DOLAR

17,9331$% -0.03

EURO

18,4099% -0.71

GRAM ALTIN

1.038,51%0,60

ÇEYREK ALTIN

1.699,00%0,59

TAM ALTIN

16.698,66%0,03

BİTCOİN

437773฿%2.08525

İmsak Vakti a 03:59
Malatya AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

PAHALILIK DA GEÇER

“Allah, kimseyi gördüğü günden geri koymasın!” diye güzel bir duamız var.

Hasbihan Et

PAHALILIK DA GEÇER

“Allah, kimseyi gördüğü günden geri koymasın!” diye güzel bir duamız var.

Gördüğün günden geri düşersen, gelirin azalmış, harcaman azalmış demektir.

Alım gücünün zayıflaması demektir.

Bunun diğer adı hayatın pahalanmasıdır.

Fiyatların yükselmesidir, ‘Türkçesi’ enflasyondur.

Bu enflasyon denen ‘cenavarın’ tam kalbinden vurduğu kesim fakir vatandaşlarımızdır.

Çünkü bunların alışverişte alternatifleri yok.

Aldıkları şeyler zorunlu tüketim maddeleridir ve bu tüketim maddelerinin en ucuzlarıdır.

Yani, “Bundan alamıyorum, öyleyseşundan alayım!” deme imkanları yok.

Paraları ucu ucuna yeter.

İşte bu vatandaşlarımıza hepimizin yardımcı olmamız lazım.

Devlet de zaten bu vatandaşlarını ortaya atmış değil, Sosyal Yardım ve Dayanışma Kuruluşları, valilikler, kaymakamlıklar eliyle gereken yardımda bulunuyor.

Yoksul vatandaşlarımız dışında kalan diğer kesimlerin de yaşam standartlarında bir gerileme var.

“Eskiden, şunlardan şu kadar alırdım, şimdi o kadar alamıyorum. Çocuğuma şu kadar harçlık veriyordum şimdi o kadar veremiyorum…” şeklinde yakınırlar.

Bunlar da hayatın pahalanması yüzünden gördüğümüz günden geriye düşmemizdir.

Bu pahalılık sebepsiz yere ortaya çıkmış değil.

Bunun doğal nedenleri var,  yapay nedenleri var.

Kaçınılmaz sebepler doğal, insani sebepler ise yapaydır.

Dünyayı kasıp kavuran Pandemiyi unutmamak gerekir.

Sokaklara çıkılamadığı, işyerlerine gidilemediği, fabrikaların işleyemediği, dükkanların, alışveriş merkezlerinin kapandığı günleri unutmamak gerekir.

Şunu da unutmamak gerekir, ki o da Devletimizin krizi çok iyi yönetmesidir.

Hastaneleriyle, maske, virüs öldürücü temizlik maddeleri üretimiyle, hele de gurur duyduğumuz Turkovak’la aşıyı bulan dokuz ülkeden biri olmasıyla hakikaten bu Korona sürecinde dünyada dikkati üzerine çeken bir ülke oldu.

TTB’nin kışkırtması sonucu, doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarıyla arası biraz bozulduysa da hızla düzelme sürecinde.

Dünyayı, özellikle bölgeyi etkileyen Rusya Ukrayna kapışmasını unutmamak gerekir.

Ortada binlerce askerin, yüzlerce sivilin öldüğü, yüzlerce uçağın, helikopterin, tankı vd. savaş araçlarının imha edildiği, şehirleri, banliyöleri harabeye çeviren, çeşitli uluslararası ekonomik yaptırımların uygulandığı büyük bir savaş var.

Bu süreçte de, Güçlü Devletimiz, tarihe yön vermiş Türk İslam Medeniyetinin değerleriyle hareket ederek, Türkiye’nin, Bölgenin ve dünyanın menfaatlerine uygun bir yol izlemiştir.

Türkiye bu süreçte, hala tabiat hali tutumunda olan uluslararası ilişkilerde adaletin, hakkın, hukukun bayraktarlığını yapmıştır.

Hele şu Türkiye’ye bakın, neler yapıyor?

“Oh çok şükür, çok şükür bu günleri de gördük!”

Enflasyona, enerji, gıda fiyatlarındaki artışların bir sebebinin de bu olduğunu unutmayalım diye bunları yazdım buraya.

 

ABD, Cumhurbaşkanımızı ve Ak Parti Yönetimini devirmekiçin Türkiye’de muhalefete yardım edeceğini açık açık dile getirdi mi? Evet.

CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviközbunu pekiştirmek için alenen yardım dilendi mi? Evet.

ABD veaynı görüşte olan diğer Batı’nın Türkiye’ye ayar vermek için ekonomimizi bozmaya yönelik neler yaptığının bir kısmını biliyoruz da, tamamını biliyoruz mu? Hayır.

Ekonomimizdeki dalgalanmaların bir sebebinin de bu gizli çalışmalar olduğunu unutmamalıyız tabii.

 

Cumhurbaşkanlığı Yönetiminin, eski deyimiyle İktidarın ne gibi hatalar yaptığını, bu Rusya-Ukrayna kanlı bombalı kapışmasının ve Batı’nın ekonomimize yapabileceğikötülükleri öngörme ve önleme hususunda bir eksikliğinin, bir hatasınınolup olmadığını, olduysa neler olduğu hususunda elle tutulur bir bilgi sunan yok.

Hata olabilir. Çalışan, icraat yapan ancak hata yapar çünkü. Bir şey yapmayan hata da yapmaz.

Muhalefet konuşuyor. Ama bilimsel araştırmalara, tespitlere dayalı eleştirip konuşmuyor.

Dostlar alışverişte görsün misali.

Hani, bekara eş boşamak kolaydır diye söylerler ya!

Muhalefetin, şu yapılmalı, bu yapılmalı demesi kolaydır.

Ama İdare için kolay değildir.

Çünkü muhalefet konuşucu, İdare yapıcıdır.

İdare risk alıcıdır.

Yapacağı hatanın bedelini ödemekle, ödetmekle karşı karşıyadır.

Bir binanın plan, projesini mimar mühendis çizer, usta, işçi de bedenen çalışır.

Yapılacak binanın dairelerinin satılıp satılamayacağı, kar edip edemeyeceği, binanın yıkılması, bir iş kazası durumunda karşılaşacağı sonuçları o üstlenir; riski yüklenici üstlenir.

İşçiler, “harç bitti inşaat paydos”misali, iş biter işçiler ve diğerleri çeker evlerine giderler.

Bir kurtuluş savaşının önderi, ana motoru, lokomotifi başı çeker, riski alır.

Savaş kazanılamazsa,riski alanların hayatları söner.

Tali unsurlar, yardımcı unsurlar eski yaşamalarına döner, yaşamaya devam ederler.

Bu örneklerde olduğu gibibekar, evliliği sıkıntılı olan evliye rahatlıkla, “Ben olsam boşarım, boşanırım!” der.

Ama evli bunun uygulayanı, sonuçlarına katlananıdır. Boşanmak mı, düzelir umudu içinde olmak mı yeğdir bunu düşünendir. İşin içinde sevgi vardır, çocuk vardır, yarın, yarınlar vardır.

Yanlış karardaödenecek büyük bedeller vardır.

Bir kararın doğruluğu yanlışlığı da tamamen öngörülemeyebilir.

Ekonomi matematik değildir, içinde psikoloji, sosyoloji vardır.

Ve doğruluğu, yanlışlığı uygulandığında görülebilir.

Diğer bir husus da, muhalefetin her şeyi eleştirmesi, milli davalarda dahiiktidarla karar birliği içinde olmaması.

Bu durumdaki bir muhalefetin öğüdü, bekarınevliye verdiği öğütlere benzer.

Bir kötü sonuçta, “Biz söylemiştik, biz uyarmıştık” der.

Bakalım, siz Yönetimde olsaydınız, bu kararı alır mıydınız?

 

Evet, şimdi, Türkiye’miz bir büyük enflasyon yaşıyor.

Büyük Devletimiz, Cumhurbaşkanlığı İdaremiz,vatandaşımızı bundan kurtarmak için sosyal, insani her türlü ekonomik tedbiri alıyor,  her şeyi yapıyor.

Bundan asla şüphem yoktur.

Biz vatandaşlar da kendi kendimize, bu pahalılıkta ezilmemek için özel durumlarımıza göre tedbirler almalıyız, yaşam tarzımızda değişiklikler yapmalıyız.

Bilim adamları, “Zeki olanlar, değişikliklere kolay uyum sağlar” der.

Mesela, mobilyamızı, televizyonumuzu, perdemizi,bilgisayarımızı, ayakkabımızı, elbisemizi değiştirmeyi erteleyebiliriz.

Pahalı yiyeceklerden, aslında mevsiminde yenmesi gereken yiyeceklerden uzak durabiliriz.

Sabrın sonu selamettir…

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AMATÖRCE

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.