Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

BİLSAM tarafından gerçekleştirilen “Dünden Bugüne Malatya” başlıklı söyleşi programında konuşan eski Malatya Belediye Başkanı Naci Şavata, Malatya’nın geçmişteki sosyal ve kültürel yapısı hakkında bilgi verdi. Tüccarın aldatmadığı, hırsızlığın olmadığı bir dönemde yaşadıklarını belirten Şavata, “Tüccar aldatmıyordu, aldatma üzerine kurulu bir toplum feraha ermez” dedi.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem
Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Malatya’da 2005 yılından beri faaliyet gösteren Bilgi Yolu, Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM), her yıl olduğu gibi 2024 yılında da çeşitli etkinlikler gerçekleştirerek vatandaşları bilgilendirmeye devam ediyor. Bu doğrultuda gerçekleştirilen söyleşiler serisinin 3’üncü oturumu, eski Malatya Belediye Başkanı Naci Şavata’nın katılımı ile gerçekleştirildi.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

‘Dünden Bugüne Malatya’ başlıklı söyleşide konuşan eski Malatya Belediye Başkanı Naci Şavata, geçmişten günümüze Malatya’nın sosyal ve kültürel yapısındaki değişimler hakkında bilgiler verdi.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

“ŞÜKRÜ BİTİRDİK”

Malatya’daki komşuluk kültürü hakkında bilgi veren Şavata,

“Ben Beş Konaklar’da doğdum, çocukluğum orada geçti. Evler tek katlı veya çift katlı özellikle taş ve topraktan yapılmış çoğu da ermeni ustalarının yaptığı yapılardı ve yazın serin olan kışın ise bir soba ile ısınan evlerdi ve bahçeleri vardı. Biz bahçelerin, ağaçların içinde şen şakrak oynardık. Her evde bir hatun vardı o hatun evin gelinine öğretmenlik yapardı. Komşu komşunun külüne muhtaçtır anlayışı vardı. Sokaklarda harıklar vardı ve bu harıklar da tandır ekmeği ıslatıyorduk. Buralarda akan sular Pınarbaşı’ndan gelen sulardı ve büyüklerimiz bize harıklara tükürmememizi, oraya elimizdeki bir kağıdı atmamızı hele hele bevletmememizi tembih ederdi. Şimdi evdeki suyu filtresiz içemiyoruz. Yani geçmişte yaşamak hem kolaydı hem rahattı hem de bir tas çorbaya şükrediliyordu şimdi şükrü bitirdik kalmadı. Sevgi vardı, babalarımız şımarmayalım diye ciddi dururdu ama annelerimiz bizi çok severdi ve bize ceplerinden hediye verirlerdi. Ben çocukken sinema 5 kuruştu, yolda amcaları görür ellerini öperdik bize 2-3 kuruş verirlerdi. Biz iki el öpecektik ki 5 kuruşumuz olsunda sinemaya gidelim. O dönemlerde en büyük lüksümüz sinemaydı”

şeklinde konuştu.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

“ŞİMDİ PARA İÇİN YAPILIYOR”

Geçmişin ayıplarından bahseden ve büyüklerin yanında söze karışmanın çok yanlış olduğunu dile getiren Şavata,

“Benim eskilerimi kardeşim giyerdi, annemin eskilerini de kız kardeşim giyerdi, çoraplar ve pantolonlar yamalı olurdu utanmazdık ama pantolon yırtık olursa ayıptı. Büyüklerin yanında ukalalık yapmak, söze karışmak yanlıştı ve kış gecelerinde sohbetler yapılırdı belli kamil insanlar gelirlerdi. Bizden söze karışmamak ve su istediklerinde su götürmek için söz alırlardı. Bir kişiye ‘yalan söylüyorsun’ demek yerine hilafı hakikat denirdi. Bakın hangi kültürden hangi kültüre dönmüşüz nasıl bizi asimile etmişler, Osmanlı Türkçesinin nezaketli olan dilini kaba bir dile çevirmişler. Kanaat önderleri vardı toplumda karı-koca, komşu kavgalarında toplanırlardı arabuluculuk yaparlardı. O zaman arabuluculuk Allah için yapılırdı şimdi para için yapılıyor. Geçmişte arabulucular sırf kavga çıkmasın, kan davası olmasın, toplum huzur bulsun, aileler barışsın diye fedakarlık ederlerdi”

ifadelerine yer verdi.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

“NEREDEN NEREYE GELDİK”

Esnaflık kültürü hakkında da bilgi veren Şavata,

“Eskiden ezan okununca dükkanların kapıları açık eğer dışarıda tezgahınız varsa üzerine bir bez atılırdı ve hiç kimse de o malı çalmazdı şimdi dükkanlara üst üste kilit vuruyoruz ki eşyalarımızı çalmasınlar. Nereden nereye geldik. Mahallenin fakirine, mahallenin zenginleri bakardı ve mahallenin fakirleri, mahallenin zenginlerine dua ederdi ve bunu yardım yapılırken hiç kimse incitilmezdi. Örneğin bizde bir yemek piştiğinde annem komşuya kokusu gitti der ve yemek yemeden önce sıcakken bakır kabın içine konularak komşuya götürülürdü, komşunun fakir olduğu çocuklara bile belli edilmezdi. Tüccar aldatmıyordu, ‘Bizi aldatan bizden değildir’ denilen bir dinin mensuplarıyız. Bizi aldatan bizden değilse ya biz onlardan ya da onlar bizden değil. Günümüzde herkes birbirini aldatıyor siyasette, ticarette, sosyal yaşantı da aldatma var, aldatma üzerine kurulu bir toplum feraha ermez”

diye konuştu.

Tüccarın aldatmadığı; hırsızlığın olmadığı bir dönem

28 Oca 2024 - 16:37 - Gündem

Mahreç  Murat İpekten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.

02

Mikail Güven - Başkanım gönlüne yüreğine sağlık. Hakikaten o güzel değerlerimizi ve adetlerimizi cok güzel dile getirmişsin, insallah tekrar o güzelliklerimizi yaşamak ve yaşatmak icin gayret ederiz... .

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Ocak 15:07
01

Nihat Kilinç - Naci abi doğru söylüyorsun çok beğendim şu an 35 ve 40 yaşında olanlarda biliyor ama yapan yok yine anne ve babaların suçu çoukları beli bi yaşa kadar iyi yetiştirseler ondan sonra serbest bırksanda o çocuk tezbeli yanlış yapmaz aile terbiyes başka bişi okulda matematik fizik kimya gibi dersler öğretilir önemli olan aile terbiyesi

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Ocak 19:07