DOLAR

16,6035$% -1.73

EURO

17,5877% -1.45

STERLİN

20,4139£% -1.55

GRAM ALTIN

975,70%-1,63

ÇEYREK ALTIN

1.594,00%-3,99

BİTCOİN

345480฿%-4.54898

Akşam Vakti a 20:01
Malatya PARÇALI AZ BULUTLU 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

İlker Çınar hakkında tutuklama kararı

Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin soruşturma sırasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) çıkarları doğrultusunda hareket ettiği gerekçesiyle 10 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık İlker Çınar’ın tutuklanmasına karar verdi.

Hasbihan Et

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca, biri Alman 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin soruşturma sırasında FETÖ’nün talimatıyla, kendilerinden olmayan askerleri engellemek ve örgüt mensubu askerlerin önünü açmak için “ihbar mektupları” gönderilmesine ilişkin, örgütün sözde TSK imamı Hamdullah Bayram Öztürk, sözde teknik işlerden sorumlu yardımcısı “Metin” kod isimli Rıdvan Akovalı, sözde Jandarma Genel Komutanlığı sorumlusu “Atilla” kod adlı Suat Yiğit, sözde Diyarbakır bölge sorumlusu “Latif” kod isimli Nihat Keskin’in de arasında yer aldığı 10 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü.

Malatya 5.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada; tutuksuz sanık Özgür Birdal, müştekiler Adem Gedik, Ruhi Abat ve Levent Kağan Türk’ün yanı sıra bazı sanık ve müştekilerin avukatları katıldı. Başka bir davadan tutuklu bulunan sanık Nihat Keskin, tutusuz sanıklar Adnan Dinçer, Mehmet Ali Badak da hazır bulundu.

Tutuksuz sanık Özgür Birdal, mahkemedeki savunmasında, 2004 yılında FETÖ’nün sözde mahrem imamı olarak Elazığ’da göreve başladığını ifade etti.

Birdal, deşifre olmasının ardından görev değişikliği olduğunu beyan ederek, “Ben Elazığ, Tunceli, Bingöl ve Malatya’ya gidiyordum. Malatya’da 4-5 kişiyle ilgileniyordum. Daha sonra görevi Mehmet Ali Badak’a teslim ettim” dedi.

Birdal, görüştükleri askeri personellerin dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Mehmet Ülger’in cemaate (FETÖ) düşman olduğunu söylediklerini ifade ederek, örgüt içerisinde Ülger’in menfi olarak adlandırıldığını ifade etti.

İhbar mektuplarının kendilerine dijital ortamda geldiğini anlatan Birdal, bu ihbar mektuplarını çıktı alıp, pullayıp, zarflayarak belirtilen yerlere gönderdiklerini beyan etti.

Davanın tutuksuz sanığı Mehmet Ali Badak ise tanık Aykut Saka’nın kendilerini deşifre ettiği için örgüt içerisinde çözülme olmaması için istifa ettiğini ve daha sonra örgüt tarafından yurt dışına gönderildiklerini anlattı.

Tutuksuz sanık Adnan Dinçer de 2005 yılında Malatya’ya atandığını ifade ederek, Zirve Yayınevi cinayetini kimin işlediğini ya da azmettirdiğini bilmediğini iddia etti.

Başka bir davadan dolayı tutuklu bulunan sanık Nihat Keskin ise dosyanın kendisine ulaşmadığını, ulaştıktan sonra savunma yapacağını söyledi.

Müşteki Ruhi Abat, mahkemeye verdiği ifadesinde, “FETÖ, cemaat değil, lejyoner bir örgüttür. Sanıklar, üç maymunu oynuyorlar. Çok ciddi bir manipülasyon var. Sanıklar ortak bir dil kullanıyor. Sanıkların FETÖ’nün kontrolü, güdümü ve baskısı altında olduğu kanaatindeyim. Doğruyu söylememek gibi bir illet var” diyerek, İlker Çınar, Adnan Dinçer ve Mehmet Ali Badak’ın tutuklanmasını talep etti.

Müşteki Adem Gedik ise sanıkların kendilerini sıkıntıya sokmayacak şeyleri söyleyip, işin içerisinden kurtulmaya çalıştıklarını iddia etti.

Gedik, yaşadığı mağduriyetten dolayı 10 yıldır özlük haklarını alamadığını ifade ederek, “Bu davada bir adım ileriye gitmek için tutuksuz sanıkların tutuklanması gerekiyor. Her şey İlker Çınar üzerinden yapıldı ama hala dışarıda geziyor, ortada yok. Ben ise hala bu işin mağduriyetini yaşıyorum” dedi.

Müşteki Levent Kağan Türk de tutuksuz sanık İlker Çınar’ın misyonerlerin kontrolünde olduğunu iddia ederek, davanın tutuksuz sanıklarının tutuklanmasını talep etti.

Tanık Aykut Saka ise Malatya’ya ilk geldiğinde tutuksuz sanık Özgür Birdal ile görüştüğünü ifade ederek, şunları söyledi: “Özgür ile görüşmemi İstanbul’daki kişiler söyledi. Ankesörlü hattan görüşüyorduk. Sözlü olarak bilgi soruyorlardı. Bir süre sonra Mehmet Ali Badak ile görüşmeye başladık. Özgür Birdal da bulunan harddiskte kimin namaz kıldığı, kimin içki içtiği gibi bilgiler yer alırdı. Menfi ve müspet yazmazdı, farklı bir kodla yazılırdı. Bana, ‘İçki içen, namaz kılan var mı?’ diye soruyorlardı. Birebir görüşüyorduk.”

Saka, örgütün dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Emekli Albay Mehmet Ülger ve ekibi hakkında Zirve Yayınevi cinayetiyle ilgili ihbar mektubu yazmasını istediğini ancak kendisinin bunu kabul etmediğini söyledi.

MAHKEME HEYETİ, İLKER ÇINAR İÇİN TUTUKLAMA KARARI VERDİ

Mahkeme heyeti, duruşmada daha sonra iddia makamının taleplerini dinledi. İddia makamı, tutuksuz sanık İlker Çınar’ın tutuklanmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, sanıklardan Zirve Yayınevi davasında gizli tanık olarak ifade veren İlker Çınar’ın tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasını hükmetti. Mahkeme ayrıca; sanıklar Hamdullah Bayram Öztürk, Rıdvan Akovalı, Suat Yiğit, Nihat Özçelik ve Deniz Civelek hakkında yakalama kararı vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

5 KİŞİYE 3’ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Eylül 2016’da sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım, Salih Gürler, Cuma Özdemir ve Hamit Çeker, “tasarlayarak adam öldürmek” suçundan 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” suçundan 30’ar yıl hapis ve “nitelikli yağmaya teşebbüs” suçundan 9 yıl 9’ar ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Malatya’daki Zirve Yayınevinde çalışan biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin 5 sanığa verilen üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ile “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak” ve “nitelikli yağmaya teşebbüs” suçlarından toplam 39 yıl 9’ar ay hapis cezası Yargıtay tarafından onanmıştı.

İDDİANAMEDE, FETÖ KUMPASI YER ALIYOR

Malatya’da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasına dahil edilerek 4’er yıl cezaevinde kalan, yargılama sonucunda beraat eden emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Malatya eski İl Jandarma Komutanı emekli Kurmay Albay Mehmet Ülger, dönemin Malatya İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Yarbay Haydar Yeşil, İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, dönemin İl Jandarma Komutanlığında görevli Astsubaylar Abdullah Atılgan ve Murat Göktürk, uzman çavuşlar Mehmet Çolak, Adil Akçay ve Adem Gedik ile sivil Levent Kağan Türk’ün FETÖ’nün kurduğu kumpas ile davaya dahil edikleri ortaya çıktı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede, hakkında birden fazla suçtan yakalama kararı bulunan FETÖ’nün TSK imamı Hamdullah Bayram Öztürk, FETÖ’nün mahrem imamları Adnan Dinçer, Deniz Civelek, Mehmet Ali Badak, Nihat Keskin, Nihat Özçelik, Özgür Birdal, Rıdvan Akovalı, Suat Yiğit ile davanın gizli tanığı İlker Çınar olmak üzere 10 sanık bulunuyor.

İddianamede, ‘İftira Nedeniyle Mağdurun Gözaltına Alınmasına veya Tutuklanmasına Neden Olma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma. Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme’ suçlarından cezalandırılmaları istenen FETÖ mensuplarının, Zirve Yayınevine ilişkin suçu işlemediklerini bildikleri halde Zirve Yayınevi cinayetine azmettirdiklerine dair sahte ihbar mektupları yazdırılmak suretiyle askerler hakkında soruşturma ve kovuşturma yaptırılmasını sağladıkları, örgütün yazmış olduğu ihbar mektuplarını doğrulamak amacıyla da gizli tanık yaptırdıkları İlker Çınar’a asılsız ve doğru olmayan beyanda bulundurduklarına yer verildi.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bilişim Personeli Alımı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.