Alemin Cahilleri!

Takım tutar gibi tuttuğu partinin ileri gelenleri kadına şiddet konusunda herhangi bir ifadede bulunmadığında sesini asla ve katiyen çıkarmayan insanlar gördüm ben. Sesini asla ve katiyen çıkarmayan bu kişilerin, kadınların bizzat kendileri olduğunu gördüm ben.

Şiddete hayır” sloganları attıktan birkaç ay sonra yine takım tutar gibi tuttuğu partinin ileri gelenleri şiddeti özendirici ifadeler kullanırken gaza gelip ortalığı dağıtanları gördüm ben. Sorgusuz, sualsiz…

Çocuk istismarı konusunda dahi “tuttuğu” partinin düşüncelerine göre hareket edeni gördüm ben. Minicik bedenler iğrenç emellerle öldürülürken, kendisi anne olan, baba olan insanların, o saçma sapan koltuklarından olmamak için sustuğunu ve buna asla müdahale etmediğini gördüm ben!

Bu ülkede insanlar vicdanına ve mantığına göre değil,  “tuttuğu parti”ye göre hareket ediyor. Bir de bu durumu öyle kabulleniyor ki, kendini elit ve akıllı zannediyor.

Bu ülkede ev hanımlarının bile eli siyasetteyken, kimse bizden bir şey olmasını beklemesin. Kimse bu ülkede kadına şiddetin bitmesini beklemesin. Kimse çocukların canice öldürülmesinin bitmesini beklemesin. Çünkü bu ülkede vicdanlar değil, koltuklar konuşuyor!

Çünkü bu ülkede kimse haddini bilmiyor.

Çünkü bu ülkeye siyaset yön veriyor.

Çünkü bu ülkede liyakat sahibi olanlar değil, yalakalık yapmayı yaşam biçimi haline getirenler bir yerlere geliyor.

Etrafınıza bir bakın ve bana istisnalar dışında durumun böyle olmadığını anlatın; ki emin olun beni ikna edemezsiniz.

Dün Pınar Gültekin haberi yüreğimizi yaktı.

Sosyal medya hesaplarımda yüzlerce paylaşım takip ettim. Elle tutulur, çözüm üretir tek, sadece tek, inanın birrrrrr tane bile ifade yoktu. O zaman yine “iyi kınadık” diyerek geçelim bu meseleyi de! Kimse bana “olur mu öyle şey” demesin. Vallahi içim çok şişmiş, elime geçen ilk nesneyi kafasına atarım.

YETER, YETER YETERRRRRRR! Kadınların öldüğü yeter, çocukların öldüğü yeter, hayallerin bittiği yeter!

“Belki bir adam her sabah onun ismiyle uyanacaktı.” Bunu da çok gördüler Pınar’a, Özgecan’a, Münevver’e…

Beni asıl sinirlendiren meseleye gelmek istiyorum:

Sosyal medyayı iyi takip eden birisiyim, çünkü hayatımız bu olmuş maalesef.

Bu mecralarda iki övgü alıp, hiçbir tahsilatı, hiçbir geçmişi olmadığı halde bir yerlerden para kazanan insanları özellikle takip ediyorum. Çünkü bu kişiler, içinde bulunduğumuz tüm düzenin en açık örneği…

Açık açık söylüyorum, bahsi geçen bu kişiler AK Parti’nin yalakalığını yaparak bir yerlere geldiğini zannedip, aslında kendilerinin basamak olarak kullanıldığını fark etmeyen, başkalarının kendi sırtına basıp geçtiğini görmeyen, aşırı saf insanlar. Maalesef eğitimsizlik böyle bir şey…

Bakın AK Parti’ye lafım yok, benim yukarıda bahsettiğim tüm ifadeler, tüm partiler için geçerlidir. Ve benim şimdi bahsedeceğim şey de tüm partilerin yalakalarına özeldir…

Neyse, bu kişileri dün Pınar Gültekin’in acı haberinden sonra dikkatlice takip ettim. Kendi akılları ve iradeleriyle maalesef hareket edemeyen, çünkü böyle bir özelliklerinin olabileceğini dahi bilmeyerek hayatını idame ettiren bu insanlar, dikkatle hareket etti ve beğeni dahi yapmadı. Bakın günahlarını almayayım, kendi kafeslerinde çok dikkatli yaşayan insanlar bunlar. Dünya bu kafeslerinin içinde ve başka bir alem kesinlikle yok!

Ardından Twitter üzerinden AK Parti’nin önde gelen isimleri, çok olağan bir şekilde, insanlık gereği Pınar Gültekin olayından duydukları üzüntüleri dile getirdiler.

Peki, bunun ardından ne mi oldu? Herhalde söylememe gerek yok! Bu kafes hayatı yaşayan varlıklar hurraa Pınar’ın katiline saldırdılar. Hurraa kadına şiddet konusunda nutuk attılar. Hurraa kadınların hayatın tüm alanlarda ön planda olması gerektiğini ifade ettiler. Kendilerini bizzat tanıdığım ve maalesef hayatlarına tanık olduğum için biliyorum, bu insanlar, “O saate o kadının orada ne işi var?” “Kadın dediğin evde oturur” ifadelerini savunan kişilerdi. Ki bu düşünceler de kendilerine ait değildi; âlemin cahilleri!

İşin kötü yanı ne biliyor musunuz? Bu kafes hayatının gittikçe artmaya başlaması.

Bütün parti “taraftarları” için söylüyorum; bu kafes hayatı bizim sonumuz olacak.

Bu kafes hayatı şimdi olduğu gibi, ileri de de sizi Pavlov’un köpekleri gibi yapacak.

Kadına şiddet de, çocuk istismarı da, hayatın tüm alanlarında ki ahlaksızlıklar da siyasetle değil, toplumsal-kollektif hareketlerle bitecek. Ve bunun mümkün olmadığını görmek için de alim olmaya gerek yok!

İşte bizi bitiren bu!

Kim ne derse desin, bu ülkenin insanları böyle oldukça bizden bir cacık olmaz.

Bu ülkede sağcısı da, solcusu da kafes hayatı yaşıyor.

Sonumuz asla hayra çıkmayacak, assla!!!

Türkan YILDIZ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Türkan Yıldız - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi