Bomba Bu, Bir gün Patlar

Eğer teşekkür beklediğiniz bir iş yaptıysanız ve cezalandırılıyorsanız rahat olun gevşeğin ve okumaya devam edin.
Devrim arabaları filmini izleyenleriniz bilir. Filmin akılda kalan en etkili cümlesi:

Türkiye'de hiç bir başarı cezasız kalmaz!

Peki gerçekten öyle mi? Bence değil. Yani Türkiye ile sınırlandırılmasına katılmıyorum. Çünkü başarılar dünyanın hiç bir yerinde cezasız kalmıyor.
Gel gelelim ülkemiz kurtla oturup kuzuyu yiyip, çobanla oturup ağlayanlarla dolu.
Ceza kesenler ortadaki başarıdan en çok yararlananlar oluyor genelde. Peki bunu tetikleyen şey ne? Aklıma en çok yatan açıklama "kaybetme korkusu".

Başarının mimarları istinasız cezacılar tarafından kıskanılır. Ve başarının ceza serüveni genelde böyle başlar.

Eğer başarılar değil de başaranlar konuşulmaya başlanıyorsa ceza fitili ateşlenir.

Fitili ateşlenen bomba genelde en savunmasız olan başarının emekçilerinde patlar.

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu’nu konuşalım.

Müzmin başarısız ana muhalefet lideri…

SGK genel müdürlüğünü yaptığı sürede kurumun zararı kendisine ihale edildi. Bütün içtenliğimle söylüyorum, bu zararın bütün sorumlusu o dönemin siyasetçileriydi. Bir türlü anlatamadı.

Ancak girdiği seçimlerin tamamını kaybetmiş bir siyasetçi iken de sorumluluğu asla kabul etmedi. İşin tuhaf kısmı elindeki bombayı kimseye atamadı atamıyor. Öyle görünüyor ki atamayacak da!

Uzun yıllar sonra CHP oylarını gözle görülür seviyede arttıran Muharrem İnce’ye ceza kesti. Sonuçlarını tarih yazarken Kılıçdarolu’ndan övgü ile bahsedileceğini hiç ama hiç sanmıyorum.

Lisede yıllarımda 10 Kasım törenleri için bir oratoryo hazırlamıştık. Öğretmenleri ile öğrencileri ile yoğun bir tempoda çalıştık. Gerçekten de akıllarda kalan olağanüstü bir gösteri olmuştu. Okulumuz özellikle öğretmenlerimiz birçok ödüle layık görüldü. Bize bir teşekkür bile edilmemişti. Ertesi yıl tekrar bir gösteri yapılacağı haberi ile boş bir sınıfa toplandık. Sorumlu edebiyat öğretmeni kendisini anlata anlata bitiremedi. Söz aldım ve ‘’ o başarının mimarlarının burada bulunan öğrenciler olduğunu unutmayın’’ dedim. Kibir abidesi edebiyat öğretmeni beni kovdu. Dışarı çıktım. Arkamdan bir arkadaşım daha kovulmuş. Nihayetinde kibir abidesi yine ödüllere boğulacağını düşündüğü oratoryoyu hazırlayamadı. Ceza bize kesildi ama bomba kibir abidesinin elinde patladı. (Merak edenleriniz için belirteyim Sümer Lisesi 2001-2002)

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?