DOLAR

13,4835$%0.03

EURO

15,2439%-0.04

STERLİN

18,2305£%-0.08

GRAM ALTIN

800,69%-0,04

ÇEYREK ALTIN

1.293,00%-0,08

BİTCOİN

509008฿%5.01987

Öğle Vakti a 12:44
Malatya HAFİF KAR YAĞIŞLI -4°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

Kırmızı Hap Ve Uyanış

Hasbihan Et

Neo kırmızı hapı seçip gerçek dünyaya gözlerini açtığında; “neden gözlerim acıyor?” diye soruyor. Morpheus ise “çünkü daha önce onları hiç kullanmamıştın” diye cevap veriyor.

Bu diyalog 1999 da vizyona girdiğinde gişelerde hasılat rekorları kıran, sinema dünyasında büyük bir etki yaratan Matrix filminde geçen bir sahneden.

Film, dünyanın uzun yıllar sonraki bir zaman dilimi için kurgulanmıştır. Filmin kahramanı Neo, bir yazılım şirketinde çalışmaktadır. Hayatını sorgulamaya başladığında bir gerçekle karşılaşır. Bilgisayarlar tüm insanlığı ele geçirmiş, Dünyayı yaşanmaz kapkaranlık bir hale getirmişlerdir. İnsanlar bunu fark etmesinler diye de uyutulmuş ve zihinlerine bağlanan bir programla sanal bir yaşam sürüyorlar. Yani insanların yaşadıklarını zannettikleri hayat bir simülasyondan ibaret. Ve kahramanımız insanlığı bu sanal dünyadan kurtarmak için zorlu bir yolculuğa çıkar.

Filmi ilk seyrettiğimde çok anlamamış, sonrasında defalarca izlemiştim. Her sahnesi durdurulup tekrar izlenesi insan zihnini zorlayıcı, içeresinde felsefi ve dini öğelerin olduğu çok güzel bir film. İnsanın gerçekleri görememesinin önünde engel olan dünya perdesini ilk defa çok yakından anladım. İnsan hayatının bir matrix (bilgisayar programı) in yönettiğinin dışında ki mesajlar çok mantıklı. “Gerçek nedir?” Sorusu filmin sonuna kadar peşinizi bırakmıyor.

İnsanların yüzde kaçı bu sorunun cevabının peşinde koşar bilmiyorum ama yüce kitabımızı okuyanlar bilirler; Rabbimizin bizleri davet ettiği tefekkürün temelinde bu vardır. Hayatımızı sorgulamak ve hakikati aramak! Gerçek bir uyanışla.

Uyanışı anlatan sahne ise muhteşem. Birbirlerine kablolarla bağlı uyutulan kafaların her biri bir kabin içerisinde yan yana dizilmiş insan tarlası… Neo’nun uyanarak kafasındaki kabloları atması, yaşadığını sandığı sanal dünyayı terk etmesi ve kölelikten kurtulması…

“Hakikati atlas yorganlar içeresinde yatarak bulamazsın ey İbrahim!” dedi bir ses yatağında yatarken İbrahim Ethem Hazretlerine… O da kalktı tahtını tacını bırakarak hakikati aramaya koyuldu…

İki sahne birbirinin aynı.

Hakikati görebilmek dünyaya dışardan bakabilmektir. Dünya zevkleri içeresindeyken bunu anlamak mümkün müdür? Dünya bir perdedir gözlerimizin önünde o perdeyi kaldırmak da kolay değildir. Gözümüz ve kulağımız var ama hakikate kör ve sağır yaşıyoruz. Bizim hakikatimiz ise yaşadığımız hayatımızın sonuçlarını bütün dehşetiyle göreceğimiz ahiret hayatı

Dünyanın bile bir gerçekliği yokken dijital dünyanın zevklerine dalma konusuna hiç girmeyelim.

Peki işitenler kimler, madem dünya hayatı karanlık biz onun içindeyken yolumuzu nasıl bulacağız? Zincirlerimizi nasıl kıracağız? Üstelik birbirimize bağlıyken.

Bunun cevabını yine filmden verelim; “Her şey bir seçimle başlar” diyor uyarıcı. “Sana iki hap sunuyorum maviyi alırsan uyumaya devam edersin. Ama kırmızıyı alırsan ‘Gerçeğin çölüne hoş geldin’

Sanki senaryo Kur’anı Kerimden alınmış gibi: 

“Hiç körle gören, karanlık ve aydınlık, gölgelik ve sıcaklık bir olur mu?

Ve hiç dirilerle ölüler bir olur mu?

Muhakkak ki Allah sadece dilediğine işittirir.

Sen kabirdekilere işittiremezsin

Sen sadece bir uyarıcısın.

Biz seni gerçeği anlatasın diye müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

Ve biz her millete mutlaka bir uyarıcı göndermişizdir.” (Fâtır suresi 19-24)

Ne dersiniz uyarıcıyı dinleyip kırmızı hapı alma zamanı gelmedi mi?

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Nerede O Eski Bankalar

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.