DOLAR

18,5502$% 0.15

EURO

17,9499% -0.46

GRAM ALTIN

979,66%-0,78

ÇEYREK ALTIN

1.618,00%-0,91

TAM ALTIN

6.453,00%-0,89

BİTCOİN

358482฿%3.2003

Öğle Vakti a 12:24
Malatya AÇIK 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

HARPUT KÖMÜRHAN KÖPRÜSÜ’NE BAKAR

Arguvanlı Aşık Kul Duran, çok güzel türküsünün sonunda, kavuşamadığı yarine şöyle diyor:

Hasbihan Et

HARPUT KÖMÜRHAN KÖPRÜSÜ’NE BAKAR

 

Arguvanlı Aşık Kul Duran, çok güzel türküsünün sonunda, kavuşamadığı yarine şöyle diyor:

Ettin Kul Duran’ı derde müptela/

Açtın şu bağrıma sağalmaz yara/

Yetmeye muradın kız gözünde kala/

Her dem iki yakan bir olmaz olsun./

Fırat mutlu sona ulaşır, Dicle’sine kavuşur.

Birbirlerinden kilometrelerce uzaktan akarken kavuşurlar sonunda birbirlerine.

Yaşar, yaşarlar, akar akarlar; Basra sularına karışırlar.

Bizim Aras’ımızla, Kura’mız da öyle değil mi? Onlar da Anadolu’muzdan suyunu alır, akar akar, sonra birbirlerine kavuşur, Hazar’a karışırlar.

Su birincisi Türkiye, Fırat’ı, Dicle’si, Aras’ı, Kura’sı akmış sadece bakmamış; koca koca barajlar yapmış.

Dicle’nin suyu, çevreye enerji ve yaşam vermek için tutulmuş; Ilısu Barajı yapılmış.

Yapılmış ama 12 bin yıllık tarih sular altında bırakılmamış. Ya ne yapılmış? Artuklu Hamamı, er Rızık Camisi, minaresi, Zeynel Abidin Türbesi, daha nicesi üç kilometre öteye taşınmış.

Yüz, iki yüz tekerlekli taşıyıcılarla, evet taşınmış.

Böyle haberleri Avrupa’dan, Amerika’dan alır, ağzımız açık kalır, imrenir, imrenir; halimize bakar ağlardık.

Türkiye’m bunları yapacak ruh haline ve olanaklara kavuştu.

Bu günleri de gördük, çok şükür, çok şükür, ölsek gam yemeyiz gayrı!

Bu dünyalar değerindeki tarihi mekanları gezmiştik Baro’yla.

Sadece Er Rızık Camisi minaresinden söz edeyim.

Ünlü bir minare ustası ve bir kalfası varmış.

Bu kalfa, eğitim sürecini tamamlayıp ayrılmış ustasından ve bu minareyi yapmış.

Bu minare ki, iki çıkış merdiveni var ve birinden giden diğerinden gideni göremiyor.

Bu özellik duyulunca ustası gelmiş bakmış minareye. İnmiş, çıkmış…

Büyük başarı karşısında, hasetinden mi, yoksa neydense kendini minareden atarak ölmüş!

2007’de, Elazığ Kültür ve Sanat insanları, şairler, yazarlar, Malatya’nın insanlarını davet etmişlerdi.

Biz de, başta Celal Yalvaç olmak üzere, yirmi beş kadar kişiyle icabet etmiştik.

Elazığ ki, kültürüne, sanatına, hele müziğine, hele vatan-millet aşkına hayran olduğum bir memleket parçası.

Gittik, bizi paşalar gibi karşıladılar, ağırladılar, gezdirdiler uğurladılar.

Birçok etkinliğe iştirak ettik, izledik. Fırat Üniversitesi TV’sinin canlı yayınladığı şiir okumaları yapıldı.

Ben de acizane bir şiirimi okudum.

Berika Küçük Hanımefendinin Elazığ-Malatya kardeşliği üzerine yazdığı ve okuduğu “Sen ve Ben” adlı şiiri muhteşemdi:

SEN VE BEN
Köprüler var aramızda,/
Bir ayak Sen, bir ayak Ben./
Fırat açmış kollarını,/
Bir yanı Sen, bir yanı Ben./

 

Kayısılar çiçek açanda,/
Güzel kokular saçanda,/
Kuşlar kol olup uçanda/
Bir yolu Sen, biri de Ben,/

 

Biz, Sizden gelip geçeriz,/
Gurbette hemşerim deriz,/
Aynı sofralarda yeriz,/
Tadında Sen, tuzunda Ben./

 

Fırat nenni söyler akar,/
Hazar yücelerden bakar,/
Elvan elvan güller kokar,/
Yeşili Sen, alı da Ben./

 

Benzetirler ilimizi,/
Severiz birbirimizi,/
Gösterelim sevgimizi,/
Gardaşı Sen, Gakkoşu ben./

 

Evliyalar yatağımız,/
Aynı çadır otağımız,/
Kahramanlık destanımız,/
Battal’ı Sen, Belek’i Ben./

 

Tarih üzere yaşımız bir,/
Toprağımız taşımız bir,/
Sofralarda aşımız bir,/
Yarması Sen, bulguru Ben.

 

İki sene sonra’da müzisyen Mehmet Balkış’ın başkanlığındaki MESD’in çağrısıyla Elazığ Çayda Çıra Ekibi Malatya Kültür Sitesinde konser vermek için gelmişti. Ben de Baro başkanı olarak çağrılıydım. Akşam programa giderken, birden aklıma geldi. Arabayı büronun önüne çektim. Yukarı çıktım, dosyadan Berika Küçük’ün o güzel şiirini aldım ve hanımla programa gittik. Sunucuya, “Bir şiir okuyabilir miyim?” dedim. Hiç duraksamadan “Tabii” dedi.

Sonra çıktım, o şiiri okumaya başladım, az sonra müzik de bana eşlik etmeye başladı. Salon alkışlarıyla şiiri ne kadar çok beğendiğini gösterdi.

Bu nefis komşuluk şiirinin şairini rahmetle, hürmetle yad ediyorum.

Hani şiirde, “Köprüler var aramızda/Bir ayak Sen, bir ayak Ben” diyor ya!

Fırat Üniversitesi ve İnönü Üniversitesi rektörleri, 2015 yılında, iki üniversitenin yardımlaşma, birlikte hareket etme, öğrenci ve öğretim üyesi dayanışması amacıyla, adına Farabi Anlaşması dedikleri metni, iki ilin sınırı olan bu köprünün tam ortasında, trafiği bekleterek imza etmişlerdi!

Aralık 2021’de,mimarisi, leblebisi, yeşilliği, insanlarının iyiliği ve de köprüsüyle ünlü Ağın ilçesine gitmiştik.

Keban Barajının ulaşımını kestiği Ağın’a, 2015 yılında, 15 Temmuz Şehidi Mehmet Şevket Uzun Köprüsü yapılmış. Köprü de köprü hani. Asma, 520 metre uzunluğunda, çift şeritli, Kömürhan Köprüsünün yavrusu sanki.

Feribotla yapılan zor ulaşım, bu köprüyle kolaylaşmış ve bu sayede, Ağın’ın 3 bin kadar olan nüfusu yazın 20 bine ulaşır olmuş.
Öyle ya, yol, köprü, ulaşım uygarlık demek değil mi…

Üç gün önce de, Elazığ’a gitmiştik.

Yeni açılan 1915 Çanakkale Köprüsünün coşkusu daha dinmemişti ki, Kömürhan Köprüsünün üzerindeydik.

Asma köprü, telli duvaklı gelin gibiydi.

Eyfel Kulesi’nin demiri kadar, 7 bin ton demir kullanılmış.

Köprüyü geçip 1600 metrelik, ışıl ışıl, pırıl pırıl tünele girince, insan, başka bir alemde ilerlediği hissine kapılıyor.

Aşık Veysel’in dediği gibi, millet “Gündüz gece” güvenle geçsin diye, köprü de, tünel de özene bezene yapılmış.

Kul Duran, bağrında sağalmaz yaralar açan sevgilisine, “Her dem iki yakan bir olmaz olsun” diyor ama Malatya Elazığ halkı geçmişte, “ocaklar yıkar” dediği sevgilisi Zalim Fırat’ı bağışlıyor, iki yakasını bir muhteşem köprü ve tünelle bir ediyor.

“Kömürhan Köprüsü Harput’a” değil, Harput Kömürhan Köprüsü’ne bakar oluyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Beslenme bozukluğu!!!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.