Ya yeseydik?

Şanlıurfa’da Balıklı Göl çevresinde bir cafe: Kutoğlu Beylerbeyi.

Malatya’dan gece yola çıkan bir aile sabah kahvaltısı yapmak üzere cafeye gelir ve siparişlerini verirler. Beklemeye başlarlar. Yan masada oturan başka bir aile kahvaltısını sonlandırır, çaylarının sonunu yudumlayıp kalkarlar. Masadaki boşluğu fark eden bir sokak kedisi az önce mekandan ayrılan ailenin tabaklarından arta kalanları kemirmeye ve tırtıklamaya başlar. Malatyalı aile fertleri kediyi ve arta kalanları incelemeye koyulur. Ailenin genelde gergin ve şüpheci olan babası, isminin Yakup olduğunu öğrendiği bir çalışanı çağırır. ‘’Kediyi görmüyor musunuz? Tabaklar da dolu. Siz bunları tekrar müşterilere mi veriyorsunuz? Masalardan arta kalanları nasıl değerlendiriyorsunuz?’’ diyerek peş peşe soruları sıralar. Yakup kendinden emin bir şekilde kesinlikle böyle bir şey yapmadıklarını söyleyip gider. Az sonra bir iki çalışan gelip hızla masayı toplarlar. Bu arada sipariş vereli kırk dakika olmuştur. Şüpheci baba hepten işkillenmiştir. Diğer aile fertleri ile kaldırılan tabakları akıllarında kalacak şekilde işaretlerler. Yandaki masa alelacele toplandıktan sonra bakır bir tepsiye özenle dizilmiş tabaklar Malatyalı ailenin masasına getirilmeye başlanır. Az önce Malatyalı ailenin yan masada işaretlediği tabaklar kendi masalarına indiriliyor! Baba ‘’siz az önce kaldırdığınız tabakları getiriyorsunuz’’ değince garsonda fırlama bir gülümseme belirir ve pişkin bir şekilde ‘’yok abe bunlar yeni’’ der. Malatyalı anne zeytin tabağı içinden kemirilmiş zeytin çekirdeğini çıkarır ve garsona gösterir. Garson ezildiğini iddia ederek yalan üstüne yalanları sıralar. Aile kalkıp mekanı terk ederken babanın yanına kediyi gördüğünde yanına çağırıp uyardığı Yakup ilişir. Yakup utanmıyor musunuz yazıklar olsun değince, Yakup kafasını öne eğer ve söylenecek bir şey olmadığını kabul edercesine başını sallar.

Yan masada covid 19 pozitif bir hasta olsaydı ve aile o gıdaları tüketseydi demeyeyim, ya hepatitli bir hasta olsaydı diyeyim… Tabaklardan faydalanan kedide insanlara bulaşabilen (zoonoz) yüzlerce hastalıktan biri olsaydı ve aile kendilerine yapılan şerefsizliği fark etmeseydi diyeyim…

Ben bu köşeden defaatle Covid19 sagınının çok abartılmaması gerektiğini yazdım. Tedbirleri aksatmayın dedim. Ancak kendinizi bunaltmayın da dedim.

Salgın haberleri ne zaman biterse salgın da o tarihte bitecektir!

Neye dayanarak söylüyorum ben bunu? Soracağım soru cevap niteliğindedir:

Güney Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde salgın var mı yok mu?

Bilmiyoruz! Çünkü haber yapılmıyor!

Haber yapılmıyor diye yok mu kabul edelim diyebilirsiniz. O size kalmış. O soruyu bana değil, gündemden düşürmeyenlere ya da kendinize sorun.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?