Çiftçiler ve zirai ilaç sorunu

Malatya denince akıllara ilk kayısı geliyor, çünkü Malatya kayısının başkenti. Şehrimizin ekonomisi sanayi dışında bu tarım ürününe dayanıyor. Ancak kayısımızın bir problemi daha ortaya çıktı. Kayısı üreticilerimiz ilaç fiyatlarından dolayı bu yıl kayısıya ilaç atamadıklarını ve bu konuda devletin kendilerine destek olması gerektiğini dile getiriyorlar. 2 dönümlük kayısı bahçesinin neredeyse yıllık ilaçlaması 10 bin TL’yi geçtiğini söyleyen çiftçiler, devletin tıpkı mazot ve gübre gibi, zirai ilaca da destek vermesi gerektiğini ifade ediyorlar.

Haklılar, evet destek mutlaka her alanda çiftçilere verilmeli. Çünkü çiftçiliğin ve üretimin kıymetini pandemi sürecinde anladığımız gibi, şimdilerde daha iyi anlıyoruz. Çünkü neredeyse bir kilo yeşil fasulyenin kilosunun 100 TL’ye çıktığı bir dönemde kesinlikle ülkemizin her yerinde sürdürülebilir bir tarım yapılması şart ki, 100 TL’ye alacağımız bir kilo fasulyeyi 10 TL’ye alalım.

Zira çiftçilerimiz sitemlerinde, isteklerinde halılar lakin, devlette bu konuda bir destek gelir veya gelmez, bilemiyoruz ancak kayısı ağaçlarını üreticilerimiz mutlaka ilaçlamalılar. İyi ürün elde etmek istiyorlarsa, kaliteli bir meyveye sahip olmak istiyorlarsa mutlaka desteği beklemek yerine ilaçlarını yarına koymasınlar. Öyleki ağçalarımız, bahçelerimiz monilya denilen hastalığa yakalanabilir. Lokal olarak başlayan bu hastalık, ileriki dönemlerde bölgeye hatta Malatya’nın geneline yayılabilir. Dolayısıyla ekonominin temeli olan kayısı derinden etkilenir, stratejik olan ürünümüzü kaybedebiliriz. Bu konuyla ilgili Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Fevzi Çiçek de bir açıklama yapmıştı.

Çiçek şunları sile getirmişti:

“İçinde yaşadığımız dönem itibariyle Türkiye’de bir gerçeklik var. Sadece zirai mücadele ürünlerine değil, bütün piyasaya arz edilen ürünlerde bir fiyat artışı söz konusu. Ama bu oranda üretilen ürünlerde de bir fiyat artışı söz konusu. Eğer biz çiftçilik faaliyetini devam etmek istiyorsak, mutlak surette ilaçlama yapmak zorundayız. Ne olur, zirai yüksek fiyatlar karlılık veya kar marjımızı düşürebilir ama uzun vadeye baktığımızda mutlak surette ilaçlamayı ihmal etmeden, üretimimizi devam ettirmemiz gerekiyor. O yüzden bu durum sadece kayısı üretimine münhasır değil, diğer tarımsal üretimde de girdi ne kadar maliyetli olsa da, bu üretim bir şekilde devam etmesi lazım. Ama şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim: Bu şekilde fiyatların yüksek olması çiftçilik şartlarında da sürdürülebilirliğini sıkıntıya sokuyor. Yani buna çiftçi ne kadar dayanabilir? Bu şekilde ya zirai girdi dediğimiz ve tarımsal üretim için olmazsa olmaz gübreler, zirai mücadele için ürün sübvanse edilmesi lazım ya da ciddi oranda bir destekleme kredileriyle çiftçilerimizin bir şekilde desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde tarımsal üretim sürdürülebilirliğini kaybeder. Bir süre sonra maliyetlerden dolayı bazı çiftçilerimiz belki üretimden vazgeçmiş olur. Bu sadece bitkisel üretimde değil hayvansal üretimde de yem girdilerinin yüksek olması, benzer sonuçları ortaya koyar.”

Fevzi Çiçek Başkanım zaten her şeyi söylemiş. Dolayısıyla üreticilerimizin daha dikkatli olmalarını, ilaç sezonu olan bu günlerde mutlaka zirai ilaçlarımızı kaçmadan, eksiltmeden atmalıyız.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emre Eyol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?