlıca eserleri şunlar:</p>

<p>Risaletü't-Tevhid</p>

<p>Şerh-i Esma-i Hüsnâ</p>

<p>Sûre-i Yusuf Tefsiri</p>

<p>Şerh-i Nutk-ı Yunus Emre</p>

<p>Risale-i Eşrât-ı Saat</p>

<p>Tahirnâme</p>

<p>Fatihâ Tefsiri</p>

<p>Sûre-i Nûr Tefsiri</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mutlu Sarıgül</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Malatya Haberleri</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/surgunlerle-gecen-bir-omur-silinmeyen-bir-iz-mutasavvif-sair-niyazi-i-misri-kimdir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 19:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/surgunlerle-gecen-bir-omur-silinmeyen-bir-iz-mutasavvif-sair-niyazi-i-misri-kimdir-2-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="83963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beydağı’nda yatan zat her yıl uyanıp aynı soruyu soruyor! Malatya’nın tüyler ürperten efsanesi]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’ya tepeden bakan Beydağı’nın zirvesinde uyuduğuna inanılan bir ermiş, her sonbahar aynı soruyu soruyor: “Ova altın sabanla sürülüyor mu?” Yüzyıllardır anlatılan bu efsane, toprağın bereketini ve refah özlemini simgeleyen güçlü bir miras olarak yaşamayı sürdürüyor. İşte Beydağı ve altın saban efsanesi…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fırat Kalkınma Ajansı’nın kültür yayınları arasında yer alan "Fırat'ın Efsaneleri Malatya" kitabında gün yüzüne çıkan "Altın Saban ve Beydağı Efsanesi", Malatya topraklarının bereketini ve yüzyıllardır süregelen zenginlik arzusunu mistik bir hikayeyle geleceğe taşıyor. Dağın zirvesinde uyuyan bir ermişin, ovanın hak ettiği değere kavuşacağı günü beklediği o kadim inanış, Anadolu insanının toprağa olan saygısını gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="Beydağı’nda Yatan Zat Her Yıl Uyanıp Aynı Soruyu Soruyor! Malatya’nın Tüyler Ürperten Efsanesi (7) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-7-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Anadolu’nun her köşesi, insanı toprakla, dağı nehirle bağlayan benzersiz hikayelerle örülü. Bu hikayelerin Malatya coğrafyasındaki en etkileyici simgelerinden biri, şehre tepeden bakan ve bereketli sularıyla ovayı besleyen Beydağı… Ardıç ve çam ağaçlarının bulutlara uzandığı, temiz havasıyla can verdiği bu dağ, sadece doğasıyla değil, bağrında sakladığı mistik bir inanışla da Malatya’nın hafızasında yer tutuyor. Fırat Kalkınma Ajansı tarafından yayımlanan "Fırat'ın Efsaneleri Malatya" kitabında derlenen anlatı, Beydağı’nın zirvesinde zamansız bir uykuda olan bir ermişin ve onun "Altın Saban" sorusunun gizemini anlatıyor.</p>

<p><img alt="Beydağı’nda Yatan Zat Her Yıl Uyanıp Aynı Soruyu Soruyor! Malatya’nın Tüyler Ürperten Efsanesi (5) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-5-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>RİVAYETE GÖRE…</strong></p>

<p>Yöre halkı arasında kuşaktan kuşağa aktarılan rivayete göre, Beydağı’nın ulaşılamaz yüceliklerinde, sonsuzluk uykusuna dalmış ulu bir ermiş yaşamaktadır. Bu ermiş, her yıl sonbahar gelip de tarlalarda çift sürme, ekim zamanı başladığında derin uykusundan uyanır ve ovaya doğru seslenir: “Malatya Ovası altın sabanla sürülüyor mu?” Ancak her defasında toprağın henüz o nihai berekete ve değere ulaşmadığını simgeleyen olumsuz bir yanıt alıyor ve mahzun bir şekilde yeniden sonsuz uykusuna geri dönüyor. İnanışa göre, eğer bir gün bu soruya "Evet" cevabı verilirse, ermiş uykusundan tamamen uyanıp yeniden dirilecek.</p>

<p><img alt="Beydağı’nda Yatan Zat Her Yıl Uyanıp Aynı Soruyu Soruyor! Malatya’nın Tüyler Ürperten Efsanesi (2) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-2-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR?</strong></p>

<p>Yöre insanının bu mistik hikayeden çıkardığı anlam ise oldukça derin. Ermiş, aslında Malatya Ovası’nın doğru ve iyi işlendiği takdirde orada yaşayan insanlara altın değerinde bir zenginlik sunacağını müjdeliyor. Toprağın değerini bilen, onu layığıyla işleyen bir toplumun refah içinde yüzeceğini, öyle ki tarlaları süren sabanların bile altından yapılacağı bir bolluk döneminin geleceğini sembolize ediyor.</p>

<p><img alt="Beydağı’nda Yatan Zat Her Yıl Uyanıp Aynı Soruyu Soruyor! Malatya’nın Tüyler Ürperten Efsanesi (3) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-3-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>TOPRAĞA SEVGİYLE BAĞLI BİR KÜLTÜRÜN İZLERİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün Malatya, kayısısıyla, hububatıyla ve bereketli topraklarıyla Anadolu’nun parlayan yıldızlarından biri olmaya devam ediyorsa, bunun arkasında toprağa sevgiyle bağlı bir kültürün izleri bulunuyor. Fırat Kalkınma Ajansının bahsi edilen kitabında yer alan o duygulu satırlarda da denildiği gibi; şahin bakışlı, deli Fırat akışlı, keklik sekişli Beydağı, bir gün o ovanın tamamen "altın sabanlarla" sürüleceği, yani hak ettiği en yüksek refah seviyesine ulaşacağı günü vakur duruşuyla beklemeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="Beydağı’nda Yatan Zat Her Yıl Uyanıp Aynı Soruyu Soruyor! Malatya’nın Tüyler Ürperten Efsanesi (6) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-6-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mutlu Sarıgül</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Malatya Haberleri</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/beydaginda-yatan-zat-her-yil-uyanip-ayni-soruyu-soruyor-malatyanin-tuyler-urperten-efsanesi-1-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="70973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[800 yıldır tek bir çivi bile çakılmadı! Malatya’daki "Karadirek" yapısının gizli gücü]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/800-yildir-tek-bir-civi-bile-cakilmadi-malatyadaki-karadirek-yapisinin-gizil-gucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/800-yildir-tek-bir-civi-bile-cakilmadi-malatyadaki-karadirek-yapisinin-gizil-gucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Arapgir ilçesine bağlı tarihi Onar köyü, dünya mimarlık ve inanç tarihinin en sarsıcı, en az bilinen muammalarından birine ev sahipliği yapıyor. Resmi tarih kayıtlarında 1224 yılında kurulduğu belgelenen bu kadim yerleşim, adeta zamanın fizik kurallarına meydan okuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her şey 8 asır önce, Ahmet Yesevî dergâhında yetişen ve hocasından <i>"Sen bir er değil, on er gücündesin"</i> duasını alan Şeyh Hasan Onar’ın Orta Asya’dan Anadolu’ya göç etmesiyle başladı. Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubad Dönemi’nde yaşayan Şeyh, aşiretiyle birlikte yurt tutmak için dolaşırken bugün hala gürül gürül akan Arapgir'deki o meşhur pınarın başına ulaştı.</p>

<p>Namaz kılmadan önce elindeki kupkuru ahşap değneği toprağa saplayan Şeyh Hasan, selam verdiğinde gözlerine inanamadı: Kupkuru değnek saniyeler içinde toprağın bağrından can bulmuş ve filizlenmişti. Ancak bu tabiatüstü duruma sevinmek yerine derin bir kederle şu tarihi kehaneti fısıldadı:</p>

<p><strong>"Eyvah! Ben burada yurt tutmak istemezdim ama değneğim burada yeşerdi. Yurt yeri belli oldu."</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zaman, bu gizemli dervişi milimetrik olarak haklı çıkardı. Yıllar geçtikçe Şeyh Hasan’ın yerleştiği topraklara çevre köylüler birer birer sahip oldu ve o söz adeta bir mühür gibi gerçekleşti. Bugün o kuru değneğin filizlenmesiyle göğe yükselen devasa ulu ağaç, Şeyh Hasan’ın türbesinin yanı başında hala canlı bir şahit gibi nefes almaya devam ediyor.</p>

<p><strong>SELÇUKLU ORDUSUNU ŞOKA UĞRATAN MAĞARA VAKIASI</strong></p>

<p>Onar Dede’nin yaşadığı topraklardaki gizil güç, sadece yeşeren bir ağaçla sınırlı kalmadı; bizzat Selçuklu Devleti'nin askeri kayıtlarına geçen akılalmaz bir olayla mühürlendi. Alanya Kalesi’nin fethinde dervişlerinin üstün okçuluk yetenekleriyle büyük kahramanlıklar gösteren Şeyh Hasan, daha sonra bu topraklarda inzivaya çekilmişti. Sefer dönüşü yiyecekleri tükenen, atları açlıktan kırılma noktasına gelen Sultan Alâeddin Keykubad’ın 3 bini atlı, 3 bini yaya olmak üzere toplam 6 bin kişilik dev ordusunun yolu bu mağaraya düştü.</p>

<p>Bir mağarada ibadet eden aksakallı dervişin huzuruna çıkan Sultan, ordusunun çaresizliğini anlattı. İşte tam o an, mantık sınırlarını zorlayan o keramet gerçekleşti: Mağaradaki tek bir kazan aş ve sadece bir torba arpa, 6 bin askerin ve binlerce atın tamamını tıka basa doyurdu! Yaşlı erenin tek bir şartı vardı: <i>"Hiçbir asker atına çift ölçek yem vermeyecek."</i> Ancak bu mühre uymayarak gizlice çift yem yiyen bir at, oracıkta çatlayarak öldü. Bu sarsıcı vakıa karşısında saygıyla eğilen Sultan Alâeddin, o toprakları resmi vakıf senediyle tamamen Şeyh Hasan’a bıraktı.</p>

<p><strong>PASLANMAYAN MİRAS KARADİREK'İN AHŞAP ŞİFRELERİ</strong></p>

<p>Bugün Onar köyünü dünya kültür mirasının zirvesine taşıyan asıl unsur, Şeyh Hasan’ın elleriyle kurduğu ve 1224 yılından beri milimetrik olarak korunan <strong>Karadirek (Büyük Ocak)</strong> yapısıdır. Anadolu’nun en eski sivil ve inanç mimarilerinden biri olan bu yapı, orijinal ahşap kırlangıç tavan tekniğiyle, yani hiç çivi kullanılmadan ahşapların birbirine kenetlenmesiyle yapılmıştır. 800 yıldır ne tavanı çöktü, ne de ahşap gövdesi zamana yenik düştü. Yapının içindeki gizil güç, köylülerin nesiller boyu aktarılan muazzam koruma refleksiyle birleşerek günümüze ulaştı.</p>

<p>Bölge adeta bir destanlar coğrafyası: Kayınbabası Pir Baba’nın tek bir öfke tekmelesiyle toprağı ikiye yararak çıkardığı parmak kalınlığındaki <strong>"Cennet Pınarı"</strong> ve oğlu Bahşiş ile ok yarıştırdıkları, bugün bile kutsal ziyaretgah sayılan <strong>"Dikmetaş"</strong> mevkii... Babasıyla girdiği ok imtihanını kazanan Şeyh Bahşiş’in, <i>"İki baş bir kazanda kaynamaz"</i> diyerek Elazığ’ın Baskil ilçesine bağlı Ataf köyüne göç etmesiyle sonuçlanan bu kadim geçmiş, Malatya’nın Arapgir ilçesini dünya tarih mirasının en gizemli duraklarından biri haline getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/800-yildir-tek-bir-civi-bile-cakilmadi-malatyadaki-karadirek-yapisinin-gizil-gucu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/800-yildir-tek-bir-civi-bile-cakilmadi-malatyadaki-karadirek-yapisinin-gizil-gucu-3.jpg" type="image/jpeg" length="22195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görenler insan konvoyu sanıyor: Malatya’daki o alayın ürperten öyküsü!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/gorenler-insan-konvoyu-saniyor-malatyadaki-o-alayin-urperten-oykusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/gorenler-insan-konvoyu-saniyor-malatyadaki-o-alayin-urperten-oykusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın Battalgazi ilçesinde, uzaktan bakanların dev bir insan konvoyu zannettiği Gelincik Kayaları’nın hikayesi duyanların tüylerini diken diken ediyor. Kralın oğluyla evlenen dünya güzeli kızın, düğün günü unuttuğu o tek nesne asırlık bir efsaneye dönüştü. İşte Malatya'da nesilden nesile aktarılan o trajik olayın tüm detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya, binlerce yıllık köklü tarihiyle sadece büyük medeniyetlere değil, bağrından kopan ve duyanları hayrete düşüren asırlık hikayelere de ev sahipliği yapıyor. Bu efsanelerden en dikkat çekici ve hüzünlü olanı ise şüphesiz Battalgazi ilçesi Orduzu Mahallesi yakınlarında yükselen <strong>Gelincik Kayaları</strong>.</p>

<p>Uzaktan bakıldığında adeta ilerleyen dev bir düğün konvoyunu andıran bu doğa harikası taşların arkasında, asırlardır nesilden nesile aktarılan trajik bir geçmiş yatıyor. İşte UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki Arslantepe’den Değirmentepe’ye uzanan, zenginlik, aşk ve bir ananın yürek yakan bedduasıyla son bulan o gizemli öykü...</p>

<p><strong>ARSLANTEPE’NİN DİLLERE DESTAN GÜZELİ</strong></p>

<p>Efsaneye göre, bölgenin ilk yerleşim alanı olan Arslantepe’nin eteklerinde, yoksul bir anne ve güzelliği dillere destan olan kızı yaşardı. Geçimini birkaç koyunun sütü ve yünüyle sağlayan bu küçük aile, kendi halinde mütevazı bir hayat sürüyordu. Genç kızın güzelliği o kadar büyüleyiciydi ki, Arslantepe’deki her gencin hayali onunla evlenmekti. Ancak dul ananın, kızı gidince yalnız kalma korkusu kapısını çalan her dünürcüye olumsuz yanıt vermesine neden oluyordu. Ta ki o gizemli yolcu pınarın başında belirene kadar...</p>

<p><strong>PINAR BAŞINDAKİ RASTLANTI VE KRALIN OĞLUNUN SEVDASI</strong></p>

<p>Bir gün genç kız, anasının isteğiyle su doldurmak için mahallenin pınarına gitti. Sıra ona geldiğinde, susuzluktan kavrulan bir delikanlının sesi duyuldu: <i>“Kızlar, yolcuya verilecek bir tas suyunuz var mı?”</i></p>

<p>Genç kız, elindeki tası buz gibi suyla doldurup delikanlıya uzattı. O an göz göze gelen iki gencin kaderi sonsuza dek değişti. Kızın duru güzelliğine hayran kalan bu genç, sıradan bir yolcu değil, dönemin <strong>Değirmentepe Kralı’nın oğlu</strong>ydu. Sarayına dönen prens, babasının tüm itirazlarına rağmen Arslantepe’deki o garip ananın kızından başkasıyla evlenmeyeceğini haykırdı. Sonunda ikna olan kralın seçkin heyeti, yoksul evin kapısını çaldı ve şaşkınlık içindeki anadan "Evet" cevabını aldı.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gorenler-insan-konvoyu-saniyor-malatyadaki-o-alayin-urperten-oykusu-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>DÜĞÜN GÜNÜ UNUTULAN O EŞYA SONLARI OLDU!</strong></p>

<p>Kısa sürede hazırlıklar tamamlandı, bölge yöneticileri bu iki büyük yerleşimin akrabalığından ötürü adeta bayram etti. Düğün günü gelip çattığında, görkemli gelin alayı Arslantepe eteklerine vardı. Dünya güzeli gelin ata bindirildi ve Değirmentepe’ye doğru yola çıkıldı.</p>

<p>Ancak gelin alayı tam bugün <strong>Gelincik Kayaları</strong> olarak bilinen bölgeye geldiğinde gelin birden durdu. Anasının evinde çok önemli bir şeyi unutmuştu: <strong>Bir oklava.</strong></p>

<p>Gelinin isteği üzerine iki atlı hızla Arslantepe’ye, yoksul ananın evine geri döndü. Durumu öğrenen acılı anne, kızının koskoca kral sarayına gelin giderken evdeki basit bir oklavanın peşine düşmesine çok içerledi. Kızının kendisini yalnız bırakmasının da verdiği kırgınlıkla, yüreğinden kopan o dehşet verici bedduayı mırıldandı:</p>

<p><strong><i>"Gelinlik tacınla, elbisenle, atınla, askerinle, alayınla taş kesilesin!"</i></strong></p>

<p><strong>ASIRLIK DOĞA HARİKASI TAŞ KESİLEN DÜĞÜN ALAYI</strong></p>

<p>Ananın feryat eden bedduası o saniye kabul oldu. Atlıların dönmesini bekleyen muazzam düğün alayı; atlarıyla, askerleriyle, çeyizleriyle ve gelinliği içindeki o güzel kızla birlikte saniyeler içinde buz kesti ve devasa kayalıklara dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>O günden sonra bölge halkı, uzaktan bakıldığında gerçekten yürüyen bir düğün konvoyunu andıran bu heybetli kayalıklara <strong>Gelin Kayası</strong>, o yöreye de <strong>Gelincik Tepesi</strong> adını verdi. Bugün Malatya’ya gelen seyahat tutkunlarının ve yerli turistlerin en çok uğradığı noktalardan biri olan bu kayalıklar, bir ananın kırık kalbinin ve zamana meydan okuyan bir efsanenin en somut kanıtı olarak sessizliğini koruyor.</p>

<p><strong><i>UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü’ne oldukça yakın bir konumda bulunan Gelincik Kayaları, Malatya turizminin gizli kalmış cevherlerinden biridir. Kültürel mirasa ve gizemli Anadolu efsanelerine ilgi duyuyorsanız, Malatya seyahat listenize bu gizemli rotayı mutlaka eklemelisiniz.</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/gorenler-insan-konvoyu-saniyor-malatyadaki-o-alayin-urperten-oykusu</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/gorenler-insan-konvoyu-saniyor-malatyadaki-o-alayin-urperten-oykusu-2.jpg" type="image/jpeg" length="41409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın kaderini değiştiren 8 yıllık fırtına: Yavuz Sultan Selim'in "Yalnız doktrini"]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/dunyanin-kaderini-degistiren-8-yillik-firtina-yavuz-sultan-selimin-yalniz-doktrini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/dunyanin-kaderini-degistiren-8-yillik-firtina-yavuz-sultan-selimin-yalniz-doktrini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sarayları titreten kehanet, geçilemez çölü aşan irade ve Şark'ın sınır hattı... Doğu’nun ebedi şahini I. Selim'in tarih kitaplarında gizlenen askeri ve manevi portresi!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarih kitapları onun adını genellikle "Sert, Yavuz, Komutan" olarak yazar ve geçer. Ancak Osmanlı İmparatorluğu’nun 9. Padişahı I. Selim’in hikayesi, bir hükümdarın biyografisinden çok daha fazlasıdır. O, dünya güç dengelerini sadece 8 yılda altüst eden, Şark’ın ve Garp’ın ezberini bozan askeri, stratejik ve entelektüel bir dehaydı. Babası II. Bayezid’e karşı yaptığı ihtilalden, "geçilemez" denilen çölü aşan ordusuna; yazdığı gizemli Farsça şiirlerden, Hilafet sancağını İstanbul’a getirişine kadar her adımı adeta bir dâhinin ayak izleridir. İşte tarih sayfalarının arkasına saklanan, okuduğunuzda göğsünüzü kabartacak ve ufkunuzu açacak o bambaşka Yavuz Sultan Selim portresi...</p>

<p><strong>TAHTI TİTRETEN JEOPOLİTİK DEHA TRABZON’DA YAZILAN GİZLİ STRATEJİ</strong></p>

<p>Şehzade Selim, Amasya’da doğup Trabzon’da valilik yaparken sadece sınırları korumadı; adeta coğrafyanın kaderini okudu. Anadolu’yu içten içe tehdit eden Safevi yayılmacılığını İstanbul’daki saraydan bile önce fark etmişti.</p>

<p>Geleneksel tarih anlatısı onun tahta sadece "güç kullanarak" çıktığını söyler. Oysa Yavuz, askeri dehasını daha tahta çıkmadan, devletin bekası için babasının durgun politikasına karşı bir "varoluş mücadelesi" başlatarak kanıtlamıştı. O, Türk birliğini ve devletin ömrünü uzatmak için kendi konforundan vazgeçen, taht hırslısıyla değil, sarsılmaz bir vizyonerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇALDIRAN İKİ TÜRK HÜKÜMDARIN PSİKOLOJİK SAVAŞI</strong></p>

<p>1514 yılındaki Çaldıran Savaşı, sadece iki ordunun değil, iki büyük zekanın ve stratejinin çarpışmasıydı. Şah İsmail’in taktiklerine karşı Osmanlı ordusunun disiplinini ve ateşli silah teknolojisini birleştiren Yavuz, Şark’ın kilidini o gün açtı.</p>

<p><strong>"CESARET İNSANI ZAFERE, KORKAKLIK İSE ÖLÜME GÖTÜRÜR."</strong></p>

<p>Bu zafer, sadece bir toprak kazanımı değildi. Doğu Anadolu’nun sınır hatlarını ebediyen çizen, Turnadağ hamlesiyle Dulkadiroğulları’na son vererek Selçuklu’dan beri rüyası kurulan <strong>Anadolu Türk Siyasi Birliği’ni</strong> tek bir bayrak altında toplayan mühürdü.</p>

<p><strong>RİDANİYE VE SINIRLARI AŞAN MUCİZE SİNA ÇÖLÜ NASIL GEÇİLDİ?</strong></p>

<p>Dünya askeri tarihçilerinin bugün bile hayretle incelediği en büyük olay <strong>Mısır Seferi</strong>’dir. Büyük İskender’in ve Napolyon’un ordularının kırıldığı, "geçilemez" denilen Sina Çölü’nü, Yavuz Sultan Selim’in ordusu susuzluğa ve kavurucu sıcağa meydan okuyarak sadece birkaç günde geçti.</p>

<p>Bu inancın ve askeri disiplinin bir mucizesiydi. Mercidabık ve Ridaniye savaşlarıyla Memlük Devleti tarih sahnesinden silinirken, dünya tarihinin rotası da değişti:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>İlk Türk İslam Halifesi:</strong> İslam dünyasının liderliği ve kutsal emanetler İstanbul’a taşındı.</li>
 <li><strong>Mütevazı Bir Fatih:</strong> Kendisine "Mekke ve Medine’nin Hakimi" denildiğinde gözyaşlarıyla reddedip, <strong>"Hadimü'l-Haremeyn" (Kutsal Toprakların Hizmetkarı)</strong> unvanını seçti.</li>
 <li><strong>Küresel Ekonomi Kontrolü:</strong> Baharat Yolu tamamen Osmanlı’nın eline geçti ve Akdeniz bir Türk gölü haline gelmenin ilk büyük virajını döndü.</li>
</ul>

<p><strong>KÜPELİ PADİŞAH EFSANESİ VE ŞAİRİN YALNIZLIĞI</strong></p>

<p>Halk arasında Yavuz Sultan Selim’e ait olduğu sanılan o meşhur küpeli ve incili portre, aslında ona ait değildir; Safevi veya Şah İsmail tasvirlerine dayanır. Yavuz, sarayda ve hayatında sadeliği seçen, parmağındaki tek mühürle koskoca bir cihanı yöneten bir derviş gönüllüydü.</p>

<p>Sert çehresinin arkasında, kütüphanesini sefere götürecek kadar büyük bir entelektüel, Farsça divan kaleme alacak kadar hassas bir şair gizliydi. En yakın dostu ve musahibi Hasan Can’a söylediği son sözler, dünyayı dize getiren bir hükümdarın Allah karşısındaki o muazzam teslimiyetini gösteriyordu.</p>

<p><strong>8 YILLIK ÖMRE SIĞAN SONSUZLUK</strong></p>

<p>1520 yılında, "Şirpençe" adı verilen amansız bir hastalık yüzünden henüz 50 yaşındayken hayata gözlerini yuman I. Selim Han, arkasında ağzına kadar altınla dolu bir hazine, pürüzsüz bir Anadolu ve oğlu Kanuni Süleyman’a muazzam bir cihan imparatorluğu bıraktı.</p>

<p><strong><i>O, Türk milletinin tarihteki en keskin, en hızlı ve en vakur fırtınasıydı. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.</i></strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/dunyanin-kaderini-degistiren-8-yillik-firtina-yavuz-sultan-selimin-yalniz-doktrini</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/dunyanin-kaderini-degistiren-8-yillik-firtina-yavuz-sultan-selimin-yalniz-doktrini.jpg" type="image/jpeg" length="41875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da sütü azalan anneler yüzyıllardır o çeşmenin suyunu içiyor!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-sutu-azalan-anneler-yuzyillardir-o-cesmenin-suyunu-iciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyada-sutu-azalan-anneler-yuzyillardir-o-cesmenin-suyunu-iciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’nın tarih kokan sokaklarında, Poyraz Konağı’nın hemen karşısında yüzyıllardır şırıl şırıl akan tarihi bir çeşme, sadece susuzluğu gidermekle kalmıyor; ardındaki büyüleyici efsaneyle de duyanları hayrete düşürüyor. Eski Malatya Meydanbaşı Mahallesi’ndeki "Süt Pınarı" olarak bilinen bu çeşme, çaresiz kalan annelerin asırlık umudu olmaya devam ediyor. İşte kulaktan kulağa yayılan o inanılmaz hikâye...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu’nun her köşesi ayrı bir efsane, ayrı bir gizem barındırıyor. Bu köklü kültürün en canlı ve çarpıcı örneklerinden biri de Malatya’nın kalbi Battalgazi’de (Eski Malatya) yaşatılıyor. Meydanbaşı Mahallesi’nde bulunan ve yüzyıllardır akan tarihi bir çeşme, bölge halkı arasında kulaktan kulağa yayılan mucizevi bir inanışın merkezi konumunda.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-sutu-azalan-anneler-yuzyillardir-o-cesmenin-suyunu-iciyor-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>SÜTLÜ MİNARE’NİN 50 METRE AŞAĞISINDAKİ GİZEM</strong></p>

<p>Eski Malatya’nın sembol yapılarından Sütlü Minare’nin elli metre kadar aşağısında, Derme Kanalı’nın hemen yanında ve tarihi Poyraz Konağı’nın tam karşısında yer alan bu çeşme, bugün halk arasında "Süt Pınarı" olarak anılıyor.</p>

<p>Eski kayıtlarda adı "Ak Çeşme" olarak geçen bu yapının suyu, sadece serinlik hissi vermiyor; yeni doğum yapmış ve çaresiz kalmış annelerin de en büyük sığınağı oluyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-sut-pinari-cesmesi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>ÇARESİZ GELİNİN DUASI VE ÇEŞMENİN MUCİZESİ</strong></p>

<p>Yerel anlatılara göre, uzun yıllar önce Eski Malatya’da yaşayan genç bir gelin, nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya getirir. Ancak doğumdan kısa süre sonra genç annenin sütü aniden kesilir. Bebeğinin açlıktan feryat etmesi üzerine mahalle mahalle gezip sütanne arayan çaresiz gelin, kapı kapı dolaşsa da hiçbir çözüm bulamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz sıcağında, bitkin, kan ter içinde ve umutsuz bir şekilde evine dönerken Poyraz Konağı’nın karşısındaki Ak Çeşme’nin yanındaki yassı kayanın üzerine oturur. O an yaşananlar ise çeşmenin kaderini ve adını sonsuza dek değiştirir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Süt Beyaz Baloncukların Sırrı:</strong> Çeşmenin oluğundan akan berrak su, önündeki küçük havuza döküldükçe süt beyazı baloncuklar oluşturmaktadır.</li>
 <li><strong>Kana Kana İçilen Su:</strong> Gün boyu üzüntüden bir lokma yemeyen gelin, bu sudan kana kana içer ve Allah'a bebeğinin rızkını vermesi için gözyaşlarıyla dua eder.</li>
 <li><strong>Mucizevi Dönüşüm:</strong> Eve döndüğünde bebeğini kucağına alan annenin kurumuş göğsünden yeniden süt gelmeye başlar. Bebek iştahla emer, minik karnı doyar ve yüzüne yeniden kan gelir.</li>
</ul>

<p><img alt="" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-sut-pinari-cesmesi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>HAYVANLARIN SÜTÜ BOLLAŞSIN DİYE BİLE GETİRİYORLAR</strong></p>

<p>Bu mucizevi olayın ardından ailenin sadece bu çeşmeden su içmeye başlaması ve durumun komşular tarafından duyulmasıyla çeşmenin adı artık "Süt Pınarı" olarak kalır. Zamanla inanç o kadar güçlü bir hale gelir ki, bölgedeki kültürel dokunun ayrılmaz bir parçası olur:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Yeni doğum yapan ve sütü azalan anneler şifa niyetine yüzyıllardır bu çeşmeye akın ediyor.</li>
 <li>Bölge halkı, sadece insanların değil, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da sütünün bereketi artsın diye hayvanlarını bu tarihi çeşmeden suluyor.</li>
</ul>

<p>Yüzyıllardır insanları ve tüm canlıları suya doyuran bu tarihi yapı, bugün de Eski Malatya’nın en gizemli ve canlı kültürel miraslarından biri olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p>Kent hafızasına ışık tutan bu yerel efsane, Eski Malatya’nın sadece mimari yapılarıyla değil, asırlık hikayeleriyle de ne kadar zengin bir kültürel dokuya sahip olduğunu gösteriyor. Eski adı "Ak Çeşme" olan, günümüzde ise "Süt Pınarı" olarak anılan bu yapı gibi daha nice gizli kalmış Malatya değerlerini gün yüzüne çıkarmaya ve siz değerli okurlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz. Sizin de mahallenizde, köyünüzde bildiğiniz, kulaktan kulağa yayılan asırlık hikayeler varsa bizimle paylaşabilirsiniz.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-sutu-azalan-anneler-yuzyillardir-o-cesmenin-suyunu-iciyor-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-sutu-azalan-anneler-yuzyillardir-o-cesmenin-suyunu-iciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-sut-pinari-cesmesi-3.jpg" type="image/jpeg" length="26968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ucuz Sinema Bileti Nasıl Alınır? Kültür ve Turizm Bakanlığı Yeni Sinema Yönetmeliği Şartları Neler?]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/ucuz-sinema-bileti-nasil-alinir-kultur-ve-turizm-bakanligi-yeni-sinema-yonetmeligi-sartlari-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/ucuz-sinema-bileti-nasil-alinir-kultur-ve-turizm-bakanligi-yeni-sinema-yonetmeligi-sartlari-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni sinema yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu gelişmenin ardından milyonlarca sinemasever arama motorlarında bilet fiyatlarındaki yeni düzenlemeleri ve indirim oranlarını araştırmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peki, sinema biletlerinde yüzde 70 indirim nasıl uygulanacak, yeni kurallar kimleri kapsıyor? İşte sinema salonlarında başlayacak yeni döneme dair merak edilen tüm ayrıntılar...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, sinema sektörünü yakından ilgilendiren önemli bir adım attı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni yönetmelik, sinema biletlerinde uygulanacak indirim kurallarını ve oranlarını yeniden belirledi. Yeni dönemle birlikte film özel biletlerinden halk günlerine, öğrenci indirimlerinden internet satışlarına kadar pek çok alanda köklü değişiklikler yapıldı. Türkiye genelindeki tüm sinema salonlarında geçerli olacak bu düzenleme, film izleyicileri arasında büyük heyecan yarattı. Google üzerinde "sinema biletlerinde indirim şartları neler", "öğrenci sinema bileti ne kadar oldu" ve "sinema biletleri ucuzladı mı" sorguları hızla yükselişe geçti. İşte yeni sinema yönetmeliğinin getirdiği tüm indirim oranları ve detaylar.</p>

<h2>YENİ SİNEMA YÖNETMELİĞİ NEDİR VE NELERİ İÇERİYOR?</h2>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni yönetmelik, sinema biletlerindeki indirim politikalarını sistematik bir standarta bağlıyor. Düzenlemenin en dikkat çeken maddesini "film özel bileti" uygulaması oluşturuyor. Yeni kurallara göre film özel bileti, film yapımcısı ile gerçek ya da tüzel kişiler arasında yapılan özel anlaşmalar çerçevesinde, belirli bir film için satışa sunulan biletleri kapsıyor. Sinema salonu işletmecileri, tam bilet fiyatını baz alarak bu özel biletlerde yüzde 70'e varan oranlarda indirim uygulama hakkına sahip oluyor. Ayrıca bu biletler, tarafların kendi aralarında belirleyeceği sabit bir ücret üzerinden de doğrudan satışa çıkarılabiliyor.</p>

<p><img alt="Sinema Salonu Manşet 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/sinema-salonu-manset-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>SİNEMA BİLETİ İNDİRİM ORANLARI KAÇ OLDU? Kimler, Yüzde Kaç İndirimli Bilet Alabilecek?</h2>

<p>Yürürlüğe giren yeni yönetmelikte, toplumun farklı kesimleri için de kademeli indirim oranları net bir şekilde belirlendi. Öğrenciler, belirli yaş grubundaki izleyiciler, kamu çalışanları ve geleneksel halk günü kampanyalarından yararlanan sinemaseverler için indirim oranı sınırlandırıldı. Bu gruplar, tam bilet fiyatı üzerinden en fazla yüzde 40 oranında indirimli bilet satın alabiliyor.</p>

<p>Dezavantajlı gruplar ve özel seanslar için ise indirim sınırı daha yüksek tutuldu. Engelli vatandaşlar, şehit yakınları, gaziler, sabah seansını tercih edenler, kurumlara özel düzenlenen kampanyalar ve izleyici özel biletlerinde indirim oranı yüzde 50'ye kadar yükseliyor.</p>

<h2>İNTERNETTEN SİNEMA BİLETİ ALIRKEN EK İNDİRİM VAR MI?</h2>

<p>Yeni düzenleme, dijital kanallar üzerinden bilet alan sinemaseverleri de unutmuyor. İnternet üzerinden gerçekleştirilen bilet satışlarında, sinema salonlarının mevcut kampanyalarına ek olarak yüzde 10'a kadar daha fazla indirim yapılabilmesinin önü açıldı. Yönetmelik, izleyici özel biletleri ve film özel biletleri kapsamında sunulan tüm bu avantajların, uygulamaya dahil olan ve ülke genelinde faaliyet gösteren bütün sinema salonlarında geçerli olacağını zorunlu kılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/ucuz-sinema-bileti-nasil-alinir-kultur-ve-turizm-bakanligi-yeni-sinema-yonetmeligi-sartlari-neler</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/sinema-salonu.jpg" type="image/jpeg" length="80766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tam 3 hafta süren ritüel: Malatya'da o türbenin toprağını çamur yapıp bakın ne yapıyorlar!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital çağın tüm hızına rağmen, Eski Malatya’nın kalbinde 1200 yıllık sessiz bir gelenek fısıldıyor. Battalgazi’deki Horasan Baba Türbesi, asırlardır kulaktan kulağa yayılan ve duyanları hayrete düşüren "3 Çarşamba" ritüeline ev sahipliği yapıyor. İşte toprağın teselliye dönüştüğü o sıra dışı hikayenin perde arkası...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu’nun kadim toprakları, sadece tarihi yapıları değil, asırların ötesinden gelen esrarengiz insan hikayelerini de bağrında saklar. Bu mistik coğrafyanın Malatya’daki en çarpıcı merkezlerinden biri de hiç şüphesiz Battalgazi (Eski Malatya) ilçesinde bulunan tarihi Horasan Baba Türbesi. Araştırmalara göre geçmişi 8. veya 9. yüzyıla kadar uzanan bu sessiz mekan, bugünlerde mimarisinden ziyade nesillerdir kulaktan kulağa aktarılan ve tam 3 hafta süren o gizemli halk ritüeliyle gündemde…</p>

<p><img alt="Tam 3 Hafta Süren Ritüel Malatya'da O Türbenin Toprağını Çamur Yapıp Bakın Ne Yapıyorlar! (2)" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>KULAKTAN KULAĞA YAYILAN ASIRLIK İNANIŞ NEDEN ÇARŞAMBA?</strong></p>

<p>Horasan’dan Anadolu’ya gelerek bu topraklara manevi tohumlar ektiğine inanılan Horasan Baba’nın kabri, özellikle haftanın belirli günlerinde adeta sessiz bir ziyaretçi akınına uğruyor. Bölgedeki köklü halk inanışlarına ve kültürel rivayetlere göre; vücudunda su toplamış yaralar, geçmeyen alerjiler veya çeşitli cilt rahatsızlıkları olan vatandaşlar, asırlardır süregelen geleneksel bir halk reçetesinin izini sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halk arasındaki inanışa göre; türbe çevresinden dualarla alınan özel toprak, suyla karıştırılarak çamur haline getiriliyor. Hazırlanan bu çamur, bir merhem gibi yaralı veya alerjili bölgelerin üzerine sürülüyor. Ancak asırlardır kulaktan kulağa aktarılan bu uygulamanın en dikkat çekici kısmı, riayet edilmesi gereken katı zaman kuralı.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>3 haftalık kesintisiz gelenek</strong> Ziyaretçiler arasında nesillerdir aktarılan rivayetlere göre, bu geleneksel ritüelden bir sonuç alabilmek için uygulamanın <strong>hiç ara vermeden tam 3 hafta boyunca ve sadece Çarşamba günleri</strong> tekrarlanması gerektiğine inanılıyor.</p>

<p>Anadolu insanının yüzyıllardır toprakla, doğayla ve inançla kurduğu bu saf bağın, kültürel hafızanın korunmasında önemli bir rol oynuyor. Horasan Baba Türbesi'ndeki bu "3 Çarşamba" gizemi de, Malatya'nın somut olmayan kültürel mirasının en canlı örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>2013 YILINDA YAPILAN KAPSAMLI RESTORASYONLA KURTARILDI</strong></p>

<p>Zamana yenik düşme tehlikesi yaşayan ve uzun yıllar bakımsız kalan bu tarihi ve inanç mirası, 2013 yılında gerçekleştirilen vizyoner bir projeyle koruma altına alınmıştı. <strong>Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong> ile <strong>Battalgazi Belediyesi</strong>’nin ortaklaşa yürüttüğü titiz restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları sayesinde, yapının asırlık dokusu geleceğe miras bırakılacak şekilde ihya edildi.</p>

<p>Bugün hem Eski Malatya'nın tarih kokan sokaklarını keşfetmeye gelen turistlerin hem de asırlık rivayetlerin izini süren inanç ziyaretçilerinin ilk duraklarından biri olan Horasan Baba Türbesi, gizemli hikayesiyle daha çok uzun yıllar adından söz ettireceğe benziyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar-4-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/tam-3-hafta-suren-rituel-malatyada-o-turbenin-topragini-camur-yapip-bakin-ne-yapiyorlar-4.jpg" type="image/jpeg" length="81937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’ya birincilik getiren Şifa Sözlüğü görücüye çıktı]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'dan tüm Türkiye'ye çevre ve insanlık dersi. Tabletleri, telefonları ellerinden bırakan Malatyalı minikler, çöpe gidecek atıklardan Malatya birincisi bir şaheser çıkardı. İşte Malatya İnönü İlkokulu'nun ezber bozan o muhteşem sergisi. Busabah Medya’ya konuşan okul idaresi ve öğretmenler, minik ellerin büyüklere verdiği çevre ve insanlık dersinin detaylarını paylaştı. İşte o muhteşem sergi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya eğitim camiası, sadece bir okul sergisine değil, kentten tüm Türkiye'ye yayılacak toplumsal bir farkındalık hareketine ev sahipliği yaptı.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Malatya İnönü İlkokulu 4/B sınıfı öğrencilerinin, velilerinin ve öğretmenlerinin tam 4 yıl boyunca ilmek ilmek işlediği büyük emek, hayranlık uyandıran bir görsel şölene dönüştü.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-14.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın yürüttüğü İlimizin Zenginlikleri projesi kapsamında, Ekim 2025'te gerçekleştirilen yarışmada ilkokul kademesinde Malatya il birinciliği ödülünü alan "Şifalı Bitkiler Sözlüğü", serginin adeta yıldızı oldu.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Malatya'ya bu büyük gururu yaşatan ödüllü eserin yanı sıra öğrencilerin kendi elleriyle hazırladığı "El Sanatları Sözlüğü" ve "Meyveler Sözlüğü" de ziyaretçilerden tam not aldı.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-17.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><strong>"MALATYA'DAN BU BİLİNCİ TÜM TOPLUMA YAYMAK İSTEDİK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sergideki amacın sadece çevre koruma değil, Malatya'dan başlayan toplumsal bir uyanış olduğunu vurgulayan İnönü İlkokulu Müdürü Hayrettin Yılmaz,</p>

<blockquote>
<p>"Bu sergi, 4/B sınıfı öğretmenimizin öncülüğünde, öğrencilerimiz ve velilerimizin tam 4 yıl boyunca büyük bir inançla verdiği emeğin ürünüdür. Buradaki temel amacımız; topluma çevreyi nasıl koruyabileceğimizi ve okul olarak doğaya nasıl katkı sunabileceğimizi en etkili şekilde göstermekti.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-11.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Doğada aslında hiçbir şeyin atık olmadığını, evlerimizdeki malzemeleri dönüştürerek yeniden hayat verebileceğimizi anlatmak istedik. Öğretmenimizin bu süreçteki emeği çok büyük. Öğrencilerimiz ve velilerimizle el ele vererek, yoğun bir çabanın sonucunda bu şaheseri ortaya çıkardık. Umuyorum ki Malatya'dan yaktığımız bu meşaleyle, geleceğimiz adına herkeste güçlü bir çevre bilinci uyandırmayı başarmışızdır"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-13.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><strong>"MİNİK ELLERİN BU MUCİZESİ, BÜYÜKLERE ÇEVRE VE İNSANLIK DERSİDİR"</strong></p>

<p>Malatyalı çocukları ekranların esaretinden kurtarıp toprağa, doğaya ve üretime dokundurmayı hedeflediklerini belirten 4/B Sınıf Öğretmeni Deniz Akpolat ise,</p>

<blockquote>
<p>“Bugün dört yıllık emeklerin, gayretlerin, hayallerin görünür kılındığı bir gün. ‘4/B Geri Dönüşüm, Sıfır Atık ve Sanat Sergisi' çocuklarımızın sadece akademik olarak değil; çevreye duyarlı, doğaya saygılı ve sorumluluk sahibi birer birey olarak yetiştiklerinin en somut kanıtıdır. Onlar bugünün minikleri ama yarının dünyasını güzelleştirecek olan büyük yürekleridir.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-12.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Maalesef günümüzde internet dünyası ve dijital ortamlar, çocuklarımız arasındaki yüz yüze iletişimi neredeyse bitirdi. Eskiden sokaklarda kendi tahta oyuncağını kendi üreten, sokakta paylaşarak oynayan çocuklar vardı; şimdiyse ekran başında yalnızlaşan bir nesil var. İşte biz bu sergiyle çocuklarımızı o dijital dünyadan koparıp, yeniden 'üreten ve dokunan' çocukluğa döndürmek istedik.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-16.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Evlerdeki atık malzemeleri, kartonları, plastikleri elleriyle şekillendirirken hem kendi tasarımlarını ve sanatlarını ürettiler hem de arkadaşlarıyla gerçek anlamda iletişim kurmayı yeniden hatırladılar. Minik ellerin bu sıfır atık mucizesi, büyüklere hem çevre hem de insanlık dersidir”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-9.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-10.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Geri dönüşüm bilinciyle yoğrulan, Malatya birinciliği ile dijital yalnızlığa meydan okuyan bu sergi, izleyen tüm Malatyalıların hafızasında derin bir iz bıraktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET TEVFİK CİBİCELİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyaya-turkiye-birinciligi-getiren-sifa-sozlugu-gorucuye-cikti-7.jpg" type="image/jpeg" length="96327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[600 yıllık sükuneti bozan kubbe: Eski Malatya’nın baldaken şaheserindeki kutsal soy bilmecesi!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/600-yillik-sukuneti-bozan-kubbe-eski-malatyanin-baldaken-saheserindeki-kutsal-soy-bilmecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/600-yillik-sukuneti-bozan-kubbe-eski-malatyanin-baldaken-saheserindeki-kutsal-soy-bilmecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Malatya’da asırlardır zamana meydan okuyan Nefise Hatun Kümbeti, dış cephesinde tek bir harf barındırmayan dilsiz mimarisiyle gizemini koruyor. Eşsiz baldaken tarzı mimarisi ve içerisindeki mezar taşında saklı Kufi yazılarıyla 14. yüzyılın sonuna ışık tutan bu asırlık şaheser, halk arasında kulaktan kulağa yayılan kutsal soy rivayetiyle adeta sırrını koruyan bir muamma olmayı sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bazen en büyük hakikatler, tarih kitaplarının tozlu sayfalarında değil; gökyüzüne açılan asırlık bir kubbenin altında saklanır.<strong> Malatya'nın kalbi Battalgazi'nin (Eski Malatya)</strong> kadim topraklarında, yüzyıllardır zamana meydan okuyan <strong>Nefise Hatun Kümbeti</strong>, tam olarak böyle efsanevi bir muamma. Dış duvarlarında tek bir yapım kitabesi barındırmayan dilsiz mimarisiyle rüzgârı içeri alan bu <strong>baldaken tarzı şaheser</strong>, asıl hikayesini ve halk arasında kulaktan kulağa yayılan <strong>kutsal soy bilmecesini</strong> sadece içerisindeki o <strong>Kufi yazılı şahide taşıyla</strong> geleceğe fısıldıyor. <strong>İşte 14. yüzyılın sonundan günümüze uzanan o 600 yıllık sırrın perdeleri arkasındaki tüm detaylar...</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>DIŞ DUVARLARI SESSİZ AMA İÇERİDEKİ KUFİ YAZI SIRRI ÇÖZÜYOR</strong></p>

<p>Eski Malatya’nın inanç ve kültür turizmi haritasında çok özel bir yere sahip olan türbe, dışarıdan bakıldığında ne zaman yapıldığına dair net bir inşa kitabesi barındırmıyor. Yapının dış cephesindeki bu mutlak sessizlik, içeriye adım atıldığı an yerini kadim bir tarih anlatısına bırakıyor.</p>

<p>Kümbetin kesme taş zeminine yerleştirilmiş basit mezarın üzerinde bulunan <strong>şahide (mezar üstü) taşı</strong>, üzerindeki zamansız <strong>Kufi yazılarla</strong> adeta bir arşiv belgesi görevi görüyor. Tarihçiler ve araştırmacılar, mezar taşındaki epigrafik verileri inceleyerek bu sırlar sarmalı yapının <strong>XIV. yüzyılın (14. yüzyıl) sonunda</strong> inşa edildiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>EMİR SÜHRAB BEY’İN KIZI HACI NEFİSE HATUN VE KUTSAL SOY RİVAYETİ</strong></p>

<p>Şahide taşından elde edilen en net veri, bu asırlık anıtın içinde yatan isme ışık tutuyor. Tarihi kayıtlara ve mezar taşındaki ifadelere göre türbe, <strong>Emir Sührab Şeyh Hasan Bey’in kızı Hacı Nefise Hatun’a</strong> ait.</p>

<p>Ancak yapıyı asıl efsaneleştiren ve yüzyıllardır bölgenin en önemli manevi duraklarından biri haline getiren unsur, halk arasında kulaktan kulağa yayılan inanç köprüleri. Bölge halkı tarafından <strong>Peygamber Efendimiz (sav)’in kutsal soyundan</strong> geldiğine inanılan <strong>Hacı Nefise Hatun</strong>, bu güçlü rivayet sebebiyle türbeyi sadece tarihi bir mekân değil, duaların edildiği manevi bir sığınak haline dönüştürüyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>MİMARLIK DÜNYASINDA ENDER BİR ÖRNEK BALDAKEN TARZI MUAMMA</strong></p>

<p>50 metrekarelik bir alan üzerine kusursuz bir mühendislikle oturtulan kümbet, mimarlık literatüründe eşine az rastlanır bir estetiğe sahip. Geniş açıklıklı türbe mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olan <strong>“baldaken”</strong> tipinde inşa edilen yapı, 4 kemer geçişli tasarımıyla dikkat çekiyor.</p>

<p>Dışarıdan bakıldığında pencerelerle dışa açılan ancak tam anlamıyla klasik bir pencere ya da kapı olarak nitelendirilmeyen bu geniş açıklıklar, yapının mistik havasını pekiştiriyor. İçte yarım daire, dışta ise konik bir görünüme sahip olan kubbede <strong>tuğla örgü tekniği</strong> tercih edilirken, kemer geçişlerinde ise <strong>karışık malzeme ve moloz taş işçiliği</strong> göze çarpıyor. Mevcut yapısıyla zemin altında bir kripta (mezar hücresi) barındırmayan türbe, döneminin malzeme sentezini ve estetik dehasını günümüze taşıyor.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>2007 YILINDAKİ RESTORASYONLA GELECEĞE MİRAS KALDI</strong></p>

<p>Yüzyılların ve doğa şartlarının yıpratıcı etkisine karşı sarsılmaz bir sükunetle direnen Nefise Hatun Kümbeti, dijital çağda ve kültür turizminde yeniden keşfedilmeyi bekliyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından <strong>2007 yılında aslına sadık kalınarak titizlikle restore edildi</strong>.</p>

<p>Eski Malatya’nın bağrında, sessiz ama derin hikayesiyle ziyaretçilerini bekleyen bu baldaken şaheser, gizem dolu geçmişiyle hem tarih meraklılarını hem de manevi bir huzur arayanları kendine çekmeye devam ediyor.</p>

<p><strong><i>Dış duvarlarında tek bir harf barındırmayan ama içerisindeki o Kufi yazılı şahide taşıyla 600 yılı aşkın bir hikâyeyi günümüze fısıldayan Nefise Hatun Kümbeti, sadece bir taş yapı değil; bu toprakların manevi ve estetik ruhudur. Yerel hafızamızı diri tutmak, bu nadide baldaken şaheserleri aslına uygun koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve hak ettikleri turizm değerine ulaştırmak adına, sessiz kalmış tüm kadim değerlerimizin izini sürmeye ve onları siz değerli okurlarımıza taşımaya devam edeceğiz..</i></strong>.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nisa Taştan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/600-yillik-sukuneti-bozan-kubbe-eski-malatyanin-baldaken-saheserindeki-kutsal-soy-bilmecesi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/eski-malatya-nefise-hatun-kumbeti-baldaken-mimari-yapisi-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="63158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da tarihi maraton! İlk kez yapılmasına rağmen en iyisi mi yapıldı? Başkan Sami Er açıkladı]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Duruş Medya’ya yaptığı özel açıklamalarda, kentte ilk kez düzenlenen ve Türkiye’de büyük ses getiren Arslantepe Uluslararası Yarı Maratonu’nu değerlendirdi. Depremin izlerini silmeye çalışan Malatya’nın uluslararası arenadaki bu büyük başarısını aktaran Başkan Er, organizasyonun perde arkasını ve kentin turizm vizyonunu paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da ilk kez düzenlenmesine rağmen uluslararası arenada dev bir başarıya imza atan Arslantepe Yarı Maratonu’na dair Duruş Medya’ya çok özel açıklamalarda bulunan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 ülkeden 1.500 sporcunun katıldığı dev organizasyonun perde arkasını anlattı. Başkan Er, maratonun sadece bir spor etkinliği değil; depremle sarsılan Malatya’nın küllerinden yeniden doğuşunun ve dünyaya açılan yeni turizm vizyonunun bir sembolü olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>"GELECEĞİN MALATYA'SINI İNŞA EDİYORUZ"</strong></p>

<p>Başkan Sami Er, organizasyonun Malatya'nın geleceği için stratejik bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Olağanüstü güzel tepkiler aldım. Gerçekten şunu söyleyeyim: Özellikle bunun ismini niye Arslantepe Yarı Maratonu koyduk? Biz ‘Geleceğin Malatya'sını inşa ediyoruz’ dedik, değil mi? Geleceğin şehrini inşa ettik, ediyoruz ve bu süreç devam edecek. Geleceğin ekonomisini ve geleceğin turizmini oluşturacağız. İşte tam da bu noktada, özellikle Malatya turizminin öne çıkması için çabalıyoruz.”</p>
</blockquote>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>NEDEN ARSLANTEPE?</strong></p>

<p>Arslantepe Höyüğü'nün dünya tarihi açısından önemine ve son arkeolojik keşiflere değinen Er,</p>

<blockquote>
<p>“Bir kere Arslantepe, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan çok önemli bir değer. 7 bin yıllık bir höyük ve geçenlerde yapılan kazıda orada 3 bin yıllık bir fırın bulundu. Bu fırın, Malatya'daki fırın yemekleri kültürünün nereden geldiğini hep birlikte görmemizi sağlıyor. Dolayısıyla biz Arslantepe'nin ön plana çıkmasını istedik”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>"MALATYA KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUYOR"</strong></p>

<p>Maratonun sadece bir spor müsabakası değil, aynı zamanda bir dayanışma ve ayağa kalkış sembolü olduğunu vurgulayan Başkan Sami Er,</p>

<blockquote>
<p>“Bu Arslantepe organizasyonunda iki temel hedefimiz vardı: Birincisi, Malatya depremle yerle yeksan oldu ancak şimdi küllerinden yeniden doğuyor. Malatya'nın bu destansı ayağa kalkışını gerek Malatya kamuoyuna gerek Türkiye kamuoyuna gerekse dünya kamuoyuna duyurmaktı. Hedeflerimizden biri buydu. Diğeri ise, Malatya'nın turizmini ön plana çıkararak Arslantepe konusunda bir farkındalık oluşturmak ve insanların buraya gelmelerini sağlamaktı. Bu organizasyon artık her yıl kendini daha da güçlendirerek devam edecek”</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>"İLK KEZ YAPILAN BİR ETKİNLİĞİN EN İYİSİNİ YAPTINIZ"</strong></p>

<p>Uluslararası katılımın ve spor otoritelerinin organizasyona tam not verdiğini belirten Er, katılım sayılarını paylaşarak turnuvanın geleceğine dair şu müjdeleri verdi:</p>

<blockquote>
<p>“Atletizm Federasyonu Başkanı'nın aynen şu ifadesini aktarmak istiyorum: ‘İlk kez yapılan bir etkinliğin en iyisini yaptınız’ diyor. Bu olumlu geri dönüşleri bizler de gördük. Buraya tam 1.500 sporcu katıldı; bunların 26'sı elit sporcu, 500'ü ise milli atletlerden oluşuyordu. Tam 6 ülkeden sporcu geldi, yani burası uluslararası bir organizasyon oldu. İnşallah önümüzdeki yıl bunu daha da güçlendireceğiz. Halk koşusu, sınav dönemine denk geldiği için katılım biraz etkilendi. Eğer sınav dönemi olmasaydı Milli Eğitim'den ve Kredi Yurtlar Kurumu'ndan binlerce genç gelip bu turnuvaya katılacaktı. İnşallah önümüzdeki dönemde tarihi daha iyi ayarlayacağız.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Besime Güner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-tarihi-maraton-ilk-kez-yapilmasina-ragmen-en-iyisi-mi-yapildi-baskan-sami-er-acikladi-2.jpg" type="image/jpeg" length="48132"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'daki 800 yıllık mabette Hz. Muhammed şifresi]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu'nun tek örneği olan tarihi caminin kubbesinde, 18 bin alemin Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olan bağını simgeleyen sarmal bir hareket gizli. Tam merkezde birleşen o iki rengi görenler gözlerine inanamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuklu mirası Malatya Ulu Cami'nin kubbe mimarisindeki sarmal hareketin anlamı yürekleri titretiyor. Mor ve turkuaz çinilerin birleştiği o noktanın derin manası haberimizde.</p>

<p>Bütün her şeyin ve 18 bin alemin Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olan manevi irtibatını mimariye nakşeden muazzam bir sır, Malatya’da asırlardır yaşatılıyor. Tarihi Ulu Cami’nin kubbe iç yüzeyinde yer alan tuğla ve mozaik çiniler, kenarlardan merkeze doğru sarmal bir hareket oluşturarak daralıyor. Tüm evrenin Hz. Muhammed’e doğru yönelmesini simgeleyen bu sarmal mimari, kubbenin tam merkezinde biri mor, diğeri ise turkuaz renkte iki muazzam "Muhammed" yazısında birleşerek nihayete eriyor. Görsel bir şölen sunan bu detay, camiyi ziyaret edenleri derinden etkiliyor.</p>

<p><img alt="" height="504" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><strong>ANADOLU’DAKİ İLK VE TEK ÖRNEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya’nın Battalgazi (Eski Malatya) ilçesinde yer alan bu eşsiz mabet, Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında, 1224 yılında inşa edildi. Kitabesine göre mimarlığını Yakup bin Ebubekir el-Malati ve Mansur bin Yakup’un üstlendiği cami, dört eyvanlı planıyla İran’daki büyük Selçuklu camilerinin Anadolu’daki ilk ve tek örneği olma özelliğini taşıyor.</p>

<p><strong>FİRUZE VE PATLICAN MORU ÇİNİLER GÖZ ALIYOR</strong></p>

<p>Yapının tuğladan yapılmış kısımları ilk cami şeklini yansıtırken, taş olan bölümler ise daha sonra yapılan ilaveleri gösteriyor. Mihrap önü kubbesine bitişik; ortasında bahçesi ve havuzu bulunan iç avlu ise planın esasını meydana getiriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Caminin en göz alıcı süslemeleri arasında; firuze ve patlıcan moru çini mozaiklerden oluşan geometrik yıldızlar, geçmeler, kemer yüzündeki asırlık kitabe ve zikzak biçimindeki çini mozaiklerle kaplı sütunlar yer alıyor. Kubbe etekleri ise üçgenlerin geometrik sanatı şeklinde örgü tuğlalar ile süslenerek Selçuklu’nun dehasını günümüze taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET TEVFİK CİBİCELİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyadaki-800-yillik-mabette-hz-muhammed-sifresi-1.jpg" type="image/jpeg" length="24609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsmet İnönü’den sonra bir ilk! Malatya’nın 27 yıllık meclis çınarı: Mahmut Nedim Zabcı kimdir?]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/ismet-inonuden-sonra-bir-ilk-malatyanin-27-yillik-meclis-cinari-mahmut-nedim-zabci-kimdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/ismet-inonuden-sonra-bir-ilk-malatyanin-27-yillik-meclis-cinari-mahmut-nedim-zabci-kimdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de 27 yıl boyunca aralıksız milletvekilliği yapan, günü 24 saate bölen tarihi komisyonun sözcülüğünü üstlenen ve İsmet İnönü’den sonra Malatya’yı en uzun süre temsil eden Mahmut Nedim Zabcı’nın başarı, rekorlar ve vefa dolu siyasi kariyeri gün yüzüne çıktı. İşte çeyrek asırlık o hikayenin ezber bozan detayları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dicle Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğr. Gör. Dr. Mehmet Serkan Şahin tarafından kaleme alınan akademik çalışma, Malatya siyasi tarihinin bu dev çınarını tüm yönleriyle gün yüzüne çıkardı. Araştırma, Zabcı’nın 1923’ten 1950’ye kadar uzanan ve İsmet İnönü’den sonra TBMM tarihinde en uzun süre Malatya milletvekilliği yapan isim olmasını sağlayan 27 yıllık parlamento serüvenini, tüm yasama faaliyetleri, önergeleri ve kanun teklifleriyle gözler önüne seriyor.</p>

<p>1923’TE BAŞLAYAN PARLAMENTO HAYATI</p>

<p>Mahmut Nedim Zabcı, askeri bürokrasiden gelen kökeniyle yeni devletin inşasında aktif rol oynamaya hazır bir idealistti. Siyasi kariyeri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu meclisi niteliğindeki ve Türk inkılap tarihine yön veren en radikal kararların alındığı 1923 yılındaki İkinci Dönem TBMM ile başladı.</p>

<p>Zabcı, bu ilk meclis döneminde sıradan bir milletvekili olarak kalmadı; aksine devrimlerin mutfağında yer aldı. Bugün hayatımızın akışını belirleyen modern saat sistemine geçişte başroldeydi. Günü yirmi dört saate bölen ve saat sisteminin değişimini öngören kanun tasarısını hazırlayan komisyonun sözcülüğünü üstlendi. Bu yönüyle Zabcı, sadece Malatya’nın değil, modern Türkiye’nin gündelik yaşam pratiğinin şekillenmesinde de direkt katkı sahibi oldu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/ismet-inonuden-sonra-bir-ilk-malatyanin-27-yillik-meclis-cinari-mahmut-nedim-zabci-kimdir-2-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>DÖNEM DÖNEM MAHMUT NEDİM ZABCI</p>

<p>Mahmut Nedim Zzbcı; 1927, 1931, 1935, 1939, 1943 ve 1946 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından üst üste aday gösterilerek tam 7 dönem boyunca aralıksız mecliste yer aldı. 27 yıllık bu devasa yasama kariyerinin sayısal verileri ve dönemsel analizleri ise oldukça çarpıcı detaylar barındırıyor:</p>

<p>En Aktif Dönem (2. Meclis Dönemi): Cumhuriyetin ilk dört yılını (1923-1927) kapsayan bu hararetli süreç, Zabcı’nın performansının zirvesiydi. Genel kurulda 6 defa söz aldı, 16 önergeye ve 5 kanun teklifine imza attı. Sosyal inkılapların hazırlanması süreçlerine komisyon düzeyinde doğrudan katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>En Pasif Dönem (5. Meclis Dönemi): 1935-1939 yılları arasını kapsayan bu dönemde Mahmut Nedim Bey adeta derin bir sessizliğe büründü. Genel kurulda hiç söz almadığı gibi; önerge veya kanun teklifi gibi hiçbir yasama ve denetim faaliyetinde bulunmadı. Dr. Mehmet Serkan Şahin bu durumu, o yıllarda tamamen yerleşen "tek parti rejiminin" ve resmileşen "parti-devlet bütünleşmesinin" milletvekilleri üzerindeki tek tipleştirici etkisine bağlıyor.</p>

<p>Malatya Milletvekilleri Arasındaki Liderliği: Zabcı, dönemsel olarak kıyaslandığında kendi şehrinin milletvekilleri arasında tam bir performans lideriydi.</p>

<p>2. ve 3. Dönemlerde: En fazla önerge veren Malatya milletvekili oldu.</p>

<p>4. ve 8. Dönemlerde: En fazla kanun teklifi veren Malatya milletvekili unvanını aldı.</p>

<p>6. Dönemde: Dönem boyunca önerge ve kanun teklifi veren tek Malatya milletvekili olarak meclis kayıtlara geçti.</p>

<p>7. Dönemde: Hem en fazla önerge hem de en fazla kanun teklifi veren isim yine oydu.</p>

<p>EZBER BOZAN DETAY: 27 YILDA SIFIR SORU ÖNERGESİ!</p>

<p>Mahmut Nedim Zabcı’nın çeyrek asrı aşan siyasi hayatında en dikkat çekici hususlardan biri, meclis başkanlığına hiç soru önergesi vermemiş olmasıdır. Hükümet denetimi noktasında soru önergesi yoluna başvurmayan Zabcı, bunun yerine doğrudan kanun teklifleri ve çözüm odaklı genel önergelerle sonuca gitmeyi tercih etmiştir. Ayrıca, görevine olan bağlılığının bir göstergesi olarak, 27 yıl boyunca farklı dönemlerde toplamda sadece 5 ay izin kullanmıştır.</p>

<p>SİYASET ÜSTÜ BİR EĞİTİM SEVDASI</p>

<p>Mahmut Nedim Zabcı, Ankara'da yasama faaliyetlerini sürdürürken seçim bölgesi ve memleketi olan Malatya ile bağını hiçbir zaman koparmadı. Şehrin yerel sorunlarını meclis gündemine taşımak için çok sayıda önerge verdi ancak onun asıl büyük devrimi eğitim alanında oldu.</p>

<p>Eğitimi memleketin kurtuluşu olarak gören Zabcı, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlere üniversite eğitimi (yüksek tahsil) için giden Malatyalı gençlerin adeta hamisi oldu. Öğrencilerin en büyük çilesi olan barınma ve yurt sorununu çözmek adına "Okumuşu Çoğaltma ve Okuyanı Koruma Cemiyeti" bünyesinde olağanüstü bir seferberlik başlattı. Malatyalı gençlerin ceplerinden harçlıklarından, kalacakları güvenli yurtlara kadar her detayla bizzat ilgilendi.</p>

<p>"OYLARINIZI MAHMUT NEDİM BEY’E VERİN"</p>

<p>Zabcı’nın gençliğe ve eğitime yaptığı bu yatırımlar, siyasi tarihte eşine az rastlanır bir vefa örneğiyle taçlandı. 1950 seçimlerine gidilirken, Ankara ve İstanbul’da okuyan Malatyalı üniversite öğrencileri tek yürek oldu.</p>

<p>28 Mart 1950 tarihinde "Yüksek Tahsilde Bulunan Malatyalı Gençlerin Hemşehrilerine Beyannamesi" başlıklı resmi bir bildiri yayınladılar. Tam 4 sayfadan oluşan bu tarihi beyannamede, gençlik örgütleri Mahmut Nedim Zabcı’nın 27 yıl boyunca Malatya’ya ve öğrencilere yaptığı devasa hizmetleri maddeler halinde sıralayarak memleketlerindeki akrabalarından, anne ve babalarından yaklaşan seçimlerde oylarını tekrar Mahmut Nedim Zabcı’ya vermelerini talep ettiler.</p>

<p>ÇEYREK ASIRLIK BAŞARININ VE KOLTUĞU KORUMANIN ŞİFRELERİ</p>

<p>Çok partili döneme geçiş sancılarının yaşandığı 1950 yılına kadar, tek parti döneminde bir siyasetçinin kesintisiz 27 yıl boyunca CHP Başkanlık Divanı tarafından aday gösterilmesi ve yerini koruması tesadüf değildi. Dr. Mehmet Serkan Şahin’in analizine göre Mahmut Nedim Zabcı’nın bu uzun soluklu başarısının arkasında şu temel dinamikler yatıyordu:</p>

<p>Askeri Bürokrasi Gücü: Milli Mücadele kökenli kurucu kadronun bir parçası olması, ona devlet mekanizmasında doğal bir meşruiyet sağlıyordu.</p>

<p>İnkılaplara Sarsılmaz Bağlılık: Atatürk ilkelerinin ve inkılaplarının yasal statü kazanarak hayata geçirilmesinde gösterdiği sadakat, parti genel merkezi nezdinde onu vazgeçilmez kılıyordu.</p>

<p>Halk ve Gençlik Desteği: Seçim bölgesine yönelik somut hizmetleri, ulaşılamayan bir siyasetçi olmak yerine öğrencilerin yurt sorununu çözecek kadar halkın içinde yer alması, ona sarsılmaz bir taban gücü sağladı.</p>

<p>Makalenin tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Besime Güner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/ismet-inonuden-sonra-bir-ilk-malatyanin-27-yillik-meclis-cinari-mahmut-nedim-zabci-kimdir</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/ismet-inonuden-sonra-bir-ilk-malatyanin-27-yillik-meclis-cinari-mahmut-nedim-zabci-kimdir-1-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="64942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da Venk Manastırı 356 yaşında]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya, sadece kayısısıyla değil, binlerce yıllık köklü tarihiyle de Anadolu'nun en önemli kültür beşiklerinden biri. Bu kadim tarihin kentteki en gizemli ve dikkat çeken sembollerinden biri ise merkeze sadece 2 kilometre uzaklıkta bulunan Venk Manastırı (Aziz Kirkor Kilisesi).]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Battalgazi ilçesi Çamurlu Mahallesi sınırları içinde yer alan ve zamana meydan okuyan bu tarihi yapı, 1670 yılından günümüze taşıdığı Ermenice kitabesi, özgün mimarisi ve mistik dokusuyla adeta açık hava müzesini andırıyor. İşte Malatya'nın inanç ve kültür turizmi açısından parlayan yıldızı Venk Manastırı'nın büyüleyici detayları...</p>

<p>1670 YILINDAN KALAN ERMENİCE KİTABE TARİHE IŞIK TUTUYOR</p>

<p>Manastırın en önemli ve günümüze kadar sapasağlam ulaşan parçalarından biri, batı cephesindeki giriş kapısı üzerinde yer alan Ermenice kitabe. 63 x 23 santimetre ölçülerindeki dört satırlık bu tarihi yazıtta, kilisenin Aydınlatıcı Aziz Kirkor’a (Kirkor Lusavoriç) ithafen yapıldığı belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda-2-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Dört bir tarafı zarif haç motifleriyle süslenmiş olan kitabede şu ifadeler yer alıyor:</p>

<blockquote>
<p>"Aziz Kirkor’un kapısı 1670 yılının Mart ayının 18’inde, Simon Gabiskos eli ile yapıldı."</p>
</blockquote>

<p>Zamana Meydan Okuyan Mimari ve İnşa Tekniği</p>

<p>1.540 metrekarelik geniş bir parsel içerisinde konumlanan Venk Manastırı, dikdörtgen planlı ve uzunlamasına bir mimariyle inşa edilmiş. Yapılan incelemelere göre kilisenin ana boyutları 12,5 x 6,90 metre ölçülerine sahip.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda-3-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Yapının mimari ve teknik özellikleri ise döneminin taş işçiliğini gözler önüne seriyor:</p>

<p>Özel Taş İşçiliği: Kilisenin ön cephesi özenle yontulmuş taşlarla inşa edilmiş. Duvarların iç ve dış yüzeyleri düzeltilmiş taşlarla örülürken, duvar araları ise moloz taş ve harç dolgusuyla güçlendirilmiş.</p>

<p>İç Mekân Yapısı: Küçük bir batı kapısından girilen kilisenin tam karşısında, iki basamakla çıkılan bir apsis (mihrap bölümü) yer alıyor. Apsisin sağında ve solunda ise azizlerin kullanımına ayrılmış özel mekânlar bulunuyor.</p>

<p>Işık ve Tonoz Sistemi: İç duvarları hafif bir sıva ile kaplı olan kilisenin üzeri, birbirine kenetlenmiş taşlardan oluşan yekpare bir tonoz çatı ile örtülü. Doğu cephesinde, yerden yaklaşık 6 metre yükseklikte açılan küçük bir pencere, loş iç mekânın mistik bir şekilde aydınlanmasını sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda-4-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>KÜLTÜR KAŞİFLERİNİN YENİ ROTASI: VENK MANASTIRI</p>

<p>Her ne kadar kuzey ve batı yönleri zaman içerisinde yıkılmış olsa da, ibadet edilen ana bölümü (naos) halen ayakta olan Venk Manastırı, Malatya şehir merkezine olan yakınlığıyla (yaklaşık 2 km) büyük bir lojistik avantaja sahip.</p>

<p>Tarih meraklılarının, fotoğrafçılardan oluşan gezi gruplarının ve kültür kaşiflerinin Malatya'daki uğrak noktalarından biri olan bu tarihi miras, yapılacak restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla gelecekte kentin turizm ekonomisine çok daha büyük katkılar sunmaya aday görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Besime Güner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyada-venk-manastiri-356-yasinda-1-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="19218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’nın yaşayan bebekleri: İşte Azet Bacı’nın sırrı]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan bilimsel bir araştırma, Malatya’nın köklü kültürel mirasını yansıtan geleneksel bez bebeklerin, çocuk gelişimindeki sosyokültürel rolünü ve kuşaklar arası bağ kurma işlevini ortaya koydu. Özellikle Yeşilyurt yöresine özgü "Azet Bacı" modeli ve "Aşhan Bacı" gibi figürlerin incelendiği çalışmada; bölge insanının misafirperverlik ve yardımlaşma gibi karakter kodlarını taşıyan bu oyuncakların Malatya’nın uluslararası tanıtımına katkıda bulunduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın zengin kültürel mirasını ve kadın emeğini gözler önüne seren akademik bir çalışma, geleneksel bez bebeklerin sadece birer oyuncak olmadığını, kültürel kodları geleceğe taşıyan yaşayan birer hafıza olduğunu ortaya koydu. Fatih Solmaz ve Ahmet Bektaş tarafından kaleme alınan "Malatya Yöresinde Folklorik El Sanatı Ürünlerinden Oyuncak Bez Bebek: Azet Bacı Örneği" başlıklı araştırma, özellikle Yeşilyurt (Çırmıktı) yöresine ait "Azet Bacı" bebeği üzerinden somut kültürel mirasın izini sürdü. Çalışma, bu el sanatının hem çocukların gelişimindeki toplumsal rolünü hem de kadın girişimciler eliyle bölge ekonomisine sunduğu katkıyı detaylı verilerle gözler önüne serdi.</p>

<p><img alt="Malatya’nın Yaşayan Bebekleri İşte Azet Bacı’nın Sırrı (4) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-4-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>KÜLTÜREL BELLEK VE TOPLUMSAL ROLLER BEZ BEBEKLERLE AKTARILIYOR</p>

<p>Araştırmada el sanatlarının köklü geçmişine değinilerek bez bebeklerin toplumun aynası olduğu şu sözlerle ifade edildi:</p>

<p>“Geleneksel, folklorik el sanatları içerisinde değerlendirilen oyuncak bez bebeklerin yapım tarihi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Folklorik giyim tarzı, yöresel nakışları, süsleme detayları ve sembolleri ile bölge kültürünün aktarımına yardımcı olan bez bebekler; somut kültürel mirası, sanatsal ve estetik unsurları içinde barındırmaktadır.”</p>

<p>Bez bebeklerin çocuk dünyasındaki ve sosyalleşmedeki yerine dikkat çeken yazarlar, bu oyuncakların pedagojik ve toplumsal işlevini şu şekilde açıkladı:</p>

<p>“Bez bebekler, bir milletin kültürel kodlarının, toplumsal rollerinin kuşaktan kuşağa aktarılmasına hizmet etmektedir. Bu oyuncaklar, kültürel yapı içerisinde ortaya çıktıkları halkların çocuklarını eğlendirmektedir. Aynı zamanda liderlik, yardımlaşma, paylaşma ve iş birliği gibi sosyal becerilerin gelişimine de katkıda bulunarak bireylerin gelecekteki yaşantılarına yön vermektedir.”</p>

<p><img alt="Malatya’nın Yaşayan Bebekleri İşte Azet Bacı’nın Sırrı (2) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-2-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MALATYA’NIN KADİRŞİNAS "BACI"LARI VE GÜNDELİK YAŞAM TASVİRLERİ</p>

<p>Malatya’nın tarih boyunca medeniyetlerin geçiş güzergâhı olmasının getirdiği zenginlik, üretilen figürlerin isimlerine ve temalarına da yansıyor. Bölgede eldeki kumaş artıklarının değerlendirilmesiyle gelişen bu sanatın, tamamen yerel insan tipolojisinden beslendiği belirtiliyor:</p>

<p>“Malatya’da folklorik kadın bez bebeklerin adları; Aşhan Bacı, Azet Bacı, Eşe/Ayşe Bacı, Fatma ve Hatice Bacı’dır. Malatya ağzında ‘bacı’ adlandırması kadınlar arasında ‘kardeş’ anlamında kullanılır. Adı geçen kadınlar, bölgede en çok rastlanan isimler olup genel özellikleri yardımsever, misafirperver ve kadirşinas olmalarıdır. Söz konusu bu insan tipi ve davranış örüntüleri, bez bebekler aracılığıyla somutlaştırılarak sanatsal bir ürüne, oyuncağa dönüşmektedir.”</p>

<p>Bölgedeki üretimin iki önemli merkezi öne çıkıyor: Aşhan Bacı bebeğinin patentini alarak dünyaya açılan Cevdet Bozdağ ve Yeşilyurt Girişimci Kadınlar Derneği. Özellikle Bozdağ’ın 1998 yılından beri ürettiği ve ABD ile Almanya dahil birçok ülkeye ihraç ettiği bebeklerin, Malatya’nın ekonomik hayatını birebir yansıttığı aktarılıyor. Bu bebekler; ekmek açan, tandır yakan, yorgan diken, saban süren, yün eğiren kompozisyonların yanı sıra "analı-kızlı, köfte, pestil ve en önemlisi kayısı patiği gibi ekonomik yapının temsilini ve işleyişini" minyatür birer sanat eseri olarak canlandırıyor.</p>

<p><img alt="Malatya’nın Yaşayan Bebekleri İşte Azet Bacı’nın Sırrı (3) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-3-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>YEŞİLYURT’UN SİMGESİ: AZET BACI</p>

<p>Çalışmada nitel araştırma yöntemi ve doğrudan gözlemle detaylıca incelenen "Azet Bacı" modeli ise Yeşilyurt Girişimci Kadınlar Derneği bünyesinde, tarihi konaklarda üretiliyor. Azet Bacı’nın bölge insanının adeta bir timsali olduğu vurgulanırken, tasarımı hakkında şu değerlendirmelere yer veriliyor:</p>

<p>“Azet Bacı oyuncak bez bebekleri yalnızca Girişimci Kadınlar Derneği tarafından üretilip pazarlanmaktadır. Bu bez bebekler, Yeşilyurt insanının günlük hayatını tasvir eden kompozisyonları ve yöresel kıyafetleriyle dikkat çekmektedir. Azet Bacı; bebekler, giyim tarzı ve iş üzerindeki kompozisyonlarıyla bölge insanının günlük hayatını ve dünyaya bakışını doğrudan ve dolaylı olarak yansıtır.”</p>

<p><img alt="Malatya’nın Yaşayan Bebekleri İşte Azet Bacı’nın Sırrı (5) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-5-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>GELECEĞE TAŞINMASI İÇİN DESTEK ŞART</p>

<p>Araştırmanın sonuç bölümünde, bez bebeklerin hem kültürel tanıtım hem de yerel kalkınma için barındırdığı büyük potansiyele dikkat çekiliyor. Yazarlar, bu geleneksel üretimin sürdürülebilir kılınması adına yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına şu çağrıda bulunuyor:</p>

<p>“Azet Bacı ve benzeri bez bebeklerin üretiminin sürdürülebilir hâle getirilmesi, tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve üreticilerin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının sağlayacağı destekler sayesinde hem bölgesel kültürel mirasın korunması hem de kadın girişimciliğinin güçlendirilmesi mümkün olacaktır. Böylece bez bebekler, yalnızca geçmişin bir yansıması değil aynı zamanda kültürel sürekliliğin ve yerel kalkınmanın etkin bir unsuru olarak geleceğe taşınabilecektir.”</p>

<p><img alt="Malatya’nın Yaşayan Bebekleri İşte Azet Bacı’nın Sırrı (6) Malatyahaber" height="720" src="https://busabahmalatyacom.teimg.com/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-6-malatyahaber.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p>Fotoğraflar ilgili araştırma makalesinden alınmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mutlu Sarıgül</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat, Malatya Haberleri</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/malatyanin-yasayan-bebekleri-iste-azet-bacinin-sirri-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="97092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngilizlerin sinsi planını bozan şehir: Kurtuluş Savaşı'nda Malatya direnişi!]]></title>
      <link>https://www.busabahmalatya.com/ingilizlerin-sinsi-planini-bozan-sehir-kurtulus-savasinda-malatya-direnisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.busabahmalatya.com/ingilizlerin-sinsi-planini-bozan-sehir-kurtulus-savasinda-malatya-direnisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Mücadele döneminde işgal yüzü görmeyen ama güney cephesinin kaderini değiştiren Malatya’nın, İngiliz ajanı Binbaşı Noel ve İstanbul Hükümeti'nin Ali Galip planını nasıl yerle bir ettiğini biliyor musunuz? İşte tarihin akışını değiştiren o kahramanlık hikayesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Celal Pekdoğan tarafından yapılan güncel bir araştırma, Kurtuluş Savaşı’nda Kemalistlerin ve vatansever Malatya halkının ortaya koyduğu destansı mücadeleyi gözler önüne serdi. Stratejik konumu nedeniyle emperyalist güçlerin iştahını kabartan Malatya, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki Kuvâ-yı Milliyye ruhuna sahip çıkarak adeta bir kale görevi gördü.</p>

<p>İNGİLİZ AJANI BİNBAŞI NOEL’İN MALATYA PLANI NASIL ÇÖKTÜ?</p>

<p>Mondros Mütarekesi’nin ardından Orta Doğu petrollerini ve stratejik yolları ele geçirmek isteyen İngiltere, bölgede yapay devletler kurarak Anadolu’yu parçalamayı hedefliyordu. Bu planın taşeronu ise İngiliz Binbaşı Noel idi. 3 Eylül 1919’da etnik ayrılıkçılık tohumları ekmek üzere Malatya’ya gelen Binbaşı Noel, bölgeyi parçalayarak Mustafa Kemal’in başlattığı Anadolu hareketini daha doğmadan boğmak istiyordu.</p>

<p>İstanbul Hükümeti’nin valisi Ali Galip ve İngiliz Binbaşı Noel’in planları, Malatya’daki Kemalist vatanseverlerin sert duvarına çarptı. Sivas Kongresi’ni engelleme girişimi olarak da bilinen bu komplolar, Malatya halkının dik duruşu sayesinde tamamen etkisiz hale getirildi.</p>

<p>İŞGAL GÖRMEDİ AMA KOMŞULARININ İMDADINA KOŞTU</p>

<p>Malatya, Milli Mücadele yıllarında doğrudan düşman işgaline uğramayan şanslı şehirlerden biriydi. Ancak Malatyalılar "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demedi. Malatya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında örgütlenen halk, yurdun işgal edilmesini büyük mitinglerle protesto etti.</p>

<p>Daha da önemlisi, Malatya’da kurulan gönüllü milis kuvvetleri;</p>

<p>Maraş,</p>

<p>Ayntâb (Gaziantep) ve</p>

<p>Urfa cephelerine yardıma koştu.</p>

<p>Güney cephesindeki Fransız ve İngiliz işgallerinin kırılmasında, Malatya’dan giden bu gönüllü kahramanların payı büyüktü.</p>

<p>150 BİN KURUŞLUK BÜYÜK FEDAKARLIK</p>

<p>Belgeler, 11 Mayıs 1920 tarihinde Malatya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin topladığı nakdi yardımın 150 bin kuruşa ulaştığını gösteriyor. Halkın dişinden tırnağından artırarak topladığı bu ayni ve nakdi yardımlar, hem Ankara’daki Heyet-i Temsiliye’ye hem de cephedeki şehirlere lojistik destek olarak gönderildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AŞİRETLERİN MİLLİ DURUŞU OYUNLARI BOZDU</p>

<p>Emperyalist devletlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu üzerinde kurduğu etnik ayrılıkçılık planları, bölgedeki aşiretlerin milli kararlılığı sayesinde hüsranla sonuçlandı. Malatya, Elazığ ve Dersim (Tunceli) bölgelerindeki aşiretlerin Mustafa Kemal hareketinin yanında yer alması, tüm dünyaya Anadolu’nun tek vücut olduğunu kanıtladı. Malatya ve çevresi, yeni Türk Devleti’nin kuruluş harcına en büyük kerpici koyan merkezlerden biri oldu.</p>

<p>Hititlerden Osmanlıya: Tarihin Kesişme Noktası Malatya</p>

<p>Araştırmada Malatya’nın sadece Kurtuluş Savaşı’nda değil, antik çağlardan beri bir stratejik üs olduğuna dikkat çekiliyor. Geç Hitit şehir devletlerinden "Meliddu Beyliği"ne başkentlik yapan, Selçuklular döneminde "Dâr ür-rifa" (Üstünlük Şehri) unvanıyla anılan Malatya, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı idaresine girdi.</p>

<p>Doğu, batı, kuzey ve güney ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan ve zengin bakır madenlerine sahip olan bu kadim şehir, tarih boyunca hep göz önünde oldu. Ancak en parlak sınavını, Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer alarak Cumhuriyet’in kuruluşunda verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Besime Güner</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://www.busabahmalatya.com/ingilizlerin-sinsi-planini-bozan-sehir-kurtulus-savasinda-malatya-direnisi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://busabahmalatyacom.teimg.com/crop/1280x720/busabahmalatya-com/uploads/2026/06/ingilizlerin-sinsi-planini-bozan-sehir-kurtulus-savasinda-malatya-direnisi-malatyahaber.webp" type="image/jpeg" length="82031"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
