TAKLİTÇİ SUFİ

Ramazan ayı geldi diye sevinen, gitti gidiyor diye üzülenler arasında samimi bulduğum bir kesimdir televizyoncular. Sene boyunca kazanabildiklerinin on katını bir ayda kazanıyorlar. Düşünüyorum da sanırım öyle bir imkânım olsa ben de başında keyif delisi, sonunda derbeder olurum Ramazan’ın. Neyse yine klasik bir Malatyalı gibi milletin gelirini giderini hesaplamayalım. Allah kazançlarını artırsın. Birleri bin olsun.

Konumuza döneyim:

Allah şahit, televizyoncuların bu hüzünlü ve keyifli hallerinde ki samimiyetlerinden zerre kadar şüphem yok!

Bir de bu televizyonculara bakıp belki de anlattıklarından etkilenip “demek Ramazan’da bunları düşünmek, bunları söylemek gerek” kafasıyla hareket eden taklitçi sufiler var.

Ya hu arkadaş bu televizyondakilere ne bakıyorsun sen? Onlar o gördüklerini göstermek, duyduklarını söylemek zorunda.

Adam İslam alimlerinden bahsediyor. İslam alimi derken ne zannediyorsun sen? Her gününü Ramazan gibi ihya eden, kalp ritmini “Allah” zikri ile senkronize etmiş, Yüce kitapta Allah’ın övgü ile bahsettiği kulları; bütün bir ömrünü Allah’ın rızasına adamış, dünyevi bütün arzularını dağlamış, kalplerinde yanan ateşle, her daim nefislerini bedenlerinden uzak tutabilen kutsiler…

Bırakın rol çalmayı.

Hakkıyla tutulan oruç zor bir ibadettir. Oruç saatlerce aç kalmanın ötesinde, Allah için insanın neler yapabileceğini yine sadece Allah’a kanıtlamaya çalıştığı, Allah’la baş başa olduğu bir haldir. Nefsi arzularının tamamına savaş ilan ettiği, en basit yeme, içme ve uyku düzeninin altüst olduğu bir aydır. O yüzden sonu bayramdır. O yüzden hakkını verdiğini düşünenlerin ödüllendirildiği, kutladığı bir sonu vardır.

Biz bayram yaparken inzivaya çekilmiş, Allah’ı kendilerinden razı edebilme çabası ile yanıp tutuşmaya devam eden zatlar var. Sofralarını her türlü imkanı olmasına rağmen bir dilim ekmek, üç beş zeytinle kuranlara hürmeten olsun medya alimliği yapmayın. Allah’ın sizden istediği kadarını yarım yamalak ya da tam olarak yaptınız. Allah kabul etsin.

Dün, ne de çabuk geçti on bir ay, dediğinizi unutmayın! On bir ay sonra yine diyeceksiniz.

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın.

Mehmet SAYDAN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?