Kredim Tükeniyor!

Yaşlı adam hapisteki oğluna bir mektup yazar:

"Canım oğlum, patates ekmek için tarlanın kazılması gerekiyor. Artık bu işleri yapamayacak kadar yaşlandım ve çok hastayım. Yanımda olsaydın ne iyi olurdu."

Oğlu babasının gönderdiği mektubu okur, çok üzülür. Ne var ki hapistedir. Bu durumda yapılacak bir şey yok gibi görünmektedir. Aklına cezaevindeki polislerin güvenlik amacı ile mektupları satır satır okudukları gelir.

Hemen cevap yazar: "Baba sakın tarlayı kazma, silahları tarlaya gömdüm."

Polis mahkûmun mektubunu okuyunca hemen harekete geçer. Silahları bulmak için tüm tarlayı kazar. Fakat silah falan bulamaz!

Birkaç gün sonra yaşlı adam oğlundan bir mektup daha alır:

"Baba artık tarlayı ekebilirsin. Seni çok seviyorum"

Elimden geleni yapacağım diye çevremizdeki insanlara sözler veriyoruz zaman zaman.

Yok demeyi, olmaz demeyi, hayır demeyi bir türlü öğrenemedik.

Bazı gerzeklerin insanlara hayır diyebilmek için kitaplar okuduğuna dahi şahit oldum.

Oysa elimizdekileri de, yapabileceklerimizi de, yapamayacaklarımızı da çok iyi biliyoruz.

Bize düşen tek şey kalıyor: Dürüst olmak!

Hangi dinden, hangi mezhepten olursak olalım, dürüst olmamak için bulabileceğimiz bir referans yoktur.

Göz boyamayı seviyoruz. Güç gösterisini seviyoruz. İhtişamı seviyoruz. Çünkü övülmeyi seviyoruz. Hatta bunlar için şerefimizden, onurumuzdan, gururumuzdan dahası kendimizden vazgeçiyoruz. Nihayetinde anlık zevklerimizin kurbanı oluyoruz. Yapabileceğimizi iddia ettiğimiz şeylerin ömrü yapamadığımızın anlaşılacağı ana kadar değil mi? Sizce neyin derdindeyiz biz?

‘’Zorlaştırmayın, kolaylaştırın.’’ Bakın hele…

Lafa gelince dini öğretileri referans alıyoruz. Peki ümit dağıtırken bize güvenen, bizden haber bekleyen insanların zamanlarını çalmış olmuyor muyuz? Biz hırsızlık yapmış olmuyor muyuz?

Birde ahlaksızlığımızın adını siyaset koyuyoruz, hele de ilmi siyaset… O bile afili! Yerin dibine batsın insanların hayalleri ile oynadığımız ilmimizde, siyasetimizde…

Elimizdeki kredileri tüketmeyelim derdindeyiz. Bire yedi yüz vereni dilimizden düşürmüyoruz ama bir bankanın yıllık faizi kadar itibar etmiyoruz aslında O’na. Çünkü O’nu anarken bile farklı hesaplar peşindeyiz!

Eli kolu bağlıyken dahi hiç tanımadığı belki de hiç görmeyeceği insanlar için kredilerini tüketenlere dua edebilenlere selam olsun.

Karakalem zorun içinde kolaylığı rengarenk boyayabilenlere selam olsun.

Doğru için kendinden vazgeçenlere selam olsun.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tuğba Karaca Aygün - Kaleminize Yüreğinize Sağlık..???

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Ocak 10:31


Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?