Çok sayıda tüketici, hakkını arayamıyor

15-21 Mart Tüketiciyi Koruma Haftası dolayısıyla bir açıklama yapan Tüketici Danışmanı Ali Düzova, tüketicilerin kendisini koruyamadığını ileri sürdü. Birçok tüketicinin dilekçe bile yazamadığını iddia eden Düzova, “Çok az sayıda tüketicimiz hak aramayı biliyor. Eğitim seviyesi ne olursa olsun milyonlarca tüketicimizin çoğu bir dilekçe yazamıyor. Ne yazık ki milyonlarca tüketici hak aramayı maalesef beceremedi ve bu nedenle de ülkemizde bilinçli bir tüketici toplumu oluşturamadı” dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Her yıl 15-21 Mart arası kutlanan “Tüketiciyi Koruma Haftası” Türkiye’de de bu tarihlerde kutlansa da Türkiye ve Malatya’daki tüketiciler yeteri kadar haklarını biliyorlar mı? Tüketicilerin hiçbir zaman hakkını aramadığını dile getiren Tüketici Danışmanı Ali Düzova, BUSABAH Medya’ya konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.

15 Mart’ın ‘Tüketiciyi Koruma Haftası’ olarak kutlandığını dile getiren Tüketici Danışmanı Ali Düzova, Türkiye’de ilk olarak, Anayasanın 172. maddesi ile devletin tüketicileri korumakla görevli olduğu ifade bulmuş ve tüketici haklarının 1995 yılında 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile ayrı bir mevzuata kavuştuğunu hatırlattı.

Çok sayıda tüketici, hakkını arayamıyor

“BİLİNÇLİ BİR TÜKETİCİ TOPLUMU OLUŞTURAMADI”

Türkiye’de yaşayan tüketicilerin henüz kendi hakkını koruyamadığını öne süren Düzova,

 “1995 yılından günümüze kadar kutlanıyor. Ne yazık ki milyonlarca tüketici hak aramayı maalesef beceremedi ve bu nedenle de ülkemizde bilinçli bir tüketici toplumu oluşturamadı. Ülkemizde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu çıktıktan sonra yavaş yavaş tüketici vakıfları, tüketiciyi koruma dernekleri gibi sivil toplum örgütleri kurulmaya başlandı. Ama bunlar yine de tüketicileri bilinçlendirmede yeterli olmadı ve yine ülkemizde bilinçli bir tüketici toplumu oluşturulamadı. Tüketicilerimiz henüz kendisini koruyamıyor. Tüketicilerin kendisini koruması demek, tüketicinin bilinçli bir şekilde alışverişlerini yapıp, bilinçli bir şekilde haklarını araması demek, fakat maalesef bizim tüketicilerimiz ne haklarını arayabiliyor ne de kendisini koruyabiliyor”

 şeklinde konuştu.

“İLK TEPKİYİ AMERİKALI KADINLAR GÖSTERİYOR”

“Bu son yıllarda enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle inanılmaz çileler çekiyorlar” diyen Düzova, sözlerine şöyle devam etti:

“Halen de bir kuruma bir dilekçe yazmayı bilmediği gibi, şikâyetini sözlü bile dile getiremiyor. Çok az sayıda tüketicimiz hak aramayı biliyor. Eğitim seviyesi ne olursa olsun milyonlarca tüketicimizin çoğu bir dilekçe yazamıyor. Tüketicilerimiz artık tepki göstermeyi bilmeli. Amerika’daki tüketicilerin bilinçlenmesi 1930’lu yıllara dayanıyor. O zaman Amerika’da et fiyatları tıpkı bugünkü Türkiye’deki gibi et fiyatları yükselmişti. O zaman et fiyatları inanılmaz derecede yükselmiş, bu yükseliş de her gün devam etmiş. Ve et fiyatlarının yükselmesine ilk tepkiyi de ev kadınları gösteriyor. Kendi aralarında örgütlenen ev kadınları bir ay boyunca et almayacaklarını kararlaştırıyorlar. Düşünün ki o dönemde eşi kasap olan kadın bile evine günlerce et sokmuyor. Amerika’da tüketicilerin hareketi böyle başladı ve tüm dünyaya yayıldı. Benim ülkemde ‘Gelin bir ay et almayın’ desem buna kimse aldırış etmez.”

“BEN ANKET YAPTIM VE SONUCU İSE ÇOK İLGİNÇTİ”

Tüketicilerin bir araya gelemediğini eleştiren Düzova,

“1995-1996 yıllarında bununla ilgili bir olay yaşadım. Et fiyatları yine bu şekilde yükselmişti. Ben Malatya’nın o dönemdeki belediye başkanının yanına gittim ve durumu anlattım. Esenlikte’de fiyatların çok yüksek olduğunu söyledim. Bana ‘mini bir anket yap ve getir’ dedi. Ben de anket yaptım ve sonucu ise çok ilginçti. Fakir tüketiciler ‘Ben zaten alamıyorum, alan düşünsün’, zengin tüketiciler ise ‘Benim param var alıyorum, parası olmayan düşünsün’ dediler. Böyle bir bilinçle ne tüketici hakları korunur ne tüketiciler organize olur ne de bir araya gelirler”

 ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZDE BÖYLE BİR ŞEY OLMUYOR”

Düzova, yetkililerin tüketicileri bilgilendirmeyeceğini ifade ederek,

“Yetkililer bir şey yapamaz. Yetkililer ne tüketicileri bilinçlendirir ne bilgilendirir. Ancak tabandan bir bilinçlenme olmalı. Taban uyanmadığı müddetçe yöneticiler bilinçlendirmez, bilgilendirmez. Hangi yönetim şekli olursa olsun bu aynıdır. Tüketiciler kendi hakkını kendisi savunacak, organize olup bir araya gelecekler. Bugün Malatya’mızda çok sayıda oda, dernek var. Muhtarlıklar hizmet veriyor. Bir oda, dernek, muhtarlık bu konuda harekete geçmiyor, sendikalar ortada hiç yok. Bunlar bilgilendirip, güçlendirecek sivil toplumu. Ama ülkemizde böyle bir şey olmuyor”

dedi.

 
 

16 Mar 2024 - 13:46 Malatya- Gündem

Mahreç  Murat İpekten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.