Mutlu gençlik

       Bizim çocukluk ve gençlik dönemimizde mahalle maçları o kadar önemliydi ki, tüm mahallenin gündemi maçlara yoğunlaşır, maç öncesi ve maç sonrasındaki haftanın konusu, haftanın maçı olurdu. Yenilen takım mahallenin namusuna kara çalmış gibi hüzünlenir, bir hafta kendilerine gelemezdi…

     Yıl 1967 bugünden tam 55 yıl oncesi;

     Bizler Kernek gençleri, şimdi yerinde MİT binası olan “tarla” dediğimiz futbol arenasında onlarca takımla maç yaptık, onlarca takımı seyretme imkanı bulduk. Ancak bu takımlar içerisinde bizleri hayran bırakan bir takım vardı…

        Mutlu Gençlik…

        Sahaya çıkışlarındaki ciddiyetten, maçın bitiş düdüğüne kadar, tam bir kolej takımı disiplininde ve sanki görünmez bir teknik direktörün maestroluğunda futbol oynayan, çok ilkel şartlarda hazırlanmış bile olsa sırtı numaralı bir forma ve şortla sahaya çıkan ve en önemlisi o yıllarda çok moda olan mahalle maçlarının olmazsa olmazı olan kavgadan uzak duran centilmenlik timsali ve insana seyir zevki veren ve en önemlisi kendi mahallesinin dışında da taraftarı olan sıra dışı bir mahalle takımıydı.     

       Mutlu Gençliği zorlayan takimlar Azizler mahallesinden Coşkun  Spor, Sıtmapınarından Kartal Gençlik ve de Kernek spordu…

        Kernek ve Mutlu Gençlik arasındaki mahalle maçları, İstanbul derbilerini! aratmayacak şekilde ilgi ve heyecan uyandırırdı.      

        Öyle kale direği falan yoktu, adımlamayla ölçülen yerlere konulan, iki taşla kale kurulur kurar maça başlanırdı. Hır gür çok olurdu, yok havadan gitti, yok taş üstü gitti gibi itirazlar gırla giderdi.

        Kernek sahasında yağmurlu havalarda toprak sakız gibi ayağa yapışırdı. O zamanın topları da toptu hani, topa kafa vurmak cesaret isterdi. Hem ağırdı hem de bağcıklı sibop tarafı kafalarına gelince kafalar yarılırdı! hele de top çamurla sıvanmışsa topa kafa vurmak güçleşir çamurdan adam olurlardı. Giydikleri ayakkabı ya Soğuk kuyu kara lastik, cızlavet  ya da keten mavi beyaz basket kes ayakkabısıydı. Çoğu zaman Malatyaspor’un işe  yaramayan atılacak ayakkabılarını  Malatyaspor malzemecisi rahmetli Kenan abiden alır bakımını yaptırır  hatta kiralık krampon bile kiralayarak oynarlardı.

        Kernek sahasinda çamurlu  saha maçlarından sonra ayakkabi ve  formalarını akan Kernek deresinde yıkar hatta duşlarını bile bu derede alırlardı!

         Mutlu Gençlik efsanesi nasıl doğdu biliyor musunuz?

         Anlatayım…

         O yillarda Malatyaspor yeni kurulmuş ve antrenmanlarını İnönü Stadyumunda yapmaktaydı. Özellikle çift kale maçların yapıldığı perşembe günleri 5000 kişinin stadyumu doldurduğunu söylersem mübalağa etmiş olmam.

         Malatyaspor antrenman yaparken onlari hayranlıkla seyreden, toplara nasıl vurulduğunu, adam paylaşımının nasıl yapıldığını, ortaların nasıl yapıldığını, penaltının nasıl atıldığını izleyen ve bu arada kale arkasından onların topunu toplayan Mutlu Sokağın mutlu çocukları abilerine özenerek bir takım kurmaya karar verdiler…

         Cingenlik Mahallesi Mutlu Sokağının pırıl pırıl gençleri, Mehmet Özdemir, Kemal Barut, İhsan Şentürk, Mehmet Ali Tepehan, Coşkun Dereli, Cumali Gürhan, Mehmet Gürsel, Nihat Cücemen  liderliğinde mahallelerinde kurdukları takımla, Fırat Mahallesi Badıllı Camii yanındaki tarlada, Ticaret Lisesinin arka tarafındaki boş tarlada ve şimdiki MİT Binasının olduğu yerdeki tarlada antrenman yaparak, nasıl gol atılır, defans nasıl sağlam tutulur, takımın nasıl oynaması gerekir, kim sahada nerede durursa daha verimli olur tartışmaları yaparak futbol adına doğruları bulduktan 5-6 yıl sonra belki de Malatya’nın tek forma giyen takımı Mutlu Gençlik olarak sahalarda fırtına gibi esmeye başladılar…

        Mutlu Gençlik çalışmalarının semeresini görmüş ve çok iyi futbol oynamaya başlamıştı ve o günün şartlarında iyi seyirci topluyordu. Bu da her takımın Mutlu Gençlikle maç yapma isteğini artırıyordu. Dolayısıyla yapılan her maç, Mutlu Gençlik’in ününü bir kat daha artırıyordu.

        Gelelim forma hikayesine…

         Kolej takımı havasındaki Mutlu Gençlik futbolcuları futbol takımının olmazsa olmazının forma olduğu bilinciyle mahallenin terzisi Güler Kalkız hanım efendiye gidip bize forma diker misiniz diye ricada bulundular. Güler Hanım seve seve dikerim ama malzeme sorununu nasıl çözeceksiniz diye sorunca söyleyecek kelime bulamadılar.     

        Gençlerin umutsuzluğunu gören Güler Hanım;

      “Üzülmeyin, herkes birer fanile alsın gelsin, onu sari renge boyayayım daha sonra arkasına birer numara önüne de  3 cizgili lacivert serit geçireyim birer tane de  lacivert şort aldık mı forma işi tamam” dedi.

      Güler Hanım tüm işlerini bırakarak  sarı boya ve çivit ile 12 fanilayı boyadı lacivert bezle hem numarayi hem de  3 şeridi çekti böylece MUTLU GENÇLİK’in muhteşem formaları bitmiş ve efsane Mutlu Gençlik kurulmuş oldu.

      Terzi Guler Kalkız ve Mehmet Özdemir’i kaybettik.

Allah rahmet eylesin…

Nurlar içinde uyusunlar...

Selam olsun Mutlu Sokağında  yaşayanlar ve  Mutlu Genclikte top koşturanlara…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Kantarcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?
Tüm anketler