“Zemini Sağlam Olan Yerlere Konutlar Yapılmalıdır”

Ülkemizde yaşanan acı gerçeklerden biri de deprem. Depremin yıkıcı etkilerinden kurtulmanın yöntemlerini anlatan İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, olası bir depreme karşı alınması gereken önlemleri, deprem esnasında yapılacak olanları ve yapı stoku hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Şükran Malkoç
Şükran Malkoç Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

2’nci derece deprem kuşağında yer alan Türkiye, güne deprem gerçeğiyle başlıyor. Ülkemizde 3 büyük fay hattının bulunması ise büyük tehlike arz ediyor. O nedenle buradaki en büyük görev, inşaat mühendisleri, jeoloji mühendisleri ve yüklenici firmalara düşüyor. İnşa edilecek yapıların zemininin belirlenmesi ve kullanılan malzemelerin kalitesi ise hayati önem taşıyor.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazım Türk, “İmar planı oluştururken birilerinin arsasının rantını artırmak değil de fay hatlarından uzak olan bölgelerde zemini sağlam olan yerlere konutlar yapılmalıdır ki Malatya bu konu da şanslı Beydağı’ na doğru konutlar yapılabilir. Çünkü dağlar sağlam zeminler içeriyor. Ama biz tam tersi ovaya ve verimli arazilere bina yapıyoruz” dedi.

 “DEPREM ANLAMINDA ŞANSSIZ BİR ÜLKEYİZ”

Ülkemizin tehlikeli fay hatları üzerinde bulunduğunu belirten Türk, 

Dünyada deprem anlamında şanssız bir ülkeyiz, ülkemizin yüzde 90’ı deprem riski altında Malatya’mızda konum itibariyle deprem açısından riskli bir bölgede ülkemizin deprem haritasına baktığımız zaman yüksek deprem üretecek fayları görüyoruz. Tehlikeli faylar demek daha anlaşılır olacaktır. Ülkemizde 3 büyük hay hattı var. Bunlar Doğu Anadolu, Kuzey Anadolu ve Batı Anadolu fay hatlarıdır. Malatya’mızda Doğu Anadolu fay hattı üzerinde bulunmaktadır. Bu fay hattı Hatay grabeninden başlıyor Kahramanmaraş, Malatya, Elazığ, Bingöl Karlıova’da Kuzey Anadolu fay hattıyla birleşiyor. İşte 3 büyük fay hattından biri de bu Malatya’mız da Doğu Anadolu fay hattının kuş uçumuyla 23 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Bu anlamda Malatya’da tehlikeli bir fay hattı üzerinde bulunuyor

ifadelerini kulandı.

Yapıların inşa edileceği alanlarda ilk öncelikle zeminin belirlenmesi gerektiğine dikkat çeken Kazım Türk, 

O nedenle çok daha dikkatli olmak gerekiyor, müteahhitlik yapılar açısından, bununla ilgili de şunu demek isterim, biz burada ne yapabiliriz. Yerel yönetimler olsun ya da bu konuda yetkili olan kurumlar ne yapabilir, bunun üzerinde durmak lazım. Özelliklede bu konuda ilk akla gelen belediyeler oluyor. Yani bu fay hattına uzak olan yerlere imar planı oluşturmak gerekiyor. İmar planı oluştururken birilerinin arsasının rantını artırmak değil de fay hatlarından uzak olan bölgelerde zemini sağlam olan yerlere konutlar yapılmalıdır ki Malatya bu konu da şanslı Beydağı’ na doğru konutlar yapılabilir. Çünkü dağlar sağlam zeminler içeriyor. Ama biz tam tersi ovaya ve verimli arazilere bina yapıyoruz. Böylelikle hem verimli araziyi kullanıyoruz hem de zemini kötü yere binaları inşa ediyoruz. Bu konuda da doğru mühendislik hizmeti adı altında hem de yerel yönetimlerin hizmeti anlamında imar planlarının fay hatlarından uzak bölgelere taşınması ve jeoloji, İnşaat Mühendislerinin de sağlam zeminlere bina inşa etmesi büyük önem arz ediyor

diye konuştu.

Deprem esnasında yapılması gerekenlere değinen Türk, 

Depreme uykuda yakalanmak kötü bir durum, depreme dışarıda yakalanmak da büyük bir şans ama depreme dışarıda yakalansak bile yapmamız gereken görevimiz var. Bu da doğrudan deprem toplanma alanlarına gitmek, bu hem kargaşayı önleyecek hem de olası bir kazanın önüne geçecektir, bir binadan parça düşüp yaralanmak gibi. Dolayısıyla belediyelerin ve yerel yönetimlerin yaptığı deprem toplanma alanlarına doğru gitmemiz gerekiyor. Ama burada da belediyelere ve yerel yönetimlere bir iş düşüyor, deprem toplanma alanlarının levhalarla ve tabelalarla belirlenmesi lazım. Dışarıda yapılacak önlemler bu şekilde. Eğer binanın içinde depreme yakalanacak olursak, en önemli şey yaşam üçgeni oluşturmak, bu gerçekten hayat kurtarıcı olacaktır. Yaşam üçgeni oluşturulacak yerde cismin sabit olması önemli sabit cisimle arada oluşan boşluğa yaşam üçgeni diyoruz. Mesela bir yatağın kenarında ya da sağlam çelikten olan bir masanın kenarında yaşam üçgeni oluşturulabilir. Ama kesinlikle bir masanın altına değil, eğer masa sağlamsa çeliktense olabilir. Ama bu tercih edilmemelidir.  Burada da cenin şeklini almamız lazım yani ayakları karına çekip elimizi başımızla kapatmamı gerekiyor. Bina yıkıldığı zaman bile buralarda yaşam alanları olacağı için kurtarma ekipleri gelip bizi burada kurtarabilir. Örneğin İzmir depreminde Ayda bebeğin 91 saat sonra kurtarılması bilinçli olmasa bile yaşam üçgeni sayesinde oldu

dedi.

“YAŞAM ÜÇGENİ ŞART”

Deprem esnasında panikle ve refleksle insanlar bulunduğu yerden kaçmak istiyor. Depremde kaçışın nasıl olması gerektiğini söyleyen Türk, 

Deprem esnasında kişi eğer zemin kattaysa dışarı kaçmaya zamanı varsa kaçabilir. Ama orta katlardaysak ve kaçmak istiyorsak, o zaman aşağı doğru değil yukarı doğru kaçacağız. Bu da çok önemli 10 katlı bir binayı düşündüğümüzde 3. katın kolonlarının taşıdığı yük 7. katın kolonuna göre çok daha fazla o nedenle her zaman depremde üst katlar daha şanslıdır. Yıkılmada alta doğru gerçekleşiyor. Yani ilk olarak alt kattaki kolonlar çöküyor. Bina bu şekilde göçüyor. Zemin kattakiler kaçabilir ama 2 ve 3. katlar üstte doğru kaçmalıdır. Kaçmak mümkün değilse de yaşam üçgeni şart

sözlerini kaydetti.

“ZEMİNİN SAĞLAM OLMASI GEREKİYOR”

Sağlan bir binanın aşamalarından bahseden Türk, 

Tabii ki sağlam binalar yapmak mühendisliğin gereğidir. Bu durumlarında depremlerden sonra değil de depremler olmadan önce tedbirlerin alınması lazım. Bir yapıyı oluşturmadan önce o yapının yapılacağı zeminin sağlam olması gerekiyor. Dolayısıyla burada bir mühendislik hizmeti gerekir. Yapının yapılacağı alana zemin etüttün jeoloji mühendisleri ve uzman inşaat mühendislerine yaptırılması lazım.  Ona göre binanın temelini ve kat sayısını belirlemeliyiz. Yani birinci aşama zeminin sağlamlığına karar vermek, çünkü siz yapılacak yapının zemininin sağlam olduğuna baktırmazsanız yaptığınız malzeme ne kadar kaliteli olursa olsun projeniz ne kadar iyi olursa olsun zeminde hissedilen depremin şiddeti çok daha fazla olacaktır. Yani deprem her zeminde aynı değil kötü zeminde daha büyük yaşanıyor. İzmir depremini yaşadık, İzmir depreminde bazı binalar çok az hasar gördü bazı binalar yerle bir oldu. O nedenle İzmir depremi çok önemli bir örnek, ikinci bir husus yatay mimariye önem vermek, yani binalarımız en fazla 4-5 kattan oluşmalı bu konuda ülkemiz geniş bir alana sahip o nedenle binaların kat sayılarını azaltmak gerekiyor. Yatay mimari büyük bir önem arz ediyor. Diğeri ise malzemeler yani beton zaten inşaat malzemesinde iki önemli şey var biri beton diğeri inşaat demiri. İnşaatta beton C-25 olmalı yani betonun bir santimetre karesi 250 kilogram taşımalı, tabii bu da yereli değil o nedenle en ideali C-30’dan aşağı beton kullanmamak lazım çünkü binanın çevresel etkilere karşı güçlü olması lazım. İnşaat demirinde gerekli testlerin yapılması lazım tamam, yapı denetim firmaları bu kontrol ediyor ama inşaat yüklenicileri veya inşaat sahipleri deneyler yaptırabilir. Bunlar cüzzi miktarlarda yapılan deneyler, ama hayat kurtarıcı deneylerdir. Bir de yapılan projelerin standartlara uygun olması gerekiyor

dedi.

23 Haz 2021 - 10:01 Malatya- Gündem

Muhabir Şükran Malkoç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?