DOLAR

18,6422$% 0

EURO

19,5509% -0.01

GRAM ALTIN

1.061,67%0,28

ÇEYREK ALTIN

1.734,00%0,34

TAM ALTIN

7.110,00%-0,96

BİTCOİN

317194฿%-1.60529

İkindi Vakti a 14:52
Malatya PARÇALI BULUTLU
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV

Grip salgınında büyük artış

Hasbihan Et

Grip salgınında büyük artış

SİNEM HATUN DAVUT

Son günlerde oldukça sık görülen grip enfeksiyonu hakkında bilgiler veren Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erol Karaaslan, ekim ayının 2. Yarısından itibaren gribal enfeksiyonda yüzde 15 oranında bir artış olduğunu belirterek, “1-23 Kasım tarihleri arasında başvuran hasta sayısının önceki ayın aynı dönemine göre yüzde 25 daha fazla olduğu saptanmıştır. Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur” uyarısında bulundu.

KARAASLAN SAY MAN 1 min

Battalgazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erol Karaaslan, son zamanlarda artan grip vakasıyla ilgili konuştu. BUSABAH gazetesine önemli açıklamalarda bulunan Karaaslan, son zamanlarda grip nedeniyle hastaneye başvuran vatandaşların sayısında önemli oranda artış olduğunu dile getirdi.

“Hastaların başvuru şikâyetleri çoğunlukla ateş, boğaz ağrısı, kırgınlık, öksürük ve vücut ağrısı olup Covid semptomları ile benzerlik göstermektedir” diyen Karaaslan, “Ekim ayının 2. yarısından itibaren gribal enfeksiyon nedeniyle hastaneye başvuran hasta sayısında yüzde 15 oranında bir artış olduğuna dikkat çekerek, “Kasım ayında artış devam etmiş ve 1-23 Kasım tarihleri arasında başvuran hasta sayısının önceki ayın aynı dönemine göre yüzde 25 daha fazla olduğu saptanmıştır” dedi.

“AŞI YÜZDE 80 KORUNMA SAĞLAYABİLİR”

Grip virüsünün değişebildiğini söyleyen Karaaslan, “Her yıl mevsimsel gribe neden olan grip virüsü değişebilmektedir ve grip aşısının içeriği Dünya Sağlık Örgütü tarafından bir yıl önce salgın yapan virüs tiplerinin belirlenmesi ile geliştirilmekte ve aşının içeriği de bu uygulamaya bağlı olarak her yıl değişmektedir. Son yıllarda kullanılan aşılarda influenza A’nın iki alt tipi ve influenza B’nin de bir alt tipi yer almaktadır. Hazırlanan aşı ile dolaşımda saptanan virüslerle antijenik benzerlik varsa aşı yüzde 50-80 korunma sağlayabilir. Sağlıklı erişkinlerde aşı ile sağlanan koruyucu antikor düzeyi influenza A için yüzde 80’in üzerinde bildirilmiştir. Yaşlılarda koruyuculuk daha düşük olmakla birlikte komplikasyonları ve ölümleri azalttığı bilimsel yayınlarla gösterilmiştir” diye konuştu.

“HER YIL GRİP AŞISI YAPTIRILMALI”

Grip aşısını koruyuculuğunu 6 ile 8 aya kadar olabileceğini ifade eden Karaaslan, “Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle; eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için her yıl grip aşısı yaptırılmalıdır. Aşının koruyucu etkisi, aşı yapıldıktan iki hafta sonra başlayacağı için aşının en uygun zamanı, gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen öncesidir. Ekim ve Kasım ayları grip aşısının yapılma zamanı olarak tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar kişiler ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Aşının koruyuculuğu yaklaşık 6-8 ay sürer” şeklinde konuştu.

Karaaslan, grip aşısının öncelikli yapılması önerilen gruplar da sıralayarak, şunları kaydetti:

  • 4 yaşından küçük (özellikle 2 yaş altı) çocuklar (6. aydan itibaren)
  • 50 yaşından büyük erişkinler
  • Gebeler
  • Bakım evinde yaşayanlar
  • Sağlık çalışanları
  • Kronik sağlık sorunu olanlar
  • Kronik pulmoner hastalık (astım, kronik obstruktif akciğer hastalığı, kistik fibrozis),
  • Kardiyovasküler (tek başına hipertansiyon hariç) hastalık
  • Böbrek hastalığı
  • Karaciğer hastalığı
  • Kan hastalıkları (orak hücreli anemi dahil)
  • Endokrin hastalık (diabetes mellitus gibi)
  • Metabolik hastalık (genetik metabolik hastalıklar gibi)
  • Nörolojik veya nöro-gelişimsel bozukluğu olanlar (beyin, spinal kord, periferik sinir ve kas hastalıkları, serebral palsi, epilepsi, inme, mental retardasyon, büyüme-gelişme geriliği, musküler distrofi, spinal kord hasarı dahil)
  • Hastalık veya ilaca bağlı olarak bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kanser, uzun süreli steroid kullanımı, HIV gibi)
  • 19 yaşından küçük olup uzun süredir aspirin tedavisi alanlar
  • Morbid obezler (Vücut kitle indeksi >40)
  • Grip açısından riskli grupta tanımlanan kişilere bakım verenler ve aynı evde yaşayanlar (çocuklar dahil)”

GRİP AŞISI KİMLERE UYGULANMAMALIDIR?

Grip aşısının hangi kesimlere uygulanabileceğini de açıklayan Karaaslan, “Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi ya da aşı içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı ciddi alerji öyküsü olanlara, daha önce herhangi bir mevsimsel influenza aşısı ile ciddi (hayatı tehdit eden) alerji öyküsü olanlara uygulanmamalıdır” dedi.

 

Grip aşısında görülen yan etkileri dile getiren Karaaslan, “ Grip aşısı sonrası yüzde 15-20 oranında aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik oluşabilir. Tüm vücudu etkileyen yan etkiler ise son derece nadirdir (yüzde 1’in altında) ve ateş, halsizlik, kas ağrısı gibi yan etkiler (eğer görülürse) aşıdan 6-12 saat sonra başlamakta ve 1-2 gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Her biyolojik üründe olduğu gibi grip aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir. Grip aşısı sonrası grip hastalığının görülmesi genellikle tesadüfen olabilir. Grip aşısı teknik olarak inaktive yani ölü bir virüs aşısı olduğundan vücuda canlı virüs verilmediğinden aşıya bağlı grip hastalığı oluşamaz” ifadelerini kullandı.

“ÇOĞU HASTA TEDAVİ ALMADAN BİR HAFTA İYİLEŞİR”

Gribin tedavisi hakkında da bilgiler veren Karaaslan, şunları kaydetti:

“Çoğu hasta herhangi bir tıbbi tedavi almadan bir haftada iyileşir. Fakat risk grubunda olan kişilerde hastalık ciddi ve ağır seyredebilir ve hatta ölüm görülebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişiler erken dönemde (hastalık başladıktan sonraki 24 ile 48 saat arasında) hekime başvurmalı ve antiviral tedavi almalıdır. Bu ilaçlar; tıpkı antibiyotikler gibi hekim tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar, bebek, gebe ve emziren anneler, çocuklar ve ileri yaştaki hastalar da dâhil olmak üzere hekim tarafından verildikten sonra kullanılmalıdır. İlaçlar, hekimin önerdiği şekilde ve sürede kullanılmalıdır. Hekim tarafından kullanılması uygun bulunup reçete edilen bu ilaçlar hastaneler, toplum sağlığı merkezleri ve aile sağlığı merkezlerinde de ücretsiz olarak Bakanlığımız tarafından sunulmaktadır. Vücuttan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketimi gerekir. Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.”

 

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Öğretmenlerimiz kutsal bir görev üstlenmiştir”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.