DOLAR

9,2189$%0.07

EURO

10,7821%0.2

STERLİN

12,7858£%0.19

GRAM ALTIN

528,17%0,09

ÇEYREK ALTIN

8.444,08%0,11

BİTCOİN

609539฿%2.01242

İmsak Vakti a 05:13
Malatya AÇIK 14°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

GRAMOFONUN SON USTASI

Hasbihan Et

Türkiye’de 3 kişiden biri

Türkiye’de 3 kişiden biri olan Erdoğan Altürk, küçük dükkânında gramofon tamiri yapıyor. Ermeni ustasından öğrendiği sanatını ilkokul çağlarından bu yana icra ediyor.

Gramofonun ilk yapım çalışmaları esnasında bir tıp uzmanından yardım alındığını belirten Usta Erdoğan Altürk, gramofonun kulak anatomisinden esinlenerek yapıldığını ifade ediyor.

Gramofon Ustası Erdoğan Altürk, küçük ama tarih kokan dükkânında yıllardır, gramofon tamir ediyor. Ermeni ustasından öğrendiği bilgileri günümüze kadar taşıyan Altürk, Türkiye’de bu mesleği yapan 3 ustadan bir tanesi. Usta Erdoğan Altürk, günümüzde gramofona ilgi azaldığını belirterek, sadece genç kızların gramofona ilgisinin arttığını söylüyor.

Gramofonun yapısı itibariyle kulak anatomisine benzediğini ifade eden Usta Erdoğan Altürk,


Gramofonu 4-5 sanatkâr bir araya gelerek yapıyor. Bu aletin hoparlörü yok. Elektrikte yok. Bu düzenek aynı kulak anatomisine bakılarak yapılmıştır. Yani bir tıp uzmanı da gramofon yapılarken çalışma içerisinde yer almıştır

dedi.

“CEP SAATİNE BENZİYOR”

Gramofonun yapısı itibariyle cep saatine benzediğini söyleyen Altürk,

Dükkânımda gramofon tamir ediyorum. Gramofon aynen cep saatine benziyor. Yani düzeneği aynen cep saati gibi çalışır. İçerisinde iki tane dişliye benzer mekanizma var. Birde böbrek dediğimiz metal var. Bu dişlilerin içerisinde 2 metrelik enli yay var. Bunlar kurulunca sıkışır. Sıkısınca da ters dönmeye başlar ve yukarıdaki kutuyu döndürmeye başlar. Yani plağı yerleştirdiğimiz tamburayı döndürür. Gramofon kutusunun yanındaki kurma kolu döndürdüğünüz zaman içindeki yay sıkışacak ve tamburanın yanındaki fren düğmesi var onu açıyoruz ve plak çalmaya başlıyor

kelimelerine yer verdi.

Gramofonun yapımında bir tıp uzmanının da yer aldığını vurgulayan Erdoğan Altürk,

Gramofonu 4-5 sanatkâr bir araya gelerek yapıyor. Bu aletin hoparlörü yok. Elektrikte yok. Bu düzenek aynı kulak anatomisine bakılarak yapılmıştır. Yani bir tıp uzmanı da gramofon yapılarken çalışma içerisinde yer almıştır. Buradaki amaç, titreşimi sese çevirmektir. Mekanizma içerisinde bir diyafram var. Bir örs çekiç var ve plakta çıkan dalga boyu titreşimleri burada sese dönüşür

şeklinde konuştu.

3 KİŞİDEN BİRİ

Türkiye’de bu işi yapan çok az kişinin kaldığını vurgulayan Usta Altürk,

Gramofon tamircisi olarak Türkiye’de 3 kişi kadar kimse kaldık. Sadece Malatya değil dışarıdan da tamir yapmaya getirenler var. Fakat 2 senedir pandemiden dolayı gelen pek olmuyor. Genelde yurt dışından geliyorlar buraya özellikle Yunanistan’dan, İran’dan ve Suriye’den çok tamirat geliyordu

dedi.

“Gramofonların bazılarını 2-3 gramofonu birleştirip öyle yapıyoruz” diyen Altürk,

Çünkü bunlar 130 yılı aşkın süredir var. Gramofon plaklarının ilki boru şeklinde yapılıyor. Ayrıca salon ve gezme gramofonu diye de ayrılıyor. Sahralarda, bahçelerde dinlenirdi. Gramofonu sevmek tarihi sevmektir. Ama şöyle ki maalesef Malatya’da gramofon sevenlerin sayısı çok fazla değil. Malatya, Adıyaman buralar şerbeti, hoşafı, ayranı iyi bilir. Ama bunlar sanattır. Malatya’da 1950’ye kadar hemen hemen tüm zanaatlar vardı. 1950’den sonra Türkiye’de sanat bilinçli bir şekilde bugünkü haline getirildi. 1950’den sonra maalesef bütün Ermeniler, buradan gitti. Ermeniler bizlere bu işleri öğreten ustalardı

diye konuştu.

Gramofonun yanı sıra lambalı radyo tamiratı da yapan Erdoğan Altürk,

Bir gramofon 370 parçadan oluşur. Bu parçalar bir araya geldikten sonra ses çıkmaya başlıyor. Bende bunun burada son temsilcisi olarak, tamiratını yapıyorum. Sadece bu değil lambalı radyo tamiratı da yapıyorum. Lambalı radyo önce yeşil yanar bu da radyonun soğuk olduğunu gösterir. Isınmaya başlayınca renk maviye döner ve radyo o zaman çalışmaya başlar. Yani sadece burada gramofon değil radyolar da tamir ediliyor. Bunların artık son temsilcileriyiz

sözlerini kaydetti.

“BU İŞİ 2 ERMENİ USTADAN ÖĞRENDİM”

Eskiden sanat öğrenmek için Ermeni hocaların yanında yetiştiklerini anlatan Altürk,

Ben bu işi 2 Ermeni ustadan öğrendim. Onlar olmasaydı, bunları öğrenemezdik. O zamanlar okulda okuyanlar tatillerde, sanatçıların yanına verilirdi. Oralara gittiğimizde ‘eti senin kemiği benim’ denilirdi. Ustalarımızdan sopa da yesek, dayak da yesek ki çok yedik, gidip babalarımıza söyleyemezdik. Çünkü çıraklığa verilirken bile babalarımız ustalarımızın işine karışmazdı. Ve böylelikle 6 ay içinde o sanatı öğrenirdik. Kunduracılar Ermeni’ydi, elbiseciler Ermeni’ydi. Türkler ne dikerdi, çarık ve yemeni dikerdi. Hangi mezhepten olursan ol, yeter ki insan ol ve nankör olma. Onlar olmasaydı Türkiye’de ve Malatya’da bu sanatları öğrenemezdik

dedi.

1955 yılında Japonların icat ettiği elmas iğne hakkında bilgiler aktaran Usta Erdoğan Altürk, 

Bu iğne 1955’lerde falan çıkmıştı. Bu iğne pikaplar için kullanılırdı. Ucundaki iğne hakiki elmastan yapılmıştır. Elmas olmasının sebebi ise aşınmaması için normal iğneler 2 plak çaldığında hemen aşınır ama elmas iğne öyle değil binlerce plak çalar ama yine de aşınma yapmaz. Bilindiği üzere dünyanın en sert madeni elmastır. Bu elmas iğneyi Japonlar icat etti. Bir gramofonun fiyatı 750 TL’den başlıyor.10 bin TL’ye kadar çıkıyor. Gramofona şimdi genç kızlar çok merak duyuyor

ifadelerini kullandı

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Bulutlar yağmurun habercisi!

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.