Çocuk ve Yas

Kaçınılmaz bir gerçek olan ölümün çocuğun üzerinde ne gibi etkileri var?

  Yas, insanların yakınlarının, sevdiklerinin ölümünün ardından duygusal ve davranışsal verdiği tepkilerin bütünüdür. Yaşanan yas sürecinde ebeveynlerin birçoğunun kendi yasları ile meşgul olurken çocukları göz ardı etmeleri sonucu olumsuz birçok etkiye sebebiyet vereceği unutulmamalıdır. Bu konuda daha bilinçli ve farkındalıklı davranmak çocukta görülebilecek problemlerin önüne geçebilir veya çocuk bu süreci daha az zarar ile atlatabilir.

         Hayatın kaçınılmaz bir sonu olan ölüm gerçeği çocuğun yaşı, kavram algılayışı (soyut,somut, zaman), gelişim düzeyi, kişilik özellikleri ile bağlantılıdır ve ölüm çocuğun bu süreçlerinden bağımsız düşünülemez. Yani her ölüm haberi her yaş gurubuna göre farklı açıklanmalıdır. Zira ölüm kavramı çocukta zamanla oturmakta, soyut algı geliştikçe de artık yas dönemi daha farklı yaşanmaktadır. Mesela beş yaşındaki bir çocuk ile on yaşındaki bir çocuğun ölümü algılaması, vereceği tepki, ölüme yüklediği anlam ve kabullenme sürecinde farklılıklar vardır. Ölüm beş yaşında olan bir çocuk için daha komplike ve geri dönüşü mümkün olan bir durum, uzun bir ayrılık olarak algılanırken, on yaşındaki çocuk ölüm kavramını daha net idrak eder ve kabullenme beş yaşındaki bir çocuğa göre daha kolay olur.

Yas sürecini etkileyen faktörler

         Çocuklarda yas sürecini etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar ölen kişinin çocuk ile olan yakınlığına, çocuğun kişilik özelliklerine, ailenin inancına, ailenin sosyoekonomik durumunu, bu süreçte çocuğa kaybın nasıl anlatıldığına varsa geçmiş kayıp deneyimlerine, yas sürecinde destek sağlayacak kişilerin var olup olmamasına ve ölümü algılama şekline bağlıdır. Aynı zaman da ölümün nasıl gerçekleştiği de yas sürecinde çok önemli bir etkendir. Mesela beklenmedik, ani ölümler çocuklarda yas sürecinin daha ağır ve travmatik geçmesine sebep olabilir. Bu gibi durumlarda çocukta normal yas sürecinde görülecek tepkilerden daha farklı ve uzun sürecek sorunlar görülebilir.

Her çocuğun yas karşısında verdiği tepki farklıdır ve çocuğun yası ölümü nasıl algıladığına bağlı olarak değişmektedir. Çocukların ölüm kavramını algılaması, ölen birinin daha hayata gelmeyeceğini, tüm fiziksel işlevlerinin bittiğini, ölüme birçok şeyin sebep olabileceğini ve bütün insanların bir gün öleceğini kavraması ile ilişkilidir. Çocuklar ölüm karşısında korku, şok, inkâr, duruma itiraz etme, uyku-yeme bozukluğu, konuşma bozukluğu, enürezis (idrar kaçırma), enkopreszis (dışkı kaçırma), kaygı, hırçınlık, ayrılık kaygısı, okul başarısında düşüklük, yakınlarının yanından ayrılmama, sinirlilik gibi bir sürü tepkiler gösterebilmektedirler.

Yaşlara göre ölüme verilen teki ise 0-3 yaş arasında henüz bilinç olmadığından neden-sonuç ilişkisi kuramadıkları için bebek ölüm kavramını bilemez fakat yaşanan ayrılığa tepki gösterir. Yas tepkileri ise yeme ve uyku problemi, ağlama, ölen ebeveynini arama, huzursuzluk, oyun oynamakta isteksizlik, aldığı tuvalet eğitimi varsa onu kaybetmek ve bakım verecek başka birini reddetmek olabilir. 3-6 yaş arasında ise ölümün geçici, geri dönüşü olan bir durum olarak algılamaktadırlar. Çünkü bu dönemde animistik dediğimiz büyüsel düşünce hakimdir ve çocuk ölen kişinin başka yerden onu görebileceği hatta yaşanan kayıptan dolayı kendini suçlayabilir. Çocuk bu dönemde yoğun ve karmaşık duygular yaşayabilir, yeme, uyku problemleri, enüresiz, parmak emme, bakım veren ile uyumak isteme ve bazı alışkanlıklarında değişiklikler görülebilir. 6-9 yaş da ise çocuk artık yavaş yavaş ölüm kavramı anlamaya başlar ve ölen birinin geri gelmeyeceğini ve bir sona erme olarak algılamaya başlar. Yas olarak da bedene zarar verebilir, okula gitmeyi reddedebilir ve dikkat problemleri yaşayabilir. 9 yaş ve sonrasında ise çocuklar artık ölümün kaçınılmaz bir son ve geri dönüşü olmayan bir gerçek olduğunu algılayıp bu farkındalık ile ölüm korkusu gelişebilir çocuklarda. Ruh, melek, cennet, cehennem, hayalet gibi kavramların sorgulandığı ve artık ölüm ile ilgili soyut düşüncenin tam anlamı ile yaş ilerledikçe algılandığı dönemlerdir. Yaşanan kayıplara yoğun ve şiddetli tepkiler verebilir çocuklar. Daha erken olgun davranmasına, sorumluluklarını artmasına ve rol değişimine, sosyal hayattan uzaklaşma, depresyon, okulu reddetme, intihar girişimi, madde, alkol ve sigara kullanımı görülebilir ve bunlar yetişkinlerin verdiği yas belirtileri ile benzerlik göstermektedir. Agresiflik, dışarı yönelme, sigara, madde ve alkol kullanımı erkeklerde daha sık görülebilir. Kızlar ise daha çok destek arayışı içine girmektedir.

Ölüm haberini çocuğa verirken nelere dikkat etme gerekir?

Çocuğun yaşına, bilişsel gelişimine göre anlatmak çok önemli ve dikkat edilmesi gereken detaydır. Bu durum çocuğun kabullenme ve yas sürecini daha az zararla atlatmasında önemlidir. Bu haber çocuğa varsa ebeveyni, sevdiği ve güven duyduğu bir kişi tarafından çocuğun kendini güvende hissettiği bir ortamda verilmelidir. Somut kavramlar kullanmak gerekir. Özellikle küçük çocuklara ‘’o artık derin bir uykuda artık, melek oldu, gökyüzünden izliyor, Allah yanına aldı’’ gibi ifadeler kullanmamak gerekir. Ölüm haberi açık ve gizlenmeden söylenmelidir çünkü çocuk kandırılmış hisseder, güven duygusu sarsılır. Haberden sonra vereceği tepkilere (ağlama, bağırma, öfke nöbetleri) müdahale etmemek gerekir. Cenazeye katılmasına izin vererek vedalaşmasına fırsat vermek gerekir. Bazı yas süreçlerinde ise çocuk ve ergenlere profesyonel ruhsal destek gerekebilir. Bu durumlar ise eğer çocuk ölenin ölümüne şahit olmuşsa, aile içinde destekte problem varsa, daha önce de bir kayıp yaşamışsa, ani bir ölüm yaşanmışsa, hayatında başka ruhsal ya da travmatik olaylarda varsa bir destek almak yas süreci için muhakkak ki faydalı olacaktır.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Asiye KALAN DOĞAN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?