Deprem gerçeği

9 Ekim 2019 tarihinde, 6 Şubat depreminden habersiz olduğumuz günlerde yazdığım bir yazı elime geçti, lütfedip okursanız ne kadar vurdum duymazlık yaptığımızı görürsünüz!

Çok acı…

Geçtiğimiz günlerde meydana gelen, Silivri merkezli İstanbul depremi, şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı bizlere...

Tüm hemşehrilerimizin İstanbul’da bir yakını mutlaka vardır. Ayrıca İstanbul Türkiye’nin kalbidir. Yani İstanbul için endişelenmek hepimizin en tabi hakkıdır, ancak, unutulmamalı ki Malatya’nın deprem tehlikesi de en az İstanbul kadar!

Deprem uzmanlarından aldığım bilgilere göre, Malatya’yı gelecekte deprem açısından etkileyebilecek üç büyük fay hattımız var. Birincisi Doğu Anadolu Fay hattı. İkincisi Sürgü’den Akçadağ’ın kenarından Ovacık’a kadar giden Malatya-Ovacık Fay hattı. Üçüncüsü ise Çöşnük Fay hattı. Ve bu fayların ortak özelliği de hepsinin aktif olmaları.  

Ülkemizde maalesef, alışılmış ve de kanıksanmış bir durum var. Kriz öncesi planlama ve hazırlık yaparak, krizin olası etkilerini önlemek yerine, krizi yaşadıktan sonra krizi yönetme alışkanlığı…

Bu alışkanlığımız sanıyorum Malatya Belediyelerine de sirayet etmiş olmalı ki, bu konuda bir şeyler söylemesi gerekenlerde ses yok!

Burada tartışmasız en büyük görev belediyelere düşüyor.

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye çapında kaçak yapılaşma ile ilgili bir istatistik yayınlandı, buna göre Malatya’nın kaçak yapılaşma oranı yüzde 67. (Malatya’da 15 Ocak 2019 tarihi itibariyle ‘imar barışı’ kapsamında toplamda 88 bin 050 bağımsız birimi kapsayan 24 bin 534 başvuru yapıldığı bildirildi. Bu rakamlar, müstakil ev, konut, daire, kamu kurumu yapıları, tarım, ticari ve sanayi yapıları ile ibadethaneler de dahil olmak üzere 332 bin bağımsız birim konumunda yapının bulunduğu Malatya’da yapı stokunun yaklaşık dörtte birinin imar mevzuatına, yapı plan ve ruhsatlarına aykırı bir şekilde inşa edildiği, yani kaçak pozisyonunda bulunduğunu gösteriyor.)   

İnşaat, iskan ve oturma ruhsatlarını belediyelerin verdiği düşünülürse, ne demeli?

Peki Belediyelerimiz kaçak olan bu yapıların suyunu ve diğer hizmetlerini vermiyor mu?

Veriyor...

Yani, yasaya aykırı hareket ediyor. Suç işliyor...

Belediyeler, imar planlarını yaparken yer bilimcilerden mutlaka destek almalıdır.   

Çünkü yer bilimci, o yerin yapısını, Jeoteknik özelliklerini kısaca zeminin inşaata uygun olup olmadığını belirler. Araştırmalarıma göre bu konuda çok planlı çalışan şehirlerden biri komşumuz Elazığ. Elazığ Belediyesi, Fırat Üniversitesindeki bilim insanlarıyla ortak çalışmalar yürütüyor ve dolayısıyla Elazığ’ı sağlam zemine taşıyorlar. Malatya’da böyle ortak bir çalışmanın olduğunu ben duymadım. Yanılıyorsam beni uyarın.

Eğer Malatya’da yeni yerleşim alanları kurulacaksa mutlaka yer bilimcilerle ortak hareket edilmelidir. Çünkü yer bilimciler belediyeleri sağlam zemine doğru yönlendirir.

Malatya’nın büyüme aksı doğu, batı ve güneye doğru olmalıdır!!!

Neden?

Çünkü Malatya’nın bu bölgeleri çok daha yaşlı, dolayısıyla zemini de çok sağlamdır.

Şehir kesinlikle Kuzey’e doğru büyümemelidir!

Yıllardır bu fikri savunuyorum, hala aynı fikirdeyim.

Bunları ben söylemiyorum, her zaman yolunda gitmemiz gereken bilim söylüyor.   

Ne diyor bilim ve bilim adamları:

Kuzeyde genç kayaçlardan (1-2 milyon yıllık) oluşan kaygan bir zemin var.

Yani Türkçesi burada inşaat yapmak cinayetle eş değerdir...

Bakın size, herkesin anlayacağı  bir örnek vermek istiyorum. Malatya’nın batısındaki kayaçların yaşı 16 milyon yıl. Malatya’nın doğusuna gelecek olursak yaşı 70 milyon yıla ulaşan daha sağlam kayaçlardan oluşan bir zemini var. Malatya’nın güneyine gidecek olursak, 50 milyon ile 160 milyon yıl arasında değişen kayaçlardan oluşuyor. Yani Malatya’nın en sağlam zemini güneyimizde. TOKİ evlerinin zeminin yaşı 50 milyon yıllık kayaçlardan oluşuyor.

Kuzeye gelecek olursak, birincisi zemini çürük, genç kayaçlardan oluşan gevşek bir zemin. Zaten buraya bir çevreyolu yapılırsa ileride yapılaşma da kaçınılmaz olacak ki, yapılaşma için burası en son tercih edilecek nokta. Zemini çürük bir bölgede yapılaşma olursa gelecekte olacak depremlerden de çokça etkilenecek. Bakın daha önemlisi, jeolojik olarak 1 cm. tarım toprağın oluşması için bir milyon yıl geçmesi gerekiyor. Çevre yolunu kuzeye yaparsanız, binlerce dönüm tarım arazisini ve tarıma dayalı geçimi de bitirirsiniz.

Üstelik şehrin güneyinden geçecek Güney Çevre Yolu’nun zeminindeki kayaçların yaşı 16 ile 170 milyon yıl arasında değişiyor iken ve yüzde yetmişi hazine arazisi iken!      

Kızılderililerin dediği gibi “Toprak bittiğinde, elinizdeki paralar karnınızı doyurmaz”

Gelecek neslin geleceğini de yok ediyorsunuz... Demedi demeyin!

Bilimin bu verileri ışığında düşünürsek Kuzey Çevre Yolu yapıp, şehri kuzeye kaydırmak ne kadar mantıklı, yorumu siz okurlarıma bırakıyorum?

Ha az kalsın unutuyordum, şehrimizde deprem toplanma alanları nerede bilen var mı?

Selam olsun Malatya’mın güzel insanlarına...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atilla Kantarcı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.

01

Ekrem - Güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkürler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 13:25


Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?
Tüm anketler