İÇİMİZDEKİ KENTSEL DÖNÜŞÜMLER

Bazı kavramlar vardır ki bunları kitaplardan, hayali imajlardan, hamasi tasavvurlardan anlamamız mümkün değildir. İlla görmemiz, duymamız hatta şahit olmamız gerekir.

“Dönüşüm” bunlardan biridir. Türk Dil Kurumu’na göre dönüşüm; olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum olma, tahavvül, inkılap, transformasyondur.

Zihnimize tam yerleşmedi öyle değil mi?

Hani bir insanın hayatında bir dönüm noktası olur ya…Yaşadığı olay, okuduğu kitap, tanıştığı kişi yıllarca oluşturduğu benliğini kişiliğini tamamen değiştirir ya…İşte bundan bahsediyoruz.  Ya da gelin! Daha iyisini yapalım. Böyle bir kişinin hayat hikayesine şahit olalım.

Sultanü’ş-Şuara (şairlerin sultanı) unvanına sahip Necip Fazıl Kısakürek’in hayatı bir dönüşüm hikayesi olarak gerçek bir ibret vesikasıdır. Zekasının ve fikirlerinin keskinliği, kaleminin bir ok gibi insanlara etki ettiği bu eşsiz şairimizin otuz yaşına kadar ki hayatı kendi tabiri ile tam bir çirkefliktir. Beyoğlu’nun arka sokaklarında geçen bu yaşamını, adı olan ama gerçekliği olmayan bir “bohem hayatı” diye tarif eder. Kendisini derin bunalıma sürükleyen ve ruhunu bunaltan bu durumdan kurtulmak için çabaladıkça batar.

“Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum/ Gökyüzünden habersiz uçurma uçurmuşum.”

Ta ki “kurtarıcım, efendim, müjdecim, ruhum, nurum, topyekûn hayatım” dediği son devrin tasavvuf alimlerinden Abdulhâkim Arvâsi hazretleri ile tanışıncaya kadar. Bu büyük insanla karşılaşmasını, kurtuluşuna sebep olan olayı anlatırken; efendi hazretlerinin kendisini bir bakışla avladığından bahseder. Aklın verasına çıktığı ve çıldırma noktasına geldiği bir zamanda onu bulmasını şu sözleriyle anlatır; “Beni bu hale getiren ne geçirdiğim kasırga ne şu ya da bu faniye bağlanışım… Onlar hep miskin vesileler. Ben onu gördüğüm ilk günden beri manevi tasarruf altındayım”

Üstad bu büyük değişimi; “O ve Ben”, “Son Devrin Din Mazlumları”, “Bâb-ı Âli” ve “Çile” adlı eserlerinde kendi üslubu ile anlatır. Abdulhâkim Arvasi hazretlerinin tesiri ile ruhundaki değişim kalemine de yansır. Artık yazıları ve şiirlerine yeni bir hava gelmiştir. Zihin ve gönül dünyasındaki bu değişimi “fetih” olarak kabul eder. Şeyhini tanıdıktan sonra kalemi bereketlenmiş ve daha fazla eser telif etmiştir. Neydi, onu bu kadar değiştiren?

 Gece bir hendeğe düşercesine/ Birden kucağına düştüm gerçeğin.

Sanki erdim çetin bilmecesine/ Hem geçmiş zaman hem de geleceğin

Pencereye koştum, kızıl kıyamet! / dediklerin çıktı ihtiyar bacı

Sonsuzluk elinde mavi bir tülbent/Ok çekti yukardan üstüme avcı

Bildim seni ey Rab! bilinmez meşhur!

Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;/ Marifet bu gerisi yalnız çelik çomakmış.

İşte inkılap, işte tahavvül, işte transformasyon! Yüce yaratıcımız (C.C) insanın iç dünyasında olabilecek böyle bir değişimi, bize kerim kitabında “tövbe” diye isimlendirmiş. Peygamberinin (sas) dilinden düşürmediği bu eyleme kullarını defalarca davet etmiş. Kendisini ise Tevvâb (tövbeleri çokça kabul eden) diye tanıtmış. Hatta tövbe edenlere katından vereceği ikramları artıracağının önceki yanlışlarını sevaba ve iyiliklere dönüştüreceğinin sözünü vermiştir. “Ancak tövbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır. Allah onların ( geçmişte yaptıkları) kötülüklerini iyiliklere çevirir.” (Furkan 70)

Bu durum bana son zamanlarda hayatımıza giren “kentsel dönüşüm” mefhumunu anımsattı. Neden derseniz? “Kentsel dönüşüm; dönüşümün ete kemiğe bürünmüş halidir” derim. Burada yıkıntılardan bir kent oluşturma çabası vardır. Eskiyi tamir etme, imar etme ve yenileme vardır. Eskinin üzerinden tecrübe okuma vardır. Hem fiziksel hem de sosyal sorunları çözmek için kaynakları kullanmak vardır.

İçimizde oluşturabileceğimiz bir kentsel dönüşümle hayatımıza hangi kaynakların akacağını, hangi güzelliklere ulaşabileceğimizi, hangi ekonomik, ruhsal yada sosyal sorunlarımız çözebileceğimizi ve Allah’ın rahmetinden ve fazlından neler elde edebileceğimizi tahmin edebilir miyiz?

 Hiç sanmıyorum. O halde ne bekliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?