NASİBİ OLANLAR BUYURSUN     

“Bugün Cânân bizi davet eyledi/ Buyurun nasibi olanlar gelsin

Gönül mihrabına etmiş es-salah/ İktida eyleyip kılanlar gelsin”  demiş Erzurumlu mutasavvıf şair Zikrî.

Gün geceyi, gece gündüzü kovaladı.

Su gibi aktı zaman

Yaklaştı yaklaşmakta olan.

Takvim aylardan Ramazan.

Açılsın gökler ve rahmet kapısı.

Yağsın yine yağmur, ölü ruhlarımızı diriltmek için.

Temizlesin bizi kirlerimizden.

Hatalarımızdan, kusurlarımızdan, günahlarımızdan.

Kavuştursun bizi O’na. Belki de son defa…

Ramazan! Yağdığı zaman tüm kirleri yok eden yağmur.

Ramazan! Cennetten yeryüzüne düşen insanı Rabbine ulaştıracak ipin (Kur’an’ın) indirildiği ay.

Ramazan! Dünya telaşından Rabbine iltica etmeye vakit bulamayan biz kullara verilen bir arınma fırsatı.

Ramazan! İnsanı nefsin zincirlerini kırıp, ruhu kanatlandıran.

Ramazan Ruhların Rabb’ine göç mevsimi

Kimi davet ediyor Yüce Yaratıcı bu mevsime?

Tüm kullarını. Evet, Tüm kullarını.

“Ey resulüm!” diyor. “Kullarım sana beni sorarlarsa muhakkak ki ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiklerinde onlara muhakkak karşılık veririm. Şu halde benim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler” (Bakara 186)

“Ey insan!” diyor Yüce Rab.

-Sen kendinden ümidini kesmiş olabilirsin ama ben kesmedim. Konuş benimle ben sana yakınım.,

- Ben Kimseye benzemem. Bundan önce neredeydin demem. ‘Onca günahı işledin şimdi mi aklın başına  geldi!’ demem. Konuş benimle sana yakınım.

- Ne hazırladın da karşıma çıktın?  Demem. Konuş benimle sana yakınım.

-Karanlık bir kuyunun dibinde olabilirsin seni duyarım.  Konuş benimle, sana yakınım.

-Öyle Arapça dualar bilmene gerek yok, kendi dilinle konuş benimle, sana yakınım

- Kimseye ne kadar dindar olduğunu göstermeye çalışma. Yönel bana, sana çok yakınım.

-Bırak etrafındakiler senin için ne düşünürlerse düşünsünler. Seni en iyi ben bilirim. Gel bana, sana çok yakınım

-  Kendini farklı göstermeye çalışma, boşuna. Sığın, sadece bana kabul ettir,  sana çok yakınım.

 - Nerede olursan ol. Ne zaman istersen. Dua et bana, yalvar, yakar gözyaşı dök. İltica et bana. Sana çok  yakınım.

 -Sen benimle konuşurken ben seni duyuyorum ve ben de seninle konuşuyorum.

 -Dinle! İşte, benim konuşmam Kur’an’dır. O, benim kelamımdır.

  -Sen de beni duy!  İndirdiğim kitabı oku. Sözümü yücelt.

-Oku onu. Anla onu. Tefekkür et onu. Dosdoğru yolu bul, hitabımla.

- Okursan; Beni, kendini, diğer insanları tanıyacak; geçmişini, bu gününü ve seni bekleyen o hesap gününün bilincine varacak ve iyi bir insan olacaksın.

-İste benden! Sana cömert davranayım. Yalvar bana! Sana merhametli olayım. Boyun eğ Rabb’ine,  teslim ol tüm benliğinle, sana yaklaşayım. Bana sevgiyle muhabbetle seslen, senin dostun olayım.Sadece benden yardım iste. Kimseye boyun bükme. Senin velin ben olayım.

-Ey kulum! İşte sana 30 gün. Seni benim Ramazan ziyafetime, rahmet mevsimime davet ediyorum. Sen de Nasibini al.”

 Rabbimiz! İşittik ve doğruladık. Bizi bu rahmet yağmuruna ulaşıp onunla nasiplenenlerden ve dirilenlerden eyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?