DOLAR

12,4902$%3.08

EURO

14,1202%4.02

STERLİN

16,6855£%3.24

GRAM ALTIN

712,56%3,27

ÇEYREK ALTIN

11.464,11%3,26

BİTCOİN

675591฿%-5.22641

İmsak Vakti a 05:46
Malatya KAPALI
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİLDİR!

Atalarımızın bol hikmet içeren sözlerinden biridir bu söz. Çoğumuz duymuşuzdur. Daha çok yüksek makamlarda görev yapanları uyarmak için kullanılır,mealen şöyledir;

Hasbihan Et

MAHKEME KADIYA MÜLK DEĞİLDİR!

Atalarımızın bol hikmet içeren sözlerinden biridir bu söz. Çoğumuz duymuşuzdur. Daha çok yüksek makamlarda görev yapanları uyarmak için kullanılır,mealen şöyledir;

“Aman ha dikkat et!Bulunduğun makam sana ait değildir.Emanetçisin sen orda!Bugün oturduğun o koltukta dün başka biri vardı yarın başka biri olacak. Temsil ettiğin makamın seni diğer insanlardan daha önemli kıldığını zannetmeyesin. Aksine yükün herkesinkinden daha ağırdır artık.Bu bilinçle hareket et.Sakın yanılgıya düşüp de etrafındaki insanları hor görme. Onlara kötü davranma. Yarın makamından inince onların yüzüne bakamayacağın işler yapma! “Padişahken zulmedersen tahttan inince dilenci olursun” demiş Sadi Şirazi.Tevazu sahibi ol. Padişah da olsan köle de olsan değil mi ki ölüm var. Varlık ta bir yoklukta bir.”

Zor iş. Allah (C.C) selametlik versin o yüksek makamlarda görev yapan kardeşlerimize.İnsanın en büyük düşmanı olan nefsi yanındayken, hele de etrafındakendini düzeltecek dostları yoksa sürünerek çıktığı o yıldızlara değen başını nasıl indirebilir ki?Uçarak yükselenlere sözümüz yok, onlar istisna. Ne demişti Cenab Şehabettin; “Yüksek yerlerde hem kuşa hem yılana rastlayabilirsiniz. Birisi uçarak gelmiştir oraya, birisi sürünerek… ”

Fakat şimdilerde öyle yüksek makamlara bile gerek yok. Bazı insanların bir  koltuk sahiplenince kendini Sultan Süleyman zannettiğine şahit oluruz. Bazıları dediysek de az zannetmeyelim,sayıları gittikçe artıyor.Sebebini bilen beri gelsin.

Hele de buzat-ı muhteremlerin görevi kamu da ise durum daha vahimdir. Konumları Kaf dağının ardıdır artık. Yanına yaklaşabilene aşk olsun. Koca devletin mührünü onlar taşıyor sanki. Havaları devlet başkanında bile yok.Astıkları astıkkestikleri kestik. O küçücük makâmlarınıokyanus, kendilerini de kaptanı derya zannederler. Buradaki benzetmeyi Mevlana hazretlerinden aldığımızı ifade etmeden geçmek olmaz. Hazret, Mesnevi de şöyle bir hikâye anlatır;“Bir sinek, eşek sidiğinin üzerinde gezinen bir saman çöpünün üstüne kondu ve bir gemi kaptanı gibi başını yukarı doğru kaldırdı ve şöyle meydan okudu “Ben bu denizin ve gemiciliğin mektebinde okumuş, bu işe ömrümü vermişim. İşte deniz, işte gemi, işte adam, işte kaptan, işte görüşü keskin bir kahraman”.

İşte bu kahramanlar(!) bir müddet vakitlerini geldikleri görevin sarhoşluğu ile geçirirler. Kibirleri “daha iyi nasıl hizmet ederim” sorusunun cevabını aratmaz bir türlü. Zamanla  “bundan yükseğine nasıl ulaşırım?”ın  hesabı ile meşgul olamaya başlarlar.Artık işten kaytarma, asık surat, hizmet bekleyeni azarlama, işleri yavaşlatma, muhatabı bıktırma vb her türlü etik dışı davranışlar hak getire…

Bu görev hiç bitmeyecekmiş, hiç ölmeyecekmiş, hiç ahiret yokmuş, hiç hesaba çekilmeyecekmişiz gibi dünyayı kendimize mülk edinip yaşayan bizlere ibretlik olsun bu misaller.

Mahkeme dedik kadı dedik ya, bir kadı hikayesi ile bitirelim. Belki nasiplenenlerden oluruz.

Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya ´Ben bunu aldım´ demiş.

Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: ´Hani bizim ördek?´ diye sormuş.

Fırıncı boynunu büküp ´Uçtu´ deyince, iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde koşuyor.

Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi! Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı´nın karşısına çıkarmışlar. Ördeğin sahibi, ´Bu adam ördeğimi hiç etti´ diye şikâyet etmiş.

Kadı, fırıncıya sormuş: ´Ne yaptın bu adamın ördeğini?´ Fırıncı ´Uçtu´ demiş.

Kadı, kara kaplı defterini açmış: ´Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar´Uçar´ anlamınagelir. O halde ördeğin uçması suç değil´ diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşın şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: ´Herkim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman´ın tek gözü çıkarıla…´

Karakuşi Kadı, ´Şimdi´ demiş, ´Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.´ Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş.

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da, Karakuşi Kadı, ´Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.´ diye hüküm kesmiş.Böyle olunca adam da, şikâyetini anında geri almış.

Kadı Yahudi´ye sormuş: ´Senin şikâyetin ne? Yahudi ellerini açmış, ´Ne diyeyim kadıefendi?´ demiş, ´Adaletinle bin yaşa sen, e mi!´

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

BAĞAJDA SOYUNAN AMATÖR!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.