YANDI HA YANDI

Yandı ha yandı.

Kaysıdan bahsediyorum.

Bu kaysı ağacıda bir tuhaf yani.

Azıcık güneşi görüp hava ılıdımı hemen tomurcuk olup ardından çiçek açıyor.

Sanki acelesi var.

Biraz beklese olmaz...

Daha Mart ayının başında başlıyor tomurcuklar kızarmaya ve derken havalar iyi gidince yani aldatıcı sıcaklar başlayınca kaysı ağacı hemen çiçek açıyor.

Kaysı ağaçlarının olduğu bahçeler adeta gelinlik giymiş gibi oluyor.

Ağaçların başına kar yağmış gibi güzel bir manzara oluşuyor.

Fakat ardından da tekrar havalar aniden soğuyup sertleşince…

Üstüne üstlük bir de kar yağınca kaysı neye uğradığını şaşırıyor.

Tomurcuklar gecenin soğuğuna dayanamıyor.

Donuyor.

Al başına bir dert.

Çiçeğin içinde henüz küçük bir mercimek iriliğinde olan kaysı nüvesi soğuğa dayanamayıp donuyor.

Kaysı yanıyor daha çiçekken.

Bunu önlemenin bir çaresi var mı bilmiyorum!

Bildiğim sadece sigorta yapılması.

İyi ama kaysının yanmasını sigorta durduramıyor ki…

Zararın belki bir kısmına çare oluyor, o kadar.

Hemen her sene bu sıkıntı bu korku bu vesvese kaysı üreticilerini kara kara düşündürüyor.

“Acaba bu yıl kaysıyı gene don vuracak mı?” diyor.

 “Acaba bu yılda gene kaysı soğuktan yanacak mı?” diyor.

 “İnşallah yanmaz, inşallah don vurmaz” diyoruz ama görünen o ki bir kısım bölgelerde kaysı bu yıl da yanmış.

Öyle diyor üreticiler.

Oysa tomurcuk halindeyken çiftçilerin tümü hemen ilaçlama yapmışlar, çiçeklerin durumuna bakarak umutlarını yeşertmişlerdi.

Şimdi umutlar Allaha kaldı.

“İnşallah donmamıştır” diyor hemen tüm üreticiler.

“Baraj kenarındaki bahçeler veya ovadaki bahçelerin çiçekleri donmamıştır” diyorlar.

Kısmet.

Ancak korku büyük.

Çiftçinin yani kaysı üreticisinin eli böğründe.

Ya kaysı yandıysa…

Eyvah ki ne eyvah…

Umutlar bir anda hüsrana dönüyor.

Her sene bu yaşanıyor.

Çaresizlik kötü.

Elden bir şey gelmemesi bir başka büyük üzüntü.

Bir ara bahçelerde bu gibi hava durumlarında lastik yakarlardı.

İyim ama nereye kadar lastik yakacaksın ki kaysıyı kurtarasın?

Velhasılı kaysı üreticisinin hali hal değil.

Tomurcukken bir  korku, çiçeğe geçince bir korku, çağala olunca bir korku, olup ta islime girince bir sıkıntı işçi çalıştırmak bir sıkıntı, ilaçlama, islimleme, pazarlama derken sıkıntı ile başlayıp sıkıntı ile mevsime son vermek bir başka tasa.

Allah kimsenin umudunu söndürmesin ama şu kaysının şu Malatya’ya ettiğini de bu günlerde kimse etmemiştir yani.

Eğer çoğu yandı ise bu kez üretici “Yandı ha yandı “türküsünü söyleyip içi acıyacak.

“İnşallah kaysı yanmamış, Allah korumuş olsun” diyelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Aydoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?