Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

Tarihler 6 Şubat 2020’yi gösterdiğinde, yani asrın felaketinden tam 3 yıl önce BUSABAH gazetesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür’le bir röportaj yapmış, ertesi gün manşette yer vermişti. O gün Naci Görür, Malatya’yı bekleyen tehdidi açıklayarak Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Elazığ ve Bingöl illerine dikkat çekmişti. Görür’ün “Yerel yönetimler ve merkezi yönetim maalesef afet gelmeden pek bir şey yapmıyor” sözleri ise konunun özeti oldu.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık
Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık
+6
Haber albümü için resme tıklayın

Tarihler 6 Şubat 2020’yi gösterdiğinde, yani asrın felaketinden tam 3 yıl önce BUSABAH gazetesi, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür’le bir röportaj yapmış, ertesi gün manşette yer vermişti. O gün Naci Görür, Malatya’yı bekleyen tehdidi açıklayarak Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Elazığ ve Bingöl illerine dikkat çekmişti. Görür’ün

“Yerel yönetimler ve merkezi yönetim maalesef afet gelmeden pek bir şey yapmıyor”

sözleri ise konunun özeti oldu.

Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, Elâzığ-Malatya depremi ile ilgili BUSABAH gazetesine özel açıklamalarda bulunmuştu. Prof. Dr. Görür, Doğu Anadolu Fay Hattı’nda enerji biriktiğini belirterek, özellikle Malatya, Elâzığ, Bingöl, Kahramanmaraş, Adıyaman illerinin yerel yöneticilerine deprem ilgili önemli mesajlar vermişti. Görür, yıllar önce Malatya’ya geldiğini ve uyarıda bulunduğunu da söylemişti.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

İŞTE O RÖPORTAJ

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde 24 Ocak 2020 Cuma günü akşam saatlerinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremde, 37'si Elazığ'da, 4’ü Malatya'da olmak üzere en az 41 kişi hayatını kaybetti, bin 607 kişi de yaralandı.

Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür, son yaşanan Elâzığ - Malatya depremi ile ilgili BUSABAH gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Yıllar önce Malatya’ya geldiğini, hem belediye hem Valilik hem de Üniversitede Malatya’yı uyardığını belirten Görür,

“Biz bunu seneler önce söyledik Malatya’nın yerel yönetimlerine. Bir şeyler tabi ki yapılmıştır, yapılmadı diye bir şey demiyorum. Uzaktan gazel okumak değil bu ama yapılmışsa mesele yok. Tabi yapılmadığı ortada ki yine Doğanyol’da bir sürü hasar oldu, demek ki yapılmamış“

ifadelerini kullandı.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu belirten Görür, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın enerjisini attığını ancak Doğu Anadolu Fay Hattı’nda enerji biriktiğini belirterek, özellikle Malatya, Elâzığ, Bingöl, Kahramanmaraş, Adıyaman illerinin yerel yöneticilerine deprem ilgili önemli mesajlar verdi.

Prof. Dr. Naci Görür, BUSABAH gazetesine yaptığı açıklamada Doğu Anadolu Fay Hattı’nın enerjisini henüz atamadığını belirterek konuşmasına şöyle devam etti:

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

“DEPREM ANORMAL BİR OLAYA İŞARET ETMEZ”

“Türkiye’nin aşağı yukarı yüzde 80’i canlı faylarla örülü. Dolayısıyla Türkiye geniş ölçekte yüzölçümünün büyük bir kısmında diri fayları, canlı fayları bulunduran bir yer. O nedenle de o faylardan herhangi biri herhangi bir bölgede zamanı geldikçe, tekerrür periyodu doldukça deprem üretir. Dolayısıyla Türkiye‘de böyle sık sık farklı farklı yerlerde veya aynı yerlerde depremlerin görülmesi anormal bir olaya işaret etmez. Türkiye’nin jeolojik yapısı gereği bu beklenir.”
Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

“DOĞU ANADOLU FAYI ENERJİ BİRİKTİRDİ”

Elâzığ ve Malatya hakkında da önemli açıklamalar da bulunan Prof. Dr. Naci Görür,

“Bunu söyledikten sonra gelelim Elâzığ - Malatya depremine… Şimdi Elâzığ - Malatya Doğu Anadolu Fayı’nın üzerindedir. Bu fay Afrika Levhası ile Anadolu Levhası arasındaki sınırda yer alır. Afrika levhası her yıl belirli bir hızla Avrasya’ya yaklaşır. Avrasya Levhası’na yaklaşınca Anadolu Levhası da batıya doğru hareket eder, batıya doğru kaçar; çünkü Afrika levhası Avrasya’ya yaklaşıp ülkemizi Doğu Anadolu’da sıkıştırdığı zaman Anadolu levhası batıya doğru kaçar. Kaçarken iki fay üzerinden hareketini sağlar; biri Kuzey Anadolu Fayı biri Doğu Anadolu Fayı. İşte Anadolu Levhası’nın bu batıya doğru hareketi zaman zaman belirli yerlerde takıldıkça oralarda da deprem olur. Kuzey Anadolu Fayı, Anadolu Levhası onun üzerinden kayıyor, onun boyunca da Doğu Anadolu Fayı üzerinden de kayıyor. Kuzey Anadolu Fayı 1939’dan 1999 senesine kadar çok sayıda 7’nin üzerinde deprem üreterek enerjisini boşalttı. 1939, 1942, 1943, 1944, 1957, 1967, 1999; bütün bunlar Erzincan’dan başladı Gölcük’e kadar devam etti. Niksar, Erbaa, Bolu, Abant, Adapazarı, Gölcük depremi bunlar enerjisi boşalttı. Kuzey Anadolu Fayı’nda bu enerji boşaltma ile bu deprem zinciri olurken 1939 ve 1999 arasında Doğu Anadolu Fayı suskundu. Doğru dürüst büyük depremler olmuyordu bu da yerbilimcileri endişe ettiriyordu. Yani Kuzey Anadolu Fayı enerji boşaltıyor, aynı enerjiyi Kuzey Anadolu Fayı’na yükleyen mekanizma Batı Anadolu’nun kaçışı çalışırken Doğu Anadolu niye deprem üretmiyor. Endişemiz Doğu Anadolu’da deformasyon artıyor, enerji birikiyor gün gelir buralarla da büyük depremler başlayabilir diye düşünüyorduk ve o zaman yerbilimciler ben de dâhil bazı yerlerden endişe ediyorduk, uzun zamandır deprem üretmemiş yerler. Diyelim ki Elâzığ’a göre konuşursak Sivrice, Palu, Bingöl-Karlıova arası Sivrice –Sincik- Pütürge arası veya Çelikhan -Kahramanmaraş -Türkoğlu arası veya daha da Hatay’a doğru gittiğin zaman Amanos kesimi, Hatay kesimi buralardan endişe ediyorduk. Sebebi de şu; mesela Malatya-Elâzığ civarında Elâzığ-Palu arasında 1874’te deprem olmuştu 7.1… Mesela Elâzığ-Malatya-Pütürge arası 1875’te deprem olmuştu 6.8… Çelikhan’ da deprem olmuştu 1893’te yine 7 büyüklüğünde. Daha aşağı iniyorsun Hatay civarında 1822’de yine 7.4 büyüklüğünde bir deprem. Maraş civarında 1513’te deprem olmuş 7.4… Şimdi bu kadar önceden olmasına rağmen bu fay suskun”

ifadelerine yer verdi.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

“BEN DEFALARCA MALATYA VE ELAZIĞ’I UYARDIM”

Afet gelmeden yerel yönetimler ve merkezi yönetim pek de bir şey yapmıyor diyen Prof. Dr. Naci Görür,

“Ben defalarca hem Elâzığ’a hem de Malatya’ ya geldim. Malatya’da ben 3 sefer konuştuğumu hatırlıyorum. Yani belediye ve Valilikte iki sefer İnönü Üniversitesinde 3. sefer. Hem Elâzığ hem Malatya’yı uyarıyorduk. ‘Sen söylüyorsun aradan 10 gün geçiyor deprem olmuyor adam sen de!’ diyeceğin bir şey değil deprem. 10 senede bir, 15 senede, 20 sene de olur ama acı verir. O zaman uyardık, ‘bakın önlem alın’ dedik, ne önlemler almaları gerektiğini de söyledik. Anlattık bütün bunları söyledik. Elâzığ’a da söyledik. Mesela ben 2005’te Elâzığ’da toplantı yapıp bunları söyleyip o zaman Palu depremi için uyarmıştım; Palu’ya dikkat edin, dikkat edin… Pek de bir şey yapılmadı 6.1 şiddetinde deprem oldu, 40 kişi öldü o zaman. Ondan sonra Sivrice’yi söyledik, yine pek bir şey yapılmadı, işte geçen gün orada da 40 kişi öldü. Dünya kadar yıkım oldu. Bunu herhangi bir amaçla söylemiyoruz, yani bu bilgelik taslamak değil ama yer bilimci olarak uyarıyoruz. Fakat yerel yönetimler ve merkezi yönetim maalesef afet gelmeden pek bir şey yapmıyor. Afet geldikten sonra yara sarmaya başlıyor. O zaman da canları kaybetmiş oluyoruz. O çağdaş bir yaklaşım değil. Önemli olan bilimsel öngörüleri önceden alıp, zararların ne olacağını tespit edip, deprem gelmeden o zarar ziyanı azaltmak; doğru olan bu”

ifadelerini kaydetti.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

MALATYA’NIN DURUMU

“Malatya’nın çok dikkatli olması gerekiyor” diyerek sözlerine devam eden Prof. Dr. Naci Görür, şunları aktardı:

“Şimdi Malatya’nın durumuna gelince, Çelikhan o civarlarda oraya doğru, Doğanyol falan belli ölçüde kırıldı. Son deprem asıl odak noktası belki Malatya’ya biraz yakındı, Pütürge kolu üzerindeydi muhtemelen. Şimdi tabi Malatya’da bu deprem belli bir fay üzerinde enerjiyi boşaltmış olabilir ama tabi belirli yere de enerji transfer etmiş olabilir. Şimdi özellikle Malatya’da bir Sürgü Fayı var. Malatya Fayı var, bir de Ovacık Fayı var; bu faylar aynı zamanda Doğu Anadolu Fayı ile Kuzey Anadolu Fayı ile bağlaşık vaziyette birbirleri ile kesişiyorlar. Dolayısıyla bu depremden dolayı stres transferi de belli ölçüde olabilir ama o faylarda bizim öğrencilerimiz çalıştılar. Bu bölgelerde stres birikimi var, yani Malatya’nın dikkatli olması lazım. Malatya deprem tehdidini sadece Doğu Anadolu Fayı’ndan almıyor. Bu fay ile bağlantılı olan Sürgü- Malatya ve Ovacık faylarında olabilecek bir deprem de Malatya’yı etkiler.”
Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

YEREL YÖNETİCİLERE ÇAĞRI YAPTI

Malatya’nın yerel yöneticilerine çağrıda bulanan Prof. Dr. Naci Görür,

“Dolayısıyla yani burada yapılacak şey, Malatya’nın gerçekten mikro bölgeleme çalışması yapıp çok ciddi bir şekilde mikro bölgeleme çalışmasından sonra deprem tehlike haritalarını, risk haritalarını yapıp, önce risk tehlike analizini bitirmesi lazım faylar yönünden. Sonra bu faylar harekete geçerse ne büyüklükte ne şiddette Malatya’yı etkiler onun haritalandırılıp bilinmesi lazım, sonra da bu faylar deprem ürettiğinde hangi büyüklükte olur, bize ne tür zararlar verir, o zararların tespitinin yapılması lazım; buna risk analizi diyoruz. O yapıldıktan sonra da zarar azaltma çalışmalarının yapılması lazım. Yani bu zararları belli ettik bu zararları nasıl azaltırız şimdi bunları nasıl azaltırız diye bir program dâhilinde zarar azaltma çalışmalarını yapması lazım. Tabi ne yapacak, Malatya halkını bilinçlendirecek deprem noktasında, halk bu işi bilecek iyice, halkını iyi yönetecek. Ondan sonra yönetimin kendini, afeti, risk yönetmeyi yönetim öğrenecek yani valiler ve yerel yönetimler belediye başkanları. Ondan sonra iyi bir organizasyon yapacaklar, belli bir komisyon ve komite oluşturacak bu tehlike analizi, risk analizi, zarar azaltma çalışmalarını ona göre yapacaklar. Ondan sonra Malatya bütün altyapısını elden geçirecek. Kanalizasyon sistemleri, doğalgaz sistemini, barajlarını, yolarını, viyadüklerini, yollarını köprülerini elden geçirecek. Sonra gelecek üst yapıyı kentin yapı stokunu elden geçirecek. Depreme dayanıksız olan yapıları yıkacak, tahliye edecek, güçlendirecek. Bugün Elâzığ’da yapıldığı gibi özellikle kırsal alanlarda bunlara özen gösterecek. Sonra çevreyi depreme güvenli hale getirecek. En son da ekonomiyi depreme güvenli hale getirecek. Yani depreme hazırlık öyle masa başında emir komuta ile olmaz. Daha sonra da afet yönetimi için kadrolar oluşturulacak. Kurtarma ekipleri oluşturulacak ama bizde ki yönetimler ‘deprem olsun biz gereken kurtarmayı yaparız’ diyor, çağdaş yaklaşım bu değil. Çağdaş yaklaşım deprem gelmeden benim dediğim gibi risk analizini ve yapıyı, kenti güvenli hale getirmek olmalı. Biz bunu senelerce önce söyledik Malatya’nın yerel yönetimlerine iki sefer. Ama tabi bir şeyler tabi ki yapılmıştır yapılmadı diye bir şey demiyorum. Uzaktan gazel okumak değil bu ama yapılmışsa mesele yok. Yapılmadığı ortada ki yine Doğanyol’da bir sürü hasar oldu, demek ki yapılmamış”

şeklinde konuştu.

Tam 3 yıl önce tüm olacakları BUSABAH’a açıklamış Ne eksik ne fazla! Tam anlamıyla hepsini yaşadık

Kaynak: BUSABAH gazetesi

18 Şub 2024 - 14:00 Malatya- Gündem

Mahreç  Sinem Hatun Davut


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.