Eğitimde anne-babalık rolü

Yeni eğitim öğretim yılımızın başlaması münasebetiyle anne ve babalarımızın üstlenmesi gereken vazifeleri bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Zira Sayın Bakanımız Yusuf TEKİN Bey’in de ifade ettiği gibi her şeyi öğretmenden beklemek hem öğretmene haksızlık olur hem de çocuğumuza yapacağımız en büyük kötülüklerden biri olur.

Anne karnında başlayan bir eğitim sürecini: “Nasıl olsa ben doğurup bu yaşa kadar büyüttüm, bundan sonrası okulun ve öğretmenlerin görevidir.” saçma düşüncesiyle baltalayan bir anne veya baba düşünemiyorum ve düşünmek istemiyorum. Çocuğun ilk ve en doğal öğretmeni annesidir, ardından babası gelir. Öğretmen, bu ikisinin temelini attığı eğitimin üzerine binasını kurar. O temel sağlamsa bina da sağlam olur. O binanın yapılma sürecinde de ebeveynler hiçbir vakit öğretmeni yalnız bırakamazlar çünkü yapılan bina, aslında kendi çocukları, yani en kıymetli varlıklarıdır.

 Bu vesileyle anne ve babalarımızın sadece okul eğitimi süresinde değil, çocuğun doğumundan önceki ve sonraki süreçlerde dikkat etmeleri gereken hususları maddelemek istedim.

1. Evlenmeden ve anne-baba olmadan hem aklen hem ruhen hem de kalben kendini buna tam hazır hissetmek

2.  Öncelikle çocuk sahibi olmak için hem anne hem baba adayı olarak ortak karar vermek

3.  Çocuk eğitiminin anne karnında başladığını unutmamak. Yani cenin halinde anne karnında hayatını sürdüren bebek, dış dünyadaki konuşmalardan, anne-babanın ruh hallerinden, hatta ev ortamında dinlenen müzik türü unsurlardan, seyredilen televizyon programlarından etkilendiğini ve ona göre karakter sahibi olduğunu asla akıldan çıkarmamak gerekiyor

4. Anne adayının sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmesi için gerekli tıbbi kontrolleri aksatmamak

5. Bebek dünyaya geldikten sonra onu tıbbın öngördüğü en sağlıklı biçimde beslemeye gayret göstermek. Özellikle ilk aylarda anne sütünü asla ihmal etmemek

6.  Babanın, ailesini geçindirebilecek düzeyde bir işinin olması

7.   Eşlerin birbirlerine karşı anlayışlı ve sevecen davranmaları; kırıcı sözlerden uzak durmaları

8. Çocuğun gelişme döneminde onunla bebek dili ile değil, yetişkin insan diliyle iletişim kurmaya çalışmak

9.   İlk kelime telaffuzlarında sabırla tekrar ederek onun kelimeleri doğru çıkarmasını sağlamak

10.  Konuşmaya başladığı dönemlerde onun sorularını doğru biçimde sabırla cevaplamak

11.  Çocuğumuza o ilk konuşma dönemlerinde manevi kavramları da öğretmek

12.  Okul dönemine başlayana kadar sağlam bir aile eğitimi verebilmek ve okul döneminden sonra da bunu sürdürebilmek

13.  Çocuğu eğitirken zaman zaman onun yanlışlarını görüp onu incitip kırmadan doğruları telkin edebilmek

14.  Onun her istediğine hemen evet dememek. Çünkü böyle yapılırsa çocuk kendisinin emek vermeden her şeyi elde edeceğini bilinçaltına yerleştirir

15.  Çocuk bazen anne-babasına karşı kırıcı sözler kullanabilir. Bunları çok büyütmeden onun maksadını aşan sözler olduğunu bilmek ve onu kırmamak

16.  Çocuğumuzun her hastalığını gözümüzde büyütmemek ancak gerekli önlemleri de vaktinde alabilmek

17.  Çocuğumuzun ergenlik dönemindeki hırçınlığında telaşa kapılmamak ancak onun bu dönemlerde edinebileceği zararlı alışkanlıklar için önlem alabilmek

18.  Başta anne-baba olarak büyüklere saygının, bizim geleneğimizin en önemli unsurlarından biri olduğunu ona sürekli telkin etmek

19.  İmkânlarımız doğrultusunda onun en iyi öğrenim göreceği ortamı sağlamaya çalışmak

20.  Onun bize ters gelen davranış biçimleri veya hayat tarzı olduğunda onu incitmeden sabırla doğruları anlatıp bizim istediğimiz hayatı yaşaması için baskı kurmamak

21.  Çocuğumuzu asla başkaları ile kıyaslamamak

22.  Bazı küçük hataları yapmasına müsaade etmek. Çünkü bazı hataları yapmadan hayat gerçekte öğrenilmiyor

23.  Nasihat tarzı ifadelerle değil, yaşanmış veya hayali hikâyelerle telkinde bulunmak

24.  Çocuğa güzel bir isim vermek

25.  Evlenme çağında ona en uygun eşi bulmak

26.  Çocuğu emekle kazanılan helal kazanç ile beslemek

27.  Çocuklar arasında adaleti sağlamak

28.  Çocuklarımızdan, sadece yapabilecekleri şeyleri istemek

29.  Başarılarında onları ödüllendirmek

30.  Çocuklarımızla konuşurken “BEN SENİN YAŞINDAYKEN” ifadesini asla kullanmamak

     Bu vesileyle 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı’nın çocuklarımız, öğretmenlerimiz ve ülkemiz açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Unsu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.

01

Candan - Her zamanki gibi yine doğru tesbitler kaleminize sağlık?siz hep yazın hocam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 12:53


Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?
Tüm anketler