Macit üreticileri bir kez daha uyardı

Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, kayısı üreticilerini çil ve monilya hastalığına karşı bir kez daha uyardı.

“Bunlar eğer yapılamazsa….”

Macit, kayısı ağacında yapraklar ve sürgünler belli bir büyüklüğe geldikten sonra özellikle mayıs ayı içerisinde ilkbahar donlarından etkilenip kuruyan dallar ile monilya hastalığı bulaşmış dalların budanıp bahçeden uzaklaştırılarak yakılması gerektiğini belirterek, “Monilya hastalığına yakalanmış kayısı bahçelerinde yeniden sürgün ve meyve gözü oluşturmak için iyi bir gübreleme ve özenli bakıma ihtiyaç vardır. Bunlar yapılmazsa bir yıl daha ürün alınmayacaktır” dedi.

Geçen yıl kayısı rekoltesini olumsuz yönde etkileyen monilya hastalığı ile yıllarca çiftçilerin mücadele ettiği çil hastalığına karşı tekrar uyarılarda bulanan Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, önemli açıklamalarda bulundu. Önemli açıklamalarda bulunan Macit, monilya hastalığının sert çekirdekli meyvelerde kayısı, kiraz, erik, vişne ve bademde önemli derecede kayıplara neden olduğunu söyledi.

“2 İLAÇLAMA YAPILMALI”

"Hastalık etmeni konukçu bitkinin özellikle çiçek, çiçek sapı, sürgün ve en son olarak da meyleri hastalandırır” diyen Macit,

Monilya hastalığına karşı her yıl koruyucu önlem almak gerektiği için ağaçlarda çiçeklenme yüzde 5-10 olduğu dönemde birinci ilaçlama, yüzde 90-100 olduğu dönemde 2’nci ilaçlama olmak üzere 2 ilaçlama yapmak gerekmektedir. Mücadelenin başarılı olması için ilaçlamaları tam zamanında ve farklı etken maddesi, olan ilaçların atılması ve kültürel önlemlerin azami derecede alınması büyük önem arz etmektedir. Üreticimiz bazen ekonomik bazen de iş yoğunluğu nedeniyle tek ilaçlama yapmaktadırlar. İlimizde içinde bulunduğumuz ay itibariyle nem ve sıcaklık değerleri açısında büyük değişiklik gösterilebilmektedir. Yaşanabilecek hızlı iklim değişimi meyve bahçelerinde görülen hastalıkları tetiklemektedir. Bundan dolayı üreticilerimizin kayısı bahçelerinde çiçek monilyası hastalığının olmaması için mutlaka 2 defa, zamanında ve her yıl kullandıkları ilaçları değiştirerek kayısıya ruhsatlı ve sistemik bir kimyasal preparatla ilaçlama yapmaları büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda üreticilerimizin ilaçlama yapmadan önce il ya da ilçe müdürlüklerine uğrayıp üretici kayıt defterini alıp, teknik elamanlara kullanacakları ilaçları reçete ettirmeleri ihracata engel teşkil eden kalıntı riski açısında da büyük öneme haizdir

diye konuştu.

“ÖZENLİ BAKIMA İHTİYAÇ VAR”

Kayısıda hastalık zararlarına karşı yapılması gerekenleri tek tek anlatan Macit, şunları kaydetti:

1-Yaprak delen yani çil hastalığının bulaşma zarar yapma dönemi geldiğinde meyve olsun olmasın üreticilerimizin çil hastalığı mücadelesini mutlaka yapmaları gerekir. Çil hastalığı sadece meyveyi etkilemekle kalmayıp ağacımızın, yaprak ve sürgünlerini de etkilemektedir. Özellikle meyve ağaçlarında ileriki dönemlerde sürgün ölümü ve yaprak dökümünün olmaması için mutlaka çil ilaçlamasını yapmaları önemlidir.
2-Kayısı ağacında yapraklar ve sürgünler belli bir büyüklüğe geldikten sonra özellikle mayıs ayı içerisinde ilkbahar donlarından etkilenip kuruyan dallar ile monilya hastalığı bulaşmış dallar budanıp bahçeden uzaklaştırılarak yakılmalıdır. Monilya hastalığına yakalanmış kayısı bahçelerinde yeniden sürgün ve meyve gözü oluşturmak için iyi bir gübreleme ve özenli bakıma ihtiyaç vardır. Bunlar yapılmazsa bir yıl daha ürün alınmayacaktır.
3-Sulama sistemlerinden mümkün mertebe gölet usulü sulamalardan kaçınılmalı, mini spring sulama sistemlerinden herhangi biri ile kurulmuş ise bu sitemlerin ağaçların gövdesini ıslatacak şekilde değil, taç iz düşümlerini ıslatacak şekilde kurulması sağlanmalı mümkün mertebe ağaçların kök ve gövde kısmına zarar verecek sulama, gübreleme gibi uygulamalardan kaçınılmalıdır. Özellikle kayısı üreticilerimiz artık çift damlama sistemlerine geçmelidir. Kayısı bahçelerinde en çok rastlanan kök çürüklüğü etmeni, fungal ve bakteriyel etmenlerinin etkisini artıran en önemli unsurlardan biri de kök bölgesinin aşırı sulanmasıdır.
4-Kültürel tedbirlere ağırlık verilmeli, bahçedeki kurumuş dallar kesilerek temizlenmeli ve yara yerleri aşı macunu veya su bazlı boya ile kapatılmalıdır. Budama aletleri ağaçtan ağaca geçirilirken dezenfekte edilmelidir.
5-İlimiz şartlarında budamalar ağustos sonu ile eylül ayları başında yapılarak bitkinin kendini toparlamasına imkan verilmelidir. Hastalık etmenleri açılan yara yerlerinden giriş yaptığı için budanan kısımlar aşı macunu ile mutlaka kapatılmalı, budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır. Kurumların bir sebebi de geç sonbaharda yapılan sulamalardır. Çiftçilerimiz geç sonbahar sulamalarından ve sonbahar mevsiminde aşırı azot gübre kullanımından mutlaka kaçınmalıdır.

“SÜRÜM DERİNLİĞİ 12-15 CM OLMALI”

6-Bitki besleme uygulamalarında mutlaka toprak ve yaprak tahlilleri yapılarak tahlil sonuçlarına göre eksikliği ortaya çıkan bitki besleme ürünleri zamanında ve doğru bir şekilde verilmelidir.
7-özellikle larvaları toprak altında zarar yapan Ağustos böceği gibi zararlılara karşı kimyasal mücadele olmadığından bu zararlılara bahçe içerisinde kümes hayvanlarının sürüm yapılarak larvalarının yok edilmesi ve yabancı ot temizliği gibi uygulamalara ağırlık verilmesi gerekmektedir. Nisan-mayıs ile ekim-kasım aylarında yağmurlardan sonra toprak tava geldiğinde hem bitki köklerinin havalanması hem de yabancı ot temizliğinin yapılarak böcek ve böcek yumurtalarının yok edilmesi amacıyla toprak işlemesi yapılmalıdır. Ağaç köklerinin zedelenmemesi için toprak işleme çok derin olmamalıdır. Sürüm derinliği 12-15 cm olmalıdır.
8-kayısı ağaçlarında Erik Koşnili (Kabuklu Bit) varsa İl ve İlçe müdürlüklerinde reçete yaptırılıp mutlaka doğru bir zamanda ve doğru ilaçlarla mücadele yapılmalıdır. Tavsiye dışı ilaçlar kullanılmamalıdır.
9-Sonbaharda kayısı ağacı yapraklarını yüzde 70-80 oranında döktüğünde özellikle bu yıl mutlaka yüzde 3’lük bordo bulamacı kullanılarak koruyucu önlem alınmalıdır. Çiftçimiz son yıllarda bordo bulamacını terk ettiği için hastalık etmenleri çok daha fazla artmış ve yayılmış bulunmaktadır.
10-Kayısı üreticilerinin hasat sonrası besleme ve mücadele yöntemlerini öğrenmesi, bahçe sahiplerinin İl ve İlçe müdürlükleri ile temasa geçerek bu uygulamalarla ilgili bilgi sahibi olmaları ve reçetelerini yazdırmaları, konu ile ilgili sorunların çözümü için kayısı bölgelerinde toplantı talep etmeleri büyük önem arz etmektedir.
11-Üreticilerin bilinçlendirilmesi ile mücadele prensiplerinin kavratılmasının, kayısı yetiştiriciliğinde ve kaliteli ürün elde edilmesinde önemli başarı getireceği düşünülmektedir.

27 Nis 2021 - 10:08 Malatya- Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Malatya'nın en başarılı siyasetçisi kimdir?