KADIN KİMDİR?

                                                                               

Mona Lisa, dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü tablosudur. Ünlü İtalyan Ressam Leonarda Da Vinci’nin yaptığı gülümseyen bu güzel kadın resmi 500 yıllık geçmişine rağmen hala tartışılan bir nesnedir. Batı medeniyeti denen kültürde kadının yerini anlamamız açısından bu tablo bize güzel bir örneklik teşkil eder.

Sanatsal yönünü bir kenara koyarsak tablodaki kadının gerçekte kim olduğu, yüzündeki ifadeler, kaşı, gözü, elleri, yüzü, duruşu ve hatta cinsiyeti bile bu tartışmalardan nasibini almıştır. Evet, yanlış okumadınız cinsiyeti… Zira ileri sürülen tezler son kertede bunun eksik kalmış bir erkek resmi olduğu sonucuna evrildi. Bu batı için tanıdık bir düşüncedir. Zira fikir babaları olan Aristo “kadın eksik yaratılmış bir erkektir” der.

Kasdettiğimiz batı Ortaçağ Avrupası’ dır. Ki o zamanlar henüz Amerika ve Avusturalya sahnede yoktur. Kadının Katolik zihniyetinin ağır baskısı olduğuna şahit oluyoruz. Kadın ikinci sınıftır hatta ikinci sınıftan bile aşağıdır. Zira karısını öldüren bir erkeğe ceza bile verilmez, bir erkek yabancı bir kadını öldürse bile akrabası olan erkekler şikâyetçi değilse dava konusu bile olmazdı.

Ortaçağ Avrupa’sında kadının hiçbir yerde söz hakkı yoktur. Ne sağlık ne eğitim ne seyahat özgürlüğü vardır. Yaptığı her şeyde bir günah baskısıyla yaşar. Değiştirdikleri kutsal kitapları İncil bile “konuşmasınlar, arkada otursunlar “der. Hristiyanlık çizgisinden biraz çıkacak olsa ‘cadı’ olmakla suçlanıp yakılarak öldürülürlerdi.

Sonra Ortaçağ biter. Medenileşme dedikleri Rönasans dönemi başlar. Artık kadın Katolik zincirden kurtulacak özgür, önemli ve değerli olacaktır. Lakin heyhat! Kadın eskisinden de zelil duruma düşer. Artık fuhuşun bir nesnesi erkek zevkinin aracı haline gelmiştir. Kadının çıplaklığı kutsanmış resim heykellerinin ana konusu ve gazetelerin öznesi olmuştur. Kadınlar mal varlığına sahip olma konusunda Ortaçağdan bir karış ileri gidememiştir. Ortaçağ kadını en azından Cennet’te mutlu olmayı hayal edebiliyorken modern çağda bu da onun elinden almıştır. Zira Allah ve Ahiret inancı utanılır hale gelmiştir.

Günümüzde de durum farklı değildir. Materyalist bir bakış açısıyla yine kadın maddi tarafıyla güzelliğiyle değerlidir yalnızca. Ve kozmetik, moda endüstrisinin pazarıdır. Avrupalı kadın şimdilerde değer görmemenin verdiği bunalımla psikyatri kliniklerini aşındırmakta, derdine çare aramaktadır.

İşte “Batı Medeniyeti” diye dünyaya pazarlanmaya çalışılan bu kültürün değer verdiği (!)  kadın budur! 

Gelelim İslam Dünyasına;

İslam’da Kadının adı  HAVVA’dır. Havva; hayat veren demektir. Yeryüzünü toprağın yeşertmesi gibi yeşertendir. O, Yaratılan ilk kadındır. Adem’in arkadaşı can yoldaşıdır. Sevgi ve merhamet üzerine kurulan  insanlık ailesinin ilk nüvesi, Adem’le birlikte var kılınandır. Adem’le  oluşturduğu bir bütünün diğer yarısıdır. Tıpkı Adem gibi Allah’ın halifesi, emanetin taşıyıcısı ve Rahmanın ilahi nefhasıdır (üflemesidir).

Kadın HACER’dir. Siyahtır, köledir Hacer. İnsanlık tarihinde derin izler bırakan, kucağında bebeğiyle çölün yalnızlığında teslimiyet ve tevekkülü ile asırlardır hatırası yad edilen ve Hak katında yücelere erişen kuş uçmaz kervan geçmez çöldesahipsizlerin sahibine sığınan Hacer.  “Allah bize yeter” diyerek gök kubbede sadası yükselen, çöle ruh olan, çölü emin bir beldeye; Mekke’ye dönüştüren kadındır.

Kadın MERYEM’ dir. İffetin, arınmışlığın ve adanmışlığın sembolü. Henüz anne karnında iken Mabede adanan, mihrab da bir çiçek gibi yetiştirilen, rabbine olan teslimiyeti en güzel rızıklarla mükâfatlandırılan, tertemiz rahmi ruhu-l eminin nefhasıyla (cebrailin üflemesiyle) İsa’ya mekan olan cennet kadınlarının önderidir.

Kadın HATİCE’dir.En sevgilinin sevgilisi, yüce nebinin gözbebeği, çocuklarının annesi, sadakatin güvenin ve sevginin zirvesi, Allah’ın selamı ve peygamberin övgüsüne mazhar olan kutlu kadın. Hira’dan titreyerek dönen eşini şevkatiyle sarıp sarmalayan ve son nebiye ilk iman eden. Sırdaş, yoldaş dayanak olan Hatice. Vefatıyla geride hüzünlü yılllar bırakan kadın.

Kadın AİŞE’dir. Muallimdir (öğretmen),müçtehiddir (din alimi),muhaddisdir (hadis alimi)ve fakihtir (fetva makamıdır).

Kadın HAVLE dir. Hakkını arayan mücadele edendir. Kadın ASİYE’dir.Firavun saraylarında Musalar yetiştiren annedir. Kadın BELKIS’dır. Müreffeh bir ülkenin melikesidir.Kadın; erkekle birlikte oku emrinin ilk muhatabıdır.Yüce nebinin sohbetinde bulunan mescidi nebevi de saf tutandır.

 Peygamberimizin dilinde kadın el üstünde tutulması gereken emanet, hayırla muamele edilmesi gereken bir eş, ayakları altına cennet serilen bir anne ve ona sevdirilen üç güzelden biridir.

Ve Kadın “Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan rabbinize karşı gelmekten sakının” (Nisa 4/1) ayeti kerimesi gereğince tartışılmasına müsaade edilmeyen insan (nisa)dır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?