15 TEMMUZ; GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİ VE SEKİNET

Mekkeli müşriklerin baskılarına daha fazla dayanamayan Müslümanlar Cenab-ı Allah’ın izin vermesiyle Medine’ye hicret ederler. Peygamber efendimiz (sas)  de yanında en yakın arkadaşı, dostu Hz. Ebubekir olduğu halde hicret yolculuğuna çıkarken yolda müşriklere yakalanmamak için Sevr mağarasına sığınır. Hadis Rivayetlerine göre örümcek ağının kapısını ördüğü ve bir çift güvercinin yuva yaptığı mağaranın içinde iki arkadaş tedirgin ve korku halinde iken efendimiz Hz. Ebubekir’i teskin etmek için “ la tahzen innelllahe meana” (Korkma! Allah bizimle beraberdir) buyurur. Bu hadise Kur’an-ı Kerim’de tevbe suresi 40. ayetinde de anlatılır. Sıkıntılı zamanlarda, rabbimize ihtiyaç duyduğumuz her zeminde Allah’ın bizimle olduğunu devamlı hatırlatan muhteşem bir cümledir bu. Eğer sıkıntı Allah adına, din adına çekiliyorsa O sizin yanınızdadır. Türkçesi; Allah var gam yok!

Hz. Peygamberimizin yaşadığı ve Kur’an-ı Kerim’in desteklediği bu hadisenin enteresan bir biçimde yakın zamanda milletçe yaşadığımız 15 Temmuz Demokrasi Destanıyla benzerlikleri görülmeyecek gibi değil. Nasıl mı? Biraz geriden başlayalım. Kurtuluş savaşından Kuva-i Milliye ruhuyla zafer kazanarak çıkmış bir millete istiklal marşı gerekir. Bunun için yarışmalar açılır ama kayda değer bir eser bulunamaz. Sonunda rica minnet ünlü şair Mehmet Akif Ersoy’a yazdırılır. Şairimiz de zaman ve mekân üstü dizeleriyle bu milletin evlatlarına ölümsüz bir eser bırakır. Birçoğumuz İstiklal Marşı’nın “ Korkma” diye başlayan ilk cümlesinin bu ayetten mülhem olduğunu bilmeyiz. Oysa Kuranın bütün ayetlerini hıfzetmiş olan şairimiz Mehmet Akif Ersoy “Korkma Allah bizimle beraberdir” ayetini “korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” diyerek vatan sevgisi ve  bayrak aşkını Allah sevgisi ve yardımıyla anlatmıştır.95 yıl boyunca Türk milletinin evlatları olarak bizler de  İstiklal Marşının tüm dizelerini heyecanla şevkle ama anlamına vakıf olmadan okuduk durduk. Neyi okuyorduk aslında… tevbe suresinin 40. ayetini. Peki bu ayetin sonu nasıl bitiyor dersiniz?

Ya da durun oraya gitmeden hepimizin yaşadığı o kara günün gecesinde neler olduğuna bakalım. Akşam hepimizin istirahat için evlerimize çekilip televizyondan dünyayı seyrettiğimiz bir anda bomba gibi bir haber düştü. Ordu yönetime el koymuştu. Haber kanalları ve sosyal medyada da hep bu konu konuşuluyordu. Önemli yollar, köprüler tutulmuş, tanklarla silahlı askerler yollara dizilmiş sıkıyönetim olduğunu halka kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Türk Silahlı kuvvetleri içinde illegal bir örgüte mensup bir grup asker resmi kurumları ele geçirilmek için harekete geçmiş, ülkenin cumhurbaşkanını öldürmek için yola koyulmuşlardı. Yakın tarihlerde darbelere maruz kalmış halkımız ise büyük bir öfke ve tedirginlikle sokaklara dökülmüş “bu sefer darbe olmayacak, başaramayacaksınız” sözleriyle tekbirler ve dualarla direnişe geçmişti. O gece değişik bir hal vardı bu halk da. “Siper et gövdeni dursun bu hayâsızca akın” cümleleriyle büyüyen; kadını erkeği, dindarı, ülkücüsü, sağcısı, solcusu, türkü, kürdü çerkezi, alevisi, sünnisi eline bayrak alan herkes dünyanın gözü önünde vücutlarını tankların ve silahların önüne siper ediyordu. Sanki içlerindeki korku duygusu gitmişti. Canları kadar sevdikleri vatanlarını emanet etikleri cumhurbaşkanlarının sağ olduğunu ve direnişe çağırdıklarını duyunca kalabalıklaşarak hiç bir şeyden korkmadan gülerek ölüme koşuyorlardı.  Karşı taraf ise milletin bu direnişinden paniğe kapılan tankı bile süremeyen silahı kullanırken eli titreyen, kendilerine karşı duran silahsız bir kadından bile korkan bir hale bürünmüştü. Sonunda direniş zaferle sonuçlandı.

Şimdi ayetin devamına bakalım. “ Bunun üzerine Allah onlara sekinet (huzur ve güven) indirdi(korkuyu kalplerinden aldı). Görmediğiniz ordularla destekledi ve kafir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten çok yücedir. Çünkü Allah üstündür hikmet sahibidir” (Tevbe,9/40) Demek ki biz yıllarca Akif’imizin bize öğrettiği şekilde Allah’ın sözünü yücelttik ki O da 95 yıl sonra bize vadettiği yardımı bahşetti. İçimizden korkuyu aldı kalbimize sekinet indirdi, görünmez ordularıyla bizi destekledi. Dinini yücelten bu necip millete zafer ihsan  Rabbimize sonsuz hamdusenalar olsun.

Bu olaylarda güvercin nerde diye sorarsanız. Onu da düşmana ilk kurşunu sıkarak darbeci generali öldüren Ömer Halisdemir’in hikâyesinde bulduk. Hani simasında Hz. Ömer’in heybetini gördüğümüz, bir kahramanın ete kemiğe bürünmüş sembolü Ömer Halisdemir! Şehit olmadan önce güvercinlerin kanat çırparak kendisine doğru uçtukları ve onu gökyüzüne uçurduklarını gördüğü rüyasını babasına anlatan ve “ bu gün ben de bir hal var baba içim içime sığmıyor” diyen yiğit kahraman şehit evladımız. Belki bu güvercinler mağaraya yuva yapmış güvercinlerdir kim bilir… Rabbim senin ve diğer şehitlerimizin şehadetini kabul etsin. Âli cennetlerinde ağırlasın. Gazilerimize şifa versin. Vatan hainlerinin tuzaklarını başlarına geçirsin. Devletimizi payidar eylesin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?