Başkanım, suçumu kabul ediyorum

Hakem kararlarındaki tutarsızlıklar, maç sonuçlarındaki şüpheler, kulüplerin üzerine binen mali yükler düşünüldüğünde, düşen takımlara yazık olacak. Çok defa dile getirdim. Küme düşme kaldırılmadı diye çok istedim. Ve nihayetinde empati yaparak doğru karar alınmıştır. TFFnin verdiği tüm liglerle ilgili kararı destekliyorum.

Gelelim bizim takıma, bu takım küme düşmeyi nereden bakarsanız bakın maalesef hak etti. En büyük suç tabi ki bu takımın başkanında olmak zorunda. Çünkü tüm kararları alan kendisi. Hikmet hocadan tutun, malzemecinin bile hatalarından yine başkan sorumlu. Çünkü onu sen getirdin demezler mi? Evet başkan çıkıp tüm sorumluluğu almalıdır.

Demelidir ki,

-Avrupa kupalarına gittiğimiz için, diğer takımlardan farklı planlama yaparak, kadromuzu geniş tutmalıydık ve futbolcu kalitesini artırmalıydık.

-Hoca ve futbolcu tercihlerinde ilin futbol insanlarından oluşan kurullarla istişare yapsam daha iyi olurdu.

-İlin futbola hizmet edenlerini stada çeksem, bunların görüşlerini zaman zaman dinlesem, taraftar ne diyor, onların nabzını tutsam iyi olurdu.

-Futbolda kazanmak için gol atmak önemliydi, Jahovic ve Guilerme’yi ne pahasına olursa olsun elde tutmalıydık. Hatta 24 puana güvenmeyip, bu skorer oyunculara yenilerini ekleseydik. Yada gitmelerine izin versek bile, transfer komitesinin onay verdiği futbolcuları alsaydım. (alsaydık) Çünkü birlikte karar vermeliydik.

-Ligin sonunda değil de tüm zamanlarda futbolcu alacakları konusunda titiz davranmalıydık. Lig süresince motivasyon eksikliğinden dolayı yapılan bireysel hatalardan çok puan kaybettik. Birini alsaydık düşmezdik.

-Futbol kültürü olan bir şehirde hakeme saldırmak, depremde maç iptalini polemiğe dönüştürmek, TFF ve camialar arasında tercih yapmak doğru değildi. Neticede insan duyguları olan bir varlık. Kendi düşmanımızı yaratmamalıydık.

-Gelen hocaya göre şekil alan kulüp olmak yerine, donanımı, kurulları ve profesyonelleri ile dünya kulübü olup, hocaların işiyle meşgul olduğu, işlerin tıkır tıkır işlediği bir kulüp olmalıydık.

-Bu ünlü hocalarda hata yapıyormuş, hele bir de kaprisleri var ki, bizim kendi evlatlarımızın bunlardan eksikleri yok. Bizimkilere  şans verme cesaretini gösterebilsek bel ki ülke futboluna hocalar kazandırırdık.

-Altyapıda tesis eksiğini giderseydik. Kalacak mekan vardı. İki saha daha yapsaydık yeterdi. Bunu Dia’ verdiğimizin 1/10 ile yapabilirdik. Sadece gençlerin antrene edildiği değil de futbolcu ve iyi insan olmaları için donanımlı ellerde eğitildiği bir sistem kursaydık, birçok futbolcu çıkartırdık ve bunlardan para bile kazanırdık. Hem de kendini futbolcu sananların kaprisini çekmezdik.

-İşte bunların hepsini yapsaydım belki otuz yıl bu kulüpte başkanlık yapar, efsane olurdum. Bu hatalar benim. Tüm sorumluluğu alıyorum. Yeni dönemde kalırsam söz bunları yapacağım demelidir.

Gerçi geçmişten ders, doğru ve bilimsel olandan örnek almadığımızdan tarih tekerrür ediyor. Nedense hep aynı film ve filmin sonu da her zaman hüzünlü bitiyor.

Kendiniz ve sevdikleriniz için, lütfen maske takın, sosyal mesafeyi koruyun ve hijyene dikkat edin. Birlikte hareket edersek virüsü yeneriz. Yoksa o bizi teker teker götürür.

Bayram BAYSAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bayram Baysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?