KONFORLU KURNAZLIK

“Asıl olan helalleşmek olmalıdır. Helalleşmek mahkemelerde dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır. Çünkü her yasal hak helal değildir ve olamaz. İflas eden kardeşinizin haraç mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir ama helal değildir. İmar ruhsatı olan bir müteahhit şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur ama yaptığı iş helal değildir. Raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının yaptığı formülü ambalajın üstüne koyduğu sürece yasal, dolaysıyla suçsuzdur ama helal değildir.”

        Alev Alatlı’nı efsane konuşmasının en can alıcı cümleleri bunlar. Merak edenler internetten konuşmanın tamamına ulaşabilirler. Helal olanın yasal olanla örtüştürülmesi nin 21. Yüzyılın en yaman toplum projesi olması gerektiğini, kadim değerlerle rabıtası kesilen özgürlüklerin şerden yana bükülmesinin önlemini bulmak gerektiğini, yasaların tanıdığı haklardan Allah adına feragat etmenin garipsenmediği bir düzenini arzular.

Bu günün Müslümanları olarak iki duygu arasında sıkışıp kalmışız. Biri ekonomik sistemin kıskacında olan her insan gibi daha fazlasına sahip olma dürtüsüdür. İkincisi de yaratıcımızın emir ve yasakları arasında kendimizi anlamlandırma ve konumlandırma isteği.

Gelin görün ki birinci dürtü çoğu zaman ağır basar. Erich  Fromm “ Sahip olmak ya da Olmak “ adlı kitabında günümüz insanı için en belirleyici dürtünün bir şeye sahip olmak dürtüsü olduğunu anlatır. Bu dürtü o kadar güçlüdür ki sürekli olarak daha fazlasın sahip olmak için çabalar. Kendisine yabancılaşır. Ekonomik ve akademik üstünlüğü bu sahip olma isteğini zirveye çıkarır. Kabul ettiği tek değer daha fazlasına sahip olmak için ekonomik sistemin gerekleridir. Buna engel olabilecek her şeye verecekleri kurnazca cevapları mutlaka vardır.

Kendisini anlamaya ve konumlandırmaya çabalayan ikinci kişi ise ne olduğunu ile ilgili bilgiye iştahı vardır. Bu insanın sağlam bir öz tanımı vardır. Ben Kimim? Beni ben kılan şeyler nelerdir? sorularına yönelik sağlıklı cevapları vardır. Bunu eğitimli olmak yada olmamakla ilgisi yoktur. Kendisini var eden amillere bağlıdır. İşte bu “olan insan”dır.

Bu iki tutumun mukayese edilebilir olduğunu iddia edebilir miyiz?Biz en iyisi bir Mevlana hikayesi okuyalım.

Hırsız, birinin bahçesine girmiş, çıktığı ağacın dallarını şiddetle sallayarak meyveleri döküyormuş. Meyveleri toplamaya hazırlanırken bahçe sahibi çıkagelmiş, hırsızı görünce sinirlenerek:

- Allah’tan utanmıyor musun? Ne yapıyorsun burada? Diye bağırmış.

Küstah hırsız pişkinlikle cevap vermiş:

- Sen kimin bahçesinden kimi kovuyorsun? Allah’ın bir kulu, Allah’ın bağışladığı meyveleri yer diye sen onu nasıl ayıplarsın? Ne diye böyle söylüyorsun? Zengin olan Allah’ın, kullarına hediye ettiği nimeti sen kimden sakınıyorsun, kimden kıskanıyorsun? Farkında mısın bilmiyorum ama şu anda Allah’ın nimetiyle cimrilik yapıyorsun.

 Hırsızı dinleyen bahçe sahibi öfkelenerek hizmetçisine seslenir:

- Şu urganı getir de şu adama hak ettiği cevabı vereyim!

Urganı getiren hizmetçisi ile birlikte adamı ağaca bağlayan bahçe sahibi, eline bir sopa geçirerek hırsızı dövmeye başladı.

Hırsız küstahlığı elden bırakmadan bir yandan da feryat ediyordu:

- Allah’tan utanmıyor musun be adam! Suçsuz yere birini dövüyorsun, böyle giderse öldüreceksin adamı...

Bahçe sahibi de bir yandan hırsızı dövmeye devam ederken bir yandan da ona şu cevabı vermiş:

- Haklısın. Elimdeki Allah’ın sopası, dövdüğüm de Allah’ın bir kulu. Ben de Allah’ın kuluyum... Allah’ın bir kulu, Allah’ın bir yarattığına, Allah’ın lütfettiği bir sopayla vurursa, burada döveni kim ayıplayabilir? Ne dediğinin farkında mısın sen?

Başından beri suçsuz olduğunu iddia eden hırsız artık pes etmiş, inlemeye başlamıştı:

- Tamam... Ne olur vurma artık. Sen akıllı bir adamsın. Pişman oldum. Tövbe ettim, ne olur bırak artık. İtiraf ediyorum, hırsızlık yapıyordum. Hırsızlığı da kendi irademle işledim...”

“Hikaye bu “  demeyelim de bu  “bahçelerin adil ve cezalandırıcı bir sahibi mutlaka vardır” diyelim.Ne dersiniz?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?