DOLAR

17,2262$% 1.46

EURO

17,6219% 0.85

STERLİN

20,5838£% 1.21

GRAM ALTIN

977,27%1,52

ÇEYREK ALTIN

1.608,00%0,68

BİTCOİN

347761฿%3.75174

İkindi Vakti a 16:30
Malatya AÇIK 27°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Bu Sabah TV
Bu Sabah TV
Whatsapp İhbar Hattı

“Göz alerjisinin zirve yaptığı dönemdeyiz”

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pembe Gül Fırat Bozgül, başta Glokom(Göz tansiyonu) olmak üzere birçok göz hastalıkları ve tedavi yöntemlerine dair önemli bilgiler verdi. Bozgül, göz alerjisinin zirve yaptığı dönemde olduğumuzun ve başta göz alerjisi olmak üzere diğer hastalıklarında ihmale gelmeyeceğinin altını çizerek önemli uyarılarda bulundu.

Hasbihan Et

ÇİĞDEM ERHAN

Göz en önemli duyu organımız olup, görmeyi kaybetmek bir bireyin başına gelebilecek en kötü olaylardan birisidir. Güneş, bulunduğumuz ortamlar, çalıştığımız iş, bağışıklık sistemimiz, genetik faktörler vs. gözümüzle ilgili sıkıntı yaşamamıza neden olabiliyor. Bu yüzden uzmanlar düzenli göz muayenesi yaptırılması gerektiğinin önemle üzerinde duruyor.

Günümüzde en çok karşılaşılan göz hastalıklarına dair bilgiler veren Turgut Özal Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pembe Gül Fırat Bozgül, kornea naklinden glokoma, alerjik konjonktivitten miyopa kadar birçok göz hastalığını anlatarak uyarılarda bulundu.

EN ÇOK GÖRÜLEN ALERJİK KONJONKTİVİT

Pembe Gül Fırat Bozgül, yaz aylarında en çok karşılaşılan göz hastalıklarından biri olan ‘alerjik konjonktivite’ hakkında şu bilgileri verdi:

“Göz alerjisinin pik yaptığı dönemdeyiz. Mevsim itibariyle en alerjik konjonktivite görüyoruz. Konjonktiva, öncelikle gözümüzün beyaz tabakası, burayı tutan alerji tabakası ve buraya tutunan alerjiye sebep olan her şeyde alerjik konjonktivite sebep oluyor. Biz bunu 5 ila 6 tipe ayırıyoruz. Ama en sık olarak gördüğümüz mevsimsel alerjik konjonktivite özellikle çocuklarda ve ergenlerde daha çok görüyoruz. İlerleyen yaşlarda azalmakla beraber yine bu hastalığı sık görüyoruz. Mevsim boyunca devam ediyor ama bunun yanında tüm yıl boyunca devam eden ‘periyannel alerjik konjonktivitemizde’ var. Özellikle ev tozlarına, evdeki alerjenlere daha sık rastlıyoruz”

goz hastaligi

STEROİD DAMLALARA DİKKAT!

Alerjik konjonktivit olan hastaların en çok kızarıklık ve kaşıntı şikayeti ile doktora başvurduklarını da belirten Bozgül, “Bu hastalıklarda en önemli şikâyetler kızarıklık ve kaşıntı oluşuyor. Kaşıntı burada çok önem arz ediyor. Bizde muayenemizde kapaklarda ödem görebiliyoruz bu yüzden de korneaya mutlaka bakıyoruz. Ama kaşıntıyı özellikle istemiyoruz çünkü bu kaşıntı korneada ve göz kapağında ciddi hasarlara neden olabiliyor. Bir toz dediğimiz göz kapağı düşüklüğüne kadar neden olabiliyor. Buna çok dikkat etmek lazım. Tedavi ise; Antialerjik damlalarımızı hastalarımıza veriyoruz. Bunun yanında hastalarımızı şu noktada uyarmakta fayda var; alerji damlalarının yanına bazen ya da halkın kulaktan dolma birbirine aktarılan yanlış tedavi yöntemlerinden bir tanesi de steroid kullanımı. Steroid damlalar evet alerjik konjonktivite çok güzel cevap veriyor ama uzun dönemde steroidlerin kendine bağlı yan etkileri var. Bu damlayı sadece doktor reçete edebilir ve doktorun söylediği şekilde kullanılmalı. Eğer steroid fazla kullanılıyorsa hem göz tansiyonun da hem de katarakta kadar giden maalesef ciddi sorunlara neden olabiliyor” diyerek uyarılarda bulundu.

BÖLGEDE KORNEA NAKLİ YAPILAN TEK MERKEZ

Bozgül, kornea nakli hakkında halk arasında bilinen yanlışlara değinerek, “Kornea nakli hastanemizde sıklıkla yapılmakta. TÖTM olarak Türkiye’nin her yerinden göz hastaları geliyor. Kornea nakli yapılan tek merkez burası. Glokom cerrahisinde ise göz hastalarına tüp takılan bir merkeziz. Malatya TÖTM’de ocak ayından mayıs ayına kadar yaklaşık 3 bin 180 ameliyat yapmışız. Bunların çoğu da katarakt. Kovid dönemine bağlı olarak nakillerde biraz azalma oldu ama şu anda tekrardan başladık ve aktif bir şekilde kornea nakillerimizi yapmaya devam ediyoruz. Kornea nakli denildiği zaman hastalarımızda yanlış bir algı oluşuyor. Sanki kornea naklinde tüm gözün alınıp yerine bir göz nakil edilmesi gibi algılanıyor. Ama kornea nakli sadece gözün sadece ön cam tabakasıyla ilgili hastalıklardır. Eğer retinanızda bir rahatsızlık varsa, optik sinirle ilgili bir hasarınız varsa sizin gözünüzü kornea nakli açmaz. Hastanın nakil olabilmesi için, gözün korneasında bir sıkıntı varsa nakil yapılıyor” şeklinde konuştu.

“YENİ NESİL MAALESEF MİYOP”

Son yıllarda teknoloji bağımlılığından dolayı neredeyse yeni neslin miyop olduğunun da altını çizen Dr. Bozgül, konuşmasında şu açıklamalara yer verdi:

“Kovid pandemisi bitti yerine miyopi pandemisi başladı. Özellikle sağlıklı bir nesilden bahsedecek olursak yeni nesil maalesef miyop. Kendi çocuklarım başta olmak üzere, çocuklarımın kendi sınıflarında neredeyse gözlüksüz çocuk yoktur. Bu çocuklar neden sağlıksız diyecek olursanız; dört duvar içinde yaşıyoruz. Çocuklarımız güneşle temas etmiyor. Özellikle Uzak Doğu, Japonlar ve Koreliler miyop konusunda birçok çalışma yapıyorlar. Onlarda bu rahatsızlık çok daha sık görülüyor. Bu yüzden yaptıkları çalışmalarda çocuklar ne kadar güneşten uzak kalıyor ve D vitamini az alıyorlarsa bu çocuklarda tablet, telefon ve kitap başında ne kadar çok vakit geçiriyorlarsa o kadar miyop olma olasılıkları yüksek oluyor. Peki, hiç mi kitap okumasınlar, telefona bakmasınlar? Tabii ki olacak bunlar ama bu noktada süre, mesafe ve ışık önemli. Yapılan çalışmalarda yine gösterilmiş ki 20 dakikalık bir kitap okuma süresinde 30-35 cm mesafeden olmalı ve özellikle diyoruz ki çocukların çalışma masaları pencere yanında olsun. 20 dakikadan sonra 2 dakika pencereden dışarı bakmalı.”

“GÖZLERİNİZİ KIRPMAYI UNUTMAYIN”

“Bu dönemde hiçbir sıkıntısı olmadığı halde gözünde kuruluğu ile hastalar bize başvuruyor” diyen Bozgül, “Göz kuruluğu bulunduğumuz ortamların kuru olmasından dolayı klima, kalorifer, güneş ışınları, zararlı bilgisayar ışıkları gibi bunların hepsi maalesef bizim gözümüzü kurutan sebepler. Eğer çok fazla ekrana bakıyorsak ve gözümüzü kırmayı unutuyorsak gözümüz o kadar kurur. Hâlbuki göz kırpma gözümüzü koruyan çok önemli refleks. Ne kadar az kırpıyorsak gözümüz o kadar fazla kuruyor. Peki bu sebepten mi gözümüz kuruyor? Hayır, hormonal, çevresel sebepler, kişinin ek hastalıkları var, bunlarda göz kurumasını artıran sebepler. Göz kuruluğu için ne yapılabilir; biz istiyoruz ki bilgisayar ekranı sizden biraz daha aşağıda olsun. Göz mesafesinin uygun olması ve göz kırpmamayı unutmamak lazım” sözlerini kaydetti.

GÖZ TANSİYONU BİRİNCİ KÖRLÜK NEDENİ

Son olarak Glokom(Göz tansiyonu) ile ilgilide bir bilgilendirme de yapan Pembe Gül Fırat Bozgül, şunları ifade etti:

“Burada özellikle göz tansiyonundan da bahsetmek istiyorum. Glokom göz tansiyonu olarak da biliniyor. Göz tansiyonu en çok ihmal edilen hastalıkların başında geliyor. Çünkü ağrısı ve sızısı olmayan bir hastalık. Görme yavaş yavaş etraftaki halkalardan kaybettiği için son ana kadar fark edilmiyor. Maalesef son anda hasta fark ettiğinde sanıyor ki gözü açılacak. Ama glokom şu anda dünyada maalesef önlenemez körlüklerin birinci sırasında. Göz tansiyonu her yaşta görülebilmekle birlikte 40 yaşındaki süreçte bu hastalık hızlanıyor. 40 yaşından sonra vatandaşların rutin göz muayenesi yaptırması, göz tansiyonunu ölçtürmesi ve özellikle doktora göz tansiyonunu sorması gerekiyor.  Burada şunu önemle belirtmek isterim ki, aileden göz tansiyonu olan varsa yani annenizde babanızda kardeşlerinizde gözünü bir şekilde kaybeden oldu mu? Ailede varsa, 40 yaş üstünde mutlaka ek bir hastalık varsa mutlaka göz tansiyonunu ölçtürmelisiniz.”

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

“Memlekete gitmek lüks oldu”

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.