DOLAR

18,5887$% -0.03

EURO

18,2272% 0.17

GRAM ALTIN

1.021,62%-0,11

ÇEYREK ALTIN

1.672,00%-0,12

TAM ALTIN

6.664,00%-0,09

BİTCOİN

371946฿%-1.48127

Öğle Vakti a 12:20
Malatya AÇIK 23°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

İŞLENMİŞ GIDALAR YAŞLANMAYI TETİKLİYOR!

Hasbihan Et

İŞLENMİŞ GIDALAR YAŞLANMAYI TETİKLİYOR!

 

Bunama dünya genelinde yaklaşık 47 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 1 milyon kişiyi etkiliyor. 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan uzmanlar, hastalıkla ilgili yapılan son araştırmalardan veriler paylaştı. Prof. Dr. Başar Bilgiç, Brezilya’da 8 bin 160 kişi ile yapılan bir araştırmada ortaya çıkan beslenme ve beyin sağlığı ilişkisi hakkında bilgiler verdi.

Toplantıda önemli bilgiler veren Bilgiç, teşhis ve tedavi yöntemlerindeki güncel gelişmeleri paylaşırken, beslenme ve beyin sağlığı ilişkisi hakkında yapılan önemli bir araştırmayı da aktardı.

 

8 BİN 160 KİŞİ ARAŞTIRILDI: İŞLENMİŞ GIDALAR ZİHİNSEL SORUNLARA YOL AÇIYOR

Ultra işlenmiş gıdaların bunamalarda izlenen zihinsel sorunlara yol açtığını aktaran Prof. Dr. Bilgiç, “Günlük olarak tüketilen gıdaların %20’sinden fazlasını salam, sosis, cips, hazır çorba ve gıdalar, meşrubat, pakette satılan dondurma ve şekerlemeler gibi ultra işlenmiş fabrika üretimi gıdalar oluşturuyorsa bellek sorunları ve diğer zihinsel gerilemelerin ortaya çıkma riski artıyor.” İfadelerini kullandı.

 

PROF. DR. BİLGİÇ: “YAPAY ZEKÂ %100’E YAKIN DOĞRU TEŞHİS KOYABİLİYOR”

Alzheimer hastalığının özellikle erken dönem teşhisinde zorluklar yaşandığını belirten Bilgiç, son yıllarda yapay zekânın önemli bir etkisi olduğunu dile getirdi. “İngiltere’de yapılan bir çalışmada sadece standart beyin MR görüntülerinin yapay zekâ ile incelenmesi ile hastalara %98 oranında doğru tanı konuldu. Bu, şimdiye kadar ulaşılmış en yüksek tanı oranı.” Şeklinde konuştu.

 

“ALZHEİMER TEDAVİSİNDE YENİ NESİL DİYABET İLAÇLARI UMUT VADEDİYOR”

Geçtiğimiz yıl Alzheimer tedavisinde kullanımına onay verilen “Aducanumab” isimli ilaç ile ilgili tartışmaların devam ettiğini ve bu ilaç ile aynı mekanizmaya sahip yeni ilaçların da çok yakında kullanım onayı alacağını söyledi. Bunlar dışında enflamasyonu azaltan ve metabolizmayı düzelten ilaçların özellikle umut vadettiğini belirten Prof. Dr. Bilgiç, sözlerine şöyle devam etti:

“Özellikle yeni nesil diyabet ilaçları hem metabolizmayı düzeltip hem de enflamasyonu azalttığından oldukça umut vadediyor. Ülkemizde de bu ilaçlar Alzheimer hastalarında deneniyor. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalarla ilgili önemli sonuçlar elde edebiliriz.”

 

DOÇ. DR. BEDİA SAMANCI: “GEBELİKTE YÜKSEK TANSİYON BUNAMAYA YOL AÇABİLİR”

Doç. Dr. Bedia Samancı, yüksek tansiyon ve bunama ilişkisi ile ilgili yapılan yeni bir çalışmadan bilgiler aktardı. “Bu sene bildirilen bir çalışmada, gebelik esnasında yüksek tansiyon sorunu yaşayan kadınların beyinlerinde 15 yıl sonra damar tıkanıkları olduğu ve bunun da zihinsel sorunlara ve bunamaya yol açtığı bildirildi. Alzheimer hastalığı ile ilişkili bazı proteinlerin, gebeliği tansiyon açısından sorunlu geçen bu kişilerin beyinlerinde de var olduğu gösterilmiş durumda.” şeklinde konuşan Doç. Dr. Samancı, sıkı takipler ve önlemler sayesinde riskli kişilerde damarsal sorunların ve bunamanın önüne geçilebileceğini vurguladı.

 

“COVID’E BAĞLI KOKU ALMA SORUNU OLANLARDA ZİHİNSEL BOZUKLUK DAHA SIK GÖRÜLÜYOR”

“Son veriler, COVID-19 ile ilişkili 6 aydan uzun süre devam eden koku alma sorununun, ‘beyin sisi’ adı verilen, özellikle dikkat ve konsantrasyon eksikliği ile ilişkili olduğunu göstermektedir.” bilgisini de aktaran Doç. Dr. Samancı, bu durumun virüsün koku ile ilişkili bölgelerde oluşturduğu hasar ve bu hasarın beynin ön bölgelerine ilerlemesi ile ilişkili olabileceğini belirtti.

 

PROF. DR. TÜRKER ŞAHİNER: “DÜŞÜK MAAŞ, BUNAMA RİSKİNİ ARTIRIYOR”

Sosyoekonomik şartların bunama riskine olan etkileri ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Türker Şahiner, “Yapılan çalışmalar fakir semtlerde büyüyen ve düşük ücretlerle çalışan kişilerde bunama riskinin daha yüksek olduğunu ve bu kişilerin zihinsel işlevlerde gerileme gösterdiklerini ortaya koymuştur.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Sosyoekonomik seviyesi düşük bireylerin (gelir/varlık, işsizlik oranları, araba/ev sahipliği ve hane halkı aşırı kalabalıklığı gibi parametreler ile ölçümlendiğinde) daha iyi sosyoekonomik statüye sahip bireylere (ki bunlar yüksek genetik riskli bireyler olsa bile) kıyasla yaşlılıkta demans geliştirme olasılığı önemli ölçüde daha yüksek saptanmıştır. Bu bulgular ışığında; yoksulluğun ortadan kaldırılması ve daha adil bir gelir dağılımı ile tüm dünyada bunama riskinin de azaltılacağı aşikardır.”

 

“ALZHEİMER’IN TEDAVİSİNDE BEYNİ UYARAN CİHAZLARIN YERİ VAR MI?”

Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede, son dönemde tedavide etkisi olduğu iddia edilen beyni uyaran cihazlar konusunda bilgilendirme yaptı ve uyarılarda bulundu: “Transkraniyal Puls Stimulasyon (TPS) ve Transkraniyal Manyetik Stimulasyon (TMS) gibi yöntemlerin hastalar üzerinde aşikâr bir şekilde etkinliği kanıtlanmış durumda değil. Maalesef ülkemizin de mevzuat olarak tabi olduğu Avrupa’da tıbbi cihazlarla ilgili düzenlemeler, ilaç düzenlemeleri kadar katı değil. Bu nedenle bu gibi cihazlar klinik etkinliklerine dair yetersiz boyuttaki çalışmalar ile pazara girebiliyor ve CE belgesi alabiliyor. Oysa Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlemeler daha sıkı ve bu cihazların henüz klinik tedavide etkin olduğunu gösteren FDA onayları olmadığı için tedavide kullanımları mümkün değil.”

TPS ve TMS gibi yöntemlerin Alzheimer hastalarında sadece bilimsel çalışmalar dahilinde kullanılmasını savunduğunun altını çizen Prof. Dr. Demirtaş, “Bu yöntemlerle Alzheimer hastaların fiziksel olarak zarar görme risklerinin düşük olduğunu varsaysak bile, yüksek maliyeti hasta ve yakınlarını maddi ve manevi zararlarla karşı karşıya bırakıyor. Bu yüksek meblağların hastaların doğrudan hayat kalitesini artırmak için kullanabileceği de unutulmamalı.” Dedi. (Bülten)

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Kargo dolandırıcılarına dikkat!

HIZLI YORUM YAP