FETÖ’cülerin istediklerini yapmış

“Hazırlatılmış ifadeler bana imzalatıldı”

FERDİ DURDU
FERDİ DURDU Tüm Haberleri

FETÖ'cü firari eski savcılardan Zekeriya Öz ve Cihan Kansız'ın Zirve Yayınevi Cinayetlerini FETÖ’nün hedefleri doğrultusunda yönlendirmek amacıyla gizli tanık yaptıkları ve Zirve Yayınevi cinayetleri kapsamında görülmeye başlanan kumpas davasında tutuklanan İlker Çınar, imzası bulunan ifadeleri kabul etmeyerek, “Hazırlatılmış ifadeler bana imzalatıldı. İfadelerin hiç birisini okuyarak imzalamadım. Bu nedenle kabul etmiyorum. Bu ifadeleri esiri olduğum FETÖ’nün zorlaması ile verdim. Ben FETÖ’nün elinde esirdim. Ne söyledilerse onu yaptım. Daha sonrasında ise FETÖ’nün esiri olduğuma dair CİMER'e yazı yazdım. Aleyhime olan hiç bir bilgi ve belgeyi kabul etmiyorum. Ben kimseye iftira atmadım” beyanında bulundu.

5’i yurtdışında firarda olan FETÖ mahrem imamları ile birlikte 10 sanığın yargılandığı Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki FETÖ Zirve Yayınevi davasında tutuklu tek sanık olan eski gizli tanık İlker Çınar’ın dosyada ilginç ifadeleri yer alıyor.

“BENİM ADIMA İMZALI İFADELER, BANA ZORLA İMZALATTIRILMIŞ İFADELERDİR”

Çınar, 2020 yılında şüpheli sıfatıyla Malatya 2.Sulh ceza Hakimliği’nde verdiği ifadesinde şunları söyledi:

Benim misyonerlik faaliyetleri ile ilgili istihbarı çalışma adı altında Mehmet Ülger, Haydar Yeşil, Abdullah Atılgan, Ruhi Abat isimli şahıslarla görüşmüş isem de, bu kişilerin zirve cinayeti ile ilgili olduklarına dair elimde herhangi bir bilgi ve belge yoktur. FETÖ terör örgütü tarafından cebir tehdit ve işkence yanlış hatırlamıyorsam 2007 yılı Haziran ayında başladı. İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben 8 sayfadan ibaret dilekçeyi beni tehdit eden şahıslar tarafından bana verilmesi üzerine okumadan teslim ettim. 8 Sayfadan ibaret dilekçe bana flashbellek içerisinde verilmişti. Deniz Uygar adı ile 21 sayfadan ibaret ifade bana ait değildir, ben imzalamadım. Benim herhangi bir alakam yoktur. Ayrıca, 21 sayfadan ibaret Deniz Uygar adı ile alınan ifade sonrası teslim edilen flashbelleği ben teslim etmedim. Benim adımın olduğu imzalı ifadeler, bana zorla imzalatılmış ifadelerdir.

“FETÖ’NÜN ELİNDE ESİRDİM, NE İSTEDİLERSE ONU YAPTIM”

“Hurşit Tolon ve TUSHAT ile ilgili ifadeleri kabul etmiyorum” diyen Çınar, şu beyanlarda bulundu:

Savcılık aşamasında da belirttiğim gibi TUSHAD kimliği ismini bilmediğim şahıslarca bana zorla verilmiştir. Deniz Uygar adı ile 2 ve 12 sayfadan ibaret ifadeler bana ait değildir. İmzalayıp, imzalamadığımı hatırlamıyorum. İmzalamış isem de cebir şiddet ve tehdide maruz kaldığım bir anda imzalamış olabilirim. İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde 4 sayfadan ibaret ifade cebir tehdit ve şiddet altında imzalatılan evraklardan biri olabilir.  Bu ifadenin de içeriğinin tamamını kabul etmiyorum. İfade içeriği FETÖ tarafından uydurulmuş olabilir. Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 6 sayfadan ibaret ifade tutanağı bana ait değildir. İfadelerin hiç birisini ben söylemedim. Beşiktaş Adliyesinde Cihan Kansız huzurunda benden herhangi bir ifade alınmadı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhuriyet Savcısı İsmail Aksoy tarafından alınan 25 sayfadan ibaret alınan ifadelerde bana ait değildir. Ben bu ifadeyi hiç okumadım. Hiç kimse hakkında beyanda bulunmadım. Baskı altında ifade verdim. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 27 sayfadan ibaret dilekçe, 52 sayfadan alınan ifade dilekçesi, yine şikâyetçi sıfatıyla alınan 27 sayfadan ibaret ifade dilekçesi ve 71 sayfadan ibaret ifade dilekçesindeki imzalar bana aittir. İlk ifadeden sonra adliyeye getirildiğimde her getirilmemde hazırlatılmış ifadeler bana imzalatıldı. İsmail Aksoy tarafından bu ifadeler bana imzalatıldı. İfadelerin hiç birisini okuyarak imzalamadım. Bu nedenle kabul etmiyorum. Bu ifadeleri esiri olduğum FETÖ’nün zorlaması ile verdim. Ayrıca Malatya 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 65, 66, 67, 687, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78 ve 79.celse tutanaklarında alınan beyanlar gizli tanık olarak alındı. Beyanların hiç birisi bana ait değildir. Gizli tanık olarak verdiğim tüm beyanlarımı İstanbul ilinde verdim ve oradaki kişilere teslim ettim. Malatya 3.Ağır Ceza Mahkemesine ait 46.celsedeki sanık olarak verilmiş olunan ifadeler bana ait değildir. Ben kesinlikle sanık olarak mahkemeye ifade vermedim. Bu nedenle herhangi bir yazılı savunmada sunmadım. HSYK Müfettişleri tarafından alınan 7 sayfadan ibaret beyan dilekçesini Kenan isimli şahsın bana vermesi üzerine mahkemeye göndermiştim. Bu ifadelerin hiç birini kabul etmiyorum. Beyanların hiç biri bana ait değildir. Daha öncede beyan ettiğim gibi Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın adli emanetinde yer alan Genel Kurmay Başkanlığı Türkiye Ulusal Stratejiler ve Hareket Dairesi yazılı şahsıma ait düzenlenmiş kimliği bana tanımadığım kişiler kendisini ‘Devlet’ diye tanıtarak, bu kimliği verdiler. Kimliğin sahte olup olmadığını bilmiyorum. Bu kimliği Ankara'dan gelen tanık korumada görevli kişilere teslim etmiştim. Bu kimliği herhangi bir yerde kullanmadım. Bu nedenle söz konusu kimlik açısından ‘Özel Belgede Sahtecilik veya Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarını kabul etmiyorum. Levent Ercan Gelegen'in iadesinde kendisine 60 bin dolar karşılığında Zirve Yayınevi cinayeti ile alakalı beyanda bulunmasını istediğime dair beyanlar yalandır. Böyle bir teklifi kesinlikle yapmadım. Levent Ercan Gelegen'in neden böyle bir beyanda bulunduğunu bilmiyorum. Levent Ercan Gelegen'i tanıyorum. Levent'i Tarsus'ta Başpapaz olarak görev yaptığım kiliseye gelip gittiği için tanıyorum. Başka bir arkadaşlığım yoktur. Ben FETÖ’nün elinde esirdim. Ne söyledilerse onu yaptım. Daha sonrasında ise FETÖ’nün esiri olduğuma dair CİMER'e yazı yazdım. Aleyhime olan hiç bir bilgi ve belgeyi kabul etmiyorum. Ben kimseye iftira atmadım. Belgede Sahtecilik suçuna karışmadım, silahlı terör örgütüne üye olmadım, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmedim. Ben daha önce Ergenekon üyeliğinden yargılandım, şimdi de FETÖ üyeliğinden üzerime suçlama atfedilmektedir.

HAKKINDAKİ KARAR SONRASI TUTUKLANMIŞTI

Malatya’da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve 1’i Alman uyruklu 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasında FETÖ’nün jandarma personeline kumpas kurarak, davaya dahil edilmelerine ve yaklaşık 4 yıl tutuklanmalarına neden olan 10 sanıklı dava Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Malatya'daki Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin soruşturma sırasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) çıkarları doğrultusunda hareket ettiği gerekçesiyle 10 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasında hakkında tutuklama kararı verilen İlker Çınar, yakalanarak tutuklanmıştı.

FETÖ’NÜN KUMPASI ORTAYA ÇIKTI

Malatya’da 18 Nisan 2007 tarihinde meydana gelen ve biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi davasına dahil edilerek 4’er yıl cezaevinde kalan, yargılama sonucunda beraat eden emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Malatya eski İl Jandarma Komutanı emekli Kurmay Albay Mehmet Ülger, dönemin Malatya İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Yarbay Haydar Yeşil, İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat, dönemin İl Jandarma Komutanlığında görevli Astsubaylar Abdullah Atılgan ve Murat Göktürk, uzman çavuşlar Mehmet Çolak, Adil Akçay ve Adem Gedik ile sivil Levent Kağan Türk’ün FETÖ’nün kurduğu kumpas ile davaya dahil edikleri ortaya çıktı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İddianamede, hakkında birden fazla suçtan yakalama kararı bulunan FETÖ’nün TSK imamı Hamdullah Bayram Öztürk, FETÖ’nün mahrem imamları Adnan Dinçer, Deniz Civelek, Mehmet Ali Badak, Nihat Keskin, Nihat Özçelik, Özgür Birdal, Rıdvan Akovalı, Suat Yiğit ile davanın gizli tanığı İlker Çınar olmak üzere 10 sanık bulunuyor.

İDDİANAMEDEN

İddianamede, ‘İftira Nedeniyle Mağdurun Gözaltına Alınmasına veya Tutuklanmasına Neden Olma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma. Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme’ suçlarından cezalandırılmaları istenen FETÖ mensuplarının, Zirve Yayınevine ilişkin suçu işlemediklerini bildikleri halde Zirve Yayınevi cinayetine azmettirdiklerine dair sahte ihbar mektupları yazdırılmak suretiyle askerler hakkında soruşturma ve kovuşturma yaptırılmasını sağladıkları, örgütün yazmış olduğu ihbar mektuplarını doğrulamak amacıyla da gizli tanık yaptırdıkları İlker Çınar’a asılsız ve doğru olmayan beyanda bulundurduklarına yer veriliyor.

# ZİRVE YAYINEVİ CİNAYETLERİ İLE İLİŞKİLİ:

09 Haz 2021 - 10:19 Malatya- Gündem

Muhabir Ferdi Durdu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?