PAŞAKÖŞKÜ CAMİSİNDE KADİR GECESİ

İki bin on dört yılı Kadir Gecesi, teravih için Paşaköşkü Camisindeydim.

Paşaköşkü Camisinin bulunduğu semt, Malatya’daki okuyucular bilirler,  Alevi kardeşlerimizin,  dostlarımızın oturdukları bir semt.

Bu camiye İlk gidişimdi.

Bizim eve iki kilometre var...

Vakit dar, ‘Aman geç kalmayayım.’ diye, son hızla yürüyerek, bir bahane bulduğumda da, sözgelimi karşı kaldırıma geçerken, koşarak, atlayarak gittim.

Cami, İki cadde arasında, dahası iki caddenin birleşimindeki üçgen alanda.

‘Kapısı nerde, hangi yol tarafında?’ diye düşünürken daha varmadan kendini gösterdi.

Önünde bir hareketlilik var, içeriden sesler geliyor.

Kapı da yola yakın hemen ve açık…

Ayakkabılarımın bağını çözdüm. Böyle durumlarda ayakkabın bağsız olacak, veya bağları ayarlanmış.

Arkamda bekleyenler var çünkü.

Neyse çıkardım, rafa koydum hemen.

İçeriye girdim ki iğne atsan yere düşmez.

Bağdaş kurarak oturanların bulunduğu bir yere iliştim; namaza durulacağında saf düzenine geçilecek,  yer açılacaktı çünkü. Namaz başlarken zaten hoca söylemişti de; ‘Omuzlarınız birbirine sürtünmeli, Peygamberimiz zamanında elbiselerin omuzları bundan dolayı yırtılırmış.’ demişti.

Giriş katın yarısına asma kat yapılmış, burası kadınlara ayrılmış...

Kadınların, konuşma sesleri aşağıya taşıyor. Hoca efendi sert ama incitmeyecek şekilde uyarıyor.  Demek ki nazı geçiyor!

Bazen, annelerinin bırakacak bir yer bulamadığı için yanında getirdiği 3-4 yaşlarındaki çocukların da sesleri, daha doğrusu cıvıltıları geliyor, ki bize, hem de namaz kılınırken, bunların sesi insan yavrularının sesi, kuşların sesi gibi tatlı ve iç aydınlatıcı oluyor.

***

İçerisi gerçekten çok hareketli, canlı…

Yani böyle bir canlılık hiçbir camide görmedim desem yeridir.

İmam Efendi mihrabın önünde oturmuş.

Yönü cemaate dönük.

Yakın çevresinde genelde çocuk, genç var; cami içinde yediden yetmişe insan var.

O sürekli konuşuyor. Ve sesi konuşmaktan biraz yıpranmış, yorulmuş ama, Sayın Hocam aldırış etmiyor, canını dişine takmış dua ediyor, ilahi okuyor, tekrarlatıyor, Ramazan süresince Hatim İndiren  (Kuran’ın baştan sona okunup bitirilmesi, hatmedilmesi) kadınların kendisine verdikleri listeden adlarını ve kimin için, örneğin annesi-babası, kayınbabası, eşi için okuttuğunu bildiriyor, ‘Allah kabul etsin’ deyip, cemaate ‘Amin’ dedirtiyor, kah ayağa kalkıyor, kah oturuyor, gözünü cemaatin gözlerinde gezdiriyor.

O sırada yatsı ezanı okunuyor, bu demektir ki artık namaza geçilecek.

Hoca Efendi ezanı duyunca,  ‘Sizi bu akşam biraz burada tutacağım… Kadir Gecesini anlatacağım. Bu Geceye konsantre olacaksınız, başka hiçbir şey düşünmeyeceksiniz.  Bu nedenle teravih namazını biraz geç kılacağız. Saat kaçta bırakayım sizi, on bir, on bir buçuk nasıl?’ diyor.

Bendeki alışkanlık bu, atılmadan duramam: ‘On buçuk‘ diyorum.

Hoca tatlı bir tepki veriyor bana… ‘Bak bak bak… Biri burada on buçuk diyor, o saat zaten teravihin normal bitiş saati.’ diyor…

Hoca konuşmasına devam ediyor.

‘Bu gece bin aydan daha hayırlı bir gece.’ Bunu, Allah’ın Kuran’da dediğini, ayetten kelime kelime açıklıyor. ‘Kuran yalan mı söylüyor?’ ‘Bu gece bir defa Allah deseniz otuz bin defa söylemişsiniz gibi olur.’

‘Önceki peygamberler zamanında ömür uzunmuş. Uzun olunca da insanlar çok ibadet eder, çok sevap kazanırmış, tabiî ki Cennete girmeleri kolaymış. Peygamber Efendimiz Allah’a yalvarmış, ‘Allah’ım benim ümmetimin ömrü kısa, az ibadet ediyor, ümmetimin ömrünü uzat!’ demiş... Yüce Allah da, ‘Bak ben öyle bir mübarek gece hediye ettim ki onlara, bin geceden daha hayırlı.’ Görüyor musunuz bu gece edeceğiniz ibadet bin katı değerli, bin katı sevaplı.’  ‘Bu gece daire fiyatları ucuz. Adam lüks daire alıyor iki yüz milyara. Bu gece daireler ucuzladı… On bin liraya düştü. Cennet ucuzladı! Sevap kolay. Hakkını verelim, fırsatı değerlendirelim. Allah’a konsantre olalım, öyle konsantre olalım ki şeytan bizim kafamızı başka yere götürmesin…’

Hoca Efendi kıpır kıpır maşallah, çok dinamik. Ayağa kalkıyor... Yaka mikrofonunu parmaklarının ucunda tutup konuşuyor. Cemaat de belli ki çok seviyor.

Neyse namaza başlanıyor. Önce yavaş bir tempoyla on rekat yatsı namazı kılınıyor, ardından yirmi rekat teravih namazı kılınıyor, dualar, ayetler hoca tarafından hızlıca okunarak ve sonunda da yatsının üç rekat vitri vacip namazı kılınıyor yine yavaş tempoyla.

Cami dağılıyor.

İnsanlar rahatlamış...

Cami çevresi kadın, erkek, çocukla doluyor…

***

Güzel ortamdan eve gitmek için ayrılıyorum.

Eve vardığımda saat on ikiye geliyordu.

Hepimizin Kadir Gecesi mübarek olsun.

Dostluğa, kardeşliğe, bir olmaya, diri olmaya, iri olmaya, milli olmaya, hep birlikte Türkiye olmaya selam sevgi, saygı ile

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selahattin Sarıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?