TEMİZ MİYİZ?

Uyuşturucu madde bağımlılığından kurtulan genç adam,
-Bir anne çocuğunun ölmesini ister mi? Diye soruyor, kendisiyle ropörtaj yapan spikere.
Bu esaretin kendisi ve ailesi için nasıl bir durum olduğunu bundan daha iyi nasıl anlatabilir di bilmiyorum ama hakikaten çok etkileyici bir soru idi. Spiker durdu cevap veremedi.
Genç adam tekrar etti:
-Sizce bir anne çocuğunu öldürmek ister mi?
Sustu, derin bir nefes aldı. Eski günleri hatırlarken yaşadığı acı ve pişmanlığın izleri yüzünde belirmişken titrek ve ürkek bir sesle cevabı yine kendi verdi.
-“Çocuğu her gün ölüyorsa, işte o anne onun bir an önce ölmesini ister.
O çocuk her gün içip içip baygın bir şekilde eve düşüyor ve kendi dahil tüm ailesine zarar veriyorsa, işte o anne onun bir an önce ölmesini ister.
Gün boyu bir gram maddenin peşinde koşturan çocuğunun o gün hangi vukaata sebep olacağını tedirginliği yaşıyorsa, “acaba bu gün kime zarar verecek” diye soruyorsa kendine, işte o anne onun bir an önce ölmesini ister.
Benim annemde benim ölmemi istemişti. Oysa ben annemin en sevdiği çocuğu idim. ‘Paşa oğlum’ derdi bana küçükken.
“Paşa oğlum”
Ve yine sustu. Başını öne eğdi. Annesine çektirdiği acıları düşündü muhtemelen. Bir müddet sonra kafasını kaldırdığında bu defa gözlerinin içi gülüyordu, gözyaşlarının düğümlediği boğazından belli belirsiz bir ses çıktı.
Ama şimdi temizim elhamdülillah. 17 yıldır temiz…
Bağımlılıktan kurtulan şanslı kişilerden biri idi Yücel Kuran. Hatta kurtuluş hikayesini anlatan bir de kitap yazmıştı. “Beynimdeki Düşman”.
Hakikaten çok etkileyici bir hikayesi var.Özellikle anne ve babaların okuması gereken bir kitap.
Yücel Kuran her ne kadar kendi hikayesini anlatsa da en yalın haliyle ülkemiz insanının fotoğrafını çekmiş bu kitapta.
Bir çocuğun yaşadığı çevrenin etkisiyle ama onlardan habersiz yaşadığı travmalarını,
Hayallerini, umutlarını…
Bir gencin cesaretini, kavgasını, sevgisini, aşkını.
Sadece bir merakla başlayıp, bir gram zehire esir ettiği hayatını
Kaybedişlerini,
Kaybettiklerini,
Annesini, babasını, eşini, çocuğunu, mahallesini,
Sıcacık yatağını,
Tadını hatırladığı yemekleri,
Bayat ekmeği,
Halıya dökülen çayı,
Komşu teyzenin huysuzluklarını,
Bakkal amcanın gülüşlerini,
Yani bizim farkında olmadığımız güzelliklerin fotoğrafını çekmiş.
Evet
Ülkemizde her geçen gün madde bağımlılarının sayıları hızla artmakta, yüzlerce genç uyuşturucu batağına saplanmakta, kendileri ve aileleri için içinden çıkılması zor bir girdabın içine girmektedirler.
Bunun ne kadar farkındayız?
Onlar için neler yapabilirz?
Bu gerçeğe kör ve sağır kalırsak ne kadar temiz kalabiliriz?
Ve daha önemlisi Temiz miyiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?