Malatya garına adanmış bir hayat: Kara Tren gecikir

Eskiden yolculukların günlerce sürdüğü kara trenler şimdilerde yerini yeni teknolojiyle donatılmış modern trenlere bıraktı. Üzerine türküler yazılan, kiminin beklemekten gözünü yollarda bırakan kara trenler bir zamanların en yaygın kullanılan araçlar arasında yer alırken, günümüzde ise sadece nostalji amacıyla sergilenmek için kullanılıyor.

Şükran Malkoç
Şükran Malkoç Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Emekli tren şefi Hüseyin Aydoğmuş, eski trenlerle yola çıkıldığı zaman günlerce, haftalarca ya da ay boyunca yollarda olduğunu söyledi. 44 yıl boyunca tren şefliği yapan Aydoğmuş konuya ilişkin BUSABAH gazetesine konuştu. Şef Aydoğmuş, “Eskiden yola çıktığımızda 3 günde 4 günde veyahut bir haftada veya 15 gün boyunca çalışıyorduk, bir fiil gittiğimiz yerlerde yabancı illere gittiğimiz zaman en az 1 ay kalıyorduk. O vaziyette Türkiye’nin hemen hemen her yerinde çalıştık. Yine uzun yola çıkmıştım. Yolculuktan sonra eve döndüğümde çocuğum beni tanımadı. Küçüktü o zamanlar tabii uzun vadeli ayrı kalınca tanıyamadı” dedi.

Şef Hüseyin Aydoğmuş sözlerini şu şekilde sürdürdü:

Demir yollarına 1975 yılında girdim. 2019’un şubatında ayrıldık. Bir fiil 44 sene bu işi yaptım. Severek de yaptım. Devletin malı beytülmaldir. Tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Devlet işini yaparken hassas davranılmamalıdır, hain çalışılmamalıdır.

“UYKUSUZ YOLA ÇIKMAZDIM”

Mesleğinin zorluklarından bahseden Şef Aydoğmuş,

Mesleğimizde genelde gece yolculuğu bizi yorardı. Özellikle evden çıkarken uykusuz çıkmamaya özen gösterirdik. Diyelim ki gece saat 01.00’de yola gideceksiniz, akşamdan düşer yatardım. Uykusuz yola çıkmazdım. O vaziyette çalışmak zorundaydık. Çünkü çok dikkat gerektiren bir iş makinistin olsun. Tren şefinin olsun, personelin olsun işi uykusuz bir şekilde gitmezdik. Her işin zorluğu olduğu gibi bu işinde zorlukları var tabii ki kardan, heyelan, sel, taş ve bu sebeplerden dolayı yolda kaldığımız zamanlar olurdu.

şeklinde konuştu.

ÇOCUĞUM BENİ TANIMADI

Tren yolculuklarının uzun sürdüğünü ve bu konu hakkında bir anısını anlatan tren şefi Hüseyin Aydoğmuş,

Eskiden yola çıktığımızda 3 günde 4 günde veyahut bir haftada veya 15 gün boyunca çalışıyorduk, bir fiil gittiğimiz yerlerde yabancı illere gittiğimiz zaman en az 1 ay kalıyorduk. O vaziyette Türkiye’nin hemen hemen her yerinde çalıştık. Yine uzun yola çıkmıştım. Yolculuktan sonra eve döndüğümde çocuğum beni tanımadı. Küçüktü o zamanlar tabii uzun vadeli ayrı kalınca tanıyamadı çocuk beni bu adam kim der gibi bakıyordu, bana bir keresinde de eve geldim tekrar yola çıkacaktım, çocuklarım kapıda durup bana bakıyorlardı, yine mi baba diyorlardı.
Zaten çocuklar yüzümü doğru düzgün görmeden tekrar yola çıkardım, kendi çocuklarımın sevgisini görmeden, çocuklarım baba sevgisi görmeden tekrar yola gidiyorduk. Çocuklarım bu şekilde büyüdü çok perişanlık çektiler bu durumdan dolayı devamlı yolda olduğumuz için ama şimdi eskisi gibi değil şartlar çok daha iyi.

ifadelerini kullandı.

“İHMALE GELECEK BİR İŞ DEĞİL”

Kısaca tren şefinin görevlerini ifade eden Aydoğmuş, “Tren şefi göreve bir saat önceden gelir, alacağınız trenin sağına soluna bakıyorsunuz, tekerlerine dingillerine bakıyorsunuz, her şeye bakar bir tren şefi personelin gelip gelmediğine, kılık kıyafetlerinin düzgün olup olmadığına, alacağın veya indireceğin vagonlara yani kısaca her şeyi kontrol etmek zorundadır. Öyle ihmale gelecek bir iş değil” sözlerini kaydetti.

‘Her mesleğin bir zorluğu vardır mühim olan canla başla çalışmak yani bir işi yaparken zorlukları zevk edineceksiniz’ diye konuşan Hüseyin Aydoğmuş,

Zorlukları zevk edinemezsen hangi iş olursa olsun çok zorluk çekersin onun için yapacağınız işlerde zevkle yapacaksınız. Perişan bir halde kahrederek çalışırsa insan ya canından olur, ya malından olur ya da başkasına zarar verirsiniz. Ama genellikle kendinize zarar verirsiniz. O neden den dolayı hangi işi yaparsanız yapın düzgün çalışmak lazım.

dedi.

 “HEMEN 112’Yİ ARIYORUM”

Olası bir sağlık durumunda neler yapılması gerektiği hakkında bilgi veren şef Aydoğmuş,

Trende diyelim ki bir vatandaşımız hastalandı. Hemen 112’yi arıyorum. Biz falan yerdeyiz karayolu falan yerde müsait trende hastamız var, gelip hastayı alın diyoruz. Ya da trende sağlıkçı çıkabiliyor, benim yapabileceğim bir şey varsa yaparım diyor, eğer yapılacak bir şeyse ambulansı iptal ettirelim diyor. Gelip hastaya akıyor trende de sıhhi çanta bulunuyor, onunla gerekli tedavi yapılıyor. Bizde ambulansı iptal edip yola devam ediyoruz.

diye konuştu.

“ZAMAN KAYBI ÇOK FAZLA OLUYORDU”

Eski renlerle modern trenlerin karşılaştırmasını yapan Aydoğmuş,

Eski nostalji buharlı makinelerimizin şimdiki makinelerle çekerleri ayın değil tabii bu özellikler makinelerin modeline göre değişiklik gösterse de eski makinelerde zaman kaybı çok fazla oluyordu. Diyelim ki yeni trenler yakıt alacak bir yerde onun fazla zaman kaybı olmuyor. Ama eski trenlerde belirli istasyonlarda cendere dediğimiz yerlerde su alırdık, nerden baksanız 15-20 dakika suyun dolmasını beklerdik. Birkaç istasyonda bir su almak zorundaydık.
Ondan sonra yakıt olarak kömür kullanıldığı için isi, pası çok oluyordu. Mesela kömürlü trenlerde sanki içine bile kömür atmışsınız gibi kirlenirdi. Ama şimdi çok rahat bütün vagonlarımız klimalı, sıcakta soğukta ona göre ayarlanabiliyor. Personelimizin geneli şimdi eğitimli eskisi gibi değil. Eskiden trenin içini ısıtmak için sofaj denen buharlı ısıtmalı kazanlar vardı. Onlarla içeri buhar veriyorduk. Bazen aşırı şekilde sıcak oluyordu veya bazı yerlerde arıza olduğu zaman çok soğuk oluyordu. Ama şimdi her şey elektrikli, temiz daha hızlı daha konforlu.

kelimelerini kullandı.

“HELİKOPTERLE YİYECEK TAŞIMIŞLAR”

Türkülere konu olan ve ‘kara tren gecikir belki hiç gelmez’ sözünden yola çıkarak eski trenlerin gecikmesi konusuna değinen Şef Aydoğmuş,

Eskiden kar çok yağardı, şimdiki gibi değildi. Şimdi eski kışlarda yok. Sene 1975’te maden tarafında bir tren karın içinde 2-3 gün boyunca kalmıştı. Arkadaşlar anlatıyordu o zaman helikopterle yiyecek taşımışlar. Karlardan dolayı, sıklıkla trene su temin edilmesi gibi durumlardan dolayı, doğa olaylarından dolayı kara tren diye adlandırdığımız trenlerde gecikme olabiliyordu.

diye söyledi.

16 Eyl 2020 - 15:40 Malatya- Kültür & Sanat

Muhabir Şükran Malkoç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Malatya Markaları

Malatya Busabah Gazetesi, Malatya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (422) 325 11 19
Reklam bilgi


Anket Malatya'nın En Başarılı Belediye Başkanı?