AK Parti ve AKP’lilerin güç mücadelesi

14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan “Adalet ve Kalkınma Partisi” girdiği ilk seçim olan 3 Kasım 2002 tarihinde büyük bir zafer elde etti. Devamında gelen 28 Mart 2004 Yerel Seçimlerinde inanılmaz bir başarı gösterdi. 3. Bir sınavı olan 22 Temmuz 2007 Genel seçimleri Ak Parti’nin milletin kurduğu bir parti olduğu tescillenen bir seçim oldu.

2002 ve 2007 yılları arasında; ekonomik, siyasi, askeri ve sosyal yaşam ve politikalar alanında büyük ilerlemeler kaydedildi. Adeta ülkeye bir bahar havası gelmişti. Siyasi iklime…

14 Ağustos 2002’ye gelindiği süreçte yeni oluşuma yanaşmakta temkinli davranan bazı güruhlar 2004 yılından itibaren biri bir Ak Parti’ye gelmeye başladılar.

 2007 yılında yaşanan parti kapatma davasında geri duranlarda temmuz 2007 yılından sonra bir bire dadanmaya başladılar. Ak Parti ne zaman bir yol kazası yaşamışsa pastanın sahipleri mesafeli davranmışlardır.

Oysaki, Ak Parti’yi halk kurmuştu halkın partisi idi. Ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, izole edilenlerin, yıllarca yok sayılanların, bütün emekleri ellerinden alınanların, azarlananların, bütün değerleri ellerinden alınanların, mazlumların, küçümsenenlerin ve horlananların velhasılı vesayete karşı duran tüm kesimlerin partisi olarak hayat bulan bir jenerasyondu.

2007 yılından itibaren Ak parti içinde ve dışarıdan girenler arasında büyük bir mücadele ile gücü ele geçirme hamleleri başladı. Bu mücadele 2011 yılında iyiden iyiye kendini hissettirdi.

Recep Tayyip Erdoğan ilk günden beri bu malum kesimi biliyordu. Hamlelerini de hesap ediyordu. Bu sebeplerden o kesimi bir tasfiye süreci bekliyordu. 2015 yılına gelindiğinde saflar tamamen netleşmişti. Lakin Recep Tayyip Erdoğan kadim bir medeniyet ve devlet geleneği olan bir milletin devletini yönetiyordu.

Başına buyruk hareket edemezdi. Bir tarafta vesayet, faiz ve para baronları; diğer taraftan güç elde etme örgütleri, bunları tam bir titizlik içinde eritip yok etmek istiyordu. Bir yanda ekonomik kalkınmayı ve bir yandan da insan hakları ve demokrasi adına çalışmalar yürütüyordu.

Doğu ve Güneydoğu da ise terör belası ile uğraşıyordu. 2016 Ağustos şurasında köklü temizlik yapacaktı. Bunu fark eden FETÖ Terör örgütü 15 Temmuz 2016 akşamı haince bir kalkışma başlattı. Milletimizin feraseti ve liderinin inanılmaz öngörüsü ve cesareti ile bu kalkışma bertaraf edildi.

Recep Tayyip Erdoğan ilk yola çıktığı özellikle İstanbul Belediyesinin kadroları hepsi ihya oldu bazıları  bakan oldu, bazıları  vekil oldu, bazıları da belediye başkanı ve üst düzey bürokrat oldu. Gelinen noktada yeni gelenler ile eski kurucu irade arasında var olma savaşı iyiden iyiye kendini gösterdi.

AK Parti’nin siyasi gücünün farkına varan bazı kesimler maddi güçleri ile boy göstermeye başladılar. Maddi destekleri ile güçlerine güç kattılar. Zenginleştikçe zenginleştiler.

AK Parti öyle süreçlerden geçti ki, kuruluş felsefesi ve ruhundan epeyce uzaklaştırıldı. Bürokrasi ve ihaleler Karadeniz merkezli oldular. Anadolu coğrafyasının insanları seçimden seçime hatırlanır oldular. Seçimin ertesi Karadeniz Lobisi var olurdu.

Recep Tayyip Erdoğan gücü ile tadını almadıkları makam kalmayan bazı kesimler ise son 10 yıldır AK Parti başarısızlığı için tüm hamlelerini yapıyorlar. Herkes; “başarılı olamadılar”  diyor lakin ben o fikirden uzağım. O kesimler her gün AK Parti’den bir parça aldılar. Yıprattıkça yıprattılar. “Mış gibi” yapıp sürekli vurdular. Hatta muhalefet adayı olabilecek kadar alçaldılar. Tabi ki, onlar hiçbir açıklama yapmadıkları için haklılar mı, haksızlar mı bilemiyoruz.

AK Parti il, ilçe ve belde teşkilatlarını seçerken kurucu değerlerinden uzak tamamen ahbap çavuş ilişkisi içinde hazırladı. Eğitim, meslek ve ilgi alanlarına göre bir taksim yapmadı. Öyle süreçler oldu ki, ilkokul mezunu yüksek lisans veya doktora yapan aday adaylarını çizebiliyor.

Meslek grupları arasında da dağılımsızlık göze çarpıyor. Örneğin Milli Eğitim Bakanı hiçbir vakit köy öğretmenliği yapan birinden seçilmedi. Ya avukat ya mühendis ya maliyeci ara ara akademisyen olsa da onlarda tamamen öğretmenlerin sorunlarına çare olamadılar.

Öyle iller var ki, vekillerinin tümü avukatlardan seçilmiştir. Bu illerin tarım, sağlık, eğitim ve sosyal yaşam ile ilgili sorunlarından bi haberler.  Herkes kendi alanından mesuldür. Lider hariç liderlik bambaşka bir durumdur.

Velhasılı zirveye çıkmak kolay olsa da; zirvede kalabilmek büyük bir maharet ister. Recep Tayyip Erdoğan liderliği ile bugüne kadar zirvede kaldı.

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde ufak bir yol kazası ile sarı karta maruz kalsa da 2028 yılına kadar Allah ömür verirse gemisini sağ salim limana kavuşturacaktır. Yanlışları hataları ve eksikleri iyi teşhis edip tedavisine bir an önce başlarsa zirvede kalmak tescillenir.

Bazı kesimler “tüm teşkilatlar silinsin diyorlar”  bunu yapmak hem çok zor hem beraberinde büyük riskleri taşır. Ne bir fazla ne bir eksik tam olması gerektiği kadar olmalı tüm hamleler.

Evet revizyon ve temizlik gerekli ama bu yok olmaya götürecek kadar radikallik içermemelidir.

Ezcümle Adalet ve Kalkınma Partisi içinde bir kesim gerçek AK Sevdalı bunlar AK Partili olarak kendilerini izah ederler. Bazı kesimler ise AKP derler bunlar menfaat ve çıkarları yok olduğu zaman AKP’li oluyorlar. “Bak ben dememiş miydim” diyenlerdir.

Yolsuzlukla mücadelede yetersiz olan devletler ilerleyemezler.

Halk 7/24 saat telefonu açık başkan, vekil ve bürokrat istiyor. İşi bittiğinde telefonunu kapatanlardan çok çekmiş…

Son yaşanan 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde kendilerini AK Parti olarak izah edenler; “halk genel seçimlerde riski göze alamadı, lakin bu seçimde ikaz mahiyetinde bir sarı kart gösterdi” diyorlar. Çünkü genel seçimlerin sarı kartı olmaz o vakit kırmızı kart olur bu da ülke için hayırlı olmaz düşüncesindeler.

AK Partili ve AKP’li ayırımı behemahal yapılmalı kuruluş ruhu ve var olma felsefesi hayat bulmalı.

Sağlıkla kalın.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Birişik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?