DOLAR

8,8670$%1.19

EURO

10,4799%1.21

STERLİN

12,1977£%0.97

GRAM ALTIN

499,05%1,70

ÇEYREK ALTIN

7.943,15%2,10

BİTCOİN

377425฿%2.87414

Akşam Vakti a 18:27
Malatya AÇIK 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Malatya’da yüzde 30 aşı olmaya gitmedi!

Koronavirüsle mücadelede en etkili yollardan biri olan aşılama her geçen gün biraz daha artsa da dünya genelinde aşı karşıtlarının sayısı bir hayli fazla. Birbirinden farklı iddiaları gerekçe göstererek, aşıyı reddeden aşı karşıtlarının söylemlerini uzmanlar, açıklamalarıyla çürütmeye çalışıyor. Malatya’da ise aşılamada durum şu an yüzde 70’lerde. Kalan yüzde 30’luk kesim ise henüz aşıya gitmedi.

Hasbihan Et

Aşı yaptıran kadar yaptırmayanlarında sayısı da bir hayli fazla

Malatya’daki aşılama oranlarını paylaşan İl Sağlık Müdürü Recep Bentli, sonbahar itibariyle Malatya’da aşılama oranının yüzde 85’lere çıkmadığı takdirde dördüncü dalganın ilimiz açısından daha yıkıcı etkilere neden olacağını söyledi. Malatya’daki son durum hakkında konuşan Bentli,

Maalesef yoğun bakımda yatanların yüzde 95’inden fazlası aşısız. Servislerde yatanların yüzde 92’is aşısız. Toplam pozitiflerin de neredeyse yüzde 92’i aşısız

dedi

Türkiye’de aşı yaptıranların yanı sıra henüz aşı için sırasının gelmesini bekleyenler var. Aşılamada henüz 18 yaş altı küçükler, çocuklar ve bebeklerde aşılamaya geçilmedi. Ancak başka bir kesim var ki sırası gelmesine rağmen aşı olmayı reddediyor.

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gazi Gülbaş, Kovid-19 salgınında aşılamanın önemini ve aşı karşıtlarının aklındaki soru işaretlerini giderdi.

Aşıların hayıtımıza yeni girmediğini söyleyen Gülbaş, mutlak surette aşı zamanı gelen vatandaşların mutlaka aşı yapmaları gerektiğini vurguladı. Yüzyılı aşkın süredir hayatımızda var olan aşılardan bahseden Gülbaş, “Kitlesel aşımalar sayesinde bulaşıcı hastalıklar önemli ölçüde azaldı. Özellikle çocukluk çağı, bebek ölüm hızları azaldı. Baktığımızda kısa sürede üretilen aşının üretilme zamanı 7-8 yılı bulmuş. Pandemiyle birlikte hızlı şekilde aşı üretimi başladı. Çünkü panik hali var” dedi.

“AŞININ KISIRLAŞTIRMA ÜZERİNE ETKİSİ YOK”

Yeni metotlarla üretilen aşıların olması ve virüsün laboratuvar ortamında üretilmiş olma ihtimalini de değerlendiren, Gülbaş,

Bu gibi gerekçelerle,  aşılara bir güvensizlik oluştu. Mesela aşıların kısırlaştırdığı benim öteden beri sıkça karşılaştığım bir durum. Aile hekimiyken böyle duyumlarla sıkça karşılaşırdım ve hala da bu durum devam ediyor. Hâlbuki böyle bir şey yok. Aksine yakın zamanda bilimsel bir çalışma yayınlandı. Aşı spermlerin hareketliliğini arttırıyor ve üremede etkinlik sağlıyor. Enteresan bir şey çıktı ortaya. Kısırlaştırmanın tam aksi bir etki yarattı

diye konuştu.

“Maalesef bilgi kirliliği çok” diyerek sözlerine devam eden Gülbaş, “Her kafadan bir ses çıkıyor. İnsanlarımıza şunu sorgulamalarını istiyorum: Gerçekten ortaya böyle şeyleri atan kişiler bu işlerin uzmanları mı? Yeterli bilgiye sahipler mi?”

Aşının yan etkilerini de anlatan Gülbaş,

Evet bazı yan etkiler var ama bu hastalıktan daha fazla değil. Elimizde direk virüsü yok edecek bir şey yok. Domuz gribinde mesela böyle bir ilaç bulundu. Şu an elimizde böyle bir silah yok. Şu an için aşıdan başka çare yok. Toplumsal bir başlık oluşturmak zorundayız. Onun için herkesin sorumlu şekilde davranması lazım. Zaten yakın zamanda hastanede ve yoğun bakımda yatan hastaların büyük bir kısmı aşılanmayan insanlar olduğunu biliyoruz. O açıdan aşıya güvenmelerini ve aşı yaptırmalarını öneririm

dedi.

ÖNLEMLERİ, İSVİÇRE PEYNİRİ MODELİYLE ANLATTI

Sadece aşı yaptırmanın yeterli olmadığını söyleyen Güldaş, bunu örnek vererek şöyle açıkladı:

İsviçre Peyniri modeli. Bilmiyorum duydunuz mu daha önce? Bu sigorta sistemindeki riske yönelik geliştirilen bir modellemedir.  İsviçre peyniri dilimlenmiştir ve o dilimin üzerinde küçük küçük delikler var. Her bir önlem, bireysel ya da toplumsal bu delikleri gösterir. Mesela maske takmak bir önlemdir. Maske takmanın dezavantajları da var. El yıkama mesela, bu da bir önlemdir ve bir dilimi gösterir. Bütün önlemleri yaptığımız zaman, her bir önlem diğer önlemin dezavantajını kapatacaktır. Peynirin dilimlerini birleştirdiğimizde biz bütün önlemlerle bu hastalığa karşı korunmuş olacağız. Aşı da bunun parçası. Aşı olan bir kişi hastalığa karşı tam alarak korunmuş olmayacak. Sadece bu zorlu süreci hafif geçirmiş olacak. Bütün önlemelerin kesinlikle beraber uygulanması lazım. Aşı oldum diye, diğer önlemler kenara bırakılmamalı. Tam anlamıyla korunma böyle sağlanabilir. Milyonda 12.6 oranında bu aşıyla kalp kası iltihabi yol açıyor. Geçmişte boğazı şişip de penisilin yaptıranlarda bu oran 17,5 olarak görülüyor. Aşıya bakıldığında ise bu oranın düşüklüğü görülüyor. Bu sokağa çıktığınızda trafik kazası geçirme riskinizin olmasını bilmeniz gibi bir şey.

MALATYA’DAKİ SON DURUM NE?

Malatya’daki son durumu değerlendiren İl Sağlık Müdürü Recep Bentli, özellikle genç nufüs olan 45 yaş altının aşılama oranının yüzde 45 olduğunu söyledi. Bentli’nin açıklaması şöyle:

45 yaşı altı aşı hakkı kazanmış vatandaşlarımızda aşılanma oranları yüzde 55’lerde. Toplam il genelinde ilk dozunu yaptıranların oranı yüzde 70’i geçmiş durumda. Kısaca şunu söylemek istiyorum. Maalesef yoğun bakımda yatanların yüzde 95’inden fazlası aşısız. Servislerde yatanların yüzde 92’is aşısız. Toplam pozitiflerin de neredeyse yüzde 92’i aşısız. Aşısız derken aşı sürecini de tamamlamamış vatandaşlarımızı da katıyoruz. Aşının etkinliğini çok yüksek olduğunu gördüğümüz halde maalesef bir aşı karşıtlığı var. Bunun hangi bilimsel temele dayandığını, neden aşı yaptırmak istemediklerini bilmiyoruz. Sosyal medyadan duydukları, altında hiçbir bilimsel verinin olmadığı yaklaşımlara nasıl inandıklarını anlamıyorum. Sonbaharda aşılama oranı yüzde 85’e çıkarmazsak dördüncü dalganın daha yıkıcı etkilerini görebiliriz. Mutlaka ama mutlaka aşı yaptırmaları lazım. Her tarafta aşı yapılmasına rağmen bu durumun önemsenmemesini anlamıyorum. Birçok noktada aşı merkezlerimizin olmasına rağmen aşı olunmamasını, erinmek, önemsememek çok açıklayıcı değil. Kulaktan dolma bilgilerle aşıyı reddetmenin bir an önce son bulmasını istiyoruz.

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Taliban mensubuna İnönü üniversitesi’nden davet!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.