Rıza’nın Müttefikleri

30 Temmuz 1937 tarihli Seyid Rıza’nın İngiltere’ye yazdığı mektupta Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti hakkında neler yazıldığını bir hatırlayalım.

Mektup, Türk Hükümetinin Kürtleri asimile etmeye çalıştığı, yayın organlarını yasakladığı, zorunlu göçe zorlandığı ve nice zulmü reva gördüğüne dair iddia ve iftiraları içeriyor.

Bu sözde baskılar karşısında silahlandıklarını da itiraf ediyor. Hatta mektubun bir bölümünde Türk ordusunu yendiklerinden bile bahsetmiş!

Mektubun sonunda yalakalık diz boyu:

‘’Üç milyon Kürt, benim sesimden Ekselanslarına sesleniyor ve hükümetinizin yüksek manevi etkisinden Kürt halkını yararlandırmanızı sizden istirham ediyor.

Sayın Bakan, en derin saygılarımın kabulünü rica ederim.’’

Mektubun imzası tam bir komedi: Dersim Generali Seyid Rıza!

Mektubun tamamına arşivlerden rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

Seyid Rıza mektubun hiçbir yerinde Alevi-Sünni muhabbeti yapmamış. Peki bu güne kadar bize Tunceli’de 1937’de yaşanan olaylar nasıl pazarlandı? Ya da hala nasıl pazarlanıyor? Bu, bir kenarda dursun.

Seyid Rıza kime kimi şikâyet ediyor? Türkiye Cumhuriyetini, İngilizlere!

İngilizler bir şey yapıyor mu, hayır. Sadece bekliyorlar. Neyi? İsyan başarılı mı olacak, bastırılacak mı? Stratejide garanticilik, her zaman tutar:

İsyan bastırılınca ne yaptı İngilizler? Rıza’nın mektubunu Türkiye ile paylaştı; bakın, Seyid Rıza bize de böyle bir mektup gönderdi. Yardım istedi. Ancak biz karışmadık. Biz müttefikimize yanlış yapmayız! ‘’İngiliz-Türk dostluğunu’’ kimse bozamaz!

Darbeleri ve darbe girişimlerini de hatırlarsanız sadece beklediler izlediler müttefiklerimiz!

Müttefiklerimizin kargaşayla asla işleri olmaz. Onlar kargaşa çıkarıp izlerler. Galip olanla yollarına devam ederler.

Şimdi terör saldırıları sonrasında çıkarılan yaygaraya bakın. Şehit sayısı fazlaymış da gizleniyormuş, hiç terörist öldürülmemiş de abartılıyormuş vs vs…

Bu haberlerin arkasında da ‘’müttefiklerimiz’’ var.

Sahte sosyal medya hesaplarından kusulanları ilk önce kimler dillendiriyor, sonra kimler inanıyor? Profiller hep aynı. Her biri birer mal! Mal diyorum da hakaret değil, teşbih.

Şimdi düşünüyorum da inşallah mahşer günü şehitlerimiz yakamıza yapışmazlar. Biri yakama yapışsa, ben kanımı canımı senin için feda ettim, sen ne yapıyorsun dese ne derim diye düşünüyorum. Yüzüne bile bakamam. Şu malları konuşturmasaydın bari demesin diye de sin ve kaf kardeşlerin sinerjisi ile sesimizi biraz yükseltmemiz farz oldu!

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Saydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?
Tüm anketler