ARILARIN KORUDUĞU ADAM

“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” ( Şeyh Galip)

“Ey insan evladı! Kendine saygıyla, hürmetle ilgiyle yaklaş; çünkü sen kâinatta yaratılmışların özü/göz bebeği olan insansın.”

 Bedeni ve ruhuyla eşsiz bir yaratılışın konusu olan insana, en büyük mucize kendisidir. Bütün azaları diğerleri gibi aynı sıraya yerleştirilmişken kendisini ayıran biricik farklılıklar onu kâinatın bir nüvesi yapar.

Bu farklılığı bulmalı insan. Zatını tanımalı, bunun için mesai harcamalı. Sadece ona verilen, başkalarında olmayan bu fazlalığı; Rabbinin defalarca “dön kendine bak” dediği yeteneğini…  Ki muhtemelen kendisine verilen bu nimetle sorgulanacaktır.

Lakin en kolayı fareli köyün çocukları gibi kendisini gerçeklikten uzaklaştıran kaval sesinin peşinden gitmek. Benliğinin farkına varmadan bulunduğu toplumun içine cömertçe sunmak. Basittir,  zahmetsizdir, sancısızdır. Başkaları ne yaparsa onu yapar. Onların yediklerinden yer giydiklerinden giyer, eşyaların aynısını kullanır, tavsiye ettiklerini okur, yorumlarını benimser- genişletir, ideolojilerini ve yaşam felsefelerini savunur.

Karanlıkta farsız giden bir araba gibidir. Yüksel menzilli ışığı vardır ama farkında değildir. Çünkü kendini incelemeye hiç fırsatı olmamıştır, öndekinin ışığı ile yetinir. Üstelik acelesi de vardır nereye gideceğini bilmeden sesin peşinden koşar. “Adam,  sende!  Gidiyorsa gitsin işte!”,  mi diyelim. Ya da ” hayat bu! Öyle de geçiyor, böyle de” nakaratları ile bu sese söz mü yazalım.

Hayır, efendim! İnsanlar bir an önce bu kavalın sesinden uyanmalı gerçeği görebilecekleri ışığı aramalıdır. Çünkü bu yolun sonu uçurum, bu yolun sonu boğulacakları bir nehir. Hikâyede ki gibi akıllı bir çocuğun o kavalı çobanın elinden alması ve sesi kesmesi gerekir. İşte insanlığın hikâyesi budur ve peygamberler bunun için gelmiştir. Karanlıkta yürümeye çalışan insana bir ışık olmak için.

Hz. Muhammed (s.a.s)  Güneşe benzetilir Kur’an-ı Kerim’de. Diğer insanlar da, Ay’a. Güneş bir ışık kaynağı iken Ay’ın kendine ait bir ışığı yoktur. Güneşe ne kadar yaklaşırsa o kadar aydınlanır. Hz. Muhammed’i (s.a.s) gören ve onunla arkadaşlık etme fırsatı bulan sahabe ise yine onun dilinden söylersek yıldızlar gibidir, yol gösterirler.

Bu gün bu yıldızlarından birinin peşine takılacağız; Asım bin Sabit. Hakikatin sesine kulak vererek dünyasını aydınlatan ilk Müslümanlardan. Yeteneğinin farkında olan ve kendine ait bir anlayışı ve duasıyla Rabbinin ona icabet ettiği eşsiz bir insan.

Belki adını hiç duymadığımız bu sahabi “arıların koruduğu adam” lakabıyla geçer siyer kaynaklarında. Asım; İslam ile şereflenince “Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar.” (Tevbe 9/28) ayeti kerimesinden çok etkilenir. Yaşadığı sürece müşriklerle arasına sosyal mesafe koyar ve hiç birine dokunmaz. Dilinden düşürmediği kendine ait bir duası vardır onun. “ Yarabbi! Ben senin dinini korudum onun için mücadele ettim, ne olur sen de benim bedenimi koru. Ona, hiçbir müşrikin dokunmasına izin verme!”

Efendimizin “savaş taktiğini ondan öğrenin” dediği, İslam ordusunun en yetenekli okçularındandır Asım. Bedir de en azılı müşriklerden olan ve efendimize eziyet eden Ukbe b. Muayt’ı , Uhud da ise Sülefa denilen bir müşrik kadının iki oğlunu öldürmüştür. Mekke’nin zenginlerinden olan bu kadın Asım’ın dirisini ya da ölüsünü getirene yüz deve vereceğini vadetmiştir. Bunu duyan esir tüccarları bir plan yaparak içlerinde Asım’ın da olduğu bir öğretmen topluluğunu  “İslam’ı öğrenmek istiyoruz” diyerek Medine’den getirtmişler, Rec’i Kuyusu’nun başında tuzağa düşürmüşler ve yedi tanesini şehit etmişlerdir. Asım şehit olanların arasındadır. Müşrikler cesedinin başına gelip onu götürmek isterler ancak tam o esnada koca bir arı sürüsü cesedi kaplamış ve yaklaşmalarına imkân bırakmamıştır. Çaresiz ertesi günü beklemek zorunda kalırlar. O gece bardaktan boşanırcasına yağan yağmur ve şiddetli fırtına cesedi alıp götürmüştür.

Asımın duası kabul olmuştur. Allah kendi bedenini  islam yolunda harcayan bu güzel insanın isteğini geri çevirmemiştir.  Hiçbir müşrik onun bedenine dokunamamıştır.

             Rabbim sen  bizleri de ışığı bulanlardan, özüne ricat edenlerden, korunanlardan  ve kurtulanlardan eyle!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatime Geçici - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?