SAVAŞA HAYIR DİYENLERE… GELSİN

Sevgili okurlarım, Mehmetçiğimiz bu soğuk kış günlerinde ülkemizin bekası için Afrin’de çarpışırken bu hafta Malatya ile ilgili eğlenceli bir yazı yazmak içimden gelmedi. İzninizle ben de gündeme dair bir yazı yazayım istedim…

Ortalık “Savaşa hayır” diye yaygara yapan, insan hakları ihlallerinden dem vuran sözde aydınlardan, sözüm ona hümanistlerden geçilmiyor.

Birinci ve ikinci Dünya savaşlarını, Vietnam savaşını, İran, Irak savaşını ve daha bir çok savaşı inceleyen biri olarak, savaşın nemenem bir şey olduğunu, geride bıraktıklarını ve travmalarını bilen ve anlayan biri olarak savaş taraftarlığı yapmam mümkün değil.

Ancaaaak, dünyanın en kalleş ve acımasız örgütü olan PKK benim güzel ülkemde:

17 yaşındaki lise öğrencisi Buse Sarıyağ’ı dershaneye giderken İstanbul Halkalı’da bombalı saldırıda öldürürken,

Suçu sadece oradan dolmuşla geçmek olan, gencecik doktor adayımızı Beşiktaş stadının yanında katlederken,

15 yaşındaki tek hayali bordo mavi formalarla, Avni Aker stadında top oynamak olan Eren Bülbül adlı Trabzonlu gencimizi hem de uzun namlulu tüfeklerle bilerek ve isteyerek katlederken,

Cerrahpaşa Tıp Fakültesini iyi bir dereceyle bitirdikten sonra ben kendi toprağımın insanına hizmet vermeliyim deyip Diyarbakır’a gelen ve hemşehrilerine hizmet eden doktor Abdullah Biroğul’u bir yol kesme sırasında hunharca katlederken,

Batman’da Kürt çocuklarına eğitim vermek için gecesini gündüzüne katan 22 yaşındaki Aybüke öğretmen bu hayattan koparılırken,

Ankara’da evine gitmek için otobüs beklerken katledilen Birgül…

Ahmet, Mehmet, Esra, Nilgün ve yüzlerce masum gencimiz…

Hayatlarının baharında öldürülen bu değerlerimiz için neden insan haklarından bahsetmedi bu sözde hümanistler.

Bu gençlerin yaşama hakları yok muydu?

Bu eli kanlı örgüt, sınırımızın öte yanına binlerce tır dolusu silah ve mühimmat yığarken mevziler kazarken neden tek kelime etmediler, bu sözde hümanistler.

Bu silahlar düğünlerde havaya sıkmak, füzeler de havai fişek niyetine kullanmak için gönderilmedi herhalde!

Üstelik bu silahların kime karşı kullanılmak için gönderildiğini ve orada niçin konuşlandıklarını bilmemelerine de imkan yok.

O halde ne yapmamız gerekirdi beyler?

Kuzu kuzu Reyhanlı’ya, Kilis’e roket göndermelerini beklememiz mi…

Şimdi şartlar eşit, bizim silahlara denk silahları var,

Namaz saati camiye, sivil vatandaşların evine roket atacaklarına,

Hayatta bir kere erkek olup Mehmetçiğin karşısına çıkıp ve kalleşlik yapmadan erkekçe vuruşsunlar.

Vuruşsunlar ki görelim el mi yaman bey mi!

Vuruşan Mehmetçiklerimizin Allah yar ve yardımcısı olsun, Allah askerlerimizi korusun ve muzaffer etsin…

Atilla KANTARCI

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Kantarcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi

Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?