Malatya sarsıcı demografik veriler ve beraberinde getirdiği sosyal sorumluluklarla karşı karşıya. Kent genelindeki hane yapılarına yönelik paylaşılan istatistikler özellikle en savunmasız kesim olan yaşlılar ve tek ebeveynli aileler için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Resmi verilere göre Malatya’da 29 binden fazla tek ebeveynli hane halkı ve içinde en az bir yaşlı bireyin bulunduğu 69 bini aşkın hane yer alıyor. Ancak tablonun en trajik ve acil müdahale gerektiren kısmını, kentte tamamen yalnız başına yaşayan 18 binden fazla yaşlı vatandaş oluşturuyor.
MALATYA’NIN DRAMI
Tek başına yaşayan 18 bini aşkın yaşlı bireyin varlığı, yalnızca istatistiksel bir veri olmaktan çıkıp Malatya sokaklarında her gün yüzleştiğimiz bir dramı temsil ediyor. Son aylarda şehirde sık sık basına yansıyan, komşularının haber alamaması üzerine girilen evlerde yaşlı vatandaşların günlerce yapayalnız şekilde hayatını kaybetmiş olarak bulunması olayları, hafızalardaki tazeliğini koruyor. Dört duvar arasında, çalınacak bir kapıya veya sorulacak bir hal hatıra muhtaç şekilde yaşayan bu çınarlar, kronik hastalıklar ve yaşlılığın getirdiği çaresizlikle baş başa kalmış durumda.
ŞEHİRDE 29 BİNDEN FAZLA TEK EBEVEYNLİ AİLE VAR
Bu acı tablo, hem komşuluk ilişkilerinin hem de yerel yönetimlerin sosyal takip mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Bununla birlikte, geçim derdi ve çocuk yetiştirme yükünü tek başına omuzlayan 29 binden fazla tek ebeveynli ailenin durumu da çocukların sağlıklı ortamlarda büyüyebilmesi adına acil destek bekleyen bir diğer önemli başlık olarak öne çıkıyor.
Bu veriler, Malatya’da toplumsal bir seferberliğin ve derin bir vicdan muhasebesinin zamanının geldiğini gösteriyor. Büyükleri kendi kaderlerine terk etmemek, evinde tek başına yaşayan 18 bin yaşlının kapısını düzenli olarak çalmak, tek ebeveynli ailelere omuz vermek sadece devletin ya da belediyelerin değil, tüm Malatya halkının ortak insanlık görevi.