Adafı’ya Korona Gelirse

Ben Malatyalıyım ama köyüm yok. Yıllarca İstanbul’dan tatil için memlekete gelince dede evine, baba toprağına gelirdim. Adafı’ya… Daha sonra zaten temelli mesken edindik bizim mahalleyi. Orada nasıl bir çocukluk, gençlik geçirdiğimi anlatmayı çok isterim ama anlatamam, cümle bile kuramam. Bazen yaşadıkları anlatmak için kalemler, kelimeler yetmiyor. O günler ne zaman aklıma gelse burnumda hafif bir sızı, gözümde bir damla yaş oluyor.

Mahallemizin en önemli temel taşı herkesin bir lakabı olmasıdır sizde bu lakapları aklınızda tutun çünkü Adafı’nın anılarını çok duyacaksınız benden.

Babaannemden başlamak istiyorum Adanalı Remziye derler kendilerine hem esmerliği nedeniyle hem de dışarıdan mahalleye gelen ilk gelin diye yani 50’li yılların İstanbullu gelini gibi düşünün. Babaannemin eltisi var onunda adı Remziye ancak ona yumuk derlerdi. Mehmetçelerin Sultan, Dıney, Dıreş, Topuzun Zeynep, Muhtarın Elif, Kapıkıranların Neziha, Göt atan Haney, Çorlunun Güllü, Kınalı Saadet, Jet Ali’nin karısı Fevziye, Topal Şaziye, Ekmekçi Mahire, Şatırın Fadime ve diğerleri. Mahallede lakabı olmayanı kadınlar aralarına almazlardı ve o kadar ciddi bir boyuttaydı ki kimse kimseyi adıyla tanımazdı erkekleri bile.

Mahallenin meydanında taştan oturakla, akan bir harık (küçük dere), ağzına kadar açık kapılar ve karşısındaki sağırmış gibi bağıra bağıra konuşan kadınlarımız vardı. Yaşlılardı falan ama sokağın başından geleni metrelerce öteden görür, gizlice konuşulanları hemen duyarlardı. İşte düşünsenize böyle bir mahalleye Korona gelse ne olur? Tabi gelirse.

Sesleri kulaklarımda çınlıyor rahmetlilerin;

Mehmetçelerin Sultan: Uuuuu Fevziye anam anam duydun mu? Korona gelmiş öldürüymüş gızzz.

Jet Ali’nin karısı Fevziye: He he bilmiysin ki ne çıkarasın, gavur adetlerini getirme de haydi get hele.

Kınalı Saadet: Erayyyy git o anana söyle Korona gelmiş çağam hele baksın bizde mi? Senin anan onu da getirir oğul oğul.

Dıney: Ben gidemde evde oturam şimdi anam Kulaksız gelirde benden bilir.

Yumuk: O neymiş? Kesin Adanalı getirmiştir ne geliyse ondan geliyi zaten olmayasıca.

Adanalı Remziye: Yok yok ben biliyorum bişey etmiyi ben Adana’da daha önce görmüştüm.

Çorlunun Güllü: De haydi, nedeceğez gızz daha avluya bilem çıkılmaz görüy müsün? Bestil yiyek barim az dinç olak hele. Aşım neyim bulunacakmış deyiler amma heç sanmam.

Hepsi nur içinde yatsın babaannem ve geride kalanlara da rabbim ömür versin. Covid-19 geldi gidecek derken hep kötü, olumsuz gelişmeler yaşandı. Birazda gülmek için neden olsun değil mi şu Korona? Siz bakmayın böyle gülüp geçtiğimize son virajda son düzlükteyiz ha gayret maske – mesafe – hijyen kuralına birde sabır eklersek üstesinden geleceğimizi unutmayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Didem Barut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?